Çevre sorunlarını Fransızca tartışırken görüş bildirme, gerekçe sunma, karşı görüşü kabul etme ve uygulanabilir çözüm önerme becerileri birlikte kullanılır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Görüş bildirme ve gerekçe sunma
Bir çevre tartışmasına başlarken önce görüşümüzü açıkça belirtir, sonra nedenimizi söyleriz. Bunun için À mon avis, il faut réduire notre consommation d’énergie. — Bana göre enerji tüketimimizi azaltmalıyız. kalıbı kullanılabilir. Daha kişisel bir ifade için Selon moi, les petits gestes quotidiens peuvent vraiment changer les choses. — Bana göre günlük küçük davranışlar gerçekten fark yaratabilir. denebilir.
Gerekçe sunarken parce que — çünkü, car — çünkü ve puisque — madem ki, çünkü bağlaçlarından yararlanılır. Je préfère le vélo parce qu’il ne produit pas de gaz d’échappement. — Bisikleti tercih ediyorum çünkü egzoz gazı üretmiyor. cümlesinde parce que doğrudan nedeni açıklar. Telaffuz ipucu olarak À mon avis yaklaşık olarak a mon avi, énergie ise Fransızcadaki burun ve boğaz sesleri tam yansıtılmasa da enèrjiye yakın okunur.
Örnek
À mon avis, l’école devrait limiter les bouteilles en plastique, car les élèves utilisent souvent des bouteilles jetables. — Bana göre okul plastik şişe kullanımını sınırlamalı, çünkü öğrenciler sık sık tek kullanımlık şişe kullanıyor. Bu örnekte görüş À mon avis, öneri devrait limiter, gerekçe ise car ile verilmiştir. Devrait sözcüğü, bir şeyin yapılmasının uygun olacağını daha yumuşak biçimde anlatır.
Katılma, kısmen katılma ve karşı çıkma
Tartışmada bir kişinin görüşünü desteklemek için Je suis tout à fait d’accord avec toi. — Sana tamamen katılıyorum. veya Tu as raison sur ce point. — Bu konuda haklısın. denebilir. Daha ölçülü bir katılma için Je suis assez d’accord, mais il faut aussi penser au coût. — Büyük ölçüde katılıyorum, fakat maliyeti de düşünmek gerekir. ifadesi uygundur.
Karşı görüş bildirirken kişiye değil fikre odaklanmak önemlidir. Je ne suis pas vraiment d’accord, car cette solution serait difficile à appliquer. — Pek katılmıyorum, çünkü bu çözümü uygulamak zor olurdu. cümlesi kibar bir itirazdır. Je comprends ton point de vue, cependant je pense que les transports publics sont plus efficaces. — Bakış açını anlıyorum, ancak toplu taşımanın daha etkili olduğunu düşünüyorum. ifadesi ise önce karşı tarafı kabul eder, sonra farklı görüş sunar.
Örnek
— La ville devrait interdire les voitures au centre-ville.<br>— Je comprends ton point de vue, mais je ne suis pas entièrement d’accord. Certaines personnes ont besoin de leur voiture pour travailler.<br>— C’est vrai. Dans ce cas, la ville pourrait améliorer les transports publics. — Şehir merkezinde arabaları yasaklamalı. Bakış açını anlıyorum, ama tamamen katılmıyorum. Bazı insanların çalışmak için arabalarına ihtiyacı var. Bu doğru. Bu durumda şehir toplu taşımayı iyileştirebilir. Bu kısa diyalogda önce görüş, sonra kısmi karşı çıkma ve son olarak uzlaştırıcı bir öneri yer alır.
Neden-sonuç ve çözüm önerme
Çevre tartışmalarında bir problemin nedenini ve sonucunu birbirinden ayırmak gerekir. Les déchets sont jetés dans la rivière, donc l’eau devient polluée. — Atıklar nehre atılıyor, bu nedenle su kirleniyor. cümlesinde donc sonuç bildirir. À cause des produits chimiques, les poissons sont en danger. — Kimyasallar yüzünden balıklar tehlikede. cümlesinde à cause de genellikle olumsuz bir nedeni gösterir.
Çözüm önermek için Il faudrait installer plus de poubelles près de la rivière. — Nehrin yakınına daha fazla çöp kutusu yerleştirmek gerekir. veya On pourrait organiser une campagne de nettoyage. — Bir temizlik kampanyası düzenleyebiliriz. denebilir. Il faudrait daha nazik ve düşünceli bir öneri, On doit ise daha güçlü bir zorunluluk ifade eder. Telaffuzda rivière yaklaşık olarak rivyèr, nettoyage ise netuayaj şeklinde okunur.
Örnek
Le plastique finit souvent dans la mer. Par conséquent, les animaux marins peuvent l’avaler et tomber malades. Il faudrait donc réduire les emballages et utiliser des sacs réutilisables. — Plastik çoğu zaman denize ulaşır. Sonuç olarak deniz hayvanları onu yutabilir ve hastalanabilir. Bu nedenle ambalajları azaltmak ve yeniden kullanılabilir çantalar kullanmak gerekir. Metinde önce sorun, sonra sonuç, en sonunda iki parçalı çözüm önerisi verilmiştir.
Tek kullanımlık plastikler üzerine tartışma
Bir tartışmada aynı konuya hem çevresel hem de ekonomik açıdan bakmak gerekir. Interdire les plastiques à usage unique protégerait la nature. — Tek kullanımlık plastikleri yasaklamak doğayı korurdu. olumlu bir sonucu vurgular. Buna karşılık Cette mesure pourrait coûter cher aux petits commerces. — Bu önlem küçük işletmelere pahalıya mal olabilir. denerek olası bir güçlük belirtilir.
Dengeli bir görüş için D’un côté, le plastique est pratique ; de l’autre, il reste très longtemps dans la nature. — Bir yandan plastik kullanışlıdır; öte yandan doğada çok uzun süre kalır. kalıbı kullanılabilir. Sonuç cümlesinde Il serait préférable de réduire progressivement les emballages en plastique. — Plastik ambalajları aşamalı olarak azaltmak daha iyi olurdu. denebilir. Progressivement sözcüğü yaklaşık olarak progresivman okunur ve aşamalı olarak anlamına gelir.
Örnek
— Je pense qu’il faut interdire les pailles en plastique.<br>— Je suis d’accord avec l’objectif, mais certaines personnes en ont besoin pour boire.<br>— Alors, on pourrait proposer des pailles réutilisables ou adaptées aux personnes en situation de handicap.<br>— Oui, ce serait une solution plus juste. — Plastik pipetlerin yasaklanması gerektiğini düşünüyorum. Amaca katılıyorum, ama bazı insanların içmek için bunlara ihtiyacı var. O hâlde yeniden kullanılabilir veya engelli kişilerin kullanımına uygun pipetler sunabiliriz. Evet, bu daha adil bir çözüm olurdu. Diyalog, genel bir yasağın farklı ihtiyaçları olan kişiler üzerindeki etkisini de düşünür.
Geri dönüşüm hakkında kısa diyalog kurma
Geri dönüşüm istasyonunda bilgi isterken Dans quelle poubelle faut-il mettre cette bouteille ? — Bu şişeyi hangi çöp kutusuna koymak gerekir? denebilir. Geri dönüşüm kutularının renkleri ve kabul ettiği malzemeler bölgeye göre değişebildiği için yerel kuralları kontrol etmek gerekir. Örneğin bazı yerlerde Il faut la mettre dans le bac jaune, parce qu’elle est en plastique. — Onu sarı kutuya koymak gerekir, çünkü plastikten yapılmıştır. denebilir. Buradaki la zamiri la bouteille sözcüğünün yerine geçer.
Kısa diyaloglarda konuşmayı sürdürmek için Attends, vérifions l’étiquette. — Bekle, etiketi kontrol edelim. ve Tu as raison, je m’étais trompé. — Haklısın, yanılmışım. kalıpları işe yarar. Türkçede nesne çoğu zaman cümlenin sonunda belirtilirken Fransızcada nesne zamiri fiilden önce gelir: Je la mets dans le bac. — Onu kutuya koyuyorum. Bu sıraya dikkat etmek, sık yapılan hataları azaltır.
Örnek
— Où est-ce que je dois mettre ce carton ?<br>— Dans le bac prévu pour le papier et le carton, selon les consignes de notre commune. Il faut enlever le plastique avant de le recycler.<br>— D’accord, je vais le faire. Et cette canette ?<br>— Elle va dans le bac prévu pour les métaux, selon ces mêmes consignes. — Bu kartonu nereye koymalıyım? Belediyemizin kurallarına göre kâğıt ve karton için ayrılmış kutuya. Geri dönüştürmeden önce plastiği çıkarmak gerekir. Tamam, bunu yapacağım. Peki bu içecek kutusu? Aynı kurallara göre metaller için ayrılmış kutuya gider. Diyalogda soru sorma, yönerge verme, onaylama ve yeni soru yöneltme sırası görülür.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Je suis agree avec toi. demek doğrudur. Doğrusu: Fransızcada Türkçedeki katılmak anlamı için Je suis d’accord avec toi. denir. Agree Fransızca bir sözcük değildir; İngilizceden doğrudan aktarılmıştır.
- Yanlış: Je pense que il faut recycler. biçimi her zaman kullanılmalıdır. Doğrusu: Sesli harf çakışmasını önlemek için que il yerine qu’il kullanılır: Je pense qu’il faut recycler. — Geri dönüşüm yapmak gerektiğini düşünüyorum.
- Yanlış: Je suis contre de jeter les déchets. cümlesi doğrudur. Doğrusu: Être contre yapısından sonra çoğunlukla isim veya isimleşmiş yapı gelir: Je suis contre le fait de jeter les déchets. — Atıkların atılmasına karşıyım. Daha basit olarak Je suis contre cette pratique. denebilir.
- Yanlış: À cause de her zaman olumlu bir nedeni gösterir. Doğrusu: À cause de çoğunlukla olumsuz bir sonuçla ilişkilidir: La rivière est polluée à cause des déchets. — Nehir atıklar yüzünden kirlenmiş. Olumlu veya nötr nedenlerde grâce à — sayesinde kullanılabilir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, çevre politikaları ve sürdürülebilir kalkınma gibi daha geniş başlıklara taşınabilir. Öğrenciler bir grafik veya kısa haber metnindeki bilgileri yorumlayarak görüşlerini daha uzun biçimde savunabilir. Ayrıca koşul cümleleriyle Si la ville investissait davantage, elle pourrait réduire la pollution. — Şehir daha fazla yatırım yapsaydı kirliliği azaltabilirdi. gibi varsayımlar kurulabilir. Bir sonraki adım, farklı görüşleri özetleyip kanıta dayalı bir sunum hazırlamaktır.
Özet
Çevre tartışmalarında önce görüş bildirilir, ardından neden veya sonuç açıklanır. Kibar katılma ve karşı çıkma kalıpları, konuşmayı çatışmaya dönüştürmeden sürdürmeye yardım eder. Etkili bir Fransızca diyalogda sorun, gerekçe, karşı görüş ve uygulanabilir çözüm birlikte yer alır.