B1 düzeyinde bir öğrenci şehirde nazikçe yol tarifi sorabilir, kısa tarifleri izleyebilir ve iki ulaşım yolunu basitçe karşılaştırabilir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Bu konuda neler yapabileceksiniz?
CEFR B1 can-do hedefi şudur: öğrenci Can ask for and follow simple directions in a town. (okunuşu: ken ask for end falou simpıl direkşınz in ı taun) yani bir kasabada basit yol tarifi sorabilir ve izleyebilir. İkinci hedef Can make simple comparisons between two ways of travelling. (ken meyk simpıl komperisınz bitvin tu veyz ov trevılin) yani iki ulaşım yolunu basitçe karşılaştırabilir. Bu cümleler ortaöğretim yabancı dil öğrencisinin gerçek ihtiyacına uygundur ve B1 sözcük dağarcığını aşmaz.
Dünyada bu konu çoğunlukla sokak planı, küçük harita ve kısa rol oyunuyla öğretilir. Öğretmen tahtaya bir kroki çizer; öğrenciler tourist (túrist) ve local (lóukıl, yerli) rollerine girer. Günlük hayatta uygulama olsa bile batarya biter, sinyal kesilir veya harita yanlış kapı gösterir; o zaman insanlara sormak gerekir. Eskiden kâğıt harita ve durak görevlisi vardı; sözlü İngilizce hâlâ turist ve yeni gelen için vazgeçilmezdir.
Örnek
Can-do örneği: Excuse me, how can I get to the museum? (ikskyúz mi, hau ken ay get tu dı müzíım?) Affedersiniz, müzeye nasıl gidebilirim?
Yol tarifi sormak: nazik kalıplar
Konuşmaya her zaman nazik bir girişle başlanır. En sık kalıp Excuse me (ikskyúz mi) yani affedersiniz demektir. Ardından Could you tell me how to get to ...? (kud yu tel mi hau tu get tu) veya daha basit How can I get to the station? (hau ken ay get tu dı stéyşın) gelir. Where is the nearest bus stop? (ver iz dı níırıst bas stop) en yakın durak nerededir. Is it far from here? (iz it far from híır) buradan uzak mı diye sorar. Can you show me the way to the hotel? (ken yu şóu mi dı vey tu dı hóutel) otele giden yolu gösterir misiniz sorusudur.
Türkçe konuşan öğrenciler bazen doğrudan ve eksik sorar. Kısa diyalog somut bir sokak olayını gösterir. A: Excuse me, is there a supermarket near here? (iz der ı súpermarket niır híır) Affedersiniz, buraya yakın bir süpermarket var mı? B: Yes. Go straight on. It's next to the bank. (yes. gou streyt on. its nekst tu dı benk) Evet. Düz gidin. Bankanın yanında. A: Thank you very much. (tenk yu veri maç) Çok teşekkür ederim. B: You're welcome. (yor vélkım) Rica ederim. Bu kalıplar ezber listesi değil, gerçek bir karşılaşmanın iskeletidir.
Örnek
Üç soru kalıbı: 1) Excuse me, how do I get to the park? (hau du ay get tu dı park) Parka nasıl giderim? 2) Which way is the city centre? (viç vey iz dı síti séntır) Şehir merkezi hangi tarafta? 3) Is the post office far from here? (iz dı póust ófis far from híır) Postane buradan uzak mı?
Yol tarifi vermek: adımlar ve yerler
Tarif verirken adımları sırayla söylemek B1 için yeterlidir. Go straight on. (gou streyt on) düz gidin. Turn left (törn left) sola dönün; turn right (törn rayt) sağa dönün. Take the second turning on the left. (teyk dı sékınd törnin on dı left) soldan ikinci sokağa sapın. It's on your right. (its on yor rayt) sağınızda. Go past the school. (gou past dı skul) okulun önünden geçin. Go along this street. (gou ılóng dis strit) bu cadde boyunca gidin. Trafik ışığı traffic lights (trafik layts), köşe corner (kórnır) sözcükleridir.
Yer belirtmek için next to (nekst tu, yanında), opposite (ópızit, karşısında), between (bitvín, arasında), behind (biháynd, arkasında), in front of (in frant ov, önünde) kullanılır. Somut olay: Bir öğrenci otogarda iner ve eski şehri sorar. Yerli şöyle der: Go straight on for five minutes. Turn right at the traffic lights. The old town is opposite the big mosque. (gou streyt on for fayv mínits. törn rayt et dı trafik layts. dı ould taun iz ópızit dı big mosk) Beş dakika düz gidin. Trafik ışıklarında sağa dönün. Eski şehir büyük caminin karşısındadır. Sayılar ve süre B1'de küçük tutulur: two minutes, five minutes, ten minutes on foot (ten mínits on fut, yürüyerek on dakika).
Örnek
Çözümlü mini tarif. Soru: How can I get to the library? (hau ken ay get tu dı láybreri) Cevap: 1) Go along this street. Bu cadde boyunca gidin. 2) Turn left at the corner. Köşede sola dönün. 3) It's between the cafe and the post office. (its bitvín dı káfei end dı póust ófis) Kafe ile postane arasındadır.
Ulaşım seçeneklerini karşılaştırmak
B1 karşılaştırması kısa sıfatlarda -er than, uzun sıfatlarda more ... than ile yapılır. The metro is faster than the bus. (dı métrou iz fástır den dı bas) Metro otobüsten daha hızlıdır. A taxi is more expensive than the tram. (ı teksi iz mor ikspénsiv den dı trem) Taksi tramvaydan daha pahalıdır. The bus is cheaper than a taxi. (dı bas iz çípır den ı teksi) Otobüs taksiden daha ucuzdur. This way is more convenient than that way. (dis vey iz mor kınvíniınt den det vey) Bu yol ötekinden daha elverişlidir. Üstünlük için the fastest (dı fástıst), the cheapest (dı çípıst), the slowest (dı slóuıst) yeter: Walking is the cheapest way. (vókin iz dı çípıst vey) Yürümek en ucuz yoldur.
Günlük hayatta insanlar hem sokağı hem aracı seçer. Kısa diyalog: A: Should I take the bus or the metro? (şud ay teyk dı bas or dı métrou) Otobüse mi metroya mı bineyim? B: The metro is faster than the bus, but the bus is cheaper. (dı métrou iz fástır den dı bas, bat dı bas iz çípır) Metro otobüsten hızlı ama otobüs daha ucuz. A: Is the station far? (iz dı stéyşın far) İstasyon uzak mı? B: No, it's nearer than the bus stop. (nou, its níırır den dı bas stop) Hayır, otobüs durağından daha yakın. Eşitlik için as ... as kullanılır: This way is as long as that way. (dis vey iz ez long ez det vey) Bu yol o yol kadar uzundur.
Örnek
Üç karşılaştırma cümlesi: The tram is slower than the metro. (dı trem iz slóuır den dı métrou) Tramvay metrodan yavaştır. Cycling is healthier than driving. (sáyklin iz heltiır den dráyvin) Bisiklet sürmek araba kullanmaktan daha sağlıklıdır. The train is the fastest option. (dı treyn iz dı fástıst opşın) Tren en hızlı seçenektir.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Birinci hata article unutmaktır. Öğrenci Where is station? der; doğrusu Where is the station? (ver iz dı stéyşın) olmalıdır. İkinci hata yön kalıbıdır: Turn to left yanlıştır, Turn left (törn left) doğrudur. Üçüncü hata nazikliği atlamaktır. Tell me the museum. hem kaba hem eksiktir; Could you tell me the way to the museum? (kud yu tel mi dı vey tu dı müzíım) doğrudur. Dördüncü hata karşılaştırma biçimidir. fast kısa olduğu için faster (fástır) denir, more fast denmez. expensive uzun olduğu için more expensive (mor ikspénsiv) denir.
Beşinci hata edatlardır. at the traffic lights (et dı trafik layts), on the left (on dı left), in the city centre (in dı síti séntır) B1 için güvenli üçlemedir. in the left veya to the left ile turn yan yana getirmek karışıklık yaratır. Yanlış-doğru çifti: Yanlış Go to straight and turn the right. Doğru Go straight on and turn right. (gou streyt on end törn rayt) Düz gidin ve sağa dönün. Yanlış Metro is more cheap than taxi. Doğru The metro is cheaper than a taxi. (dı métrou iz çípır den ı teksi) Bu düzeltmeler sınıf tahtasında iki sütun halinde tutulabilir.
Örnek
Düzeltme alıştırması: Yanlış The bus more fast. Doğru The bus is faster. (dı bas iz fástır) Yanlış Where is bank? Doğru Where is the bank? (ver iz dı benk) Yanlış It's in your right. Doğru It's on your right. (its on yor rayt)
Kısa diyaloglar ve günlük pratik
Diyalog 1 yaya tarifidir ve sınıfın ortasında harita olmadan da oynanabilir. A: Excuse me, how can I get to the cinema? (hau ken ay get tu dı sínıma) Affedersiniz, sinemaya nasıl gidebilirim? B: Go straight on. Take the first turning on the right. It's opposite the hotel. (gou streyt on. teyk dı först törnin on dı rayt. its ópızit dı hóutel) Düz gidin. Sağdan ilk sokağa sapın. Otelin karşısındadır. A: Is it far? (iz it far) Uzak mı? B: No, it's about five minutes on foot. (nou, its ıbáut fayv mínits on fut) Hayır, yürüyerek yaklaşık beş dakika. A: Thanks a lot. (tenks ı lot) Çok teşekkürler.
Diyalog 2 hem yol hem karşılaştırma içerir. A: What's the best way to the airport? (vots dı best vey tu dı érport) Havaalanına en iyi yol nedir? B: The train is faster than the bus, but a taxi is more convenient if you have heavy bags. (dı treyn iz fástır den dı bas, bat ı teksi iz mor kınvíniınt if yu hev hévi begs) Tren otobüsten hızlıdır ama ağır çantanız varsa taksi daha elverişlidir. A: Which is cheaper? (viç iz çípır) Hangisi daha ucuz? B: The bus is the cheapest, but it's the slowest. (dı bas iz dı çípıst, bat its dı slóuıst) Otobüs en ucuzu ama en yavaşı. Öğrenciler rolleri değiştirir; biri yanlış edat kullanırsa partner nazikçe doğrusunu tekrarlar.
Örnek
Sınıf görevi: Partnerinize the post office (dı póust ófis, postane) sorun; o üç adımlı tarif versin. Sonra otobüs ile yürümeyi faster ve cheaper ile karşılaştırın.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Tanımadığınız birine doğrudan Where is the museum? demek yeterlidir. Doğrusu: Önce Excuse me (ikskyúz mi) denir; aksi İngilizcede kaba bulunur ve yardım alma şansını düşürür.
- Yanlış: Turn to left veya Turn the left doğru yön kalıbıdır. Doğrusu: Doğrusu edatsız Turn left / Turn right (törn left / törn rayt) kalıbıdır.
- Yanlış: The bus is more fast ve Metro is more cheap karşılaştırma cümleleridir. Doğrusu: Kısa sıfat faster, cheaper alır; ayrıca çoğu yer adının başında the gerekir: The metro is cheaper than a taxi.
- Yanlış: It's in your right ve in the left yer tarifi için yeterlidir. Doğrusu: Yön için on the left / on the right (on dı left / on dı rayt); ışık için at the traffic lights kullanılır.
- Yanlış: Where is station? article olmadan da anlaşılır, o yüzden sorun yoktur. Doğrusu: B1'de the station, the bus stop, the city centre gibi bilinen yerlerde the beklenir; eksik bırakmak hem hata hem de anlam bulanıklığıdır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B2 civarında, öğrenci daha uzun ve dolaylı tarifleri anlar; örneğin geçmişe dönük You should have taken the second left türü uyarılar gelir. Tren ve havaalanı duyuruları, gecikme ve platform numarası da eklenir. Karşılaştırmalar much faster, a bit cheaper gibi derece sözcükleriyle incelir. Şimdilik B1'de net adımlar, nazik sorular ve temel -er / more karşılaştırması yeterlidir.
Özet
B1 öğrencisi şehirde Excuse me ile yol sorar, turn left ve go straight on ile tarif verir. Ulaşımı faster than ve cheaper than ile karşılaştırır. Naziklik, the kullanımı ve doğru edatlar Türkçe konuşanlar için en kritik üç noktadır.