Mekân edatları, bir eşyanın nerede olduğunu kısa ve doğru biçimde anlatmamızı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Mekân edatları ne anlatır?
Mekân edatı, bir nesnenin başka bir nesneye göre yerini gösteren kısa bir kelimedir. Arapçada bu ünitede üç temel edat kullanacağız: فِي (fî) “içinde”, عَلَى (alâ) “üstünde” ve تَحْتَ (tahta) “altında” anlamına gelir.
Bir cümle kurarken önce nesneyi, sonra mekân edatını ve ardından yer bildiren nesneyi söyleyebiliriz. Örneğin الْحَقِيبَةُ عَلَى الطَّاوِلَةِ. (el-hakîbetü alâ't-tâvileti.) cümlesi “Çanta masanın üstündedir.” demektir. Arapçada bu tür cümlelerde özne görevindeki belirli tekil isimler genellikle sonundaki “-u” sesiyle okunur.
Örnek
Resimde çanta masanın üstündedir: الْحَقِيبَةُ عَلَى الطَّاوِلَةِ. (el-hakîbetü alâ't-tâvileti.) “Çanta masanın üstündedir.” Defter çekmecenin içindedir: الدَّفْتَرُ فِي الدُّرْجِ. (ed-defteru fî'd-durci.) “Defter çekmecenin içindedir.”
2. İçinde: فِي (fî)
فِي (fî) bir nesnenin başka bir nesnenin içinde bulunduğunu anlatır. Çanta, kutu, sepet, oda ve sınıf gibi sınırları olan yerlerle kullanılır. Türkçedeki “-de, -da” veya “içinde” anlamına yaklaşır; ancak doğru anlamı cümlenin bağlamından anlaşılır.
Örneğin الْقَلَمُ فِي الْحَقِيبَةِ. (el-kalemu fî'l-hakîbeti.) “Kalem çantadadır.” demektir. Burada kalemin çantanın içinde olduğu düşünülür. الْكُرَةُ فِي السَّلَّةِ. (el-küretü fîs-selleti.) cümlesinde ise top sepetin içindedir.
Örnek
Resimde top sepetin içindedir: الْكُرَةُ فِي السَّلَّةِ. (el-küretü fîs-selleti.) “Top sepetin içindedir.” Kedi için “Kedi çantanın içindedir.” demek istersek الْقِطَّةُ فِي الْحَقِيبَةِ. (el-kıttatü fî'l-hakîbeti.) deriz. فِي (fî) kelimesini söylerken uzun “î” sesini koruyun.
3. Üstünde: عَلَى (alâ)
عَلَى (alâ) bir nesnenin başka bir nesnenin üstünde veya yüzeyinde olduğunu gösterir. Masa, sandalye, duvar ve raf gibi yüzeylerle kullanılabilir. Türkçedeki “üstünde” ve bazı durumlarda “üzerinde” anlamlarını karşılar.
Örneğin الْكِتَابُ عَلَى الْكُرْسِيِّ. (el-kitâbu alâ'l-kursiyyi.) “Kitap sandalyenin üstündedir.” demektir. Duvar saati için السَّاعَةُ عَلَى الْجِدَارِ. (es-sâatü alâ'l-cidâri.) denebilir. Bu cümlede saat duvarın yüzeyindedir; saat duvarın içine girmiş değildir.
Örnek
Resimde duvar saati duvardadır: السَّاعَةُ عَلَى الْجِدَارِ. (es-sâatü alâ'l-cidâri.) “Saat duvardadır.” Sırt çantası yerdeyse الْحَقِيبَةُ عَلَى الْأَرْضِ. (el-hakîbetü alâ'l-ardı.) denebilir. Burada عَلَى (alâ), çantanın yere temas eden yüzey üzerinde bulunduğunu anlatır.
4. Altında: تَحْتَ (tahta)
تَحْتَ (tahta) bir nesnenin başka bir nesnenin altında olduğunu anlatır. Masa, sandalye, yatak ve sehpa gibi nesnelerle kolayca kullanılabilir. Bu kelimedeki “ta” ve “ta” seslerini kısa söylemeye dikkat edin.
Örneğin الْقَلَمُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (el-kalemu tahta't-tâvileti.) “Kalem masanın altındadır.” demektir. Bir top sehpanın altındaysa الْكُرَةُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (el-küretü tahta't-tâvileti.) cümlesini kullanabiliriz.
Örnek
Resimde kalem kutusu masanın altındadır: عُلْبَةُ الْأَقْلَامِ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (ulbetü'l-aklâmi tahta't-tâvileti.) “Kalem kutusu masanın altındadır.” Oturma odasındaki top için الْكُرَةُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (el-küretü tahta't-tâvileti.) diyebiliriz.
5. Üç edatı karşılaştırma ve konuşma
Üç edatı karşılaştırırken nesnenin konumunu gözümüzde canlandırmak yararlıdır. Bir nesne kapalı bir alanın içindeyse فِي (fî), bir yüzeyin üzerindeyse عَلَى (alâ), başka bir nesnenin aşağısındaysa تَحْتَ (tahta) kullanılır. Aynı eşya için edat, konuma göre değişebilir.
Basit bir konuşmada önce soru, sonra kısa cevap verilebilir. أَيْنَ الْكِتَابُ؟ (eyne'l-kitâbu?) “Kitap nerede?” sorusuna الْكِتَابُ عَلَى الطَّاوِلَةِ. (el-kitâbu alâ't-tâvileti.) “Kitap masanın üstünde.” diye cevap veririz. Bu kalıp, sınıftaki veya evdeki birçok nesneyle tekrar edilebilir.
Örnek
Kısa diyalog: أَيْنَ الْوِسَادَةُ؟ (eyne'l-visâdetü?) — “Yastık nerede?” الْوِسَادَةُ عَلَى الْكَنَبَةِ. (el-visâdetü alâ'l-kanebeti.) — “Yastık koltuğun üstünde.” أَيْنَ الْكُرَةُ؟ (eyne'l-küretü?) — “Top nerede?” الْكُرَةُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (el-küretü tahta't-tâvileti.) — “Top sehpanın altındadır.”
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki “-de” ekinin her zaman عَلَى (alâ) ile çevrileceğini düşünmek. Doğrusu: Eşya bir kabın veya kapalı yerin içindeyse فِي (fî) kullanılır: الْقَلَمُ فِي الْعُلْبَةِ. (el-kalemu fî'l-ulbeti.) “Kalem kutudadır.” Yüzeyin üstündeyse عَلَى (alâ) kullanılır.
- Yanlış: تَحْتَ (tahta) kelimesini “içinde” anlamında kullanmak. Doğrusu: تَحْتَ (tahta) yalnızca aşağıdaki konumu anlatır. “Kalem masanın altındadır.” cümlesi الْقَلَمُ تَحْتَ الطَّاوِلَةِ. (el-kalemu tahta't-tâvileti.) şeklindedir.
- Yanlış: Arapçada edatı cümlenin sonuna rastgele koymak. Doğrusu: Temel kalıpta önce eşya, sonra edat, ardından yer gelir: الْكِتَابُ فِي الْحَقِيبَةِ. (el-kitâbu fî'l-hakîbeti.) “Kitap çantanın içindedir.”
- Yanlış: عَلَى (alâ) kelimesini kısa “ala” diye söylemek. Doğrusu: Son hecedeki uzun “â” sesini belirgin söyleyin: عَلَى (alâ). Bu kelime “üstünde” anlamındaki temel edattır.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta öğrenciler bu edatları yalnızca tekil nesnelerle değil, çoğul nesnelerle ve farklı kişi zamirleriyle de kullanacaktır. Ayrıca “Nerede?” sorusunun yanında “Nereye?” anlamındaki yön bildiren yapılarla karşılaştırma yapılacaktır. Sınıf, ev ve şehir planı üzerinde daha uzun yer tarifleri kurulabilir. Öğrenciler, bir odayı veya sınıfı birkaç cümleyle Arapça tanıtmayı öğrenmeye başlayacaktır.
Özet
فِي (fî) “içinde”, عَلَى (alâ) “üstünde” ve تَحْتَ (tahta) “altında” anlamına gelir. Temel cümle düzeni, eşya + edat + yer biçimindedir. Bu üç yapıyla evdeki ve sınıftaki nesnelerin konumunu basit Arapça cümlelerle anlatabiliriz.