Arapçada bir varlığı basitçe tanımlamak için isimden sonra gelen sıfat, ismin belirli veya belirsiz olmasına ve cinsiyetine uyar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Büyük ve küçük kavramları
Arapçada “büyük” anlamındaki sıfat كَبِيرٌ (kebîrun), “küçük” anlamındaki sıfat ise صَغِيرٌ (sagîrun) şeklindedir. Bu biçimler belirsiz eril tekil biçimlerdir. Sıfat, çoğu zaman nitelediği isimden sonra gelir.
Belirsiz bir isimle belirsiz bir sıfat birlikte kullanıldığında ikisi de belirsiz olur. Örneğin “büyük bir kitap” demek için كِتَابٌ كَبِيرٌ (kitâbun kebîrun) denir. Burada كِتَابٌ (kitâbun) “bir kitap”, كَبِيرٌ (kebîrun) ise “büyük” demektir.
Örnek
Çözüm: “Büyük bir çanta” ifadesinde çanta belirsiz olduğu için sıfat da belirsiz olmalıdır: حَقِيبَةٌ كَبِيرَةٌ (hakîbetun kebîratun). Çanta dişil bir kelime olduğu için كَبِيرٌ (kebîrun) değil, كَبِيرَةٌ (kebîratun) kullanılır.
2. Sıfatın isimden sonra gelmesi
Arapçada temel sıfatlı ifadede önce isim, sonra sıfat gelir. “Küçük bir gömlek” ifadesi قَمِيصٌ صَغِيرٌ (qamîsun sagîrun), “büyük bir gömlek” ifadesi ise قَمِيصٌ كَبِيرٌ (qamîsun kebîrun) olur. Türkçede sıfat isimden önce geldiği için bu sıra başlangıçta alışılmadık gelebilir.
Sıfat, nitelediği isimle cinsiyet bakımından da uyuşur. قَمِيصٌ (qamîsun) eril olduğu için كَبِيرٌ (kebîrun) kullanılır. Dişil bir isim olan سَيَّارَةٌ (seyyâratun) ile ise كَبِيرَةٌ (kebîratun) kullanılır: سَيَّارَةٌ كَبِيرَةٌ (seyyâratun kebîratun).
Örnek
Çözümlü örnek: “Küçük bir araba” cümlesi kurulurken önce isim seçilir: سَيَّارَةٌ (seyyâratun). Bu kelime dişil olduğundan sıfatın dişil biçimi seçilir: صَغِيرَةٌ (sagîratun). Sonuç: سَيَّارَةٌ صَغِيرَةٌ (seyyâratun sagîratun).
3. Belirsiz ve belirli isim
Belirsiz bir isim, belirli bir nesneyi göstermeden “bir” anlamı taşır. Bu dersteki belirsiz tekil örneklerde isim ve sıfatın sonunda çoğu zaman “-un” sesi duyulur: حَقِيبَةٌ كَبِيرَةٌ (hakîbetun kebîratun). Bu ifade “büyük bir çanta” demektir.
Belirli bir isim oluşturmak için ismin başına الـ (el-) getirilir. İsim belirli yapılınca onu niteleyen sıfat da belirli yapılır: الْحَقِيبَةُ الْكَبِيرَةُ (el-hakîbetu el-kebîratu). Bu yapı “büyük çanta” veya bağlama göre “o büyük çanta” anlamına gelir.
Örnek
Çözümlü karşılaştırma: بَابٌ كَبِيرٌ (bâbun kebîrun) “büyük bir kapı” demektir. Belirli bir kapıdan söz edersek iki kelimeyi de belirli yaparız: الْبَابُ الْكَبِيرُ (el-bâbu el-kebîru). Sadece sıfata الـ (el-) getirmek yeterli değildir.
4. Belirli yapı ile alışverişte tarif
Çarşıda bir ürünü gösterirken belirli yapı kullanmak, hangi üründen söz ettiğimizi açıklaştırır. Örneğin önümüzde duran büyük bavul için الْحَقِيبَةُ الْكَبِيرَةُ (el-hakîbetu el-kebîratu) diyebiliriz. Burada hem isim hem sıfat belirli ve ikisi de dişildir.
Belirli yapıdaki eril örnek ise الْكِتَابُ الْكَبِيرُ (el-kitâbu el-kebîru) ifadesidir. كِتَابٌ (kitâbun) eril bir isimdir; bu yüzden sıfat كَبِيرٌ (kebîrun) biçiminden الْكَبِيرُ (el-kebîru) biçimine dönüşür. Belirsizlikteki “-un” sesi, belirli yapıdaki bu temel kullanımda “-u” olarak duyulur.
Telaffuzda الْكَبِيرُ (el-kebîru) ifadesindeki الـ (el-) açıkça okunur; çünkü ك (k) harfi güneş harflerinden değildir. Başlangıç düzeyinde en önemli nokta, belirlilik takısını hem isimde hem de sıfatta kullanmaktır.
Örnek
Somut olay: Öğrenci iki ürün görür. Genel olarak “bir büyük bavul” demek isterse حَقِيبَةٌ كَبِيرَةٌ (hakîbetun kebîratun) der. Önündeki belirli bavulu gösterirse الْحَقِيبَةُ الْكَبِيرَةُ (el-hakîbetu el-kebîratu) der.
5. Cinsiyet ve günlük konuşma
Arapçada bazı kelimeler dilbilgisi bakımından eril, bazıları dişildir. Dişil sıfat çoğu zaman eril biçimin sonuna ة işareti getirilerek yapılır: كَبِيرٌ (kebîrun) ve كَبِيرَةٌ (kebîratun). Bu nedenle kelimenin yalnızca Türkçe anlamına değil, Arapçadaki cinsiyetine de dikkat etmek gerekir.
Örneğin kitap için كِتَابٌ كَبِيرٌ (kitâbun kebîrun), çanta için حَقِيبَةٌ كَبِيرَةٌ (hakîbetun kebîratun) denir. Belirli biçimleri de sırasıyla الْكِتَابُ الْكَبِيرُ (el-kitâbu el-kebîru) ve الْحَقِيبَةُ الْكَبِيرَةُ (el-hakîbetu el-kebîratu) olur.
Kısa bir alışveriş konuşmasında öğrenci ürünü sorabilir: مَا هَذَا؟ (mâ hâzâ?) “Bu nedir?” Satıcı veya arkadaş cevap verebilir: هَذَا كِتَابٌ كَبِيرٌ (hâzâ kitâbun kebîrun) “Bu büyük bir kitaptır.” Dişil bir isimle belirtilen ürün için هَذِهِ حَقِيبَةٌ صَغِيرَةٌ (hâzihi hakîbetun sagîratun) denir.
Örnek
Kısa diyalog: مَا هَذَا؟ (mâ hâzâ?) — “Bu nedir?” هَذَا قَمِيصٌ كَبِيرٌ (hâzâ qamîsun kebîrun) — “Bu büyük bir gömlek.” وَهَذَا؟ (ve hâzâ?) — “Peki bu?” هَذَا قَمِيصٌ صَغِيرٌ (hâzâ qamîsun sagîrun) — “Bu küçük bir gömlek.”
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sıfat Türkçedeki gibi isimden önce gelir; “büyük kitap” için كَبِيرٌ كِتَابٌ (kebîrun kitâbun) denir. Doğrusu: Başlangıç düzeyindeki temel yapıda isim önce, sıfat sonra gelir: كِتَابٌ كَبِيرٌ (kitâbun kebîrun). Bu ifade “büyük bir kitap” demektir.
- Yanlış: Belirli yapmak için sadece sıfatın başına الـ (el-) getirmek yeterlidir. Doğrusu: İsim ve sıfat birlikte belirli yapılmalıdır: الْكِتَابُ الْكَبِيرُ (el-kitâbu el-kebîru). Sadece كِتَابٌ الْكَبِيرُ (kitâbun el-kebîru) demek temel kurala uymaz.
- Yanlış: Her isimle eril sıfat kullanılır; çanta için حَقِيبَةٌ كَبِيرٌ (hakîbetun kebîrun) denir. Doğrusu: Dişil isimle dişil sıfat kullanılır: حَقِيبَةٌ كَبِيرَةٌ (hakîbetun kebîratun). Sıfat, ismin cinsiyetine uyar.
- Yanlış: Belirsiz sıfatta ve belirli sıfatta kelimenin sonu aynı okunur. Doğrusu: Bu ünitedeki temel örneklerde belirsiz eril biçimde كَبِيرٌ (kebîrun), belirli biçimde الْكَبِيرُ (el-kebîru) okunur. Yazıdaki harekeler ve sondaki ses, yapıyı ayırt etmeye yardım eder.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde sıfatların yalnızca cinsiyet ve belirlilik değil, sayı bakımından da isimle uyuştuğu öğrenilir. Öğrenciler ikil ve çoğul isimlerle sıfatları kullanmaya başlar: كُتُبٌ كَبِيرَةٌ (kutubun kebîratun) gibi örnekler incelenir. Ayrıca sıfatların cümledeki görevine göre son harekesinin değişebileceği görülür. Sonraki adımda alışverişte renk, fiyat, kalite ve miktar bildiren daha uzun ifadeler kurulabilir.
Özet
Arapçada temel sıfatlı ifadede isim önce, sıfat sonra gelir. Belirsiz yapıda كِتَابٌ كَبِيرٌ (kitâbun kebîrun), belirli yapıda ise الْكِتَابُ الْكَبِيرُ (el-kitâbu el-kebîru) denir. Sıfat; ismin cinsiyetine, belirliliğine ve ilerleyen konularda sayı ile cümledeki görevine uyar.