QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Okuma-dinleme: Çatışma çözümü üzerine tavsiye köşesi

Yabancı Diller · İngilizce B2 · İlişkiler ve Çatışma Çözümü
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

B2 düzeyinde bir tavsiye köşesini okuyup dinleyerek çatışmayı sakin dil, empati ve uzlaşma kalıplarıyla çözmeyi öğreniriz.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Tavsiye köşesi nedir ve çatışma neden konuşulur?

Giriş görseli çatışma çözümü temasını nasıl çağrıştırıyor?

CEFR B2 can-do hedefi şöyledir: Öğrenci, ilişkiler ve çatışma üzerine yazılmış bir tavsiye köşesini ana fikir, yazarın tutumu ve önerilen çözümlerle birlikte anlayabilir. İngilizcede bu türe advice column (ed-vays ka-lım) denir; okur bir sorun yazar, köşe yazarı yanıtlar. Dünya genelinde ortaöğretim İngilizce derslerinde bu metinler sık kullanılır çünkü hem gerçek hayata yakındır hem de öneri kalıplarını doğal bir bağlamda gösterir. Günlük hayatta benzer metinler gençlik sitelerinde, kısa sesli programlarda ve okul dergilerinde karşımıza çıkar.

Çatışma çözümü conflict resolution (kon-flikt re-zı-lu-şın) günlük dilde bir kavgayı kazanmak değil, her iki tarafın da dinlendiği bir uzlaşma aramaktır. B2 sözcük dağarcığında disagreement (dis-ı-gri-mınt) anlaşmazlık, compromise (kom-prı-mayz) uzlaşma, apologise (ı-po-lı-cayz) özür dilemek yeterlidir. Daha ağır hukuk terimleri bu düzeyin dışındadır. Okur, metinde sorunun ne olduğunu, duygunun nasıl anlatıldığını ve önerinin ne kadar yumuşak olduğunu ayırt etmeyi öğrenir.

Tavsiye köşeleri basılı basından dijital forumlara taşınmıştır; kesin tarih vermeden söylemek doğru olur ki bu tür uzun süredir okurların günlük dertlerine yanıt verir. Öğrenci bu türü tanıyınca yalnızca sınav metni değil, yaşayan bir iletişim türü okuduğunu fark eder. Sınıfta da aynı tür, dinleme metni olarak kısa bir ses kaydı biçiminde gelebilir.

Örnek

Örnek mektup: Dear Sam, I had an argument with my classmate because we both wanted to lead the project. Now we are not speaking. What should I do? (Diır Sem, Sınıf arkadaşımla ikimiz de projeyi yönetmek istediğimiz için tartıştık. Şimdi konuşmuyoruz. Ne yapmalıyım?) Yanıt: I would talk to your classmate calmly and suggest sharing the leadership. (Sınıf arkadaşınla sakin konuşmanı ve liderliği paylaşmayı önerirdim.) Telaffuz: argument ar-gı-mınt, calmly kaam-li, suggest sı-cest.

Tavsiye köşesini nasıl okur ve dinleriz?

Masadaki öğrenci ne yazıyor ve arkadaşı neden dikkatle dinliyor?

Okuma stratejisi üç adımlıdır. Önce başlık ve ilk cümleden ana fikri yakala: Sorun bir arkadaşlık mı, aile mi, okul mu? Sonra sorunu ve öneriyi ayır; çoğu metinde ilk paragraf sorun, sonraki paragraf tavsiyedir. En sonda yazarın tonuna bak: supportive (sı-por-tiv) destekleyici mi, yoksa biraz sert mi?

B2 dinlemede de aynı mantık işler. Konuşmacı önce sorunu özetler, sonra You could... (yu kud) veya Have you tried...? (hev yu trayd) ile çözüm sunar. Dinlerken her sözcüğü yazmak gerekmez; sorun, duygu ve iki öneri not etmek yeterlidir. Sık görülen bir durum şudur: Bir öğrenci bir sözü unutur, diğeri kırılır.

Sınıfta bir öğrenci tavsiye yazar, diğeri dinler; bu, gerçek bir köşe yazarının okur mektubunu dinlemesine benzer. Amaç, önerinin anlaşılır, nazik ve uygulanabilir olmasıdır. Keep it short and kind. (Kısa ve nazik tut. / kiip it şort end kaynd) kalıbı B2 için uygundur.

Örnek

Somut okuma görevi: Metindeki You ought to listen first. (Önce dinlemelisin.) cümlesinin kesin bir emir değil, güçlü bir tavsiye olduğunu fark et. ought to (ot tu) B2'de should (şud) ile yakın anlamlıdır ama biraz daha resmi durur. Yazar ayrıca Tell your friend how you feel, but do not blame them. (Arkadaşına nasıl hissettiğini söyle ama onu suçlama.) diyebilir. Telaffuz: blame bleym, feel fiil.

Sakin konuşma kalıpları ve kısa diyalog

Koridordaki iki öğrenci çatışmayı nasıl bir yüz ifadesiyle konuşuyor?

İki öğrenci koridorda ses yükseltmeden konuşuyorsa dil seçimi işe yaramış demektir. B2 can-do şudur: Öğrenci, bir anlaşmazlıkta duygusunu anlatabilir ve karşı tarafı suçlamadan çözüm önerebilir. Yararlı kalıplar şunlardır: I see your point, but I felt left out. (Noktanı anlıyorum ama dışlanmış hissettim. / ay si yor poynt) Let's find a compromise. (Bir uzlaşma bulalım. / lets faynd ı kom-prı-mayz) I didn't mean to hurt you. (Seni kırmak istemedim. / ay didnt miin tu höört yu)

Türkçe konuşurken bazen doğrudan You are wrong. (Haklı değilsin.) demek cazip gelir; İngilizce B2'de bu ilişkiyi zedeler. Bunun yerine I understand you, but I need you to listen as well. (Seni anlıyorum ama senin de dinlemene ihtiyacım var.) kullanılır. Telaffuz: hurt höört, left out left avt. Kısa diyaloglar ezberlenmez, duruma göre seçilir.

Sakin yüz ifadesi tek başına yetmez; sözcükler de sakin olmalıdır. Can we talk later? (Daha sonra konuşabilir miyiz? / ken vi took ley-tı) gergin anı ertelemek için B2'de yeterince naziktir. Öğrenci bu cümleyi hem okuduğu köşede hem dinlediği konuşmada tanır.

Örnek

Diyalog: A: Why did you share my secret? (Sırrımı neden paylaştın? / vay did yu şeer may sii-krit) B: I'm really sorry. I thought it was already public. Can we talk after class? (Gerçekten üzgünüm. Zaten herkesin bildiğini sanmıştım. Dersten sonra konuşabilir miyiz?) A: OK. I need some time, but I want to fix this. (Tamam. Biraz zamana ihtiyacım var ama bunu düzeltmek istiyorum.) Bu diyalog B2 sözcük sınırının içindedir.

Arabuluculuk: üçüncü kişinin sakin dili

Kütüphanedeki öğrenci iki arkadaş arasında ne işi yapıyor?

Arabuluculuk İngilizcede mediation (mii-di-ey-şın) olarak geçer; B2'de günlük karşılığı helping two friends talk (iki arkadaşın konuşmasına yardım etmek) yeterlidir. Öğrenci hukuki arabulucu değildir; okulda iki arkadaşın birbirini dinlemesini sağlayan kişidir. Can-do: Öğrenci, tarafsız kalarak her iki tarafı da konuşmaya davet edebilir.

Yararlı kalıplar şunlardır: Can each of you explain what happened without interrupting? (Sözünü kesmeden her biriniz ne olduğunu anlatabilir mi?) It sounds like you both care about the friendship. (İkiniz de arkadaşlığı önemsiyor gibi duruyor.) I'm not taking sides. (Taraf tutmuyorum. / aym not tey-king saydz) Kütüphane gibi sessiz bir yer, sesin yükselmesini zorlaştırır.

Dünyada birçok okulda akranların birbirine yardım ettiği sakin konuşma uygulamaları vardır; dil dersi bu gerçek beceriyi İngilizceye taşır. Öğrenci dinleme metninde arabulucunun hangi cümlelerle gerginliği düşürdüğünü işaretler. Sonra ortak bir adım önerilir: Would you both agree to text more clearly next time? (Bir dahaki sefere daha net yazışmaya ikiniz de razı olur musunuz?)

Örnek

Olay: İki arkadaş grup ödevinde kimin slaytı hazırlayacağına kızmıştır. Arabulucu: Let's split the work fairly and check in tomorrow. (İşi adil bölelim ve yarın durumuna bakalım. / lets split dı wörk feer-li) Telaffuz: agree ı-grii, fairly feer-li, sides saydz. Bu cümle hem pratik hem B2 düzeyindedir.

Sınıfta rol yapma ve tavsiye yazma

Sınıftaki rol yapma etkinliği çatışma çözümünü nasıl görünür kılıyor?

Rol yapma role-play (rol-pley) B2 konuşma derslerinin klasik yoludur. Bir öğrenci sorun yazar, biri köşe yazarı, biri de kırgın arkadaş olur. Can-do: Öğrenci, bir tavsiye köşesi yanıtını sözlü olarak akıcı ve nazik üretebilir. Yazarken de aynı kalıplar kullanılır.

Öğretmenin rol yapmayı göstermesi, utangaçlığı azaltır. Senaryo abartılmaz: kaybolan bir kalem, unutulan bir söz, grup çalışmasında eşit olmayan iş. B2'de amaç drama değil, doğru kalıp seçimidir. If I were you, I would wait until you are both calm. (Senin yerinde olsam ikiniz de sakinleşene kadar beklerdim. / if ay wör yu) Why don't you write a short message first? (Neden önce kısa bir ileti yazmıyorsun?)

Try not to raise your voice. (Sesini yükseltmemeye çalış. / tray not tu reyz yor voys) cümlesi hem yazıda hem sahnede işe yarar. Öğrenci yazdığı kısa yanıtı sesli okur, dinleyen arkadaş önerinin nazik olup olmadığını söyler. Böylece okuma, dinleme ve konuşma aynı tavsiye köşesi türünde birleşir.

Örnek

Yazılı yanıt örneği: Dear friend, I understand you are upset. Have you considered talking face to face instead of arguing online? A short, honest conversation might help. (Canım arkadaş, Üzgün olduğunu anlıyorum. Çevrimiçi tartışmak yerine yüz yüze konuşmayı düşündün mü? Kısa ve dürüst bir konuşma yardımcı olabilir.) Telaffuz: upset ap-set, honest o-nist, instead in-sted, considered kın-si-dırd.

Türkçe konuşanların sık yaptığı dil hataları

Türkçeden gelen aktarım hataları tavsiye dilini sertleştirir veya yanlış zaman kullanır. Birincisi: Türkçede yapmalısın çoğu zaman güçlü tavsiyedir; öğrenciler bunu her seferinde You must (yu mast) diye çevirir. must B2'de kural ve zorunluluk içindir; arkadaş tavsiyesinde should veya If I were you daha doğrudur. İkincisi: listen fiilinden sonra to unutulur; doğru biçim listen to your friend şeklindedir, listen your friend yanlıştır.

Üçüncüsü: Özür dilinde I sorry demek; doğrusu I'm sorry veya I apologise dir. Dördüncüsü: discuss about the problem kalıbı; İngilizcede discuss the problem (sorunu konuşmak) yeterlidir, about fazla gelir. Beşincisi: Çatışma anlatırken geçmişi karıştırmak; Yesterday we argue yerine Yesterday we argued (Dün tartıştık) kullanılır. Telaffuz ipucu: argued ar-gyud, sondaki ed ayrı bir hece gibi okunmaz.

Bu hatalar anlamı tamamen yok etmez ama tavsiyeyi kaba veya dilbilgisi açısından zayıf gösterir. Öğrenci kendi metnini yazdıktan sonra özellikle must ve should seçimini, listen to yapısını ve özür cümlelerini kontrol etmelidir. Sınıf arkadaşı da aynı üç noktayı dinlerken işaretleyebilir.

Örnek

Yanlış üretim: You must say sorry now or I never talk you. Doğrusu: You should apologise when you are ready, and I hope we can talk soon. (Hazır olduğunda özür dilemelisin ve umarım yakında konuşabiliriz.) İkinci düzeltme: Please listen to me (Lütfen beni dinle), Please listen me değil.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Tavsiye köşesi yalnızca eğlencelik bir metindir, dil öğretmez. Doğrusu: Tavsiye köşesi B2'de öneri kalıpları, duygu sözcükleri ve bağlaçları doğal bağlamda gösterir.
  • Yanlış: Çatışmayı çözmek her zaman bir tarafın haklı çıkması demektir. Doğrusu: B2 dilinde hedef compromise yani her iki tarafın da bir adım attığı uzlaşmadır.
  • Yanlış: İyi bir arkadaş hemen çözüm dayatır, dinlemeye gerek yoktur. Doğrusu: Metinlerde ve diyaloglarda önce dinlemek, sonra önermek temel bir can-do becerisidir.
  • Yanlış: İngilizcede özür dilemek zayıflık gösterir, bu yüzden kaçınılmalıdır. Doğrusu: I'm sorry ve I didn't mean to ilişkileri onaran, B2'de beklenen nazik dildir.
  • Yanlış: Rol yapmak çocukçadır, B2 öğrencisine yakışmaz. Doğrusu: Rol yapma, tavsiye dilini gerçek zamana taşıyan yaygın bir B2 yöntemidir.

Bir adım ileri

Bir üst dil düzeyinde öğrenci çatışmayı yalnızca günlük tavsiye köşesiyle değil; daha uzun görüş yazıları, iş e-postaları ve tartışma programlarıyla ele alır. Daha mesafeli dil, örneğin It could be argued that both sides need time. (Her iki tarafın da zamana ihtiyacı olduğu ileri sürülebilir.) devreye girer. Dinlemede panel konuşmaları ve daha uzun röportajlar beklenir. Şimdilik B2'de sakin, açık ve nazik kalıpları sağlam kullanmak sonraki basamağın temelidir.

Özet

Bu derste tavsiye köşesi okuma-dinleme yoluyla çatışma çözümü dilini B2 sınırları içinde öğrendik. Öğrenci sorunu anlar, yumuşak öneri kalıplarını seçer ve kısa diyalogda sakin kalır. Bir sonraki adım, aynı kalıpları kendi yazdığı kısa yanıtlarda ve sınıf rol yapmalarında bağımsız kullanmaktır.

Örnek sorular

1. Read the following advice: "If you feel angry during a conflict, take a deep breath and count to ten before responding." What is the main purpose of this advice?
  1. To help control your emotions before reacting
  2. To ignore the other person's feelings
  3. To end the conversation quickly
  4. To make the conflict worse
Cevabı göster
Doğru cevap: To help control your emotions before reacting
The advice suggests calming down before responding, which helps control emotions and prevents saying something you might regret.
2. In the advice column, someone says: "Try to see the situation from the other person's perspective." What does this mean?
  1. Imagine how the other person feels
  2. Ignore the other person's opinion
  3. Speak louder to be heard
  4. Change the topic quickly
Cevabı göster
Doğru cevap: Imagine how the other person feels
Seeing from another's perspective means trying to understand their feelings and point of view.
3. Which of the following objects best represents 'compromise' in a conflict resolution context?
  1. A handshake
  2. A closed door
  3. A broken mirror
  4. A loudspeaker
Cevabı göster
Doğru cevap: A handshake
A handshake symbolizes agreement and compromise between two sides.
4. Which expression is often used to start a peaceful discussion during a conflict?
  1. "I understand your point of view."
  2. "You are always wrong."
  3. "This is your fault."
  4. "I don't care about your opinion."
Cevabı göster
Doğru cevap: "I understand your point of view."
Expressing understanding helps to create a peaceful atmosphere for discussion.
5. What does the advice 'Use I-statements instead of you-statements' mean?
  1. Express your own feelings without blaming others
  2. Talk only about the other person's mistakes
  3. Avoid talking about your feelings
  4. Interrupt the other person
Cevabı göster
Doğru cevap: Express your own feelings without blaming others
Using I-statements focuses on your feelings and avoids blaming, which helps resolve conflicts.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Günlük konuşma: Özür dileme ve uzlaşma diyaloğuUygulama: Arabuluculuk konuşması yapma ve yansıtıcı yazma tekrarı ›