Bir uygulamayı B1 İngilizcesiyle net tanıtmak, kısa soruları yanıtlamak ve ana fikri tekrar etmek, dijital hayatta anlaşılır iletişim kurmanın temelidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Uygulama tanıtmanın amacı ve can-do hedefi
CEFR B1 düzeyinde öğrenci tanıdık bir uygulamayı kısa ve basit cümlelerle tanıtabilir. Dinleyen kişi, indirmeden önce uygulamanın ne olduğunu ve kimin işine yaradığını anlamalıdır. Bu, uzun bir reklam değil; yavaş, net ve dostça bir anlatımdır. Hedef şudur: adı, amacı ve iki temel özelliği üç-dört cümlede vermek.
Dünyada bu konu çoğu dil kitabında bir ürünü veya hizmeti betimleme başlığı altında öğretilir. Akıllı telefonlar yaygınlaştıktan sonra uygulama mağazaları günlük hayatın parçası oldu; öğrenciler artık yalnızca kitap değil, dijital araç da anlatır. Sınıfta bilinen bir araç seçmek dinlemeyi kolaylaştırır: WhatsApp (vats-ap) veya Google Maps (gu-gıl meps). Telaffuz ipucu: app sözcüğünü 'ep' diye okuruz; uzun biçim application ise 'ep-li-key-şın' dur.
Örnek
Açılış örneği. Hi, today I want to talk about an app. (Merhaba, bugün bir uygulamadan bahsetmek istiyorum.) It is called Google Maps. (Adı Google Maps.) I use it when I travel in the city. (Şehirde gezerken onu kullanırım.) Bu üç cümle B1 için yeterince açıktır ve ezbere gerek duymaz.
Tanıtımın iskeleti: adım adım ne söyleriz
İyi bir B1 tanıtımı beş kısa basamaktan oluşur. Birinci basamak adı söylemektir: The app is called ... (Uygulamanın adı ... dır.) İkinci basamak amaçtır: It helps you ... (Sana ... konusunda yardım eder.) Üçüncü basamak kim içindir: It is for students. veya It is for travellers. Dördüncü basamak iki veya üç özelliktir. Beşinci basamak kişisel görüş ve soru davetidir: I like it because ... (Onu ... için severim.) Any questions? (Soru var mı?)
Sıra bağlaçları dinleyiciye yol gösterir. First, ... (Önce, ...) Then, ... (Sonra, ...) After that, ... (Ondan sonra, ...) Finally, ... (Son olarak, ...) Bu sözcükler Türkçedeki önce-sonra-en sonunda zincirinin karşılığıdır. Sunumu iki kişi hazırlarken her öğrenci bir basamağı yazar; metin kısa kalır ve herkes konuşur. Not kartına yalnızca anahtar sözcük yazmak, cümleyi ezberlemekten daha doğaldır.
Örnek
Somut metin. First, the app is called Duolingo. (Önce, uygulamanın adı Duolingo'dur.) Telaffuz: 'du-o-lin-go'. It helps you learn languages. (Dil öğrenmene yardım eder.) It is for beginners and also for B1 students. (Yeni başlayanlar ve B1 öğrencileri içindir.) You can practise vocabulary every day. (Her gün kelime pratik yapabilirsin.) Finally, I like it because it is free. (Son olarak, ücretsiz olduğu için onu severim.) Any questions?
Yararlı kelimeler, kalıplar ve telaffuz
B1 sözvarlığı teknik terimlere gerek duymaz. İşe yarayan sözcükler şunlardır: download (davn-lod: indirmek), upload (ap-lod: yüklemek), share (şer: paylaşmak), message (me-sic: ileti), password (pas-vörd: şifre), screen (skrin: ekran), button (ba-tın: düğme), free (fri: ücretsiz), useful (yus-ful: yararlı), easy to use (i-zi tu yuz: kullanımı kolay), popular (po-pi-yö-lö: popüler), save time (seyv taym: zaman kazandırmak). offline (of-layn) 'internetsiz' demektir.
Sık kalıplar şunlardır. Amaç için: This app helps you artı fiil. Özellik için: You can artı fiil. Görüş için: I think it is useful because ... (Bence yararlı çünkü ...) Basit karşılaştırma: It is easier than ... (Ondan daha kolaydır.) Olumsuz özellik de dürüst durur: It needs the internet. (İnternet ister.) It takes a lot of space. (Çok yer kaplar.) Sınıfta kalıbı yüksek sesle tekrar etmek telaffuzu yerleştirir ve aktif katılımı artırır.
Örnek
Kalıp uygulaması. This app helps you stay in touch with friends. (Bu uygulama arkadaşlarınla iletişimde kalmana yardım eder.) You can send photos and short videos. (Fotoğraf ve kısa video gönderebilirsin.) I think it is useful because it is fast. (Hızlı olduğu için bence yararlıdır.) stay in touch ifadesini 'stey in taç' diye okuruz. photo 'fo-to', video 'vi-di-yo' dur.
Soru sormak ve yanıtlamak
Tanıtımdan sonra dinleyiciler kısa sorular sorar. Bu, CEFR 'basit bilgi isteyebilir ve verebilir' hedefidir. Fiyat: Is it free? (Ücretsiz mi?) How much does it cost? (Kaça mal olur?) Kullanım: What can you do with it? (Onunla ne yapabilirsin?) Do I need an account? (Hesap gerekir mi?) Can I use it without the internet? (İnternetsiz kullanabilir miyim?) İndirme: Where can I download it? (Nereden indirebilirim?) Telaffuz: cost 'kost', account 'ö-kaunt'.
Yanıtlar da kısa tutulur. Evet-hayır sorusunda tam cümle iyidir: Yes, it is free. (Evet, ücretsizdir.) No, you need the internet. (Hayır, internet gerekir.) Bilmiyorsanız dürüst olun: I am not sure. (Emin değilim.) I can check and tell you later. (Kontrol edip sonra söyleyebilirim.) Tartışma sırasında her öğrenci bir soru sorar; konuşmacı yavaş yanıtlar. Böylece soru ve yanıt aynı derste pratik edilir.
Örnek
Kısa diyalog. A: Is the app free? (Uygulama ücretsiz mi?) B: Yes, it is free, but there are adverts. (Evet ücretsizdir ama reklamlar vardır.) A: What can you do with it? B: You can practise English for ten minutes a day. (Günde on dakika İngilizce pratik yapabilirsin.) A: Where can I download it? B: You can download it from the app store. (Uygulama mağazasından indirebilirsin.) adverts 'ed-vörts' diye okunur ve reklamlar demektir.
Tekrar etmek ve anlamayı kontrol etmek
İyi bir konuşmacı önemli cümleyi bir kez daha söyler. B1 kalıpları şunlardır: Let me repeat that. (Bunu tekrar edeyim.) Telaffuz: 'let mi ri-pit det'. So, the main point is ... (Yani asıl nokta şudur ...) In other words, ... (Başka bir deyişle, ...) As I said, ... (Dediğim gibi, ...) Dinleyici anlamadıysa sorabilir: Sorry, can you say that again? (Pardon, tekrar söyler misin?) What does that mean? (O ne demek?) Bu bir zayıflık değil; iletişim stratejisidir.
Sanal sınıfta mikrofon, sohbet kutusu ve ekran paylaşımı bu beceriyi destekler. Konuşmacı bir düğmeyi gösterirken cümleyi yavaş tekrar eder. Arkadaş Did you get that? (Anladın mı?) diye sorabilir; telaffuz 'did yu get det'. Yanıt: Yes, I did. veya Not really. Can you repeat the last sentence? (Pek değil. Son cümleyi tekrar eder misin?) Üç ana cümleyi başta, ortada ve sonda söylemek B1 için güçlü bir yöntemdir. Tekrar ezber değil; dinleyicinin zihninde resmi netleştirmektir.
Örnek
Tekrar örneği. Konuşmacı: This app helps you find the bus. (Bu uygulama otobüsü bulmana yardım eder.) Let me repeat that. It helps you find the bus in the city. (Bunu tekrar edeyim. Şehirde otobüsü bulmana yardım eder.) So, the main point is this: you open the app and you see the next bus. (Yani asıl nokta şu: uygulamayı açarsın ve sonraki otobüsü görürsün.) Dinleyici: Sorry, can you say that again? Konuşmacı aynı cümleyi daha yavaş söyler.
Türkçe kaynaklı sık dil hataları
Türkçeden bire bir çeviri B1 konuşmasını bozar. 'Ben bu uygulamayı kullanıyorum' bazen yanlışlıkla I am use this app olur; doğrusu I use this app veya şu an vurgusu varsa I am using this app dir. 'Yapabilirim' için I can to download denmez; I can download it denir. 'Fotoğraf çekmek' make a photo değildir; take a photo veya take a picture dir. 'Uygulama indirmek' doğru fiille download the app olur, download to the app olmaz.
this ve it karışması da sıktır. Uygulamayı ikinci kez anarken This app is useful. It is easy to use. demek doğaldır; her cümlede uzun this application tekrar etmek ağır durur. people çoğuldur; Many people use this app deyin, peoples demeyin. Edatlar: on the internet, in the app, from the app store. listen den sonra to gelir: You can listen to music. Please repeat again fazla tekrar taşır; Please repeat that yeter.
Örnek
Düzeltme. Yanlış: I am use this application for to learn English. Doğru: I use this app to learn English. (Bu uygulamayı İngilizce öğrenmek için kullanırım.) Yanlış: You can to share your photos in internet. Doğru: You can share your photos on the internet. (Fotoğraflarını internette paylaşabilirsin.) Yanlış: Please repeat again. Doğru: Please say that again. çünkü repeat zaten tekrar etmek demektir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Uygulama tanıtmak için ileri düzey teknik kelimeler gerekir. Doğrusu: B1'de amaç, iki özellik ve kısa bir görüş yeterlidir. useful, easy ve you can gibi sözcükler işi görür.
- Yanlış: İyi bir sunum ezberlenmiş uzun bir metin olmalıdır. Doğrusu: Sekiz-on iki kısa cümle ve not kartı B1 için uygundur. Doğal duraklama ve tekrar, ezberden daha inandırıcıdır.
- Yanlış: app ile internet sitesi aynı şeydir. Doğrusu: Uygulama telefona veya tablete indirilir; site tarayıcıda açılır. B1'de You download the app. ile You open the website. ayrımı yeterlidir.
- Yanlış: Anlamadığında tekrar istemek konuşmayı bozar. Doğrusu: Sorry, can you say that again? uluslararası bir iletişim stratejisidir ve B1 can-do listesinde yer alır.
- Yanlış: Her cümleyi Türkçeden kelime kelime çevirmek en güvenli yoldur. Doğrusu: Hazır kalıplar daha az hata üretir. This app helps you ... ezberi, uzun bir çeviri cümlesinden daha sağlamdır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B2 düzeyinde öğrenci iki uygulamayı karşılaştırır ve gerekçeli öneri verir. This app is more practical than the other one because ... gibi cümleler ve daha uzun neden-sonuç bağlaçları devreye girer. Beklenmedik sorulara kısa ama gerekçeli yanıt vermek, avantaj ile dezavantajı dengelemek hedeflenir. Ayrıca gizlilik ayarları ve güvenli kullanım gibi konular daha zengin sözvarlığıyla işlenir.
Özet
Bu derste bir uygulamayı adıyla, amacıyla ve birkaç özelliğiyle tanıtmayı, kısa sorular sorup yanıtlamayı ve ana fikri tekrar etmeyi öğrendik. B1 kalıpları teknik dil olmadan günlük iletişim için yeterlidir. Sınıfta bir uygulama seçip beş basamaklı kısa bir konuşma yapmak bu can-do hedefini kalıcı hale getirir.