Dilek, pişmanlık ve varsayım kalıpları, değiştiremeyeceğimiz anları nazikçe adlandırıp ilişkilerdeki çatışmayı onarmamızı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Dilek ve pişmanlık neden B2'nin kalbidir?
B2 öğrencisi gerçek olmayan şimdiki ve geçmiş durumlar hakkında dilek söyleyebilir, pişmanlığını nedenleriyle anlatabilir ve çatışmayı yumuşatacak teselli cümleleri kurabilir. Bu can-do hedefi yalnızca sınav için değil, arkadaşlığı onarmak içindir. Dünya sınıflarında konu genelde koşul cümlelerinden hemen sonra işlenir çünkü her iki yapı da eğer dünya farklı olsaydı düşüncesine dayanır.
Günlük hayatta keşke demek, bir nota bakmak, yanlış anlaşılmayı düzeltmek ve yakınını teselli etmek bu dilin doğal yerleridir. Resimdeki sınıf sahnesinde pişman bir öğrenci yakın arkadaşından destek alır; dil burada kural listesi değil duygusal köprüdür. I wish I had been more patient (ay viş ay hed bin mor peyşınt: Keşke daha sabırlı olsaydım) hem geçmişi kabul eder hem tamire kapı açar.
Telaffuzda wish viş, had hed, been bin gibi çıkar. w sesinde dudaklar öne gelir ve Türkçedeki v'den biraz daha yuvarlaktır. Bundan sonra şimdiki dilek, geçmiş pişmanlık ve güçlendirilmiş if only (if onli) kalıbını ayrı ayrı göreceğiz.
Örnek
A: I wish I hadn't shouted at him. (ay viş ay hedınt şautıd et him: Keşke ona bağırmasaydım.) B: Don't worry. It's not too late to say sorry. (dont vori. its nat tu leyt tu sey sori: Merak etme. Üzgünüm demek için çok geç değil.)
Şimdiki durumlar: I wish + past simple
Şimdi farklı olsun istediğimiz durumlar için I wish (ay viş) den sonra past simple gelir. Bu geçmiş zaman gibi görünür ama anlam şimdiki zamandadır ve gerçek dışıdır. I wish I knew her number (ay viş ay niu hö nambır: Keşke numarasını bilsem) demek, şu anda bilmiyorum demektir. I wish I were taller (ay viş ay vör tolır: Keşke daha uzun olsam) ve I wish I could swim (ay viş ay kud suim: Keşke yüzebilsem) aynı mantığı taşır.
B2'de tüm kişilerle were (vör) öğretilir; günlük konuşmada was (voz) da duyulur ama sınav yazısında I wish I were daha güvenlidir. I wish I didn't have so much homework (ay viş ay didınt hev sou maç houmörk: Keşke bu kadar ödevim olmasa) sık kullanılan bir şikayet cümlesidir. hope (houp) ile karıştırmayın: I hope you pass (ay houp yu pas: Umarım geçersin) mümkün bir gelecek içindir, wish ise şu anda gerçek olmayan dilektir.
Rahatsız eden alışkanlıklar için I wish + would (vud) kullanılır. I wish you would listen to me (ay viş yu vud lisın tu mi: Keşke beni dinlesen) bir değişim isteğidir, bazen hafif sitem taşır. Bu kalıp kişi kendi hakkında I wish I would diye kurulmaz; kendi isteğimiz için I wish I could veya past simple yeter.
Örnek
Somut olay: iki arkadaş derste küsmüştür. A: I wish we weren't angry with each other. (ay viş vi vörınt engri viz iç azır: Keşke birbirimize kızgın olmasak.) B: I wish you would talk to me instead of sending short messages. (ay viş yu vud tok tu mi insted ov sending şort mesiciz: Keşke kısa mesaj atmak yerine benimle konuşsan.)
Geçmiş pişmanlık: I wish + past perfect
Geçmişte olup bitmiş ve artık değişmeyen işler için I wish + past perfect yani had + üçüncü hâl kullanılır. Anlam şudur: o zaman yapmadım veya yaptım, şimdi pişmanım. I wish I had studied more (ay viş ay hed stadid mor: Keşke daha çok çalışsaydım) cümlesi, yeterince çalışmadım ve sonuç kötü geldi demektir. Resimdeki öğrenci farklı bir not hayal eder; dil, o hayali güvenli biçimde söyler.
Zaman çizelgesi net olmalıdır: eylem geçmişte, duygu şimdidedir. Yakın koşul cümlesi üçüncü tiptir: If I had studied more, I would have got a better mark (if ay hed stadid mor, ay vud hev got ı betır mark: Daha çok çalışsaydım daha iyi not alırdım). wish duygunun adıdır, if ise varsayımsal sonucu bağlar. Olumsuzda hadn't (hedınt) yeter: I wish I hadn't wasted time (ay viş ay hedınt veystid taym: Keşke zamanı boşa harcamasaydım).
Telaffuzda had çoğu zaman zayıf hed gibi çıkar; I'd (ayd) kısaltması I had veya I would olabilir, bu yüzden dinlerken bağlama bakın. known noun, gone gon, said sed üçüncü hâlleri B2'de hazır durmalıdır. Kendi cümlenizi kurarken önce gerçek geçmişi söyleyin, sonra dileği ekleyin: çalışmadım, o yüzden I wish I had worked harder (ay viş ay hed vörkt hardır).
Örnek
İç ses: I didn't start early. I wish I had made a plan. If I had made a plan, I would have felt calmer. (ay didınt start örli. ay viş ay hed meyd ı plen. if ay hed meyd ı plen, ay vud hev felt kamır: Erken başlamadım. Keşke plan yapsaydım. Plan yapsaydım daha sakin hissederdim.)
Daha güçlü dilek: If only
If only (if onli: keşke bari / keşke olsa) ile wish aynı dilbilgisini paylaşır ama duygu daha yoğundur. Şimdi için past simple, geçmiş için past perfect gelir. If only I had followed your advice (if onli ay hed foloud yor advays: Keşke tavsiyene uysaydım) tartışmadan sonraki klasik pişmanlıktır. Resimdeki varsayım sahnesi tam bu cümlenin görsel karşılığıdır.
If only she would listen (if onli şi vud lisın: Keşke dinlese) değişim isteğini yükseltir. Kısa ünlem gibi de kullanılır: If only! (if onli: Keşke öyle olsa!) B2 yazısında abartıyı dozunda tutun; her cümleyi if only yapmak metni tiyatro gibi şişirir. Konuşmada ise kırgınlığı yumuşatmak için iyidir çünkü suçlayıcı you never yerine dilek koyar.
Çatışma çözümü açısından sıra şöyledir: önce duyguyu adlandır, sonra dileği söyle, sonra küçük bir onarım öner. I'm sorry. If only I had stayed calm. Can we talk again? (aym sori. if onli ay hed steyd kam. ken vi tok ıgen: Üzgünüm. Keşke sakin kalsaydım. Yeniden konuşabilir miyiz?) Bu üçlü, ortaöğretimde akran çatışmalarında işe yarar ve B2 konuşma sınavında doğal durur.
Örnek
A: If only I had taken your advice instead of arguing. (if onli ay hed teykın yor advays insted ov agyuıng: Keşke tartışmak yerine tavsiyeni alsaydım.) B: I wish you had trusted me, but we can still fix this. (ay viş yu hed trastıd mi, bat vi ken stil fiks zis: Keşke bana güvenseydin ama hâlâ düzeltebiliriz.)
Pişmanlık ve özür: regret ile should have
regret (rıgret: pişman olmak) fiilinden sonra fiil -ing alır: I regret saying those words (ay rıgret seying zouz vördz: O sözleri söylediğim için pişmanım). Bu, eylemin kendisinden duyulan pişmanlıktır. I should have listened (ay şud hev lisınd / günlükte şudev: Dinlemeliydim) ve I shouldn't have argued (ay şudınt hev agyud: Tartışmamalıydım) ise geçmişteki doğru seçeneği gösterir. Aynada prova, gerçek hayatta özrün ilk cümlesinin takılıp kalmaması içindir.
Yanlış anlaşılma sonrası B2 için yeterli bir özür kısa ve somuttur. I regret being rude yesterday. I should have asked you first. (ay rıgret biıng rud yestırdey. ay şud hev askt yu först: Dün kaba davrandığım için pişmanım. Önce sana sormalıydım.) Gerekçeyi uzatmak özrü zayıflatır. I regret to inform you (ay rıgret tu inform yu) ise resmi kötü haber kalıbıdır, kişisel pişmanlık değildir; bunu karıştırmayın.
Telaffuz ipucu: should have yavaşta şud hev, hızlıda şudev olur; yazıda yine should have veya should've yazılır, should of yazılmaz. regret rıgret, vurgu ikinci hecededir. Ayna çalışmasında cümleyi önce yavaş, sonra doğal hızda üç kez söylemek B2 konuşma akıcılığına yardım eder.
Örnek
Ayna metni: I'm sorry about the misunderstanding. I regret ignoring your message. I wish I had called you. I should have been fair. (aym sori ıbaut dı misandıstendıng. ay rıgret ignoring yor mesic. ay viş ay hed kold yu. ay şud hev bin fer: Yanlış anlaşılma için üzgünüm. Mesajını yok saydığım için pişmanım. Keşke seni arasaydım. Adil olmalıydım.)
Türkçe kaynaklı tuzaklar ve onarıcı konuşma
Türkçede keşke genellikle dilek kipiyle gelir: keşke bilsem, keşke gelse. İngilizceye aktarırken anlam şimdiki olduğu için I wish I know veya I wish he comes gibi hatalar ortaya çıkar. Doğrusu şimdi için past simple, geçmiş için past perfect'tir. isterim ki kalıbı da I wish you to come diye taşınır; B2'de dilek için I wish you would come (ay viş yu vud kam), istek için I want you to come (ay vant yu tu kam) ayrılır.
İkinci tuzak I wish I would have gone cümlesidir; geçmiş pişmanlıkta öğretilen biçim I wish I had gone (ay viş ay hed gon) şeklindedir. Üçüncü tuzak hope ile wish yer değiştirmektir. Teselli sahnesinde dinleyen kişi düzeltme yapmaz, duyguyu yansıtır: I can see you regret it (ay ken si yu rıgret it: Pişman olduğunu görüyorum). Resimdeki arkadaş tam bunu yapar.
Onarıcı diyalogda suçlayan you always yerine dilek ve pişmanlık koyulur. Böylece karşı taraf savunmaya geçmez. B2 can-do olarak öğrenci hem kendi pişmanlığını sıralayabilir hem karşısındakine kısa teselli verebilir. Bir sonraki adım, aynı yapıları yazılı bir özür notunda ve dinleme metnindeki duygu ipuçlarında tanımaktır.
Örnek
A: I wish I hadn't hurt you. If only I had stayed quiet. (ay viş ay hedınt hört yu. if onli ay hed steyd kuayet: Keşke seni incitmeseydim. Keşke susaydım.) B: Thanks for saying that. I regret getting angry too. We should have talked sooner. (tenks for seying zet. ay rıgret getting engri tu. vi şud hev tokt sunır: Bunu söylediğin için teşekkürler. Ben de kızdığım için pişmanım. Daha önce konuşmalıydık.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I wish I know / I wish I am tall gibi şimdiki zaman kullanmak. Doğrusu: Şimdiki gerçek dışı dilekte past simple gerekir: I wish I knew, I wish I were tall.
- Yanlış: wish ile hope'yi aynı sanmak. Doğrusu: hope mümkün gelecek içindir; wish şu anda veya geçmişte gerçek olmayan dilek ve pişmanlık içindir.
- Yanlış: Geçmiş pişmanlıkta I wish I would have studied demek. Doğrusu: B2'de öğretilen biçim I wish I had studied veya If only I had studied şeklindedir.
- Yanlış: Kişisel pişmanlık için I regret to say those words demek. Doğrusu: Yapılan işten pişmanlıkta I regret saying those words kullanılır; regret to resmi kötü haber kalıbıdır.
- Yanlış: I wish you to listen diye Türkçe isterim ki'yi bire bir çevirmek. Doğrusu: Değişim dileği I wish you would listen; doğrudan istek I want you to listen ile kurulur.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta aynı dilekler karma koşul cümleleriyle birleşir: geçmiş bir seçimin şimdiki sonucu. I wish you would kalıbı sitem ve nezaket arasında daha ince ayarlanır. C1 yazısında pişmanlık bazen dolaylı anlatılır, her cümleye wish konmaz. Dinlemede zayıf 'd sesinin had mi would mü olduğunu bağlamdan ayırmak beklenir.
Özet
Şimdi için wish veya if only + past simple, geçmiş için past perfect kullanılır; would başkasından değişim ister. regret + -ing ve should have özrü somutlar. Türkçedeki keşke'yi şimdiki zamanla taşımayın, hope ile karıştırmayın ve çatışmada dileği suçlamanın yerine koyun.