Günlük hayatta bir cihaz bozulduğunda sorunu B1 İngilizcesiyle net tarif etmek ve nazikçe yardım istemek, panik yerine anlaşılır bir konuşma kurmanızı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Teknik sorunu anlatmak bir günlük iletişim becerisidir
CEFR B1 can-do hedefi şudur: günlük teknoloji sorunlarını basit sözcüklerle tarif edebilir ve yardım isteyebilirsiniz. Dünyada bu konu çoğu dil kitabında everyday technology problems (evridey teknoloci problems) başlığı altında işlenir. Kişisel bilgisayar ve cep telefonu yaygınlaşınca It doesn't work (it dazınt vörk) gibi cümleler temel ihtiyaç oldu. Türkiye'de ortaöğretim öğrencisi sunumda, ödevde veya laboratuvarda bu durumu sık yaşar.
Sorunu anlatırken dört nokta yeter: ne bozuldu, ne oluyor, ne zaman başladı, ne denediniz. Örneğin My laptop doesn't start. (may leptap dazınt start) Dizüstü bilgisayarım açılmıyor. Eskiden tamirciye not bırakılırdı; şimdi video araması var ama dil yine sade kalmalı. Bir sonraki düzeyde uzun şikayet metinleri gelir; şimdi kısa ve net cümle hedeftir.
Örnek
Somut olay: Sınıfta Ali'nin ekranı dondu. Arkadaşına dedi: My screen is frozen. Can you help me? (may skrin iz frouzın. ken yu help mi?) Ekranım dondu. Bana yardım eder misin? Bu iki cümle B1 için yeterlidir.
Sorunu tarif eden kelimeler ve kalıplar
B1 sözcükleri yeter: laptop (leptap) dizüstü, screen (skrin) ekran, keyboard (kibord) klavye, mouse (maus) fare, charger (çarçır) şarj aleti, battery (betıri) pil, Wi-Fi (vay-fay), password (pasvörd) şifre, app (ep) uygulama. Sık kalıplar: It doesn't work. (it dazınt vörk) Çalışmıyor. It's broken. (its broukın) Bozuk. It's too slow. (its tu slou) Çok yavaş. The screen is black. (dı skrin iz blek) Ekran siyah.
Daha net tarif: It froze. (it frouz) Dondu. It crashed. (it kreşt) Çöktü. I can't connect to the Wi-Fi. (ay kent konekt tu dı vay-fay) Kablosuz ağa bağlanamıyorum. I forgot my password. (ay forgat may pasvörd) Şifremi unuttum. The battery is dead. (dı betıri iz ded) Pil bitti. I can't hear anything. (ay kent hiy eniting) Hiçbir şey duyamıyorum. Bu cümleler abartısızdır ve B1 sınırını aşmaz.
Örnek
Örnek tarif: My phone is very slow and the camera doesn't work. (may foun iz veri slou end dı kemıra dazınt vörk) Telefonum çok yavaş ve kamera çalışmıyor. Ekleyin: It started yesterday after the update. (it startıd yestırdey aftır di apdeyt) Güncellemeden sonra dün başladı.
Nazikçe yardım isteme kalıpları
Türkçede bazen doğrudan emir gibi yardım istenir; İngilizcede B1'de nazik soru tercih edilir. Temel kalıp: Can you help me, please? (ken yu help mi, pliz) Bana yardım eder misiniz, lütfen? Biraz daha nazik: Could you help me with my laptop? (kud yu help mi vid may leptap) Dizüstü bilgisayarıma yardım eder misiniz? Sorunu bağlamak için with (vid) kullanılır, in değil.
Başka işe yarar cümleler: Excuse me, I have a problem with my phone. (ekskyuz mi, ay hev ı problem vid may foun) Affedersiniz, telefonumla ilgili bir sorunum var. What should I do? (vat şud ay du) Ne yapmalıyım? Can you show me how to restart it? (ken yu şou mi hau tu ristart it) Nasıl yeniden başlatacağımı gösterir misiniz? Would you mind taking a look? (vud yu maynd teyking ı luk) Bir bakar mısınız? Please (pliz) cümlenin başına veya sonuna konabilir.
Örnek
Kısa diyalog: Öğrenci: Excuse me, my laptop is broken. Can you help me, please? (ekskyuz mi, may leptap iz broukın. ken yu help mi, pliz) Affedersiniz, dizüstü bilgisayarım bozuk. Yardım eder misiniz? Arkadaş: Sure. What's wrong? (şur. vats rong) Tabii. Ne var?
Teknik destekle kısa konuşma
Video görüşmesinde sıra şudur: selam verin, sorunu söyleyin, ne denediğinizi belirtin, talimatı dinleyin. Destek sık sorar: What's the problem? (vats dı problem) Sorun nedir? Did you restart it? (did yu ristart it) Yeniden başlattınız mı? Cevaplar: Yes, but it still doesn't work. (yes, bat it stil dazınt vörk) Evet, ama hâlâ çalışmıyor. No, I didn't try that. (nou, ay didınt tray det) Hayır, onu denemedim.
Talimatlar B1'de kısa olur: Please check the cable. (pliz çek dı keybıl) Lütfen kabloyu kontrol edin. Turn it off and on again. (törn it of end on ıgen) Kapatıp tekrar açın. Wait a minute, please. (veyt ı minit, pliz) Bir dakika bekleyin. Anlamadıysanız: Could you say that again, please? (kud yu sey det ıgen, pliz) Tekrar söyler misiniz? I don't understand. (ay dount andırstend) Anlamıyorum.
Örnek
Tam diyalog: Destek: Hello, how can I help you? (hılo, hau ken ay help yu) Merhaba, nasıl yardımcı olabilirim? Öğrenci: Hi. I can't connect to the Wi-Fi. (hay. ay kent konekt tu dı vay-fay) Merhaba. Kablosuz ağa bağlanamıyorum. Destek: Did you check the password? (did yu çek dı pasvörd) Şifreyi kontrol ettiniz mi? Öğrenci: Yes. It still doesn't work. What should I do? (yes. it stil dazınt vörk. vat şud ay du) Evet. Hâlâ çalışmıyor. Ne yapmalıyım? Destek: Restart your phone and try again. (ristart yor foun end tray ıgen) Telefonu yeniden başlatıp tekrar deneyin.
Arkadaşlarla birlikte sorunu çözmek
Sınıfta veya evde çoğu sorun birlikte çözülür. İşbirliği cümleleri: Let's try this. (lets tray dis) Bunu deneyelim. Did you save your work? (did yu seyv yor vörk) Çalışmanı kaydettin mi? Maybe we should restart the router. (meybi vi şud ristart dı rautır) Belki yönlendiriciyi yeniden başlatalım. It works on my phone, but not on the laptop. (it vörks on may foun, bat not on dı leptap) Telefonda çalışıyor ama dizüstünde çalışmıyor.
Fikir verirken nazik olun: Why don't we update the app? (vay dount vi apdeyt di ep) Uygulamayı güncellemesek? I think the cable is loose. (ay think dı keybıl iz lus) Bence kablo gevşek. Başarıda: It works now! (it vörks nau) Şimdi çalışıyor! Thanks a lot. (tenks ı lot) Çok teşekkürler. Bu konuşmalar laboratuvar, kütüphane ve grup ödevinde sık geçer.
Örnek
Grup örneği: Ece: The printer doesn't work. (dı printır dazınt vörk) Yazıcı çalışmıyor. Can: Did you turn it on? (did yu törn it on) Açtın mı? Ece: Yes. There's no paper, maybe. (yes. deız no peypır, meybi) Evet. Belki kâğıt yok. Can: Let's check. Oh, it works now. (lets çek. ou, it vörks nau) Bakalım. Aa, şimdi çalışıyor.
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
En sık hata sözcüğü sözcüğüne çevirmektir. Türkçe internet gelmiyor derseniz İngilizcede The internet is not coming denmez. Doğrusu: I can't connect to the internet. (ay kent konekt tu di intırnet) veya There's no internet. (deız nou intırnet) Bilgisayarı open (oupın) demek de yanlıştır; cihaz için turn on (törn on) veya switch on (sviç on) kullanılır. Kapatmak için turn off (törn of) veya shut down (şat daun) denir.
Başka tuzaklar: I have a problem in my computer yerine I have a problem with my computer (ay hev ı problem vid may kompyutır) denir. Pil için My battery finished yerine My battery is dead (may betıri iz ded) veya My battery ran out (may betıri ren aut) kullanılır. Çok doğrudan Help me! kaba durabilir; Can you help me, please? daha uygundur. Please her fiilin yanına yapıştırılmaz; cümlenin başına veya sonuna konur.
Örnek
Yanlış çeviri kaba ve eksik durur. Doğru: My computer doesn't work. Can you help me turn it on again, please? (may kompyutır dazınt vörk. ken yu help mi törn it on ıgen, pliz) Bilgisayarım çalışmıyor. Tekrar açmama yardım eder misiniz, lütfen?
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Teknik sorunu anlatmak için çok özel ve zor kelimeler gerekir. Doğrusu: B1'de doesn't work, broken, slow ve can't connect yeter. Net ve kısa cümle, uzun teknik terimden daha işe yarar.
- Yanlış: İngilizcede de her zaman doğrudan Help me! demek doğrudur. Doğrusu: Günlük konuşmada Can you help me, please? veya Could you help me with this? daha nazik ve doğaldır.
- Yanlış: Cihaz için her zaman open ve close kullanılır. Doğrusu: Kapı ve pencere için open / close; bilgisayar ve telefon için turn on / turn off denir.
- Yanlış: I have a problem in my phone doğrudur çünkü Türkçede telefonda sorunum var denir. Doğrusu: İngilizcede sorun with ile bağlanır: I have a problem with my phone.
- Yanlış: Şarj bitti deyince My battery finished denir. Doğrusu: Doğal ifade My battery is dead veya My battery ran out şeklindedir.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde aynı konu uzar: resmi e-posta ile şikayet etmek, arızayı adım adım tarif etmek ve başkasına talimat vermek. Daha uzun destek sohbeti, garanti metnini anlama ve çevrimiçi form doldurma pratik edilir. Şimdilik hedefiniz kısa diyalog, nazik istek ve net tariftir. Bu temel, bir sonraki basamakta daha uzun ve resmi metinlere taşınır.
Özet
Teknik sorunu B1 İngilizcesiyle anlatmak; neyin bozulduğunu, ne olduğunu ve ne denediğinizi kısa cümlelerle söylemektir. Yardım isterken Can you help me, please? ve I have a problem with... kalıpları yeter. Sözcüğü sözcüğüne çevirmekten kaçının; turn on, doesn't work ve with gibi doğal seçimleri kullanın.