Ev ve mahallede yol sormak ile tarif etmek, A2 düzeyinde kaybolmadan bir yere ulaşmayı sağlayan temel günlük İngilizce iletişim becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Yol sormak neden temel bir A2 becerisidir?
Yol sormak, yabancı dilde en sık kullanılan günlük konuşmalardan biridir. CEFR A2 can-do hedefi şudur: mahalledeki basit yerler için yol sorabilir, kısa bir tarifi anlayabilir ve kendi evine veya okula basit tarif verebilirsiniz. Bu, ezberlenmiş sınav cümlesi değil; durakta veya kavşakta işe yarayan gerçek bir beceridir. Dünya sınıflarında konu genelde harita, oklar ve çift çalışmasıyla öğretilir.
Öğrenci önce yer adlarını öğrenir: school (skúl), park (park), supermarket (súpermárkit), hospital (haspitıl), bus stop (bas stop), post office (poust ofis), cinema (sinıma), library (laybreri). Haritaya bakmak tek başına yetmez; çünkü sokakta biri Go straight on (gou streyt on) dediğinde bunu kulağınızla yakalamanız gerekir. Nazik giriş şarttır: Excuse me (ikskyúz mi) veya Sorry (sori). Ses yüksek olmamalı; A2'de kısa, net ve yavaş konuşmak yeterlidir.
Örnek
Somut durum: Ali haritada library (laybreri) yazarını görür ama sokağı bulamaz. Sorar: Excuse me. Where is the library? (ikskyúz mi. ver iz dı laybreri) Cevap: It is next to the school. (it iz nekst tu dı skúl) Ali: Thank you. (thenk yu) Türkçesi: Affedersiniz. Kütüphane nerede? Okulun yanında. Teşekkürler.
Yol sorma: soru kalıpları
Yol sorarken önce dikkati çekersiniz, sonra yeri söylersiniz. En sık kalıp şudur: Excuse me. Where is the bank? (ikskyúz mi. ver iz dı benk) Türkçesi: Affedersiniz. Banka nerede? A2'de the (dı) unutulmamalıdır; Türkçede belirlilik artikeli yoktur, bu yüzden öğrenciler sıkça artikelsiz sorar. Doğrusu Where is the bank? şeklindedir. Dükkân sahibi genelde yerlidir; yavaş konuşursa A2 öğrenci anlayabilir.
Başka kalıplar da A2 sınırındadır. How can I get to the supermarket? (hau ken ay get tu dı súpermárkit) Markete nasıl gidebilirim? Is there a post office near here? (iz der e poust ofis nir hiyır) Buraya yakın bir postane var mı? Can you tell me the way to the hospital? (ken yu tel mi dı vey tu dı haspitıl) Hastaneye giden yolu söyleyebilir misiniz? I'm looking for the cinema. (aym luking for dı sinıma) Sinemayı arıyorum. Soru kısa tutulmalıdır; uzun cümle A2'de hata üretir.
Bir yer adı biliyorsanız onu kullanın: the park, the cafe (dı kafe), the hotel (dı houtel), the station (dı steyşın), the bakery (dı beykri). Bilmiyorsanız parmakla gösterip this street (dis strit) diyebilirsiniz. Konuşmayı please (plíz) ile yumuşatmak nezaketi taşır.
Örnek
Kısa diyalog. Kişi: Excuse me. Where is the bakery? (ikskyúz mi. ver iz dı beykri) Dükkân sahibi: It is opposite the school. (it iz opızıt dı skúl) Kişi: Thank you very much. (thenk yu veri maç) Dükkân sahibi: You're welcome. (yor velkım) Türkçesi: Affedersiniz. Fırın nerede? Okulun karşısında. Çok teşekkür ederim. Rica ederim.
Yol tarifi verme: temel emir cümleleri
Tarif verirken İngilizcede emir kipi kullanılır; özne çoğu zaman söylenmez. Go straight on. (gou streyt on) Düz gidin. Turn left. (törn left) Sola dönün. Turn right. (törn rayt) Sağa dönün. Türkçe kaynaklı sık hata şudur: öğrenciler Turn to left der. Doğrusu to olmadan Turn left veya Turn right şeklindedir. El ile sol ve sağı göstermek anlamayı kolaylaştırır.
Yerini belirtmek için şu kalıplar A2'dir. It is on the left. (it iz on dı left) Soldadır. It is on the right. (it iz on dı rayt) Sağdadır. Türkçede solda deriz; İngilizcede on the left kullanılır, in the left yanlış olur. It is next to the park. (it iz nekst tu dı park) Parkın yanında. It is opposite the hospital. (it iz opızıt dı haspitıl) Hastanenin karşısında. It is between the cafe and the bank. (it iz bitvín dı kafe end dı benk) Kafe ile bankanın arasında.
Sokakta yürüyen birine tarif verirken cümleleri kısa tutun. Go past the school. (gou past dı skúl) Okulu geçin. Stop at the traffic lights. (stop et dı trafik layts) Trafik ışıklarında durun. The hotel is on the corner. (dı houtel iz on dı kornır) Otel köşededir. Konuşmayı haritada bir nokta göstererek You are here. (yu ar hiyır) diye de başlatabilirsiniz.
Örnek
Sokak diyaloğu. A: Excuse me. How can I get to the park? (ikskyúz mi. hau ken ay get tu dı park) B: Go straight on. Turn left at the traffic lights. The park is on the right. (gou streyt on. törn left et dı trafik layts. dı park iz on dı rayt) A: Is it far? (iz it far) B: No. It is near here. (nou. it iz nir hiyır) A: Thanks. (thenks) Türkçesi: Parka nasıl giderim? Düz gidin. Işıklarda sola dönün. Park sağdadır. Uzak mı? Hayır. Buraya yakın.
Yönler, yer sözcükleri ve kavşak
Kavşak, yön dilinin en somut yeridir. Dört yol görünce öğrenci left (left) ve right (rayt) sözcüklerini bedeniyle eşler. Straight (streyt) karşıya gitmektir. Türkçe düz bazen yanlışlıkla başka bir sözcüğe çevrilir; yol için straight denir. On the corner (on dı kornır) köşede demektir. Bu düzeyde kavşak için at the traffic lights (et dı trafik layts) veya at the corner yeterlidir.
Yer bildiren yapılar şunlardır ve A2'yi aşmaz. next to (nekst tu): yanında. near (nir): yakınında. opposite (opızıt): karşısında. between (bitvín): arasında. behind (bihaynd): arkasında. in front of (in frant ov): önünde. Türk öğrenciler opposite ile in front of karıştırır. Karşı cadde opposite; tam önü in front of olur. next to bitişik, near yakındır.
Kavşakta pratik cümleler: Take the first street on the left. (teyk dı först strit on dı left) Soldaki ilk sokağa sapın. Take the second street on the right. (teyk dı sekınd strit on dı rayt) Sağdaki ikinci sokağa sapın. It is at the end of the street. (it iz et dı end ov dı strit) Sokağın sonundadır. Dünya genelindeki A2 kitaplarında sıra aynıdır: önce sol-sağ, sonra yanında-karşısında, en son ilk-ikinci sokak.
Örnek
Kavşak olayı. Öğrenci sorar: Excuse me. Where is the museum? (ikskyúz mi. ver iz dı myúziyım) Cevap: Turn right. Go straight on. It is between the library and the park. You can see it. (törn rayt. gou streyt on. it iz bitvín dı laybreri end dı park. yu ken si it) Türkçesi: Müze nerede? Sağa dönün. Düz gidin. Kütüphane ile parkın arasında. Görebilirsiniz.
Otobüs durağında ve mahallede kısa diyaloglar
Otobüs durağı, yol sormanın en gerçek yerlerinden biridir. Şoför veya bekleyen biri yardım edebilir. A2'de sözcükler basittir: bus (bas), bus stop (bas stop), station (steyşın). Soru: Does this bus go to the city centre? (daz dis bas gou tu dı siti sentır) Bu otobüs şehir merkezine gider mi? Where is the bus stop for the school? (ver iz dı bas stop for dı skúl) Okul otobüs durağı nerede? Şoför kısa cevap verir: Yes. Get off at the park. (yes. get of et dı park) Evet. Parkta inin.
Mahalle diyaloğunda ev tarif etmek de A2 hedefini karşılar. My house is next to the bakery. (may haus iz nekst tu dı beykri) Evim fırının yanında. The school is opposite my house. (dı skúl iz opızıt may haus) Okul evimin karşısında. Sıra önemlidir: önce büyük yer, sonra dönüş, sonra bina. Go straight on. Turn left. My house is on the right. It is number five. (gou streyt on. törn left. may haus iz on dı rayt. it iz nambır fayv)
Kısa diyalog ezberlenmez, rol yapılır. Biri sorar, biri tarif eder, üçüncü kişi dinler. Dünya sınıflarında bu konu çift çalışması ve sınıf içi kaybolma oyunu ile işlenir. Öğrenci yalnızca cümleyi değil, please (plíz) ve thank you (thenk yu) ile nezaketi de taşır. Anlamadıysa A2 için uygun cümle: Can you say that again, please? (ken yu sey det egeyn plíz) Bunu tekrar söyler misiniz, lütfen?
Örnek
Durak diyaloğu. Yolcu: Excuse me. How can I get to the hospital? (ikskyúz mi. hau ken ay get tu dı haspitıl) Şoför: Take this bus. Get off at the supermarket. Then turn right. The hospital is opposite the park. (teyk dis bas. get of et dı súpermárkit. den törn rayt. dı haspitıl iz opızıt dı park) Yolcu: Thank you. (thenk yu) Şoför: You're welcome. Have a nice day. (yor velkım. hev e nays dey) Türkçesi: Hastaneye nasıl giderim? Bu otobüse binin. Markette inin. Sonra sağa dönün. Hastane parkın karşısında. Teşekkürler. Rica ederim. İyi günler.
Türkçe kaynaklı sık hatalar
Türkçe söz dizimi İngilizce yol sormayı bozar. Türkçe Banka nerede kalıbı öğrenciyi Where the bank is? demeye iter. Doğrusu yardımcı fiilin öne geldiği Where is the bank? cümlesidir. Aynı hata How I can get to the park? şeklinde görünür; doğrusu How can I get to the park? olur. Soru sözcüğünden sonra yardımcı fiil öne gelir.
Edat hataları çok yaygındır. Türkçe sola dön kalıbı Turn to left üretir; İngilizcede Turn left denir. Türkçe solda kalıbı in the left üretir; doğrusu on the left şeklindedir. Go to straight de duyulur; yol için Go straight on kullanılır. Artikelsiz Where is school? cümlesi eksiktir; çoğu yer adı the school, the bank ister.
opposite, in front of ve next to karışır çünkü Türkçe karşı ve ön günlük dilde iç içe geçer. Cadde karşısı opposite, kapının önü in front of, bitişik duvar next to demektir. Telaffuzda the sözcüğü dı gibi duyulur. Where (ver) ver e yakındır. right (rayt) yön belirtir; bağlam yeter.
Örnek
Yanlış zincir: Where the supermarket is? Turn to left. It is in the left. Go to straight. Doğru zincir: Excuse me. Where is the supermarket? Turn left. It is on the left. Go straight on. (ikskyúz mi. ver iz dı súpermárkit? törn left. it iz on dı left. gou streyt on) Türkçesi: Affedersiniz. Market nerede? Sola dönün. Soldadır. Düz gidin.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sola dönmek için Turn to left demek yeterlidir. Doğrusu: İngilizcede Turn left ve Turn right denir; araya to konmaz.
- Yanlış: Solda demek için in the left kullanılır. Doğrusu: Doğru kalıp on the left ve on the right şeklindedir.
- Yanlış: Soru sırası Where the bank is? biçimindedir. Doğrusu: Yardımcı fiil öne gelir: Where is the bank? ve How can I get to the park?
- Yanlış: opposite ile in front of aynı anlama gelir. Doğrusu: Karşı cadde opposite; tam önü in front of; bitişik yer next to demektir.
- Yanlış: Yer adlarında the gerekmez: Where is school? Doğrusu: A2'de çoğu bildik yer the school, the bank, the supermarket ister.
Bir adım ileri
Bir sonraki düzeyde tarifler uzar: ışıklardan sonra ikinci sokağa sapmak, bir yeri görünceye kadar devam etmek ve süreyi söylemek eklenir. Dinleme metinleri daha hızlı ve daha uzun olur; öğrenci not alarak izler. Nezaket kalıpları Could you tell me the way to...? gibi dolaylı sorulara kayar. Yazılı tarif, kısa ileti veya not bırakma da bu basamakta gelir.
Özet
A2'de yol sormak, nazik bir giriş, kısa soru ve yer adıyla yapılır; tarif ise düz git, sola-sağa dön ve yanında-karşısında kalıplarıyla verilir. Türkçe söz dizimi, edatlar ve artikel en sık hata kaynağıdır; bunları ayırmak diyalogu anlaşılır kılar. Harita, kavşak, dükkân ve otobüs durağı bu becerinin gerçek hayattaki dört sahnesidir.