QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Uygulama: Arabuluculuk konuşması yapma ve yansıtıcı yazma tekrarı

Yabancı Diller · İngilizce B2 · İlişkiler ve Çatışma Çözümü
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Anlaşmazlığı sakin dil, empati ve net adımlarla yönetmek, ardından deneyimi yansıtıcı yazıyla değerlendirmek B2 konuşma ve yazma becerisini birlikte güçlendirir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Arabuluculuk nedir ve B2 can-do hedefi

Arabulucu öğrenci neden hemen çözüm söylemek yerine önce sakin sakin dinliyor?

CEFR B2 can-do hedefi şudur: Anlaşmazlık yaşayan iki kişiyi dinleyebilir, her birinin duygusunu ve isteğini kendi sözcüklerimle yansıtabilir ve ortak bir çözüm önerebilirim. İngilizcede bu işe to mediate (tu mi-di-eyt) denir; yapan kişi mediator (mi-di-ey-tı) olur. Conflict (kon-flikt) çatışma, disagreement (dis-ı-gri-mınt) fikir ayrılığıdır; ikisi de B2 sözcük dağarcığındadır. Arabulucu taraf tutmaz: I'm not taking sides. (aym nat tey-king saydz) Taraf tutmuyorum.

Dünyada birçok okulda akran arabuluculuğu kullanılır çünkü gençler bazen bir yetişkinden çok bir akranı dinler. Amaç kazanan-kaybeden oyunu değil, her iki tarafın da kabul edebileceği bir compromise (kom-prı-mayz) yani uzlaşmadır. Günlük hayatta sırada öne geçme, kırılan bir kalem, grupta kimin konuşacağı veya bir mesajın yanlış anlaşılması bu beceriyi ister. İyi arabulucu önce susar: Let me listen to both of you. (let mi li-sın tu both ıv yu) İkinizi de dinleyeyim. both sözcüğündeki th sesi dil ucunun dişlere değmesiyle çıkar; Türkçedeki bof sesine kaymamalıdır.

Örnek

Arabulucu: First, I want to hear your side. (först ay vant tu hir yor sayd) Önce senin tarafını dinlemek istiyorum. Öğrenci A: I felt ignored when nobody asked my opinion. (ay felt ig-nord ven no-ba-di askt may o-pi-nın) Kimse fikrimi sormayınca yok sayılmış hissettim. Arabulucu: So you needed to be included in the decision. (so yu ni-dıd tu bi in-klu-dıd in dı di-si-jın) Yani karara dahil edilmeye ihtiyacın vardı.

Arabuluculuk konuşmasının adımları

İki öğrenci neden sakin jestlerle konuşuyor ve arkadaki yetişkin neden müdahale etmeden duruyor?

Arabuluculuk rastgele bir sohbet değildir; kısa ve net adımları vardır. Önce kurallar konur: We speak one at a time. We don't interrupt. We don't shout. (vi spik van et ı taym. vi dont in-tı-rapt. vi dont şaut) Sırayla konuşuruz, söz kesmeyiz, bağırmayız. Okulda bir yetişkinin görünür olması güvenlik ve rehberlik içindir; asıl konuşmayı öğrenciler yürütür. Bu, dünyada dil sınıflarında sık kullanılan rol yapma düzenidir.

Her taraf sırayla konuşur. Güçlü B2 kalıbı şudur: When you did X, I felt Y because Z. (ven yu did eks ay felt vay bi-koz zi) Sen X yapınca Y hissettim çünkü Z. Suçlamak yerine duyguyu ve nedeni söyler. Bakış açısı için: From my point of view... (from may poynt ıv vyu) Benim bakış açıma göre... Arabulucu özetler: If I understand you correctly, you want... (if ay an-dır-stend yu ko-rekt-li yu vant) Seni doğru anladıysam, sen ... istiyorsun. Yanlış özetlemek yeni çatışma doğurur; bu yüzden özetten sonra Is that right? (iz det rayt) Doğru mu? diye teyit edilir.

Çözüm aşamasında emir değil öneri kullanılır: What if we try...? (vat if vi tray) Ya ... denesek? One possible solution is to take turns. (van po-sı-bıl sı-lu-şın iz tu teyk törnz) Olası bir çözüm nöbetleşe yapmaktır. Kapanış: Can we agree on this? (ken vi ı-gri on dis) Bunda anlaşabilir miyiz? Anlaşma kısa, somut ve her iki tarafın da söyleyebileceği bir cümle olmalıdır.

Örnek

A: You used my notes without asking. I felt angry because I needed them for the test. (yu yuzd may nots vid-avt as-king. ay felt eng-gri bi-koz ay ni-dıd dem for dı test) İzinsiz notlarımı kullandın. Sınav için onlara ihtiyacım olduğu için öfkelendim. B: I didn't realise they were private. I'm sorry. (ay didınt ri-ı-layz dey vör pray-vıt. aym so-ri) Özel olduklarını fark etmedim. Üzgünüm. Arabulucu: So A wants people to ask first, and B didn't mean to cause a problem. What if B asks next time and A shares after the test? (so ey vants pi-pıl tu ask först end bi didınt min tu koz ı prob-lım. vat if bi asks nekst taym end ey şerz af-tır dı test) Yani A önce sorulmasını istiyor, B sorun çıkarmak istememiş. Ya B bir dahaki sefere sorar ve A sınavdan sonra paylaşır?

Sınıfta rol yapma ile pratik

Rol yapma gösterisini izleyen öğrenciler hangi ayrıntılara bakmalı?

Dil sınıflarında arabuluculuk dünyada çoğunlukla rol yapma ile öğretilir çünkü gerçek kavga yaratmadan dil ve duruş çalışılır. Üç rol yeter: kişi A, kişi B ve mediator. İzleyenler balık kasesi gibi dışarıda oturur; ses tonu, jest ve kalıp kullanımını not eder. Gösteri bitince izleyenler yargılamadan geri bildirim verir: I noticed you summarised well. (ay no-tıst yu sa-mı-rayzd vel) İyi özetlediğini fark ettim. Next time, try not to interrupt. (nekst taym tray nat tu in-tı-rapt) Bir dahaki sefere söz kesmemeyi dene.

Sahne kısa tutulmalıdır: iki dakika şikayet, iki dakika dinleme, iki dakika çözüm. Konu B2 yaşamına yakın olmalıdır: grup notları, spor takımında yedek kalma, sınıfta alay edilme hissi veya proje işinin tek kişiye kalması. Abartılı dizi kavgaları B2 dilini taşırır ve gerçek hayata uymaz. Pratikte beden dili de dil kadardır: kol kavuşturmak kapalı duruştur; avuçların görünmesi ve hafif öne eğilmek I'm listening. (aym li-sı-ning) Dinliyorum mesajı verir.

Rol bittikten sonra roller değişir. Aynı öğrencinin hep arabulucu kalması yanlıştır; herkes hem dinleyen hem konuşan hem de özetleyen olmalıdır. Öğretmen sahneyi yarıda kesip düzeltebilir: Pause. Can you say that more calmly? (poz. ken yu sey det mor kam-li) Dur. Bunu daha sakin söyleyebilir misin? Bu, hatayı utandırmadan düzeltmenin B2 sınıfına uygun yoludur.

Örnek

Sahne konusu: iki arkadaş sunum slaytlarını kimin hazırlayacağı konusunda tartışır. Arabulucu açılışı: Thanks for coming. The goal is a fair plan, not a winner. (tenks for ka-ming. dı gol iz ı fer plen nat ı vi-nır) Geldiğiniz için teşekkürler. Amaç kazanan değil adil bir plandır. Gözlemci notu: A çok hızlı konuştu, B göz teması kurmadı, arabulucu her iki özeti de tekrar etti.

B2 dil kalıpları: sakin kalmak, yansıtmak, önermek

Pratik yapan öğrenciler hangi sakin kalıpları ağız alışkanlığı haline getiriyor olabilir?

B2'de arabuluculuk sözcük ezberi değil, durum kalıplarıdır. Sakinleştirme: Let's take a deep breath. (lets teyk ı dip breth) Derin bir nefes alalım. We can solve this if we stay calm. (vi ken solv dis if vi stey kam) Sakin kalırsak bunu çözebiliriz. Empati: I can see why you feel that way. (ay ken si vay yu fil det vey) Neden öyle hissettiğini anlayabiliyorum. That sounds frustrating. (det savndz fras-trey-ting) Kulağa sinir bozucu geliyor. Bu cümleler karşı tarafı haklı çıkarmak zorunda bırakmaz; duyulduğunu gösterir.

Açıklama isteme: Do you mean that I didn't help enough? (du yu min det ay didınt help i-naf) Yeterince yardım etmediğimi mi kastediyorsun? Could you give an example? (kud yu giv en ig-zam-pıl) Bir örnek verebilir misin? Öneri: Would it help if we split the work? (vud it help if vi split dı vörk) İşi bölersek işe yarar mı? Özür: I didn't mean to hurt you. (ay didınt min tu höört yu) Seni incitmek istemedim. hurt sözcüğündeki ö sesi Türkçedeki hört gibi kısa ve yuvarlak olmalıdır.

Nezaket B2'nin parçasıdır. You are wrong. (yu ar rong) Yanılıyorsun cümlesi kapıyı kapatır. Yerine I see it differently. (ay si it di-frınt-li) Ben farklı görüyorum veya I don't completely agree. (ay dont kım-plit-li ı-gri) Tamamen katılmıyorum denir. agree fiilinin önüne am konmaz. Bağlaçlar yazıda ve konuşmada işe yarar: however (ha-ve-vır) ancak, on the other hand (on di a-dır hend) öte yandan, as a result (ez ı ri-zalt) sonuç olarak.

Örnek

Kalıp kartı: 1) Duygu: I felt left out. (ay felt left avt) Dışlanmış hissettim. 2) Yansıtma: So you wanted to be part of the group. (so yu van-tıd tu bi part ıv dı grup) Yani grubun parçası olmak istiyordun. 3) Öneri: Next time we can ask everyone before we decide. (nekst taym vi ken ask ev-ri-van bi-for vi di-sayd) Bir dahaki sefere karar vermeden herkese sorabiliriz.

Yansıtıcı yazma tekrarı

Öğrenciler konuşma bittikten sonra neden sessizce yazıyor?

Yansıtıcı yazma, konuşmanın ikinci yarısıdır. Amaç günce gibi rastgele döküm değil; dört soruya kısa, bağlı cümlelerle cevap vermektir: Ne oldu? Ben ne hissettim ve karşı taraf ne hissetmiş olabilir? Ne işe yaradı? Bir dahaki sefere neyi değiştiririm? B2 yazıda bağlaç şarttır: First... Then... However... Therefore... (först... den... ha-ve-vır... de-for) Önce... Sonra... Ancak... Bu yüzden... Paragraf üç ila altı cümle olabilir; roman yazılmaz.

Dünyada dil öğretiminde bu tür yazı, konuşmayı kalıcı belleğe almak için kullanılır. Öğrenci sadece It was good. (it voz gud) İyiydi yazarsa öğrenme olmaz. Somut ayrıntı gerekir: I interrupted twice. As a result, B got quieter. (ay in-tı-rap-tıd tvays. ez ı ri-zalt bi got kvay-ı-tır) İki kez söz kestim. Sonuç olarak B daha sessizleşti. Zaman: geçmiş basit ve past continuous yeter; B2 üstü karmaşık zamanlara gerek yoktur. Kişi zamirleri karışmamalıdır: ben I, karşı taraf he veya she veya isim.

Yazı sınıfta on dakikada biter, sonra isteyen bir cümlesini okur. Öğretmen dilbilgisini toptan düzeltir, içeriği utandırmaz. İyi bir kapanış cümlesi gelecek eylemi söyler: Next time I will summarise before I suggest a solution. (nekst taym ay vil sa-mı-rayz bi-for ay sı-cest ı sı-lu-şın) Bir dahaki sefere çözüm önermeden önce özetleyeceğim. Bu cümle hem dil hem davranış hedefidir.

Örnek

Örnek paragraf: Yesterday I mediated between two classmates about group work. One student felt the other did nothing. I listened to both sides. However, I took sides for a moment. Therefore, next time I will only repeat their words and not give my opinion too early. (yes-tır-dey ay mi-di-ey-tıd bi-twin tu klas-meyts ı-bavt grup vörk. van stu-dınt felt di a-dır did na-ting. ay lis-ınd tu both saydz. ha-ve-vır ay tuk saydz for ı mo-mınt. de-for nekst taym ay vil on-li ri-pit der vördız end nat giv may o-pi-nın tu ör-li) Dün iki sınıf arkadaşının grup ödevi konusunda arabuluculuğunu yaptım. Biri diğerinin hiçbir şey yapmadığını düşündü. İkisini de dinledim. Ancak bir an taraf tuttum. Bu yüzden bir dahaki sefere kendi fikrimi erken vermeden yalnızca onların sözlerini tekrarlayacağım.

Türkçe kaynaklı sık dil hataları

Türkçeden bire bir çeviri B2 arabuluculuğunu bozar. I am agree yanlıştır; doğrusu I agree (ay ı-gri) Katılıyorum veya I don't agree (ay dont ı-gri) Katılmıyorum. You made fun with me yanlıştır; You made fun of me (yu meyd fan ov mi) Benimle dalga geçtin. Listen (li-sın) dikkatle dinlemek, hear (hir) kulağa gelmektir: I heard you, but I wasn't really listening. (ay hörd yu bat ay vo-zınt ri-ı-li li-sı-ning) Seni duydum ama gerçekten dinlemiyordum.

Discuss (dis-kas) sakin konuşarak ele almak, argue (ar-gyu) tartışıp kavga etmektir. We discussed the problem calmly. (vi dis-kast dı prob-lım kam-li) Sorunu sakin konuştuk. Her çatışmaya problem demek de daraltır; bazen misunderstanding (mis-an-dır-sten-ding) yanlış anlama yeter. Emir kipi Türkçede doğal gelse de İngilizce arabuluculukta sert durur: You must apologise now yerine It might help if you apologise. (it mayt help if yu ı-po-lı-cayz) Özür dilersen işe yarayabilir.

Actually (ek-çu-ı-li) aslında demektir, şu anda demek değildir; şu anda at the moment (et dı mo-mınt) veya right now (rayt nav) kullanılır. Sensitive (sen-sı-tiv) alıngan veya hassas, sensible (sen-sı-bıl) mantıklıdır; karıştırmak yanlış mesaj verir. Telaffuzda compromise sözcüğünün vurgusu ilk hecededir: KOM-prı-mayz. Bu hatalar utanç konusu değil, Türkçe ile İngilizce cümle kurma farkının doğal sonucudur; kartla ve kısa diyalogla düzeltilir.

Örnek

Yanlış: I am agree with you but you must say sorry. Doğru: I agree with you. It might help if you say sorry. (ay ı-gri vid yu. it mayt help if yu sey so-ri) Sana katılıyorum. Özür dilemen işe yarayabilir. Yanlış: Don't discuss with me! (kavga anlamında) Doğru: Please don't shout. Let's talk calmly. (pliz dont şaut. lets tok kam-li) Lütfen bağırma. Sakin konuşalım.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Arabulucu hâkim gibi kim haklıysa onu seçer ve ceza verir. Doğrusu: Arabulucu taraf tutmaz; her iki bakışı özetler ve tarafların kendi uzlaşmasını kurmasına yardım eder.
  • Yanlış: Özür dilemek veya I felt... demek zayıflık gösterir. Doğrusu: B2'de duygu cümlesi ve uygun özür, çatışmayı büyütmeden onarır; güç kaybı değil iletişim becerisidir.
  • Yanlış: Yansıtıcı yazı serbest günlük gibidir, istediğin gibi yazılır. Doğrusu: Yapı vardır: olay, duygu, işe yarayan şey, sonraki adım; bağlaçlı kısa paragraftır.
  • Yanlış: İngilizcede ne kadar doğrudan konuşursan o kadar dürüst olursun. Doğrusu: B2 nezaket kalıpları (I see it differently, Would it help if...) dürüstlüğü yok etmez, dinlenmeyi kolaylaştırır.
  • Yanlış: Bir kez rol yapınca beceri yerleşir. Doğrusu: Rol değişerek tekrar, gözlem notu ve yansıtıcı yazı olmadan kalıp ağız alışkanlığı olmaz.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta aynı konu daha uzun ve resmi metinlere taşınır: şikayet e-postası, toplantı notu ve yazılı uzlaşma cümlesi. Kültürel farklar görünür: bazı toplumlarda dolaylı dil, bazılarında daha açık itiraz beklenir. İş yeri ve staj İngilizcesinde feedback ve ekip içi anlaşmazlık diline geçilir. Yazıda neden-sonuç bağları ve karşıt görüşü adil özetleme daha sık istenir.

Özet

Arabuluculuk konuşması dinleme, yansıtma, sakin kalıp ve somut uzlaşma adımlarından oluşur. B2 kalıpları suçlamadan duygu ve öneri söylemeyi öğretir; Türkçeden gelen çeviri hataları özellikle fiil ve nezaket yapılarında düzeltilmelidir. Yansıtıcı yazma, pratik konuşmayı dört soruluk kısa bir paragrafa bağlayarak öğrenmeyi kalıcı kılar.

Örnek sorular

1. Bir arabuluculuk görüşmesine başlarken aşağıdaki ifadelerden hangisi en uygundur?
  1. Let's start by listening to both sides.
  2. I don't care about your opinions.
  3. Why are you both angry?
  4. This is not my problem.
Cevabı göster
Doğru cevap: Let's start by listening to both sides.
Arabuluculukta tarafların görüşlerini dinlemek için tarafsız ve yapıcı bir başlangıç ifadesi gereklidir. 'Let's start by listening to both sides.' ifadesi bu amaca uygundur.
2. Bir arabulucu olarak, taraflardan biri konuşurken ne yapmalısınız?
  1. Maintain eye contact and nod to show you are listening.
  2. Interrupt to share your opinion.
  3. Look at your phone.
  4. Start talking to someone else.
Cevabı göster
Doğru cevap: Maintain eye contact and nod to show you are listening.
Aktif dinleme, göz teması kurmak ve baş sallamak gibi davranışları içerir. Bu, konuşmacıya dinlendiğini hissettirir.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi yansıtıcı bir yazı örneğidir?
  1. I realized that listening carefully helped both sides understand each other.
  2. They argued for a long time.
  3. I was just watching them.
  4. It was a boring meeting.
Cevabı göster
Doğru cevap: I realized that listening carefully helped both sides understand each other.
Yansıtıcı yazma, deneyimlerden çıkarılan dersleri ve kişisel farkındalığı içerir. Doğru seçenek bunu göstermektedir.
4. Which sentence best shows that a mediator is neutral?
  1. I am here to help both of you find a solution.
  2. I agree with you more.
  3. You are right, and the other is wrong.
  4. I think you should apologize.
Cevabı göster
Doğru cevap: I am here to help both of you find a solution.
Tarafsız bir arabulucu, iki tarafa da eşit mesafede yaklaşır ve çözüm bulmaya odaklanır.
5. Bir arabulucu olarak hangi ifadeyi kullanmak daha uygundur?
  1. Can you explain how you feel about this situation?
  2. Why are you always causing problems?
  3. You should stop talking.
  4. This is your fault.
Cevabı göster
Doğru cevap: Can you explain how you feel about this situation?
Arabuluculukta tarafların duygularını anlamaya yönelik açık uçlu sorular kullanmak önemlidir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Okuma-dinleme: Çatışma çözümü üzerine tavsiye köşesi