QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Özür dileme ve uzlaşma diyaloğu

Yabancı Diller · İngilizce B2 · İlişkiler ve Çatışma Çözümü
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Özür dilemek ve uzlaşmak, bozulan güveni B2 düzeyinde net, sorumlu ve empatik İngilizce ile onarma becerisidir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Anlaşmazlığı sakin dil ile konuşmak

Öğrenciler bu sahnede neden bağırarak değil konuşarak çözüm arıyor?

B2 öğrencisi şunu yapabilir: bir anlaşmazlığı sakin cümlelerle anlatır, duygusunu abartmadan söyler ve karşı tarafı dinler. Dünya genelinde dil sınıflarında çatışma çözümü çoğu zaman rol oyunlarıyla öğretilir; amaç kişiyi değil davranışı konuşmaktır. Günlük hayatta bu, ödev paylaşımı, yanlış anlaşılan bir mesaj veya unutulan bir söz üzerine çıkar. Konuşmanın ilk adımı kapıyı kapatmak değil, açmaktır.

Suçlayıcı You always do this. (Yu olveyz du dis.) kalıbı ilişkiyi zedeler. Bunun yerine durumu tarif edin: I felt left out yesterday. (Ay felt left avt yestırdey.) Türkçesi: Dün dışlanmış hissettim. Ardından davet cümlesi gelir: Can we talk about it calmly? (Ken vi tok ıbaut it kamli?) Türkçesi: Bunu sakin sakin konuşabilir miyiz? talk sözcüğü tok, calmly ise kamli gibi okunur. Sık yanlış anlama, konuşmanın tartışmayı kazanmak demek olduğudur; B2 hedefi ortak bir nokta bulmaktır.

Örnek

Somut olay: Defter izinsiz alınmıştır. I need to talk to you about yesterday. (Ay nid tu tok tu yu ıbaut yestırdey.) Türkçesi: Dün hakkında seninle konuşmam lazım. I used your notes without asking. I was wrong. (Ay yuzd yor nots vidavt askin. Ay voz rong.) Türkçesi: Notlarını sormadan kullandım. Haksızdım. Karşı taraf: I was upset because I needed them. (Ay voz apset bikoz Ay nıdid dem.) Türkçesi: Onlara ihtiyacım olduğu için üzüldüm.

Özür dileme kalıpları ve uzlaşma jesti

Çay ikramı bu sahnede özür sözlerini nasıl destekliyor?

B2 can-do hedefi şudur: bir hata için özür diler, nedenini kısaca açıklar ve tekrar etmeyeceğini söyleyebilirim. En temel kalıp I'm really sorry. (Ayım rili sori.) Türkçesi: Gerçekten özür dilerim. Bir kademe daha resmi olanı I apologise for what I said. (Ay ıpolıcayz for vot Ay sed.) Türkçesi: Söylediklerim için özür dilerim. apologise sözcüğü ıpolıcayz diye okunur; Amerikan yazımı apologize dir, telaffuz benzer kalır.

Sorumluluk almak, B2'yi yalnızca sorry demekten ayırır. It was my fault. (İt voz may folt.) Türkçesi: Suç bendeydi. I didn't mean to hurt you, but I did. (Ay didınt min tu hört yu, bat Ay did.) Türkçesi: Seni kırmak istememiştim ama kırdım. I take responsibility for this. (Ay teyk risponsıbiliti for dis.) Türkçesi: Bunun sorumluluğunu alıyorum. It won't happen again. (İt vont heppın ıgen.) Türkçesi: Bir daha olmayacak. Birçok kültürde sözün yanında küçük bir jest vardır; çay ikram etmek adım attığınızı gösterir: Would you like some tea? Can we talk? (Vud yu layk sam ti? Ken vi tok?) Türkçesi: Çay ister misin? Konuşabilir miyiz? Özürde uzun bahane eklemek etkiyi zayıflatır.

Örnek

Kalıp dizisi: I'm sorry I forgot your birthday. (Ayım sori Ay fögot yor börthdey.) Türkçesi: Doğum gününü unuttuğum için özür dilerim. That was thoughtless of me. (Dat voz totlıs ov mi.) Türkçesi: Bu benim düşüncesizliğimdi. Can I make it up to you? (Ken Ay meyk it ap tu yu?) Türkçesi: Bunu telafi edebilir miyim?

Özürü kabul etmek ve barışmak

Omza dokunma jesti bu sahnede neyi gösteriyor?

Özür tek taraflı bir gösteri değildir; kabul de bir dil becerisidir. B2 öğrencisi bir özrü nezaketle kabul eder, duygusunu kısaca belirtir ve ilişkiyi ileriye taşıyabilir. Temel kabul: I accept your apology. (Ay eksept yor ıpolıci.) Türkçesi: Özürünü kabul ediyorum. Daha sıcak olanı: Thank you for saying that. I appreciate it. (Tenk yu for seying det. Ay ıprişieyt it.) Türkçesi: Bunu söylediğin için teşekkür ederim. Minnettarım. appreciate sözcüğü ıprişieyt diye okunur.

Henüz hazır değilseniz dürüst olmak da B2'dir: I need a little time, but I hear you. (Ay nid ı litıl taym, bat Ay hir yu.) Türkçesi: Biraz zamana ihtiyacım var ama seni duyuyorum. Uzlaşma cümleleri şunlardır: Let's start again. (Lets start ıgen.) Türkçesi: Yeniden başlayalım. No hard feelings. (No hard filings.) Türkçesi: Gönül koymuyorum. We're okay now. (Vir okey nav.) Türkçesi: Artık aramız iyi. Omza hafif bir dokunuş, sözle çelişmediği sürece uzlaşmayı görünür kılar. Kabul etmek, olanı unutmak zorunda olmak demek değildir: I forgive you, but please don't do it again. (Ay fögiv yu, bat pliz dont du it ıgen.) Türkçesi: Affediyorum ama lütfen bir daha yapma.

Örnek

Kısa diyalog. A: I'm sorry I shouted at you. I was stressed, but that's not an excuse. (Ayım sori Ay şavtid et yu. Ay voz strest, bat dets not en ekskyus.) Türkçesi: Sana bağırdığım için özür dilerim. Stresliydim ama bu bahane değil. B: Thanks. I was hurt, but I accept your apology. Let's move on. (Tenks. Ay voz hört, bat Ay eksept yor ıpolıci. Lets muv on.) Türkçesi: Teşekkürler. Kırılmıştım ama özürünü kabul ediyorum. Devam edelim.

Aktif dinleme ve empati

Bu sahnede dinleyen öğrenci beden diliyle ne yapıyor olabilir?

Özür, karşı taraf duyulmazsa yarım kalır. Aktif dinleme B2 can-do'sudur: karşı tarafın duygusunu kendi sözcüklerimle yansıtabilir ve empati gösterebilirim. Yararlı kalıplar: I see what you mean. (Ay si vot yu min.) Türkçesi: Ne demek istediğini anlıyorum. I understand how you feel. (Ay andıstend hav yu fil.) Türkçesi: Nasıl hissettiğini anlıyorum. That must have been disappointing. (Dat mast hev bin disıpoyning.) Türkçesi: Bu muhtemelen hayal kırıklığı yaratmıştır. must have been B2 past deduction kalıbıdır ve mast hev bin diye okunur.

Empati, haklı çıkmak değildir. If I were you, I'd be upset too. (İf Ay vör yu, Ayd bi apset tu.) Türkçesi: Yerinde olsam ben de üzülürdüm. Bu, B2 second conditional kullanımına uygun günlük bir cümledir. Dinlerken I see. (Ay si.) ve Go on. (Go on.) gibi kısa geribildirimler konuşmayı kesmeden destekler. Türkçesi sırasıyla Anlıyorum ve Devam et. Dünya genelinde dil kitapları empatiyi duyguyu adlandır tekniğiyle verir: You felt ignored. (Yu felt ignord.) Türkçesi: Görmezden gelindiğini hissettin. Empati her şeyi kabul etmek değildir; sınır da konabilir: I hear you, and I also need you to listen to me. (Ay hir yu, end Ay olso nid yu tu lisın tu mi.) Türkçesi: Seni duyuyorum ve ben de senin beni dinlemene ihtiyacım var.

Örnek

Dinleme turu. A: You didn't reply to my messages all day. (Yu didınt riplay tu may mesejiz ol dey.) Türkçesi: Bütün gün mesajlarıma cevap vermedin. B: You're right. You felt ignored, and I'm sorry. My phone was off during the exam, but I should have told you. (Yor rayt. Yu felt ignord, end Ayım sori. May fon voz of durin di igzem, bat Ay şud hev told yu.) Türkçesi: Haklısın. Görmezden gelindiğini hissettin ve özür dilerim. Sınavda telefonum kapalıydı ama sana söylemeliydim.

Notla özür ve tam bir uzlaşma diyaloğu

Öğrenciler yüz yüze konuşmak yerine neden bir not kullanmış olabilir?

Bazen yüz yüze gelmek zordur; kısa bir not veya mesaj B2'de de geçerlidir ve cümleleri toparlamaya yardım eder. Örnek not: Dear Deniz, I'm sorry about this morning. I was unfair. Can we talk at break? (Dir Deniz, Ayım sori ıbaut dis morning. Ay voz anfer. Ken vi tok et breyk?) Türkçesi: Sevgili Deniz, bu sabah için özür dilerim. Haksızdım. Teneffüste konuşabilir miyiz? Not bir kaçış değil köprü olmalıdır; yüz yüze gelince aynı sözler tekrar edilir.

Tam bir günlük diyalog açılış, özür, dinleme, kabul ve çözüm adımlarını içerir. Çözüm cümleleri: How can I make this right? (Hav ken Ay meyk dis rayt?) Türkçesi: Bunu nasıl düzeltebilirim? Let's agree to tell each other next time. (Lets ıgri tu tel iç evır nekst taym.) Türkçesi: Bundan sonra birbirimize söylemeye anlaşalım. Are we good? (Ar vi gud?) Türkçesi: Aramız düzeldi mi? İngilizcede özürde ses genellikle düşer ve yumuşar. Türkçe konuşurlar bazen özrü hızlı bitirir; bu samimiyetsiz duyulabilir. Yavaş, net ve göz temasıyla söylemek yeterlidir.

Örnek

Tam diyalog. A: Can I talk to you for a minute? (Ken Ay tok tu yu for ı minit?) Türkçesi: Bir dakika konuşabilir miyim? B: Sure. What's wrong? (Şur. Vots rong?) Türkçesi: Tabii. Sorun ne? A: I'm sorry I laughed when you made a mistake. That was unkind. (Ayım sori Ay laft ven yu meyd ı misteyk. Dat voz ankaynd.) Türkçesi: Hata yaptığında gülmem için özür dilerim. Bu nezaketsizdi. B: It hurt. I felt small in front of the class. (İt hört. Ay felt smol in frant ov dı klas.) Türkçesi: Kırıldım. Sınıfın önünde küçülmüş hissettim. A: I understand. I won't do that again. Can we make up? (Ay andıstend. Ay vont du det ıgen. Ken vi meyk ap?) Türkçesi: Anlıyorum. Bir daha yapmayacağım. Barışabilir miyiz? B: Yes. Thanks for apologising. We're good. (Yes. Tenks for ıpolıcayzing. Vir gud.) Türkçesi: Evet. Özür dilediğin için teşekkürler. Aramız iyi.

Türkçe kaynaklı sık dil hataları

Türkçeden bire bir çeviri özür dilini bozar. Excuse me (Ekskyuz mi) kapıdan geçmek veya dikkat çekmek içindir; kırgınlık ve hata için I'm sorry (Ayım sori) gerekir. Birçok öğrenci ikisini karıştırır. I'm sorry from you diye bir kalıp yoktur; doğru olan I'm sorry veya I apologise dir. I regret (Ay riguet) daha resmi ve çoğu zaman yazılıdır; günlük konuşmada I'm sorry yeter.

Sorry, but... (Sori bat...) kalıbı Türkçedeki özür dilerim ama yapısını taşır ve bahane gibi durur. B2'de noktayı koyup sorumluluk cümlesi gelir: I was wrong. I should have asked you first. (Ay voz rong. Ay şud hev askt yu först.) Türkçesi: Haksızdım. Önce sana sormalıydım. should have artı üçüncü hâl, B2'nin pişmanlık kalıbıdır; şud hev diye okunur, şud haf değil. Türkçedeki kusura bakma bazen hafif kaçar; aynı durumda İngilizce I'm sorry daha net durur. Whatever (Vatevır) ile konuyu kapatmak kaba duyulur. Doğrusu şudur: It was important to you, and I see that now. (İt voz impotınt tu yu, end Ay si det nav.) Türkçesi: Senin için önemliydi, bunu şimdi görüyorum.

Örnek

Yanlış: Excuse me that I broke your pen. Doğru: I'm sorry I broke your pen. (Ayım sori Ay brok yor pen.) Türkçesi: Kalemini kırdığım için özür dilerim. Yanlış: I'm sorry but you also shouted. Doğru: I'm sorry I shouted. We both got angry. Let's talk. (Ayım sori Ay şavtid. Vi bot got engri. Lets tok.) Türkçesi: Bağırdığım için özür dilerim. İkimiz de kızdık. Konuşalım.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Özür dilemek zayıflık göstermek ve tartışmayı kaybetmektir. Doğrusu: Özür, hatayı gördüğünü ve ilişkiyi önemsediğini gösterir; B2'de bu bir olgunluk işaretidir.
  • Yanlış: Excuse me ile I'm sorry her yerde aynı işi görür. Doğrusu: Excuse me dikkat veya geçiş içindir; kırgınlık ve hata için I'm sorry veya I apologise kullanılır.
  • Yanlış: Özürde uzun bahane anlatmak samimiyeti artırır. Doğrusu: Kısa sorumluluk cümlesi daha inandırıcıdır; but ile gelen uzun gerekçe bahane gibi duyulur.
  • Yanlış: Özür kabul edilince konu sonsuza dek kapanmalı ve sınır konmamalıdır. Doğrusu: Kabul, duygunun yok olduğu anlamına gelmez; please don't do it again demek B2'de doğrudur.
  • Yanlış: Çay, not veya omza dokunuş gibi jestler sözün yerini tutar. Doğrusu: Jest sözü destekler ama yerine geçmez; net bir I'm sorry hâlâ gerekir.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta özür ve uzlaşma daha resmi metinlere taşınır: e-posta, şikâyet yanıtı ve daha uzun yazılı açıklama. Öğrenci yumuşatma dilini, dolaylı ifadeyi ve farklı dinleyicilere göre üslup değiştirmeyi çalışır. Ayrıca başkalarının çatışmasına aracılık etme dili gelir; örneğin her iki tarafı da duyduğunu söylemek. İş ve resmi İngilizcedeki pişmanlık kalıpları ile kültürel farklar da sonraki hedeftir.

Özet

Özür ve uzlaşma; sakin açılış, sorumluluk, empati, kabul ve küçük bir çözüm adımından oluşur. B2 öğrencisi I'm sorry, It was my fault, I understand how you feel ve Let's start again kalıplarını doğru yerde, doğru telaffuzla kullanır. Jest ve not sözü destekler; Türkçeden bire bir çeviri ile bahane dolu sorry but ise etkiyi bozar.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki ifadelerden hangisi bir özür dileme cümlesidir?
  1. I'm really sorry for being late.
  2. Let's meet at the café tomorrow.
  3. Would you like some coffee?
  4. I hope you have a great day.
Cevabı göster
Doğru cevap: I'm really sorry for being late.
İlk seçenek, özür dilemek için kullanılan tipik bir ifadedir. Diğer seçenekler özür dileme anlamı taşımaz.
2. Bir anlaşmazlık sonrası uzlaşmak için aşağıdaki ifadelerden hangisi uygundur?
  1. Why don't we try to find a solution together?
  2. I don't care what you think.
  3. This is all your fault.
  4. Let's not talk about it.
Cevabı göster
Doğru cevap: Why don't we try to find a solution together?
İlk seçenek, uzlaşma teklif eden ve ortak çözüm arayan bir ifadedir. Diğerleri uzlaşmaya uygun değildir.
3. Aşağıdaki görselde bir arkadaş diğerinden özür diliyor. Hangisi uygun bir cevap olur?
  1. That's okay, don't worry about it.
  2. I can't believe you did that.
  3. You should have known better.
  4. This is unacceptable.
Cevabı göster
Doğru cevap: That's okay, don't worry about it.
İlk seçenek, özrü kabul eden ve anlayış gösteren bir cevaptır.
4. Bir hata yaptıktan sonra nedenini açıklayarak özür dilemek için en uygun cümle hangisidir?
  1. I'm sorry I forgot your birthday; I was really busy with work.
  2. I don't remember your birthday.
  3. Birthdays are not important to me.
  4. Maybe next year I'll remember.
Cevabı göster
Doğru cevap: I'm sorry I forgot your birthday; I was really busy with work.
İlk seçenek hem özür diliyor hem de nedenini açıklıyor. Diğer seçenekler özür dileme amacı taşımaz.
5. Bir tartışmadan sonra barışmak için aşağıdaki ifadelerden hangisi uygundur?
  1. Can we put this behind us and move on?
  2. I never want to talk to you again.
  3. You always do this.
  4. This is not my problem.
Cevabı göster
Doğru cevap: Can we put this behind us and move on?
İlk seçenek, uzlaşma ve barışma teklif eden bir ifadedir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: İlişkiler, duygu ve çatışma kelime setiOkuma-dinleme: Çatışma çözümü üzerine tavsiye köşesi ›