Günlük konuşmada kısa bir haberi kendi sözlerinizle aktarmak ve kaynağını açıkça söylemek, B1 düzeyinde güvenilir ve anlaşılır iletişim kurmanın temelidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Haber aktarmak ve kaynağı söylemek ne demektir?
Haber aktarmak, okuduğunuz, izlediğiniz veya birinden duyduğunuz bir olayı başka birine kendi sözlerinizle anlatmaktır. CEFR B1 can-do hedefine göre öğrenci kısa, tanıdık konulardaki haberleri aktarabilir ve bilgiyi nereden aldığını söyleyebilir. İngilizcede bu işe reporting the news (ri-por-ting dö nyuuz) denir. Kaynağı belirtmek nezaket değil, dinleyenin habere güvenip güvenmeyeceğine karar vermesini sağlayan bir alışkanlıktır.
İnsanlar her dönemde haberi aktarmıştır: eskiden pazar yerinde, kahvehanede veya gazete tellalıyla; sonra radyo ve televizyonla; bugün de internet ve kısa mesajla. Yüz yüze konuşmada kalıp hâlâ aynıdır: Did you hear the news? (did yu hıır dö nyuuz) yani Haberi duydun mu? Cevabınızda kaynağı eklerseniz konuşma netleşir. Örneğin I heard it on the radio this morning. (ay hıırd it on dö reydi-yo dis mor-ning) Bu sabah radyoda duydum.
Dünyada bu konu çoğu sınıfta gerçek başlıklar, kısa dinleme parçaları ve bilgi boşluğu etkinlikleriyle öğretilir. Öğretmen önce kaynağı söyleyen kalıpları, sonra haberi iki üç cümleyle özetlemeyi gösterir. Siz her aktarımda kendinize sorun: Bunu nereden biliyorum? Bu soru hem İngilizcede hem Türkçede sizi daha dikkatli bir konuşmacı yapar.
Örnek
Somut sınıf örneği. Öğrenci A, okul panosundaki kısa bir haberi aktarır. A: Did you hear about the new sports centre? (did yu hıır ı-baut dö nyu sports sen-tır) Yeni spor merkezi hakkında duydun mu? B: No. Where did you hear that? (nou. ver did yu hıır det) Hayır. Bunu nereden duydun? A: I read it on the school website. It will open in May. (ay red it on dö skul veb-sayt. it vil oupın in mey) Okul sitesinde okudum. Mayısta açılacak.
B1 düzeyinde temel sözcükler ve kalıplar
Bu konuda işinize yarayan sözcükler B1 sınırını aşmaz. news (nyuuz) haber, sayılamayan bir addır; a news denmez, the news veya some news denir. headline (hed-layn) başlık, article (ar-ti-kıl) yazı, report (ri-port) haber / rapor, journalist (cor-nı-list) gazeteci, source (sors) kaynak, online (on-layn) çevrimiçi. Fiiller: hear (hıır) duymak, geçmişi heard (hıırd); read şimdi riid, geçmişte red okumak; see / saw (sii / soo) görmek; say / said (sey / sed) demek; tell / told (tel / tould) söylemek.
Sık kalıplar şunlardır. Soru: Did you hear about...? (did yu hıır ı-baut) Duydun mu... hakkında? Aktarma: I heard that... (ay hıırd det) Duydum ki... They say that... (dey sey det) Diyorlar ki... Someone told me that... (sam-van tould mi det) Biri bana söyledi ki... Kaynak: on TV (on ti-vi) televizyonda, on the radio (on dö reydi-yo) radyoda, in the newspaper (in dö nyuz-pey-pır) gazetede, on the internet (on dö in-tır-net) internette, from a friend (from ı frend) bir arkadaştan. Kısa tepkiler: Really? (riı-li) Gerçekten mi? Are you sure? (ar yu şur) Emin misin? That is interesting. (det iz in-tırıs-ting) İlginç.
Telaffuzda Türkçe konuşanlar news sözcüğünün sonundaki z sesini ve th sesini zorlar. the news için dö nyuuz deyin, nüz değil. heard sözcüğünde r spektrumu uzar: hıırd. source sors gibi, soors değil. Bu sözcükleri yüksek sesle, kısa cümle içinde tekrarlamak kalıpları otomatikleştirir.
Örnek
Kelimeyi cümlede tutun. The headline says the concert is on Saturday. (dö hed-layn sez dö kon-sıt iz on se-tır-dey) Başlık, konserin cumartesi olduğunu söylüyor. I saw a short report on TV last night. (ay soo ı şort ri-port on ti-vi last nayt) Dün gece televizyonda kısa bir haber gördüm. Is the source a newspaper or a friend? (iz dö sors ı nyuz-pey-pır or ı frend) Kaynak bir gazete mi yoksa bir arkadaş mı?
Kaynağı belirtme yolları
Kaynağı söylemenin en işe yarar kalıbı according to (ö-kor-ding tu) yani ...e göre kalıbıdır. Ardından kişi, kurum veya metin gelir: according to the teacher, according to this article, according to the BBC. Cümle: According to the local newspaper, the bus strike will end on Friday. (ö-kor-ding tu dö lokıl nyuz-pey-pır, dö bas strayk vil end on fray-dey) Yerel gazeteye göre otobüs grevi cuma günü bitecek. Bu kalıp görüşünüz için kullanılmaz; kendi fikriniz için I think (ay think) veya in my opinion (in may ı-pin-yın) dersiniz.
Gördüğünüz veya duyduğunuz yere göre edat değişir ve bu B1’de sınanır. Televizyon, radyo ve internet için on: I saw it on TV. (ay soo it on ti-vi) Televizyonda gördüm. I heard it on the radio. Radyoda duydum. I read it on the internet. (ay red it on dö in-tır-net) İnternette okudum. Gazete ve dergi için in: I read it in the newspaper. Gazetede okudum. Kişi için from veya told me: I heard it from my sister. (ay hıırd it from may sis-tır) Kız kardeşimden duydum. My uncle told me that the shop is closed. (may an-kıl tould mi det dö şop iz klouzd) Amcam dükkânın kapalı olduğunu söyledi.
Metnin kendisini özne yapabilirsiniz: The article says that... (dö ar-ti-kıl sez det) Yazı diyor ki... The report says the weather will be cold. (dö ri-port sez dö ve-dır vil bi kould) Haber, havanın soğuk olacağını söylüyor. B1’de dolaylı anlatım çoğu zaman said that ve told me that ile şimdiki veya geçmiş zamanın basit haliyle yeter: She said that the train is late. (şi sed det dö treyn iz leyt) Trenin geç kaldığını söyledi. Karmaşık zaman kaydırmalarına bu düzeyde gerek yoktur.
Örnek
Öğretmen ekrandaki kısa haberi örnek öğrenciye aktarır. Student: According to this website, the museum is free on Sundays. (ö-kor-ding tu dis veb-sayt, dö mu-zi-ım iz frii on san-deyz) Bu siteye göre müze pazar günleri ücretsiz. Teacher: Where exactly did you read that? (ver ig-zakt-li did yu riid det) Tam olarak nerede okudun? Student: I read it in a short article on the museum page. (ay red it in ı şort ar-ti-kıl on dö mu-zi-ım peyc) Müze sayfasındaki kısa bir yazıda okudum.
Günlük diyalog: haberi arkadaşınıza aktarın
Günlük konuşma çoğu zaman bir soruyla açılır. Have you heard the news? (hev yu hıırd dö nyuuz) Haberi duydun mu? Did you see the headline today? (did yu sii dö hed-layn tı-dey) Bugün başlığı gördün mü? Karşı taraf bilmiyorsa siz kısa özet ve kaynak verirsiniz. Uzun cümle kurmayın; B1’de iki üç net cümle yeter. Önce olay, sonra kaynak, sonra kısa bir yorum: I think it is good news. (ay think it iz gud nyuuz) Bence iyi haber.
Somut bir okul içi olay düşünün. İki öğrenci teneffüste konuşur. Biri spor salonunun onarılacağını duymuştur, öbürü duymamıştır. Kaynak okul sitesi veya öğretmen olabilir. Böyle diyaloglar dünyada bilgi boşluğu diye öğretilir: bir öğrencinin elinde kısa bir başlık vardır, diğerinin yoktur; konuşarak bilgiyi tamamlarlar. Siz de arkadaşınızla gerçek bir başlığı değil, sınıfta verilen karttaki kısa metni kullanarak pratik yapabilirsiniz; uydurma güncel olay ezberlemeyin, kalıbı ezberleyin.
Dinleyen kişi sık sık kaynağı sorar: Where did you hear that? (ver did yu hıır det) Who told you? (huu tould yu) Kim söyledi? Is it true? (iz it truu) Doğru mu? Cevabınız emin değilseniz bunu da söyleyin: I am not sure. It is just what I heard. (ay em not şur. it iz cast vot ay hıırd) Emin değilim. Sadece duyduğum bu. Bu cümle sizi abartıdan ve yanlış bilgi yaymaktan korur.
Örnek
Kısa diyalog. Lina: Did you hear about the school trip? (did yu hıır ı-baut dö skul trip) Okul gezisini duydun mu? Ege: No. What happened? (nou. vat hepınd) Hayır. Ne oldu? Lina: According to Mr Kaya, we will go to the science museum next week. (ö-kor-ding tu mis-tır ka-ya, vi vil gou tu dö say-ıns mu-zi-ım nekst viik) Kaya Bey’e göre gelecek hafta bilim müzesine gideceğiz. Ege: Who told you that? (huu tould yu det) Bunu sana kim söyledi? Lina: I heard it from Mert. He read it on the class page. (ay hıırd it from mert. hii red it on dö klas peyc) Mert’ten duydum. Sınıf sayfasında okumuş.
Sınıfta rol yapma: kısa bir haber sunumu
Rol yapma, bu konunun dünyada en sık kullanılan yoludur. Bir öğrenci spiker, öbürü sokaktaki yurttaş veya sınıf arkadaşı olur. Spiker önce kaynağı, sonra haberi, en sonda kısa bir kapanış söyler. B1 metni üç cümleyi geçmez. Örnek iskelet: Good morning. This is the school news. (gud mor-ning. dis iz dö skul nyuuz) Günaydın. Bu okul haberleri. According to the head teacher, the library will open at eight. (ö-kor-ding tu dö hed tii-çır, dö lay-brı-ri vil oupın et eyt) Müdüre göre kütüphane saat sekizde açılacak. That is all for today. (det iz ool for tı-dey) Bugünlük bu kadar.
Sunumda bakış dinleyiciye dönük olsun; kâğıttan uzun cümle okumayın. Rakam, gün ve yer B1 sözcükleriyle kalsın: Monday, next week, in the city centre, at ten o’clock. Abartılı sıfatlar ve karmaşık bağlaçlar bu düzeyin dışındadır. Sunum bitince dinleyenler iki soru sorar: Where did you get this information? (ver did yu get dis in-fır-mey-şın) Bu bilgiyi nereden aldın? When will it happen? (ven vil it hepın) Ne zaman olacak? Böylece hem aktarma hem kaynak hem de soru kalıbı aynı etkinlikte çalışır.
Evde pratik için bir dakika kronometre tutun. Önce kaynağı söyleyin, sonra haberi iki cümleyle özetleyin, sonra I think... ile kısa görüş ekleyin. Aynı haberi bir kez on TV, bir kez in the newspaper, bir kez from a friend kaynağıyla tekrarlayın. Kaynak değişince edatın da değiştiğini kulağınız ezberler. Bu, bir sonraki düzeydeki daha uzun haberlere basamak olur.
Örnek
Rol kartı. Haber: pazar günü parkta ücretsiz konser. Sunum: Hello. I have some news. (he-lou. ay hev sam nyuuz) Merhaba. Bir haberim var. According to a poster in the town, there is a free concert in the park on Sunday at three. (ö-kor-ding tu ı pos-tır in dö tavn, der iz ı frii kon-sıt in dö park on san-dey et trii) Kasabadaki bir afişe göre pazar günü saat üçte parkta ücretsiz konser var. I heard it from my neighbour, and I also saw the poster. (ay hıırd it from may ney-bır, end ay ol-so soo dö pos-tır) Komşumdan duydum ve afişi de gördüm. I think it will be fun. (ay think it vil bi fan) Bence eğlenceli olacak.
Türkçe konuşan öğrencilerin sık yaptığı hatalar
Türkçeden bire bir çeviri en çok kaynağı belirtirken bozar. Türkçede televizyondan duydum, internetten okudum deriz; İngilizcede yer edatı başkadır. Doğrusu I heard it on TV ve I read it on the internet dir, from TV veya in internet değil. Gazete için in the newspaper kullanılır. news sayılamaz: a news yanlış, some news veya the news doğrudur. read fiilinin geçmişi yazılış olarak aynı, okunuşu red dir; şimdiki zaman riid ile karıştırmayın.
say ve tell karışır. He said me the news yanlıştır. Nesne kişiyse tell gerekir: He told me the news. (hii tould mi dö nyuuz) Bana haberi söyledi. Cümle aktarırken He said that the shop is closed. (hii sed det dö şop iz klouzd) Dükkânın kapalı olduğunu söyledi. according to me kalıbı da sık hata kaynağıdır; bu yapı kaynak içindir, kişisel görüş için değildir. Görüş için I think veya in my opinion deyin. According to the radio, it will rain. doğrudur; According to me, it will rain B1’de istenmez.
Sözcük sırası ve that kullanımı da Türkçe etkiler. I heard that the match is tonight (ay hıırd det dö meç iz tı-nayt) Maçın bu gece olduğunu duydum cümlesinde that çoğu zaman kalabilir; tamamen atınca da anlaşılır ama B1 yazmada tutmak daha güvenlidir. Emin olmadığınız haberi kesinmiş gibi aktarmayın. They say (dey sey) Diyorlar ki kalıbı söylenti içindir; resmi kaynak değilse I am not sure ekleyin. Grup tartışmasında arkadaşınızın cümlesini düzeltirken nazik olun: Do you mean on the internet? (du yu miin on dö in-tır-net) İnternette mi demek istedin?
Örnek
Yanlış ve doğru yan yana. Yanlış: I heard from the news a news. Doğru: I heard it on the news. (ay hıırd it on dö nyuuz) Haberi duyurdum / haberlerde duydum. Yanlış: He said me that the shop closed. Doğru: He told me that the shop is closed. Yanlış: According to me the film is good. Doğru: I think the film is good. (ay think dö film iz gud) Bence film güzel. Yanlış: I read it in internet yesterday, read = riid. Doğru: I read it on the internet yesterday. (ay red it on dö in-tır-net yes-tır-dey) Dün internette okudum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: According to me benim görüşüm demektir ve her zaman doğrudur. Doğrusu: According to kaynaktır, kişi veya kurumdan sonra gelir. Kendi fikriniz için I think veya in my opinion kullanın.
- Yanlış: News sayılabilen bir addır, a news denir. Doğrusu: news sayılamaz. the news, some news veya a piece of news deyin; a news kullanmayın.
- Yanlış: Televizyon ve internet için Türkçedeki gibi from veya in yeter. Doğrusu: Televizyon, radyo ve internette on kullanılır: on TV, on the radio, on the internet. Gazetede in the newspaper denir.
- Yanlış: He said me bana dedi demektir. Doğrusu: Kişi nesneyse tell gerekir: He told me that... Cümle aktarırken He said that... kullanılır.
- Yanlış: Kaynağı söyleyince haber kesin doğrudur. Doğrusu: Kaynak güveni artırır ama her kaynak doğru değildir. Emin değilseniz I am not sure veya They say that ile mesafenizi koruyun.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde, B2’de, haberi aktarırken zaman kaydırma, edilgen yapı ve daha uzun dolaylı anlatım devreye girer. Öğrenci yalnızca kaynağı söylemekle kalmaz; iki kaynağı karşılaştırır, abartıyı fark eder ve It is said that gibi kalıplarla mesafeli konuşur. Medya okuryazarlığı da eklenir: başlık ile metin uyuşuyor mu, reklam mı haber mi? Siz şimdi B1’de kısa, doğru ve kaynaklı cümle kurmayı sağlamlaştırırsanız, o basamak çok daha kolay gelir.
Özet
B1’de haber aktarmak, kısa bir olayı kendi sözünüzle söylemek ve kaynağı according to, I heard on, I read in gibi kalıplarla belirtmektir. news sayılamaz; televizyon ve internette on, gazetede in kullanılır; görüş için according to me değil I think denir. Her gün bir başlığı üç cümleyle, kaynağıyla birlikte sesli tekrarlamak hem telaffuzu hem de günlük konuşmayı güçlendirir.