Kişisel gelişim planı yazmak ve sunmak, B2 İngilizcesiyle gerçekçi hedefleri netleştirip bunları hem yazıda hem konuşmada ikna edici biçimde paylaşma becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Yaşam boyu öğrenme ve B2 can-do hedefi
B2 düzeyinde İngilizce, yalnızca sınav cümlesi kurmak değildir. CEFR can-do hedefi şudur: I can explain my strengths and weaknesses and set realistic learning goals. (Güçlü ve zayıf yönlerimi açıklayıp gerçekçi öğrenme hedefleri koyabilirim.) Telaffuz: strengths = strenkths, weaknesses = viknısız, realistic = rialistik. Yaşam boyu öğrenme, İngilizcede lifelong learning (layf-long lörning) diye anılır ve okul bittikten sonra da yeni beceri kazanmaya devam etmektir.
Birçok ülkede eğitim, öğrenmeyi yalnızca çocuklukla sınırlamaz; dil kursları, mesleki sertifikalar ve çevrim içi dersler bu fikrin günlük yüzüdür. Sınıfta kâğıda dökülen plan, bu uzun yolun ilk haritasıdır. Harita yoksa ağızda kalan cümle I want to be better (daha iyi olmak istiyorum) olur; B2 ise belirsizliği sevmez, somut adım ister.
Örnek
Can-do cümlesi: By the end of the year I will have completed an online photography course. (Yılın sonuna kadar çevrim içi bir fotoğrafçılık kursunu tamamlamış olacağım.) Telaffuz: completed = kımplitid. Bu yapı, B2’de kullanılan gelecek zamanın bitmiş halidir ve hedefe tarih bağlar.
Kişisel gelişim planının iskeleti
İyi bir plan dört parçadan oluşur: şimdi neredesin, nereye gitmek istiyorsun, oraya nasıl gideceksin, başarını nasıl ölçeceksin. İngilizcede bu parçalar current situation (körınt siçueyşın, mevcut durum), goals (gols, hedefler), action steps (ekşın steps, eylem adımları) ve success criteria (sıkses kraytiria, başarı ölçütleri) diye adlandırılır. Sessiz bir kütüphane, bu dört başlığı tek tek gözden geçirmek için uygundur.
Dünyada birçok okul ve iş yeri SMART kuralını öğretir. Hedef specific (spesifik, belirli), measurable (mejurıbıl, ölçülebilir), achievable (eçivıbıl, ulaşılabilir), relevant (relevınt, ilgili) ve time-bound (taym baund, zamana bağlı) olmalıdır. I will improve my English (İngilizcemi geliştireceğim) SMART değildir çünkü ne, ne kadar ve ne zaman belli değildir. Bunun yerine şunu yaz: I am going to learn twenty new words about the environment every week until May. (Maya kadar her hafta çevreyle ilgili yirmi yeni sözcük öğreneceğim.)
Örnek
Zayıf hedef: I want to speak better. (Daha iyi konuşmak istiyorum.) Güçlü hedef: I want to take part in a five-minute class discussion without reading from my notes by April. (Nisana kadar notlarıma bakmadan beş dakikalık bir sınıf tartışmasına katılmak istiyorum.) İkinci cümle süre, süre ölçüsü ve davranış içerir.
Yazılı bir plan örneği ve yansıtma
Planı yazdıktan sonra onu sessiz bir yerde yüksek sesle okumak, eksik bağlaçları ve boş vaatleri hemen gösterir. Aşağıdaki metin B2 sözcük ve yapı tavanını aşmaz. Her kalıbın Türkçesi hemen ardından gelir. Parkta, evde ya da bahçede yapılan bu ikinci okuma, yazmanın değil kontrolün işidir.
Örnek metin şöyle başlar: I have decided to work on my public speaking this term. (Bu dönem hitabet üzerine çalışmaya karar verdim. public speaking = pablik spiking) Although I can write clearly, I still get nervous when I speak in front of the class. (Açık yazabilsem de sınıfın önünde konuşunca hâlâ geriliyorum. although = oldou) In order to feel more confident, I am going to practise a short talk twice a week. (Daha kendime güvenmek için haftada iki kez kısa bir konuşma çalışacağım.) By the end of March I will have given three mini presentations. (Mart sonuna kadar üç mini sunum yapmış olacağım.)
Metin günlük hayata şöyle bağlanır: If I stick to this plan, I will be able to join the school debate club. (Bu plana bağlı kalırsam okul münazara kulübüne katılabileceğim. stick to = stik tu) B2’de although, in order to ve if cümleleri, yalnızca and ile dizilmiş basit cümle yığınından daha inandırıcı durur. Yansıtma cümlesi de eklenir: I need to review this plan every Sunday evening. (Bu planı her pazar akşamı gözden geçirmem gerekiyor.)
Örnek
Tek parça model paragraf: My main weakness is listening to fast speech. Therefore I am going to listen to one short podcast on my way to school. If I do this five days a week, I will understand the main ideas more easily by June. (Temel zayıf yönüm hızlı konuşmayı dinlemektir. Bu yüzden okula giderken kısa bir ses kaydı dinleyeceğim. Bunu haftada beş gün yaparsam, hazirana kadar ana fikirleri daha kolay anlayacağım.) Telaffuz: therefore = derfor, podcast = podcast, easily = izili.
Planı sınıfa sunma kalıpları
Yazılı plan ile sunum aynı omurgayı taşır ama sunumda dinleyiciyi tutmak gerekir. Açılış: Good morning. Today I would like to present my personal development plan. (Günaydın. Bugün kişisel gelişim planımı sunmak istiyorum. would like to = vud layk tu) Sıralama kalıpları: First of all (först ıv ol, her şeyden önce), Secondly (sekındli, ikinci olarak), Finally (faynıli, son olarak). Gerekçe cümlesi B2’nin güçlü aracıdır: The reason why I chose this goal is that I need it for my future studies. (Bu hedefi seçmemin nedeni ilerideki öğrenimim için ona ihtiyaç duymamdır.)
Görsel destek üç başlıkla yeter: Now, Goal, Steps (şimdi, hedef, adımlar). Flip chart’a uzun paragraf yazılmaz; ana sözcük yazılır, cümle ağızdan gelir. Kapanış: To sum up, my plan is simple but realistic. (Özetle planım basit ama gerçekçi. to sum up = tu sam ap) Ardından: Thank you for your attention. I am happy to answer your questions. (İlginiz için teşekkürler. Sorularınızı yanıtlamaktan memnun olurum.) Telaffuz: attention = etenşın, answer = ansır. Sunumda kâğıdı satır satır okumak B2 konuşması sayılmaz; karttaki ana sözcüklere bakıp cümleyi kendin kurarsın.
Örnek
Kısa sunum iskeleti: Today I am going to talk about two goals. First of all, I want to improve my listening. Secondly, I am going to join the drama club. To sum up, I believe this plan is achievable. (Bugün iki hedeften söz edeceğim. Her şeyden önce dinlememi geliştirmek istiyorum. İkinci olarak drama kulübüne katılacağım. Özetle bu planın ulaşılabilir olduğuna inanıyorum.) Telaffuz: believe = biliv, achievable = eçivıbıl.
Kısa diyalog: sunum ve akran geri bildirimi
Akran geri bildirimi İngilizcede peer feedback (pir fidbek) diye anılır ve planı gerçek hayata yaklaştırır. Tahtada üç arkadaşa anlatmak, kalabalık sınıftan önce düşük riskli bir prova gibidir. Dinleyenler yalnızca very good (çok iyi) demez; ölçülebilirlik ve süre sorar. Bu, B2 konuşmasında soru sorma ve yanıt verme can-do’sunu da çalıştırır.
Deniz: Let me show you my plan on the board. (Planımı tahtada göstereyim. let me = let mi) Mert: Your first goal is clear, but how will you measure it? (İlk hedefin net ama onu nasıl ölçeceksin? measure = mejır) Deniz: I will keep a weekly checklist and tick every podcast I finish. (Haftalık bir kontrol listesi tutup bitirdiğim her kaydın işaretini koyacağım. checklist = çeklist) Eda: That sounds realistic. Have you thought about a backup plan? (Kulağa gerçekçi geliyor. Yedek plan düşündün mü? backup = bekap) Deniz: If the library is closed, I will use my phone on the bus. (Kütüphane kapalıysa otobüste telefonumu kullanacağım.) Ayşe: I would change the deadline. Two weeks is too short. (Süreyi değiştirirdim. İki hafta çok kısa. deadline = dedlayn)
Örnek
Geri bildirim kalıpları: I think your plan is clear, but the deadline is too short. (Planın net ama süre çok kısa.) Have you thought about ...? (... hakkında düşündün mü?) It might be better to ... (... yapmak daha iyi olabilir.) I agree with your first goal. (İlk hedefine katılıyorum.) Telaffuz: agree = agri, might = mayt.
Türkçe kaynaklı sık dil hataları
Türkçe düşünüp İngilizce yazmak, gelişim planında en çok burada bozar. I will develop myself doğal durmaz çünkü İngilizce somut beceri ister; doğrusu I want to improve my writing skills (yazma becerilerimi geliştirmek istiyorum) veya I want to work on my time management (zaman yönetimim üzerine çalışmak istiyorum) şeklindedir. I am plan to study yanlıştır; plan burada doğru çekilmemiştir. Doğrusu I am planning to study veya I plan to study (çalışmayı planlıyorum) olur. Telaffuz: planning = plenning, improve = impruv.
Zaman ifadeleri de tuzak kurar. in next year yerine next year veya in the next academic year (gelecek akademik yılda) kullanılır. I want that I improve Türkçe istek cümlesinin birebir kopyasıdır; doğrusu I want to improve şeklindedir. informations ve homeworks sayılamaz adlardır; information ve homework denir. I haven't enough time yerine I don't have enough time veya I haven't got enough time (yeterli zamanım yok) gelir.
Sunumda kararlaştırılmış iş için sürekli I will talk demek robotik durabilir; I am going to present my plan (planımı sunacağım) daha doğal bir plan geleceğidir. make a presentation anlaşılır ama give a presentation (sunum yapmak) daha sık duyulur. I talk about my plan now yerine açılışta I am going to talk about my plan kullanılır. Bu ayrımları uzun liste ezberlemek değil, kendi plan metninde bir kez düzeltmek kalıcı öğrenmeyi sağlar.
Örnek
Düzeltme dizisi: Yanlış I will develop myself next year in speaking. / Doğru Next year I am going to improve my speaking by joining the debate club. (Gelecek yıl münazara kulübüne katılarak konuşmamı geliştireceğim.) Yanlış I want that I learn 50 words. / Doğru I want to learn fifty new words this month. (Bu ay elli yeni sözcük öğrenmek istiyorum.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Kişisel gelişim planı yalnızca not yükseltmek içindir. Doğrusu: Plan dil, spor, hobi ve zaman yönetimi gibi okul dışı hedefleri de kapsar; B2 metni somut bir yaşam hedefini anlatır.
- Yanlış: Ne kadar çok hedef yazarsam plan o kadar ciddi durur. Doğrusu: İki veya üç ölçülebilir hedef, on belirsiz hedeften daha inandırıcıdır ve sunumda da tutulması kolaydır.
- Yanlış: Sunum, yazının kâğıttan aynen okunmasıdır. Doğrusu: Sunum ana noktaları söyler, kısa örnek verir ve soruya açık durur; satır satır okumak B2 konuşması sayılmaz.
- Yanlış: Her gelecek cümlede yalnızca will yeter. Doğrusu: Kararlaştırılmış kişisel planlarda going to ve şimdiki sürekli de doğal B2 geleceğidir; will tek başına robotik kalabilir.
- Yanlış: Geri bildirim yalnızca öğretmenin işidir. Doğrusu: Akran soruları planı gerçekçi kılar ve dinleme ile konuşmayı aynı anda çalıştırır.
Bir adım ileri
Bir üst dil bandında kişisel gelişim planı daha uzun, daha ihtiyatlı bir metne dönüşür. Kanıt gösterme, seçenekleri tartma ve yumuşak iddia diline ihtiyaç duyarsın. Üniversite kişisel bildirisi ile iş yeri gelişim dosyası aynı omurgayı kullanır ama sözcük ve üslup katmanı kalınlaşır. Şimdi net hedef, kısa gerekçe ve temiz sunum oturursa, sonra yalnızca derinlik eklersin.
Özet
B2’de kişisel gelişim planı; mevcut durum, ölçülebilir hedef, eylem ve süre içerir. Yazıda although ve in order to, sunumda first of all ve to sum up dinleyiciyi taşır. Türkçeden gelen develop myself ve in next year gibi kopyaları temizleyince hem metin hem konuşma inandırıcı olur.