Bir ev planını basit yer bildiren kelimeler ve oda-eşya adlarıyla okuyup Arapça kısa bir metinle betimleyebilirim.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Ev planını tanıma ve odaları adlandırma
Bir ev planı, odaların birbirine göre yerini gösteren basit bir çizimdir. Arapça bir evi tanıtırken önce evin genelini, sonra odaları söyleyebiliriz. "Benim evim" demek için بَيْتِي (beytî), "benim odam" demek için غُرْفَتِي (gurfetî) ifadesini kullanırız.
A1 düzeyinde dört temel oda adı yeterlidir: oturma odası غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (gurfetü'l-cülûsi), mutfak مَطْبَخٌ (matbahun), yatak odası غُرْفَةُ النَّوْمِ (gurfetü'n-nevmi) ve banyo حَمَّامٌ (hammâmun). "Bu benim evim" cümlesi هَذَا بَيْتِي (hâzâ beytî) şeklindedir; ardından odaları sayabiliriz.
Örnek
Örnek: هَذَا بَيْتِي. فِي بَيْتِي غُرْفَةُ جُلُوسٍ وَمَطْبَخٌ وَغُرْفَةُ نَوْمٍ وَحَمَّامٌ. (Hâzâ beytî. Fî beytî gurfetü cülûsin ve matbahun ve gurfetü nevmin ve hammâmun.) Bu benim evim. Evimde bir oturma odası, mutfak, yatak odası ve banyo var.
2. Oturma odasındaki eşyaları betimleme
Oturma odasını anlatırken önce odanın adını, sonra içindeki eşyaları söylemek anlaşılır bir yol sağlar. Koltuk أَرِيكَةٌ (erîketün), masa طَاوِلَةٌ (tâviletün), sandalye كُرْسِيٌّ (kursiyyun) ve lamba مِصْبَاحٌ (misbâhun) demektir. Pencere için نَافِذَةٌ (nâfizetün) kelimesini kullanabiliriz.
Bir nesnenin yerini belirtmek için kısa edatlar ve yer ifadeleri kullanılır. "Önünde" أَمَامَ (emâme), "yanında" بِجَانِبِ (bi-cânibi), "içinde" فِي (fî) anlamına gelir. Bu kelimelerden sonra gelen oda veya eşya adı çoğu zaman belirli biçimde söylenir: أَمَامَ الْأَرِيكَةِ (emâme'l-erîkati) koltuğun önünde demektir.
Örnek
Örnek: فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَةٌ وَطَاوِلَةٌ. النَّافِذَةُ بِجَانِبِ الْأَرِيكَةِ، وَالطَّاوِلَةُ أَمَامَ الْأَرِيكَةِ. (Fî gurfeti'l-cülûsi erîketün ve tâviletün. En-nâfizetü bi-cânibi'l-erîkati, vet-tâviletü emâme'l-erîkati.) Oturma odasında bir koltuk ve masa vardır. Pencere koltuğun yanındadır, masa koltuğun önündedir.
3. Pencereyi ve konumu söyleme
Bir planı anlatırken yalnızca eşyanın adını söylemek yerine onun yerini de belirtmek metni daha anlaşılır yapar. Sağ يَمِينٌ (yemînun), sol يَسَارٌ (yesârun), ön أَمَامَ (emâme) ve arka خَلْفَ (halfe) kelimeleri başlangıç için kullanışlıdır. "Sağda" demek için فِي الْيَمِينِ (fi'l-yemîni), "solda" demek için فِي الْيَسَارِ (fi'l-yesâri) diyebiliriz.
Arapçada pencereyi tanıtırken هَذِهِ نَافِذَةٌ (hâzihî nâfizetün) denir; çünkü نَافِذَةٌ (nâfizetün) dişil bir isimdir. Bir pencerenin yerini belirtirken النَّافِذَةُ فِي الْيَمِينِ (en-nâfizetü fi'l-yemîni) cümlesi kullanılabilir. Burada cümle, "Pencere sağdadır" anlamına gelir.
Örnek
Örnek: هَذِهِ غُرْفَةُ الْجُلُوسِ. النَّافِذَةُ فِي الْيَمِينِ، وَالْكُرْسِيُّ فِي الْيَسَارِ. (Hâzihî gurfetü'l-cülûsi. En-nâfizetü fi'l-yemîni, vel-kursiyyü fi'l-yesâri.) Bu oturma odasıdır. Pencere sağdadır, sandalye soldadır.
4. Mutfak eşyalarını ve yerlerini anlatma
Mutfak مَطْبَخٌ (matbahun) kelimesiyle ifade edilir. Buzdolabı ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün), ocak مَوْقِدٌ (mevkidun), lavabo مِغْسَلَةٌ (migseletün) ve masa طَاوِلَةٌ (tâviletün) temel kelimelerdir. Bu kelimelerle mutfağın içinde hangi eşyaların olduğunu basitçe söyleyebiliriz.
Bir eşyanın bulunduğunu anlatmak için هُنَاكَ (hunâke) veya eşyanın cinsiyetine göre يُوجَدُ (yûcedu) ya da تُوجَدُ (tûcedu) kullanılabilir. Örneğin هُنَاكَ ثَلَّاجَةٌ (hunâke sellâcetün) "Bir buzdolabı var" demektir. Mutfak planında pencere varsa النَّافِذَةُ فَوْقَ الْمِغْسَلَةِ (en-nâfizetü fevka'l-migseleti) denebilir; bu cümle "Pencere lavabonun üstündedir" anlamına gelir.
Örnek
Örnek: فِي الْمَطْبَخِ ثَلَّاجَةٌ وَمَوْقِدٌ وَمِغْسَلَةٌ. النَّافِذَةُ فَوْقَ الْمِغْسَلَةِ، وَالطَّاوِلَةُ فِي الْوَسَطِ. (Fi'l-matbahi sellâcetün ve mevkidun ve migseletün. En-nâfizetü fevka'l-migseleti, vet-tâviletü fi'l-vasati.) Mutfakta bir buzdolabı, ocak ve lavabo vardır. Pencere lavabonun üstündedir, masa ortadadır.
5. Yatak odasını basit cümlelerle betimleme
Yatak odasında en sık kullanılan eşya adları yatak سَرِيرٌ (serîrun), dolap خِزَانَةٌ (hizânetün), masa مَكْتَبٌ (mektabun) ve sandalye كُرْسِيٌّ (kursiyyun) kelimeleridir. "Yatak odasında bir yatak var" demek için فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ سَرِيرٌ (fî gurfeti'n-nevmi serîrun) cümlesini kullanabiliriz.
Konum bildiren bazı kelimeler şunlardır: altında تَحْتَ (tahta), üstünde فَوْقَ (fevka), arasında بَيْنَ (beyne) ve yanında بِجَانِبِ (bi-cânibi). Metin yazarken her cümlede tek bir yer ilişkisi vermek A1 düzeyinde daha anlaşılırdır. Böylece okuyucu, plandaki eşyaları adım adım zihninde canlandırabilir.
Örnek
Örnek: فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ سَرِيرٌ. الْخِزَانَةُ بِجَانِبِ السَّرِيرِ، وَالْمَكْتَبُ أَمَامَ النَّافِذَةِ. (Fî gurfeti'n-nevmi serîrun. El-hizânetü bi-cânibi's-serîri, vel-mektabü emâme'n-nâfizeti.) Yatak odasında bir yatak vardır. Dolap yatağın yanındadır, masa pencerenin önündedir.
6. Bütün evi kısa bir metinle anlatma
Ev planı betimleme metni yazarken üç aşama izlenebilir: önce evin genelini tanıtmak, sonra odaları sırayla anlatmak ve son olarak eşyaların yerini söylemek. Oda adlarını bağlamak için "ve" anlamındaki وَ (ve) bağlacını kullanabiliriz. Geçiş yapmak için "sonra" anlamındaki ثُمَّ (sümme) kelimesi de yararlıdır.
Metin kısa, düzenli ve gerçek plana uygun olmalıdır. Örneğin önce oturma odasını, sonra mutfağı ve en son yatak odasını anlatabiliriz. Öğrenci, metni yazmadan önce odaların adlarını ve eşyaların yerlerini küçük bir liste hâlinde hazırlarsa hata yapma olasılığı azalır.
Örnek
Çözümlü metin: هَذَا بَيْتِي. فِي الْيَمِينِ غُرْفَةُ الْجُلُوسِ. فِيهَا أَرِيكَةٌ وَطَاوِلَةٌ، وَالنَّافِذَةُ بِجَانِبِ الْأَرِيكَةِ. ثُمَّ هُنَاكَ الْمَطْبَخُ. فِي الْمَطْبَخِ ثَلَّاجَةٌ وَمِغْسَلَةٌ. غُرْفَةُ النَّوْمِ فِي الْيَسَارِ، وَفِيهَا سَرِيرٌ وَخِزَانَةٌ. (Hâzâ beytî. Fi'l-yemîni gurfetü'l-cülûsi. Fîhâ erîketün ve tâviletün, ven-nâfizetü bi-cânibi'l-erîkati. Sümme hunâke'l-matbahu. Fi'l-matbahi sellâcetün ve migseletün. Gurfetü'n-nevmi fi'l-yesâri, ve fîhâ serîrun ve hizânetün.) Bu benim evim. Sağda oturma odası vardır. Orada bir koltuk ve masa vardır; pencere koltuğun yanındadır. Sonra mutfak vardır. Mutfakta bir buzdolabı ve lavabo vardır. Yatak odası soldadır; orada bir yatak ve dolap vardır.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki "oda" kelimesi her durumda Arapçada غُرْفَةٌ (gurfetün) diye tek başına kullanılır. Doğrusu: Genel olarak oda غُرْفَةٌ (gurfetün) demektir; ancak oturma odası غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (gurfetü'l-cülûsi), yatak odası ise غُرْفَةُ النَّوْمِ (gurfetü'n-nevmi) şeklinde söylenir.
- Yanlış: Her "bu" ifadesi için هَذَا (hâzâ) kullanılır. Doğrusu: Eril isimlerle هَذَا (hâzâ), dişil isimlerle هَذِهِ (hâzihî) kullanılır. Bu yüzden هَذَا بَيْتِي (hâzâ beytî) ama هَذِهِ نَافِذَةٌ (hâzihî nâfizetün) deriz.
- Yanlış: Arapçada yer bildiren kelimeler Türkçedeki ekler gibi kelimenin sonuna getirilir. Doğrusu: Yer bildiren فِي (fî), أَمَامَ (emâme) ve بِجَانِبِ (bi-cânibi) gibi kelimeler ayrı yazılır ve genellikle isimden önce gelir: فِي الْمَطْبَخِ (fi'l-matbahi).
- Yanlış: Türkçedeki "var" kelimesinin her zaman tek bir Arapça karşılığı vardır. Doğrusu: Basit cümlelerde "var" anlamı için هُنَاكَ (hunâke) kullanılabilir. يُوجَدُ (yûcedu) eril, تُوجَدُ (tûcedu) ise dişil isimlerle kullanılabilir. İsim cümlesinde ise bazen yalnızca isim söylenir: فِي الْبَيْتِ مَطْبَخٌ (fî'l-beyti matbahun) yani "Evde bir mutfak var."
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, evin bölümlerini daha ayrıntılı anlatmaya ve odaları sıfatlarla tanımlamaya genişler. Öğrenciler büyük-küçük, yeni-eski ve güzel gibi temel sıfatlarla بَيْتٌ كَبِيرٌ (beytün kebîrun) türünde tamlamalar kurabilir. Ayrıca bir ev ilanını okuyup oda sayısını, katı ve temel özellikleri bulabilirler. Daha sonra kendi odalarını birkaç paragraftan oluşan kısa bir metinle tanıtabilir ve arkadaşlarına soru sorabilirler.
Özet
Ev planını anlatırken önce odaların adlarını, sonra eşyaları ve son olarak eşyaların yerlerini söylemek gerekir. فِي (fî), أَمَامَ (emâme), بِجَانِبِ (bi-cânibi), فَوْقَ (fevka) ve تَحْتَ (tahta) gibi ifadeler konum bildirmeye yardım eder. Kısa ve düzenli cümlelerle gerçek bir ev planını Arapça olarak anlaşılır biçimde betimleyebilirim.