A2 düzeyinde evinizi odalarıyla tanıtmak ve eşyaların yerini kısa cümlelerle söylemek, misafir ağırlarken kullanılan temel bir iletişim becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Kapıda karşılama: giriş ve koridor
A2 öğrencisi evine gelen kişiyi basit sözcüklerle karşılayabilir ve giriş holünü gösterebilir; hedef, kendi evini kısa cümlelerle tanıtabilmektir. Dünyada ev ünitesi çoğu dilde kapı eşiği rol oyunuyla başlar çünkü gerçek konuşma orada açılır. Maison (mezon) ev, appartement (apartöman) daire demektir; maison içinde son n duyulmaz.
Karşılama kısa tutulur. Bienvenue chez moi ! (biyenvönü şe mua) Evime hoş geldin! Yakındaki yer için Voici l'entrée. (vuasi lantre) İşte giriş; biraz ilerisi için Voilà le couloir. (vuala lö kuluar) İşte koridor denir. Samimi emir Entre ! (antr) Gir!, resmî emir Entrez, s'il vous plaît. (antre sil vu ple) Girin lütfen, biçimindedir.
Koridorda la porte (la port) kapı ve les chaussures (le şosür) ayakkabılar sık geçer. Les chaussures ici, s'il te plaît. (le şosür isi sil tö ple) Ayakkabılar burada, lütfen. Türkçe 'işte burası' için uzun cümle gerekmez; parmakla gösterip Ici, c'est l'entrée. (isi se lantre) Burası giriş, demek yeter.
Örnek
Ayşe, değişim öğrencisi Léa'yı evine alır. Ayşe: Bienvenue ! Voici l'entrée. (biyenvönü, vuasi lantre) Hoş geldin! İşte giriş. Le couloir est à droite. (lö kuluar e a druat) Koridor sağda. Léa: Merci. C'est petit ? (mersi, se pöti) Teşekkürler. Küçük mü? Ayşe: Oui, mais c'est joli. (ui me se joli) Evet, ama güzel.
Oturma odasını tanıtmak
Oturma odası le salon (lö salon) adını taşır; sözcük tanıdık gelse de cinsiyet unutulmamalıdır: le salon. A2'de oda tanıtımı üç kalıpla yürür. C'est le salon. (se lö salon) Bu oturma odası. Voici le salon. (vuasi lö salon) İşte oturma odası. Il y a un canapé dans le salon. (il ya en kanape dan lö salon) Oturma odasında bir kanepe var.
Kanepe le canapé (lö kanape), koltuk le fauteuil (lö fotöy), masa la table (la tabl), sandalye la chaise (la şez), televizyon la télé (la tele) sözcükleridir. Misafiri oturturken Assieds-toi sur le canapé. (asye tua sür lö kanape) Kanepeye otur, veya nazikçe Asseyez-vous, s'il vous plaît. (aseye vu sil vu ple) Oturun lütfen, denir. Le salon est petit. (lö salon e pöti) Oturma odası küçük; tek sıfat A2 için yeterlidir.
Örnek
Misafir salona girer, ev sahibi kanepeyi gösterir. Voici le canapé. Tu peux t'asseoir ici. (vuasi lö kanape, tü pö tasuar isi) İşte kanepe. Buraya oturabilirsin. La table est devant le canapé. (la tabl e dövan lö kanape) Masa kanepenin önünde. Misafir: Super, merci ! (süper mersi) Harika, teşekkürler!
Eşyanın yerini söylemek: temel yer kalıpları
Yer tarifi A2'nin kalbidir: öğrenci bir eşyanın nerede olduğunu kısa cümleyle söyleyebilir. İskelet şudur: eşya + est + edat + yer. La lampe est au plafond. (la lamp e o plafon) Lamba tavandadır. Plafond (plafon) tavan demektir; au plafond kalıbı 'tavanda' anlamını tek parça verir. Türkçede 'tavandaki lamba' deriz, Fransızcada önce lamba gelir sonra yer.
Sık edatlar A2'yi aşmaz: sur (sür) üzerinde, sous (su) altında, dans (dan) içinde, devant (dövan) önünde, derrière (deryer) arkasında, à côté de (a kote dö) yanında, à gauche (a goş) solda, à droite (a druat) sağda, en face de (an fas dö) karşısında. Sur temaslı yüzey için kullanılır; au-dessus de (o dösu dö) daha yukarıdaki konum içindir. Soru da aynı düzeydedir: Où est la lampe ? (u e la lamp) Lamba nerede? Kısa cevap: Au plafond. (o plafon) Tavanda.
Örnek
Où est la lampe ? (u e la lamp) Lamba nerede? La lampe est au plafond, au-dessus du canapé. (la lamp e o plafon, o dösu dü kanape) Lamba tavanda, kanepenin üstünde. Elle est blanche. (el e blanş) Beyaz. A2'de tek sıfat yeter; uzun betimleme bir sonraki düzeye bırakılır.
Mutfakta buzdolabı ve diğer eşyalar
Mutfak la cuisine (la küizin) sözcüğüyle karşılanır; s harfi z gibi okunur. A2 öğrencisi mutfağı gösterebilir ve temel eşyaların yerini söyleyebilir. Voici la cuisine. (vuasi la küizin) İşte mutfak. Buzdolabı günlük dilde le frigo (lö frigo) olur; uzun biçim le réfrigérateur (lö refrizeratör) sınıfta şart değildir. Le frigo est à gauche. (lö frigo e a goş) Buzdolabı solda.
Mutfak edatları somut nesnelerle oturur. Le frigo est à côté de la fenêtre. (lö frigo e a kote dö la fönétr) Buzdolabı pencerenin yanında. La table est au centre. (la tabl e o santr) Masa ortada. L'eau est dans le frigo. (lo e dan lö frigo) Su buzdolabında. Türkçe 'buzdolabında' derken içinde olma anlamı dans ile verilir; sur le frigo buzdolabının üstü demektir ve anlam değişir. Bardak için Le verre est dans le placard. (lö ver e dan lö plakar) Bardak dolapta.
Örnek
La cuisine est ici. (la küizin e isi) Mutfak burada. Le frigo est à droite, près de la porte. (lö frigo e a druat, pre dö la port) Buzdolabı sağda, kapının yanında. Tu veux de l'eau ? Elle est dans le frigo. (tü vö dö lo, el e dan lö frigo) Su ister misin? Buzdolabında. Misafir: Oui, merci. (ui mersi) Evet, teşekkürler.
Yatak odasında gardırop ve yer tarifi
Yatak odası la chambre (la şambr) diye adlandırılır; A2'de kısa biçim yeter. Voici ma chambre. (vuasi ma şambr) İşte odam. Gardırop l'armoire (larmuar) sözcüğüdür; baştaki ses 'lar' gibi birleşir. L'armoire est à droite. (larmuar e a druat) Gardırop sağda. Yatak le lit (lö li); t harfi okunmaz.
Oda içi cümleler aynı iskeleti kullanır. L'armoire est à côté du lit. (larmuar e a kote dü li) Gardırop yatağın yanında. De le birleşerek du olur; à côté de le lit denmez. Le sac est dans l'armoire. (lö sak e dan larmuar) Çanta gardıroptadır. Günlük hayatta ev arkadaşına sormak da aynı kalıptır: Où est mon t-shirt ? (u e mon tişört) Tişörtüm nerede? Il est dans l'armoire, à gauche. (il e dan larmuar a goş) Gardıropta, solda.
Örnek
C'est ma chambre. Le lit est à gauche et l'armoire est à droite. (se ma şambr, lö li e a goş e larmuar e a druat) Bu benim odam. Yatak solda, gardırop sağda. Mes vêtements sont dans l'armoire. (me vetman son dan larmuar) Giysilerim gardıropta. Misafir: Ta chambre est jolie. (ta şambr e joli) Odan güzel.
Evi baştan sona gezdirmek: kısa tur
Önceki kalıplar birleşince tam bir ev turu çıkar; bu, A2'nin basit bir betimleme yapabilme hedefinin somut halidir. Tur genelde giriş, salon, mutfak, banyo, yatak odası sırasını izler. Banyo la salle de bain (la sal dö ben), tuvalet les toilettes (le tualet) sözcükleridir. La salle de bain est au fond du couloir. (la sal dö ben e o fon dü kuluar) Banyo koridorun sonunda.
Her oda için bir cümle yeter. Ici, c'est le salon. Là, c'est la cuisine. (isi se lö salon, la se la küizin) Burası oturma odası. Orası mutfak. Là (la) şurada demektir ve parmakla gösterilir. Mahalle cümlesi de eklenebilir: J'habite dans un quartier calme. (jabit dan en kartye kalm) Sakin bir mahallede oturuyorum. Il y a un parc près de chez moi. (il ya en park pre dö şe mua) Evimin yakınında bir park var. İskelet cümle bir kez oturunca yeni eşya adı yerine konur; her sözcüğü ayrı ezberlemek gerekmez.
Örnek
Tam tur: Entre ! Voici l'entrée. (antr, vuasi lantre) Gir! İşte giriş. Le salon est à gauche. Il y a un canapé. (lö salon e a goş, il ya en kanape) Oturma odası solda. Bir kanepe var. La cuisine est là. Le frigo est à droite. (la küizin e la, lö frigo e a druat) Mutfak şurada. Buzdolabı sağda. Ma chambre est au fond. L'armoire est près du lit. (ma şambr e o fon, larmuar e pre dü li) Odam en sonda. Gardırop yatağın yanında. Voilà, c'est chez moi ! (vuala se şe mua) İşte, evim bu!
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Artikelsiz cümle kurmak: Salon est grand. Doğrusu: Sayılabilen tekil adların başında neredeyse her zaman artikel vardır. Doğrusu Le salon est grand. (lö salon e gran) Oturma odası büyük.
- Yanlış: C'est ile Il y a karıştırmak: C'est un canapé dans le salon. Doğrusu: Varlık için Il y a un canapé dans le salon. (il ya en kanape dan lö salon) denir. Tanıtım ve işaret için C'est le salon. veya Voici le canapé. kullanılır.
- Yanlış: Cinsiyeti Türkçe alışkanlığıyla uydurmak: la salon, le cuisine, le chambre. Doğrusu: Ezberlenecek eşleşme şudur: le salon, la cuisine, la chambre, le frigo, l'armoire, le lit, la lampe. Türkçede ad cinsiyeti olmadığı için bu en sık kaynaktır.
- Yanlış: Türkçe -de/-da ekini hep dans ile karşılamak: dans le canapé. Doğrusu: Yüzey için sur le canapé (sür lö kanape), kapalı hacim için dans l'armoire (dan larmuar) denir. Ev anlamında sıkça chez moi (şe mua) veya à la maison (a la mezon) tercih edilir.
- Yanlış: de le ve à le ayrı yazmak: à côté de le lit. Doğrusu: de + le = du, à + le = au. Doğrusu à côté du lit (a kote dü li), au plafond (o plafon), du couloir (dü kuluar) biçimleridir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta ev tarifi sıfatlarla zenginleşir: renk, malzeme ve büyüklük karşılaştırması eklenir. Öğrenci çocukluk evini geçmiş zamanla anlatır, kat ve bina tarif eder, kısa kira ilanı yazar. Mahalle betimlemesi dükkân, ulaşım ve komşuluk cümlelerine uzanır. Şimdiki 'eşya nerede' cümlesi o noktada gerekçeli kısa metne dönüşür.
Özet
A2'de ev tanıtmak karşılama, oda adı ve yer edatı olmak üzere üç kısa iskelete dayanır. Voici, c'est ve il y a ile odalar gösterilir; est artı edat ile eşyanın yeri söylenir. Misafiri gezdirirken girişten yatak odasına kadar aynı kalıplar tekrarlanır; artikel, cinsiyet ve du/au birleşmeleri Türkçe konuşanlar için asıl pratik noktasıdır.