QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Dil bilgisi: Geçmiş alışkanlıklar ve değişimler (used to)

Yabancı Diller · İngilizce B1 · Hedefler ve Kişisel Gelişim
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Geçmişte düzenli yaptığımız ama artık yapmadığımız alışkanlıkları ve hayatımızdaki kalıcı değişimleri used to kalıbıyla anlatırız.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

used to ne anlama gelir?

Tahtadaki fotoğraflar öğrencinin hayatının hangi iki dönemini gösteriyor?

İngilizcede geçmişte sık yaptığımız ama artık yapmadığımız alışkanlıkları ve durumları anlatmak için used to kalıbını kullanırız. Telaffuzu yaklaşık yust tu veya bağlanınca yustə şeklindedir; 'kullanmak' anlamındaki used sözcüğü yuzd okunur, alışkanlık kalıbı ise yust okunur. CEFR B1 can-do hedefi şudur: çocukluğunuzdaki alışkanlıklarınızı ve artık doğru olmayan durumları kısa, anlaşılır cümlelerle anlatabilirsiniz. Dünyanın birçok ülkesinde bu konu eski ve yeni fotoğraflar, zaman çizelgesi veya sınıf anketiyle açılır.

Bu yapı hem tekrarlanan eylemler hem de uzun süren durumlar içindir. I used to play tennis. (Eskiden tenis oynardım.) bir eylemdir. I used to be afraid of dogs. (Eskiden köpeklerden korkardım.) bir durumdur. Günlük hayatta aile büyükleri, eski mahalle ve ilkokul yılları konuşulurken bu kalıp doğal akar. Anlamın içinde her zaman 'şimdi öyle değil' gizlidir; bunu ayrıca söylemek zorunda değilsiniz ama now (nau) ile pekiştirebilirsiniz.

Konunun günlük yerini düşünün: sınıf panosundaki çocukluk fotoğrafı, değişen yemek saatleri, eskiden her gün yapılan bir spor. Öğretmen iki fotoğraf göstererek sorar: eskiden ne yapardın, şimdi ne yapıyorsun? Cevabınız çoğu zaman used to ile başlar. Bu kalıp modern günlük İngilizcede geçmiş alışkanlığı anlatmanın en sık yoludur ve B1 düzeyindeki ders kitaplarında düzenli yer alır.

Örnek

Somut örnek: I used to walk to school. Now I take the bus. (Eskiden okula yürürdüm. Şimdi otobüse biniyorum.) Okunuş: ay yust tu vok tu skul. nau ay teyk dı bas. Gizli anlam: artık yürümüyorum.

Olumlu cümleler: özne + used to + yalın fiil

Çocukluk fotoğrafındaki ulaşım aracı ile bugünkü araç arasında nasıl bir değişim var?

Olumlu cümlede sıra sabittir: özne, sonra used to, sonra fiilin yalın hali. I used to ride a bicycle. (Eskiden bisiklet sürerdim.) She used to live in a small village. (O küçük bir köyde yaşardı.) Fiile -ed veya -ing eklemeyiz. Telaffuzda used to çoğu zaman yustə gibi yumuşak bağlanır ve ikinci sözcük kısaltılır.

We used to go to the park after school. (Biz okuldan sonra parka giderdik.) Bu cümle hem alışkanlığı hem de artık gitmediğimiz fikrini taşır. B1 sözcükleriyle güvenle kullanabileceğiniz fiiller şunlardır: play (pley), walk (vok), watch (vaç), have (hev), live (liv), ride (rayd), go (go). Daha ağır sözcükler aramayın; bildiğiniz günlük fiiller yeter.

Somut bir öğrenci hayatı düşünün: çocukken her gün bisiklete biner, şimdi elektrikli scooter kullanır. I used to ride my bicycle to school. (Okula bisikletimle giderdim.) Now I use an electric scooter. (Şimdi elektrikli scooter kullanıyorum.) Karşılaştırmayı in the past (in dı past) ve now ile güçlendirebilirsiniz. Bu, B1 öğrencisinin rahatça kurabileceği net bir çift cümledir.

Örnek

Çözümlü örnek. Türkçe: Çocukken her akşam süt içerdim, şimdi içmiyorum. İngilizce: I used to drink milk every evening. (Ay yust tu drink milk evri ivnin.) Yanlış biçim: I used to drinking milk demeyin; fiil yalın kalır.

Olumsuz cümleler ve sorular

Öğrenci eskiden yemeklerini nasıl yerdi, şimdi nasıl yemek zorunda?

Olumsuz yapmak için did not use to veya kısaca didn't use to (didınt yus tu) deriz. Çok önemli bir yazım kuralı vardır: olumsuzda ve soruda used değil use yazılır, çünkü did zaten geçmiş zamanı taşır. I didn't use to like vegetables. (Eskiden sebze sevmezdim.) Soru kalıbı: Did you use to play in the street? (Eskiden sokakta oynar mıydın?) Kısa cevap: Yes, I did. / No, I didn't.

He didn't use to eat alone. (O eskiden yalnız yemek yemezdi.) Kalabalık aile sofrası geçmişte varsa, şimdi yalnız yemek bir değişim cümlesine dönüşür. We used to have big family dinners. (Eskiden kalabalık aile yemeklerimiz olurdu.) Now I often eat alone. (Şimdi sık sık yalnız yerim.) anymore (enimor) sözcüğü 'artık' anlamında sık eklenir: I don't eat with my family anymore. (Artık ailemle yemek yemiyorum.)

Kısa diyalog B1 düzeyine uygundur. A: Did you use to have dinner with your family? (Eskiden ailenle akşam yemeği yer miydin?) B: Yes, I did. We used to sit together every evening. Now I eat alone. (Evet. Her akşam birlikte otururduk. Şimdi yalnız yiyorum.) Bu konuşma hem soru biçimini hem olumlu used toyu hem de şimdiki zamanı bir arada gösterir.

Örnek

Soru dönüşümü. Türkçe: Eskiden erken kalkar mıydın? İngilizce: Did you use to get up early? Olumsuzu: I didn't use to get up early. (Eskiden erken kalkmazdım.) Yanlış yazım Did you used to kabul edilmez.

Şehirler ve çevremiz nasıl değişti

Pencereden bakınca eski futbol sahasının yerinde ne görüyorsun?

Sadece kişisel alışkanlık değil, yerler ve şehirler de değişir. En doğal kalıp There used to be (der yust tu bi) şeklindedir: 'eskiden vardı' demektir. There used to be a football pitch here. (Burada eskiden bir futbol sahası vardı.) Now there is a shopping centre. (Şimdi bir alışveriş merkezi var.) Pencereye bakıp mahallenizi anlatmak B1'de gerçek bir can-do işidir.

Günlük hayatta memleketinize gittiğinizde bu cümleleri kurarsınız. There used to be a small cinema in our town. (Kasabamızda küçük bir sinema vardı.) People used to walk more. (İnsanlar eskiden daha çok yürürdü.) Children used to play outside. (Çocuklar eskiden dışarıda oynardı.) Bu cümleler hem dil bilgisini hem gözlem gücünüzü gösterir. Sık yanlış anlama, used toyu yalnızca kişiler için sanmaktır; sokak, park ve bina için de kullanılır.

Dünyada bu konu sıkça then and now fotoğraflarıyla öğretilir: nehir kenarı, park, okul bahçesi, stadyum. This street used to be quiet. (Bu sokak eskiden sessizdi.) There didn't use to be so many cars. (Eskiden bu kadar çok araba olmazdı.) Değişimi abartmadan, bildiğiniz B1 sözcükleriyle anlatmak yeter: small, big, near my house, after school.

Örnek

Somut metin: When I was a child, there used to be a football field near my house. We used to play there after school. Now there is a big shopping centre. I don't play football anymore. (Çocukken evimin yakınında futbol sahası vardı. Okuldan sonra orada oynardık. Şimdi büyük bir alışveriş merkezi var. Artık futbol oynamıyorum.)

Kısa diyaloglar ve alışkanlık karşılaştırması

Eskiden arkadaşlarla sokakta oynanan oyunların yerini bugün ne almış?

I used to play in the street with my friends. (Eskiden sokakta arkadaşlarımla oynardım.) Now I stay at home and watch videos on my tablet. (Şimdi evde kalıp tabletimde video izliyorum.) Bu karşılaştırma B1 öğrencisinin yapabileceği net bir can-do'dur: geçmiş alışkanlık ile şimdiki durumu yan yana koyabilirsiniz. stay at home (stey et hom) ve watch videos (vaç vidyoz) B1 sözcükleridir.

Kısa diyalog. A: What did you use to do after school? (Okuldan sonra ne yapardın?) B: I used to play football in the street. Now I usually play games on my tablet. (Sokakta futbol oynardım. Şimdi genellikle tabletimde oyun oynuyorum.) A: Did you use to have many friends outside? (Dışarıda çok arkadaşın var mıydı?) B: Yes, I did. I didn't use to stay at home so much. (Evet. Eskiden evde bu kadar kalmazdım.) Diyalog hem soru hem olumsuz hem de now karşılaştırmasını öğretir.

Günlük hayatta eski fotoğraf paylaşırken, sınıfta childhood memories konuşurken bu kalıplar işe yarar. would (vud) bazen tekrarlanan geçmiş eylemler için kullanılır ama durumlar için used to gerekir. I used to be shy. (Eskiden utangaçtım.) doğrudur; aynı anlamda I would be shy doğal değildir. B1'de önce used toyu sağlam öğrenin, would ile uzun hikayeyi bir sonraki basamağa bırakın.

Örnek

Karşılaştırma: Eskiden sokakta oyun, şimdi tablet. Children used to play outside. They didn't use to sit with tablets all day. (Çocuklar eskiden dışarıda oynardı. Bütün gün tabletle oturmazlardı.)

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

Türkçede 'eskiden yapardım' hem used to hem geçmiş zaman hem de bazen would ile karşılanabilir; bu yüzden seçim zorlaşır. En sık yazım hatası olumsuzda didn't used to yazmaktır. Doğrusu didn't use to şeklindedir. İkinci sık hata şimdiki alışkanlığı I use to play diye söylemektir; şimdiki düzenli eylem için I play veya I usually play (ay yujuıli pley) gerekir.

Üçüncü hata telaffuzdur: alışkanlık kalıbında yust, 'kullanmak' anlamında yuzd. Dördüncü hata fiile -ing eklemektir: I used to playing yanlıştır, doğrusu I used to play olur. Beşinci hata Türkçedeki 'alışkın olmak' ile karıştırmaktır. I am used to (ay em yust tu) 'alışkınım' demektir ve çoğu zaman -ing alır; bu yapı B1'in bir üst basamağındadır. Şimdilik karıştırmayın.

Düzeltme defteri tutmak işe yarar. Yanlış: I didn't used to like English. Doğru: I didn't use to like English. (Eskiden İngilizce sevmezdim.) Yanlış: I used to going by bike. Doğru: I used to go by bike. Yanlış soru: Did you used to sleep early? Doğru: Did you use to go to bed early? (Did yu yus tu go tu bed örli?) Bu üç çifti ezberleyin.

Örnek

Hata-düzeltme. Türkçe: Eskiden erken yatar mıydın? Yanlış öğrenci cümlesi: Did you used to sleep early? Doğrusu: Did you use to go to bed early? Olumsuz doğru biçim: I didn't use to go to bed early.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Olumsuz ve soruda didn't used to / Did you used to yazılır. Doğrusu: did zaten geçmişi taşıdığı için use yazılır: didn't use to, Did you use to. used yalnızca olumlu cümlede kalır.
  • Yanlış: used to şimdiki alışkanlık için de kullanılır. Doğrusu: Bu kalıp yalnızca geçmişte olup artık geçerli olmayan alışkanlık ve durumlar içindir. Şimdiki düzen için usually veya yalın şimdiki zaman kullanın.
  • Yanlış: used to dan sonra -ing gelir. Doğrusu: Alışkanlık anlamında used to + yalın fiil gelir. -ing'li yapı başka bir konudur ve şimdilik karıştırılmamalıdır.
  • Yanlış: I used to ile I am used to aynı şeydir. Doğrusu: I used to eskiden yapardım demektir. I am used to + isim veya -ing ise alışkınım demektir; anlam ve zaman tamamen farklıdır.
  • Yanlış: used to ile would her cümlede değişebilir. Doğrusu: would tekrarlanan eylemler için bazen mümkündür ama be, live, have gibi durumlar için used to gerekir. B1'de önce used toyu güvenle kullanın.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta be used to ve get used to öğreneceksiniz: alışkın olmak ve alışmak. Bu iki kalıp yazılış olarak benzer göründüğü için şimdiki used toyu iyice oturtmanız gerekir. Ayrıca would ile hikaye anlatımı ve present perfect ile hayatınızın nasıl değiştiği daha ayrıntılı işlenir. B2 metinlerinde geçmiş alışkanlıkları uzun paragraflarda, neden-sonuç bağlarıyla yazmanız beklenir.

Özet

used to geçmişte olup bitmiş alışkanlık ve durumları anlatır; içinde 'artık öyle değil' anlamı vardır. Olumlu cümlede used to + yalın fiil, olumsuz ve soruda did/didn't use to kullanılır. Türkçe 'yapardım' ile bire bir denk gelmez; olumsuz yazıma, telaffuza (yust, yuzd değil) ve be used to ile karıştırmamaya özellikle dikkat edin.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi geçmişte yapılan bir alışkanlığı doğru şekilde ifade eder?
  1. I used to play football every weekend.
  2. I am playing football every weekend.
  3. I will play football every weekend.
  4. I play football every weekend.
Cevabı göster
Doğru cevap: I used to play football every weekend.
‘Used to’ geçmişte yapılan ve artık yapılmayan alışkanlıkları anlatır. Diğer seçenekler geçmiş alışkanlık anlamı taşımaz.
2. Aşağıdaki görselde bir çocuk bisiklet sürüyor. Bu durumu geçmişteki bir alışkanlık olarak ifade etmek için hangi cümle doğrudur?
  1. He used to ride a bike.
  2. He is riding a bike.
  3. He will ride a bike.
  4. He rides a bike.
Cevabı göster
Doğru cevap: He used to ride a bike.
‘Used to’ geçmişte yapılan ve artık yapılmayan bir alışkanlığı anlatır.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi geçmişte yapılmayan bir alışkanlığı doğru şekilde ifade eder?
  1. She didn’t use to eat vegetables.
  2. She doesn’t eat vegetables.
  3. She isn’t eating vegetables.
  4. She won’t eat vegetables.
Cevabı göster
Doğru cevap: She didn’t use to eat vegetables.
Olumsuz geçmiş alışkanlıklar için ‘didn’t use to’ kullanılır.
4. Resimde bir adam eskiden sakallıymış, şimdi ise tıraş olmuş. Hangi cümle bu değişimi anlatır?
  1. He used to have a beard.
  2. He is having a beard.
  3. He will have a beard.
  4. He has a beard.
Cevabı göster
Doğru cevap: He used to have a beard.
‘Used to have a beard’ geçmişte sakalı olduğunu, artık olmadığını belirtir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi geçmişte yapılan bir alışkanlık değildir?
  1. I used to go swimming every summer.
  2. I used to have long hair.
  3. I used to live in Ankara.
  4. I am used to waking up early.
Cevabı göster
Doğru cevap: I am used to waking up early.
‘I am used to’ alışkın olmak anlamındadır, geçmiş alışkanlık belirtmez.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

Kelime: Hedefler, planlar, engeller ve ilerleme ›