B1 öğrencisi net bir şehir rehberini okuyup ulaşım anonslarının ana noktasını anlayarak bir kentte yolunu bulabilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Şehir Rehberi: Can-do Hedefi ve Günlük Hayat
CEFR B1 can-do hedefi şudur: günlük, net bir şehir rehberindeki ana bilgiyi anlayabilirim. Dünya genelinde öğretmenler gerçek broşür, durak afişi ve uygulama ekranı kullanır; çünkü öğrenci kâğıttan çok sokakta metinle karşılaşır. 19. yüzyılda Avrupa’da Karl Baedeker ve John Murray gezginler için sistemli rehberler yayımladı. Bugün aynı ihtiyaç telefonundaki harita ve city guide (sitı gayd = şehir rehberi) metinlerinde durur.
Günlük hayatta rehber sana yerin adını, nasıl gidileceğini, açık olduğu saatleri ve bilet fiyatını söyler. Kısa örnek: The museum is in the city centre. (Müze şehir merkezinde.) Telaffuz: museum = müziım, centre = sentır; Amerikan yazımı center şeklindedir. Başka bir cümle: You can walk from the hotel in ten minutes. (Otelden on dakikada yürüyebilirsin.)
Kısa diyalog turist danışmada geçer. Excuse me, where is the tourist information? (Affedersiniz, turist danışma nerede?) It’s next to the bus station. (Otobüs terminalinin yanında.) Thanks. Is it open now? (Teşekkürler. Şimdi açık mı?) Yes, until six. (Evet, altıya kadar.) Nazik açılış Excuse me (ekskyuuz mi) B1’de yeterlidir.
Örnek
Örnek rehber maddesi: Blue Mosque. Open every day. Free entry. Take tram T1 to Sultanahmet. (Sultanahmet Camii. Her gün açık. Giriş ücretsiz. Sultanahmet’e T1 tramvayını kullanın.) Öğrenci üç iş yapar: yeri tanır, ücreti görür, aracı seçer.
Rehber Metninde Yer, Saat ve Yol Tarifi
B1 sözcükleri şunları aşmaz: map (mep = harita), street (strit), square (skweır = meydan), bridge (bric = köprü), harbour (haarbır = liman), old town (old taun = tarihi merkez), opening hours (oupınin avırz = çalışma saatleri), closed (klouzd = kapalı), ticket office (tikit ofis). Sık yapılar: There is a tram stop near the park. (Parkın yakınında tramvay durağı var.) It takes twenty minutes by bus. (Otobüsle yirmi dakika sürer.) It is not far from the hotel. (Otele uzak değil.)
Okuma stratejisi basittir: önce özel adları, saatleri ve numara satırlarını tara. To get to the park, take bus number 12 and get off at Central Station. (Parka gitmek için 12 numaralı otobüse bin ve Merkez İstasyon’da in.) Telaffuz: get off = get of (inmek), number = nambır. Saat cümlesi: The gallery is open from 10 a.m. to 6 p.m. It is closed on Mondays. (Galeri sabah ondan akşam altıya açık. Pazartesi kapalı.) a.m. sabah, p.m. öğleden sonradır.
Yön tarifinde üç kalıp yeter: turn left (törn left = sola dön), turn right (sağa dön), go straight on (gou streyt on = düz git). The stop is on the left, after the bridge. (Durak solda, köprüden sonra.) Öğrenci haritada nehri, köprüyü ve durak işaretini eşleştirir; böylece metin ile sokak birleşir.
Örnek
Somut olay: Ayşe İzmir’dedir. Rehberde şunu okur: Kordon. A long street by the sea. Good for walking. Trams and buses stop nearby. (Kordon. Deniz kenarında uzun bir cadde. Yürümek için iyi. Tramvay ve otobüsler yakında durur.) nearby (niırbay = yakında) sözcüğünü görünce durak arar.
Ulaşım Anonslarını Anlamak
Dinleme can-do’su: tanıdık konularda net, standart konuşmanın ana noktalarını anlayabilirim. Anonslar kısa, tekrarlı ve yüksektir; sözcük sayısı sınırlıdır. Anahtarlar: attention please (ıtenşın pliz = dikkat edin lütfen), the next train (nekst treyn = sonraki tren), platform (platfoorm = peron), delay (dıley = gecikme), cancelled (kenşıld = iptal edildi), change at (çeync et = şurada aktarma yapın), final destination (faynal destıneyşın = son durak), mind the gap (maynd dı gep = boşluğa dikkat).
Örnek anons: The next metro to the airport leaves from platform 2 in three minutes. (Havalimanına giden sonraki metro üç dakika içinde ikinci perondan kalkıyor.) İkinci anons: We are sorry. The bus to the city centre is delayed by fifteen minutes. (Özür dileriz. Şehir merkezine giden otobüs on beş dakika gecikti.) İstasyon diyaloğu: Did you hear that? (Onu duydun mu?) Yes. We need platform 2. (Evet. İkinci perona gitmeliyiz.) Telaffuz: sorry = sori, delayed = dıleyd, fifteen = fiftiin.
Gürültülü salonda her sözcüğü yakalamazsın; sayı, yer adı ve olumsuzluğu dinle. out of service (aut ıv sırvis = sefer dışı) ve do not board (du not boord = binmeyin) uyarıdır. Birçok kentte anons önce yerel dilde, sonra İngilizce gelir. 20. yüzyılda toplu taşımada anons güvenlik için yaygınlaştı; bugün turistik hatlarda İngilizce ikinci dildir.
Örnek
Görev: Passengers for Ankara, please go to gate 5. This is the last call. (Ankara yolcuları lütfen beşinci kapıya gidin. Son çağrı.) Nereye? Ankara. Hangi kapı? Beş. Acele var mı? Evet; last call (laast kool = son çağrı) aciliyet bildirir.
Şehirde Sosyal Yaşam: Sormak ve Yardım Etmek
Şehir yalnız araç değiştirmek değildir; insanlara da soru sorarsın. B1 nazik kalıpları yeter: Excuse me (ekskyuuz mi), Could you help me? (Kud yu help mi? = Bana yardım eder misiniz?), I’m looking for the tram stop. (Tramvay durağını arıyorum.), How long does it take? (Ne kadar sürer?), Is it walking distance? (Yürüme mesafesinde mi?). Telaffuz: could = kud, looking for = luking for. Kalabalık durakta kısa ve net ol; uzun hikâye anlatma.
Diyalog: A: Excuse me, is this the right bus for the old town? (Affedersiniz, tarihi merkeze giden doğru otobüs bu mu?) B: No, you need the number 8. It stops over there. (Hayır, sekiz numaraya ihtiyacın var. Şurada duruyor.) A: Thanks a lot. (Çok teşekkürler.) B: You’re welcome. Have a nice day! (Rica ederim. İyi günler!) Birçok ülkede durakta sıra beklenir; önce inenler çıkar, sonra binenler biner.
Kaybolmak B1’de normal bir sahnedir. I’m lost. (Aym lost = Kayboldum.) Can you show me on the map? (Haritada gösterebilir misin?) Karşı taraf parmakla gösterir: Walk straight, then turn left at the traffic lights. (Düz yürü, sonra trafik ışıklarında sola dön.) traffic lights = treyfik layts (trafik ışıkları). Teşekkür etmeyi unutma: Thank you for your help. (Yardımın için teşekkürler.)
Örnek
Somut olay: Can parkta kaybolur. Hi, I’m lost. How can I get to the train station? (Merhaba, kayboldum. Tren istasyonuna nasıl gidebilirim?) Cevap yön kalıplarını kullanır: düz git, sola dön, köprüden sonra dur.
Bilet, Aktarma ve Araç Seçimi
Bilet gişesinde B1 kalıpları: A single ticket to the centre, please. (Merkeze tek bilet, lütfen.), A return ticket. (Gidiş-dönüş bilet.), Do I need to change? (Aktarma yapmam gerekir mi?), Which platform? (Hangi peron?), Is this seat free? (Bu koltuk boş mu?). single = singıl (tek yön), return = ritörn (gidiş-dönüş). Birçok Avrupa kentinde travel card (trevıl kaard = ulaşım kartı) günü birleştirir. Does it include the ferry? (Feribot dâhil mi?)
Karşılaştırma B1’de kısa tutulur: The metro is faster than the bus, but the tram is cheaper. (Metro otobüsten hızlıdır ama tramvay daha ucuzdur.) You should take a taxi if it is late. (Geç olduysa taksiye binmelisin.) should = şud (tavsiye), must = mast (bilet zorunluluğu gibi kural), can = ken. Gişe diyaloğu: Two tickets to the museum, please. How much is it? (Müzeye iki bilet, lütfen. Ne kadar?) It’s ten euros. (On avro.)
Aktarma cümlesi: Change at the next station for the airport line. (Havalimanı hattı için sonraki istasyonda aktarma yapın.) Öğrenci line (layn = hat) ile queue (kyu = kuyruk) sözcüklerini karıştırmamalıdır; Amerikan İngilizcesinde kuyruk da line olabilir. Kapı uyarısı: Please let passengers off first. (Lütfen önce yolcuların inmesine izin verin.)
Örnek
Gişe metni: Customer: One day travel card, please. Does it include the ferry? (Bir günlük ulaşım kartı, lütfen. Feribot dâhil mi?) Clerk: Yes, buses, trams and the ferry. Not the airport train. (Evet, otobüs, tramvay ve feribot. Havalimanı treni değil.) Öğrenci include (inklud = kapsamak) ile istisnayı ayırır.
Telaffuz, Türkçe Kaynaklı Hatalar ve Dünyada Öğretim
Zor sesler Türkçe harflerle: the = dı (dil dişler arasında; z değil), think = think (peltek s), platform = platfoorm, station = steyşın, question = kwesçın. schedule İngiliz İngilizcesinde şedyuul, Amerikan İngilizcesinde skecul okunur. Anonsta vurgu bilgi sözcüğündedir: PLATFORM two, TEN minutes. queue = kyu (kuyruk). Yavaş ve net konuş; her heceyi yutma.
Türkçeden gelen tuzaklar sınıfta ayrı çalışılır. I go to school with metro yanlıştır; doğru I go by metro veya I take the metro (Metroya binerim / metroyla giderim). information sayılamaz: some information, informations denmez. Otobüs durağı bus stop (bas stop), büyük tren yeri station (steyşın) dir. İnmek get off tir; get down bu anlamda kullanılmaz. Numara: the number 12 bus veya bus number 12.
Dünyada bu ünite nasıl işlenir? Öğretmen gerçek anons kaydı açar; öğrenci saat, peron ve gecikmeyi not eder. Rol yapma yaygındır: biri turist, biri duraktaki yerli. Yanlış anlama pahalıdır: yanlış peron, kaçan feribot, pazartesi kapalı müze. Şimdilik hedef kısa, nazik ve doğru kalıptır. Bir üst basamakta daha uzun duyuru ve resmi yazı gelir.
Örnek
Mini dinleme: The tram to the university is out of service. Please take bus 4. (Üniversiteye giden tramvay sefer dışı. Lütfen dört numaralı otobüse binin.) Araç çalışmıyor; çözüm otobüs dört. Anahtar: out of service.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I go to school with metro / I go with the bus. Doğrusu: Araç için by veya take kullanılır: I go by metro. I take the bus. with kişiyle gitmeyi anlatır.
- Yanlış: informations, an information. Doğrusu: information sayılamaz. some information veya a piece of information de. Çoğul informations B1’de yanlıştır.
- Yanlış: Bus stop ile station sözcüklerini aynı sanmak; inmek için get down demek. Doğrusu: Otobüs ve tramvay yeri çoğu zaman stop, büyük tren yeri station dir. Araçtan inmek get off tir, get down değildir.
- Yanlış: the 12 number bus / I take bus the 12. Doğrusu: Doğru kalıplar: bus number 12 veya the number 12 bus. Artikel ve sıra Türkçedeki gibi dizilmez.
- Yanlış: city centre’ı her zaman the’siz veya her zaman the’li rastgele kullanmak. Doğrusu: Çoğu bağlamda the city centre denir. in the city centre (şehir merkezinde) kalıbını blok olarak öğren.
Bir adım ileri
B2’de anonslar daha uzun ve dolaylı olur: birinin söylediğini aktarma, gerekçe ve alternatif güzergâh bir arada gelir. Öğrenci gecikme şikâyeti, resmi e-posta ve şehirleri karşılaştıran kısa yazı üretir. Sözcükler B1’i aşar: karmaşık aktarma, sefer iptali nedeni, kalabalık saat karşılaştırması. Şimdi kazandığın tarama ve anahtar dinleme, o metinlerin iskeleti olmaya devam eder.
Özet
Şehir rehberi yer, saat, fiyat ve güzergâhı kısa cümlelerle verir; sen sayıları ve özel adları tararsın. Ulaşım anonsunda peron, gecikme, aktarma ve son çağrıyı yakalamak yeter. Nazik soru, doğru araç edatı ve net telaffuz seni B1’de bağımsız gezgin yapar.