Hava durumunu, mevsimleri ve temel giysileri A1 İngilizcesiyle söylemek, güne uygun giyinmeyi ve başkalarına hava hakkında kısa bilgi vermeyi sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Bugünün havasını sormak ve söylemek
A1 derslerinde hava durumu dünyada çoğu zaman resim ve tek soruyla başlar: What's the weather like? (vats dı ve-dır layk) yani hava nasıl. Cevap kalıbı It's (its) ile gelir. It's sunny. (its sa-ni) hava güneşli demektir. It's hot. (its hot) hava sıcak, It's cold. (its kold) hava soğuk, It's cloudy. (its klau-di) hava bulutludur. weather (ve-dır) hava durumu, sunny (sa-ni) güneşli diye okunur.
Türkçede hava güneşli dersin; İngilizcede hava sözcüğünü tekrarlamazsın, it yeter. Bu, ilk can-do hedefinidir: bugünün havasını bir sıfatla söyleyebilirsin. Güneşli ve ılık günde It's sunny and warm. (its sa-ni end vorm) dersin. warm (vorm) ılık, cool (kul) serin demektir. Giysi cümlesi de basittir: I wear a T-shirt. (ay ver ı ti-şört) tişört giyerim. wear (ver) giymek anlamındadır.
Resimdeki oturma odasında çocuklar güneşli bir günde içeride oynuyor. Dışarı sunny olsa da evde olmak mümkündür; dilde yine It's sunny. dersin. Kısa diyalog şöyledir. What's the weather like today? (vats dı ve-dır layk tu-dey) bugün hava nasıl. It's sunny. It's hot. hava güneşli, hava sıcak. Günlük hayatta bu cümle öğretmen sorusunda, arkadaş mesajında ve hava uygulamasında çıkar.
Örnek
Ali: Hi, Emma. What's the weather like? (hay em-ma. vats dı ve-dır layk) merhaba Emma, hava nasıl. Emma: It's sunny and warm. (its sa-ni end vorm) hava güneşli ve ılık. Ali: Good. I wear a T-shirt. (gud. ay ver ı ti-şört) güzel, tişört giyerim.
Dört mevsimi adlandırmak
İngilizcede dört mevsim A1’de net listelenir: spring (sip-ring) ilkbahar, summer (sa-mır) yaz, autumn (o-tım) sonbahar, winter (vin-tır) kış. Amerika İngilizcesinde sonbahar için fall (fol) da vardır; ders kitabında çoğu kez autumn görürsün, ikisini tanıman yeter. Kalıp şudur: In summer it is hot. (in sa-mır it iz hot) yazın hava sıcaktır. In winter it is cold. (in vin-tır it iz kold) kışın hava soğuktur. season (si-zın) mevsim demektir.
Mevsimler günlük planı belirler: tatil, spor, okul yolu. In spring it is warm. (in sip-ring it iz vorm) ilkbaharda hava ılıktır. In autumn it is cool. (in o-tım it iz kul) sonbaharda hava serindir. Can-do hedefi: yaşadığın mevsimi ve o mevsimin tipik havasını bir cümlede söyleyebilirsin. Diyalog: Which season is it? (viç si-zın iz it) hangi mevsim. It's winter. It's cold. I wear a coat. (its vin-tır. its kold. ay ver ı kout) kış, hava soğuk, palto giyerim.
Sık duyulan kişisel cümle şudur: My favourite season is summer. (may fey-vı-rıt si-zın iz sa-mır) en sevdiğim mevsim yaz. favourite İngiliz İngilizcesi yazımıdır; A1’de bu cümle yeter. Yazın I wear a T-shirt and shorts. (ay ver ı ti-şört end şorts) tişört ve şort giyerim. shorts (şorts) şort, coat (kout) palto veya kabandır. Mevsim adını ezberlemek ve in summer / in winter kalıbını kullanmak bu ünitenin omurgasıdır.
Örnek
Kısa metin: I live in Türkiye. In summer it is hot. I wear a T-shirt. In winter it is cold. I wear a coat and a hat. (ay liv in tür-ki-ye. in sa-mır it iz hot. ay ver ı ti-şört. in vin-tır it iz kold. ay ver ı kout end ı het) Türkiye’de yaşarım. Yazın hava sıcaktır. Tişört giyerim. Kışın hava soğuktur. Palto ve şapka giyerim.
Yağmurlu gün, yağmurluk ve şemsiye
Yağmur A1’de bir sıfat, bir giysi ve bir nesneyle öğretilir. It's rainy. (its rey-ni) hava yağmurlu demektir. Bazı kitaplar It's raining. (its rey-ning) yağmur yağıyor da verir; şimdilik It's rainy. ile güvenle konuşabilirsin. raincoat (reyn-kout) yağmurluk, umbrella (am-bre-la) şemsiye, boots (buts) bot veya çizmedir. I wear a raincoat. (ay ver ı reyn-kout) yağmurluk giyerim. I have an umbrella. (ay hev ın am-bre-la) şemsiyem var. umbrella sesli harfle başladığı için an alır.
Resimdeki oturma odasında yağmurlu bir günde çocuklar içeride; yağmurluk ve şemsiye görünür. Dışarı çıkınca kalıp şudur: It's rainy. I take an umbrella. (its rey-ni. ay teyk ın am-bre-la) hava yağmurlu, şemsiye alırım. take (teyk) burada yanına almak demektir. Diyalog: What's the weather like? hava nasıl. It's rainy and cold. (its rey-ni end kold) hava yağmurlu ve soğuk. Wear a raincoat! (ver ı reyn-kout) yağmurluk giy. A1’de emir kipi tek fiille bu kadar yeter.
Günlük hayatta yağmur kış ve sonbaharda sık konuşulur; İngilizcede yağmur var demezsin, It's rainy. dersin. wet (vet) ıslak kelimesini de tanı: My shoes are wet. (may şuz ar vet) ayakkabılarım ıslak. shoes (şuz) ayakkabı diye okunur. Okula çıkarken duyulan cümle: Take your umbrella. (teyk yor am-bre-la) şemsiyeni al. your (yor) senin demektir. Yağmur, giysi ve nesneyi aynı kısa diyalogda birleştirmek bu bölümün can-do hedefidir.
Örnek
Ece: Oh no! It's rainy. (ou nou! its rey-ni) hayır, hava yağmurlu. Can: I have an umbrella. Wear a raincoat. (ay hev ın am-bre-la. ver ı reyn-kout) şemsiyem var, yağmurluk giy. Ece: Thanks. I wear boots too. (tenks. ay ver buts tu) teşekkürler, bot da giyerim.
Karlı gün, kış ve kalın giysiler
Kar için A1 sıfatı snowy (sno-ui) karlıdır. It's snowy. (its sno-ui) hava karlı demektir. It's very cold. (its ve-ri kold) hava çok soğuk. very (ve-ri) sıfattan hemen önce gelir. Kış giysileri şunlardır: coat (kout) palto, hat (het) şapka, scarf (skarf) atkı, gloves (glavz) eldiven, sweater (sve-tır) kazak, boots bot. Kalıp: I wear a coat, a hat and gloves. (ay ver ı kout, ı het end glavz) palto, şapka ve eldiven giyerim.
Resimde karlı bir günde aile oturma odasında sıcakta oturuyor. Dışarı snowy ve cold, içerisi warm olabilir. It's warm in here. (its vorm in hiyır) burası ılık. Can-do hedefi: soğuk havada hangi giysiyi giydiğini listeleyebilirsin. Diyalog: It's snowy today. (its sno-ui tu-dey) bugün hava karlı. Yes. Wear a coat and a scarf. (yes. ver ı kout end ı skarf) evet, palto ve atkı giy. Evde kalsan da dışarıdaki hava cümlesi değişmez: It's snowy.
put on (put on) üzerine giymek anlamındadır ve bazen wear yerine geçer. Put on your hat. (put on yor het) şapkanı giy. A1’de karıştırma: wear genel olarak giyerim, put on o anda giy. I put on my coat. (ay put on may kout) paltomu giyerim. my (may) benim demektir. Dünyada kış kelimeleri resimli kartlarla öğretilir; giysiyi görerek adı bağlarsın.
Örnek
It is winter. It's snowy and very cold. I wear a coat, a sweater, a hat, a scarf and gloves. At home it is warm. (it iz vin-tır. its sno-ui end ve-ri kold. ay ver ı kout, ı sve-tır, ı het, ı skarf end glavz. et houm it iz vorm) kış. Hava karlı ve çok soğuk. Palto, kazak, şapka, atkı ve eldiven giyerim. Evde hava ılıktır.
Rüzgarlı gün ve piknik planı
It's windy. (its vin-di) hava rüzgarlı demektir. windy (vin-di) sıfattır; isim wind (vind) rüzgar A1’de daha az işine yarar. Rüzgarlı günde ince tişört yetmeyebilir. I wear a jacket. (ay ver ı cek-it) ceket giyerim. jacket (cek-it) palto kadar kalın değildir. It's windy and cool. (its vin-di end kul) hava rüzgarlı ve serin. Piknik cümlesi: We have a picnic. (vi hev ı pik-nik) piknik yaparız.
Resimde aile rüzgarlı bir günde piknik hazırlığı yapıyor. Can-do hedefi: planı ve havayı iki kısa cümleyle bağlayabilirsin. It's windy today. I wear a jacket. (its vin-di tu-dey. ay ver ı cek-it) bugün hava rüzgarlı, ceket giyerim. Diyalog: Let's have a picnic. (lets hev ı pik-nik) hadi piknik yapalım. OK. But it's windy. Wear a jacket. (o-key. bat its vin-di. ver ı cek-it) tamam, ama hava rüzgarlı, ceket giy. but (bat) ama demektir ve A1 bağlacıdır.
Rüzgarda şapka uçabilir. Wear a cap. (ver ı kep) kep giy. cap (kep) spor şapka, hat genel şapkadır; A1’de bu ayrım yeter. Olumsuz emir: Don't wear a hat. (dount ver ı het) şapka giyme. don't (dount) olumsuzu. Pantolon için İngiliz İngilizcesi trousers (trau-zırz), Amerikan İngilizcesi pants (pents) duyulur. Piknik kelimesi her iki çeşitte de picnic olarak kalır.
Örnek
Anne: It's windy. Wear a jacket. (its vin-di. ver ı cek-it) hava rüzgarlı, ceket giy. Çocuk: OK. I wear a jacket and trousers. (o-key. ay ver ı cek-it end trau-zırz) tamam, ceket ve pantolon giyerim.
Sisli gün, serinlik ve hafif ceket
It's foggy. (its fo-gi) hava sisli demektir. Telaffuz fo-gi dir. Sisli gün çoğu zaman cold veya cool olur, hot olmaz. I wear a jacket. bu havada yeter. Resimdeki çocuklar hafif ceket giymiş, oturma odasında sıcak içecek içiyor. I drink tea. (ay drink ti) çay içerim. Can-do hedefi: sisli havayı söyleyip uygun ince giysiyi seçebilirsin.
Sıcak içecek ile hava yan yana gelir. It's foggy and cold. I drink hot tea. (its fo-gi end kold. ay drink hot ti) hava sisli ve soğuk, sıcak çay içerim. hot hem hava hem içecek için kullanılır; karışmasın diye isimle söyle: hot tea sıcak çay, It's hot. hava sıcak. Diyalog: What's the weather like? It's foggy. Wear a jacket and drink tea. (ver ı cek-it end drink ti) ceket giy ve çay iç.
Giysi seçiminde A1 mantığı basittir. Sıcak gün: T-shirt. Serin veya sis: jacket. Soğuk veya kar: coat, hat, scarf, gloves. Yağmur: raincoat ve umbrella. Bu eşleme dünyada weather and clothes ünitesinin omurgasıdır. It's foggy today. I wear a jacket. I drink hot tea at home. (its fo-gi tu-dey. ay ver ı cek-it. ay drink hot ti et houm) bugün hava sisli, ceket giyerim, evde sıcak çay içerim. at home (et houm) evde, living room (li-ving rum) oturma odasıdır.
Örnek
It is morning. It's foggy and cool. The children wear jackets. They drink hot tea in the living room. (it iz mor-ning. its fo-gi end kul. dı çil-drın ver cek-its. dey drink hot ti in dı li-ving rum) sabah. Hava sisli ve serin. Çocuklar ceket giyer. Oturma odasında sıcak çay içerler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: It's sun veya The weather is sun demek (güneş ismini sıfat yerine kullanmak). Doğrusu: sun güneş (isim), sunny güneşli (sıfat). Doğrusu It's sunny. Cümleye ayrıca weather ekleme.
- Yanlış: It's rain veya Hava rain demek. Doğrusu: rain yağmur (isim), rainy yağmurlu (sıfat). Doğrusu It's rainy. Kitapta görürsen It's raining. de A1’dir.
- Yanlış: I wear coat / I wear hat / I have umbrella (a veya an unutmak). Doğrusu: Tekil sayılabilen giyside article gerekir: I wear a coat. I wear a hat. I have an umbrella. Sesli harfle başlayana an gelir.
- Yanlış: Hava soğukken I am cold demek (üşüyorum ile hava soğuk karışır). Doğrusu: Hava için It's cold. Üşümek için I am cold. İkisi farklı cümledir; hava anlatırken it kullan.
- Yanlış: In the summer it is hot the weather gibi Türkçe söz dizimini aktarmak. Doğrusu: Doğrusu In summer it is hot. veya In summer it's hot. Mevsimden önce the ve cümle sonuna the weather ekleme.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2’de It's raining. ve It's snowing. gibi present continuous hava cümleleri gelir. Karşılaştırma başlar: It's hotter than yesterday. gibi yapılar A1’in dışındadır. Yarın için It will be sunny tomorrow. tahmini ve derece (degrees) hava raporuna eklenir. Giysilerde kumaş adları ve alışveriş diyaloğu genişler. Şimdilik It's artı sıfat ve I wear a ... yeter.
Özet
Hava sormak için What's the weather like? kullan; cevap It's sunny, rainy, cloudy, windy, snowy, foggy, hot veya cold olur. Mevsimler spring, summer, autumn, winter; giysiler T-shirt, jacket, coat, hat, scarf, gloves, raincoat, boots ve nesne umbrella dir. Türkçedeki hava sözcüğünü İngilizce cümleye ekleme; it ve sıfat yeter.