A2 düzeyinde seyahat, otobüs tren uçak gibi araçları, biletleri ve istasyon havaalanı gibi yerleri İngilizce adlarıyla kullanarak gerçek bir yolculukta ilk bağımsız adımı atmaktır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Seyahat dilinin büyük fikri
CEFR A2 can-do hedefi şudur: öğrenci basit toplu taşımayı kullanabilir ve bilet alabilir. Bu hedef ezber listesinden çok gişede kısa cümle kurabilmeyi ister. Dünya A2 kitaplarında seyahat ünitesi neredeyse her zaman vardır çünkü ihtiyaç somuttur. Telaffuz: travel trevıl, ticket tikit gibi okunur.
Günlük hayatta üç temel araç bus (bas), train (treyn) ve plane (pleyn) ile başlar. Kalıp I go by train. (Trenle giderim.) A2 için yeterlidir. Öğrenci Where is the bus stop? (Otobüs durağı nerede?) sorusunu gerçek durakta kullanır. Konu yalnızca ünite maddesi değil, tatil ve gezi ihtiyacıdır.
Bir sonraki adım yer adları ve bilet cümleleridir. Şimdilik uzun zamanlar yoktur. The plane is late. (Uçak geç kalır.) gibi kısa cümleler A2 sınırındadır. Öğretmen resmi göstererek araç ve yer adlarını sınıfça söyletir.
Örnek
Can-do örneği: Öğrenci der ki I go by bus. Where is the station? (Otobüsle giderim. İstasyon nerede?) Bu iki cümle A2 hedefini karşılar.
Ulaşım araçları sözcükleri
A2 dağarcığında araçlar şunlardır: bus (bas), train (treyn), plane (pleyn), taxi (teksi), car (kar), bicycle (baysıkıl), boat (bout), ship (şip), metro (metro), tram (trem). Kalıp her zaman by ile kurulur: I go by bus. I go by plane. Türkçedeki otobüsle trenle ifadesi by ister.
I go with bus cümlesi yanlıştır ve Türkçe kaynaklıdır. Doğru örnekler: We take a taxi to the hotel. (Otele taksiyle gideriz.) The train is cheap and fast. (Tren ucuz ve hızlıdır.) There is a bus every twenty minutes. (Her yirmi dakikada bir otobüs vardır.) Karşılaştırma A2’dedir: The plane is faster than the bus. (Uçak otobüsten daha hızlıdır.)
Kısa diyalog hedef dilde kalır. A: How do you go to Ankara? (Ankara’ya nasıl gidersin?) B: I go by train. It’s comfortable. (Trenle giderim. Rahattır.) Telaffuz: hav du yu gou tu ankara, ay gou bay treyn. Öğrenci bu kalıbı sesli tekrar eder.
Örnek
Somut olay: Mehmet İzmir’e gidecek. Söyler: I want to go by bus. The bus is cheaper than the plane. (Otobüsle gitmek istiyorum. Otobüs uçaktan daha ucuzdur.) cheaper A2 karşılaştırmasıdır.
Seyahat yerleri: istasyon ve durak
Yer adları A2’nin ikinci ayağıdır: airport (eyrport), train station (treyn steyşın), bus station (bas steyşın), bus stop (bas stop), harbour (harbır), platform (platform), gate (geyt), ticket office (tikit ofis). Soru kalıbı: Where is the train station? (Tren istasyonu nerede?) Cevap: It’s next to the park. (Parkın yanında.)
Resim bir tren istasyonunu gösterir; yolcular bilet makinesini kullanır ve trene biner. Cümleler: The ticket machine is over there. (Bilet makinesi şurada.) Platform 5 is on the left. (5. peron soldadır.) Excuse me, where is platform 2? (Affedersiniz, 2. peron nerede?) Tren istasyonu diyalogları dünya A2 kitaplarında klasiktir.
Öğrenci This is the bus stop. (Burası otobüs durağı.) diyebilir. The airport is far from the city. (Havaalanı şehirden uzaktır.) far from A2’dir. Yer sormak seyahatin yarısıdır; bilet diğer yarısıdır.
Örnek
Diyalog: A: Excuse me, where is the ticket office? B: It’s opposite the cafe. Go straight. Türkçesi: Affedersiniz, bilet gişesi nerede? Kafenin karşısında. Düz gidin.
Bilet almak ve check-in
Bilet sözcükleri: a ticket (ı tikit), a single ticket (tek yön, singıl tikit), a return ticket (gidiş-dönüş, ritörn tikit), passport (paspoort), luggage (lagıc), boarding pass (bording pas). Ana kalıp: I’d like a return ticket to Antalya, please. (Antalya’ya gidiş-dönüş bilet istiyorum, lütfen.) Telaffuz: ayd layk ı ritörn tikit tu antalya pliz.
Havaalanı resminde check-in canlıdır. Check-in is at desk number 8. (Check-in 8 numaralı gişede.) Here’s my passport. (Pasaportum burada.) Fiyat sorusu daima How much is a ticket to London? (Londra’ya bilet ne kadar?) şeklindedir. How many fiyat için kullanılmaz. Görevli sorabilir: Single or return? (Tek yön mı gidiş-dönüş mü?)
Kısa diyalog: A: Can I have a ticket to Ankara, please? B: Single or return? A: Return, please. How much is it? B: It’s two hundred lira. A: Here you are. Öğrenci sayıları ve please sözcüğünü ekler. Window or aisle? (Cam kenarı mı koridor mu?) sorusuna Window, please. yeter.
Örnek
Somut gişe metni: Görevli Any luggage? (Bagaj var mı?) diye sorar. Öğrenci One bag. (Bir çanta.) der. A2’de uzun bagaj hikâyesi yoktur.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
En sık hata I go with bus veya I go with train cümlesidir. Türkçedeki -le eki İngilizcede by olur: I go by bus. I take the train. de doğrudur. İkinci hata fiyat sorusudur: How many is the ticket? yanlıştır çünkü fiyat sayılamaz; doğrusu How much is the ticket? şeklindedir. Artikelsiz I want ticket de eksiktir; I want a ticket veya I’d like a ticket denir.
Telaffuz tuzakları ayrıdır. ticket tikit okunur, tiket değil. bus bas’tır, büs değil. train treyn diye uzar; Türkçe tren’e yakındır ama aynı değildir. airport eyrport, station steyşın, plane pleyn. passport paspoort, luggage lagıc. Bu sesler yazılmadan önce ağızdan çıkarılmalıdır.
Üçüncü tuzak karışık dil cümlesidir: İngilizce cümlede havaalanı veya bilet Türkçe bırakılmaz. Tüm sözcük hedef dilde kurulur. plain düzlük demektir, uçak plane’dir. Bu hatalar ayrı çalışılmazsa konuşmada kalır. Öğretmen her hatayı doğru kalıpla hemen tekrar ettirir.
Örnek
Yanlış: I go to school with metro. How many is ticket? Doğru: I go to school by metro. How much is a ticket? (Okula metroyla giderim. Bilet ne kadar?)
Günlük hayatta diyalog ve dünyada öğretim
Dünya A2 sınıflarında seyahat konusu rol oyunu, basit bilet örneği ve durak haritası ile öğretilir. Otogar, tren gişesi ve havaalanı aynı kalıpları kullanır: I’d like a ticket, Which platform?, Gate 14. Öğrenci telefon uygulamasında bile gate ve platform görür. Günlük hayat bu sözcükleri zorunlu kılar.
Sık yanlış anlama şudur: kelime listesini ezberleyince konuşulacağı sanılır. Oysa Can I have a ticket, please? cümlesi sesli ve karşılıklı tekrar edilmelidir. The bus leaves at nine. (Otobüs dokuzda kalkar.) saat A2’de present simple ile verilir. Öğrenci ihtiyacı hissedince kalıp kalıcı olur.
Konunun günlük yeri durak, gişe ve check-in sırasıdır. Bir sonraki adım B1’de gecikme ve rezervasyondur; şimdi o yoktur. Öğrenci bugün I go by train. I’d like a return ticket. Where is platform 3? diyebilirse A2 can-do hedefine ulaşır. Resim bu yerlerden birini hatırlatır ve sınıfça adlandırılır.
Örnek
Tam diyalog: A: Good morning. I’d like a ticket to Bursa, please. B: Single or return? A: A return ticket. How much is it? B: It’s 250 lira. A: Here you are. Which platform? B: Platform 3. The train leaves at ten. Türkçesi: Günaydın. Bursa’ya bilet istiyorum lütfen. Tek yön mı gidiş-dönüş mü? Gidiş-dönüş. Ne kadar? 250 lira. Buyurun. Hangi peron? 3. peron. Tren onda kalkar.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I go with bus veya I go with train demek Doğrusu: Doğrusu I go by bus veya I take the train şeklindedir. Türkçedeki -le eki İngilizcede by ile karşılanır.
- Yanlış: How many is the ticket? Doğrusu: Fiyat sorulurken How much is the ticket? denir. How many sayılabilen nesneler içindir.
- Yanlış: I want ticket to Ankara demek (artikelsiz) Doğrusu: I’d like a ticket to Ankara. veya I want a ticket. a veya the unutulmaz.
- Yanlış: ticket’i tiket, bus’ı büs okumak Doğrusu: ticket tikit, bus bas okunur. İngilizce ünlü Türkçe büs ve tiket’ten farklıdır.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde B1 öğrencisi rezervasyon değiştirir, gecikmeyi anlatır ve tarifeyi okur. The flight is delayed. ve Can I change my ticket? gibi cümleler eklenir. Yön tarifi uzar ve bagaj kaybı diyalogları gelir. A2’deki kısa gişe konuşması B1’de sorun çözmeye dönüşür.
Özet
A2’de öğrenci otobüs tren uçak bilet istasyon ve havaalanı sözcükleriyle kısa yolculuk konuşması yapar. Türkçe kaynaklı by/with ve how much hataları ayrı çalışılır. Gerçek diyalog ve telaffuz, ezber listesinden daha önemlidir.