Görüşü ve bilgiyi aktarırken Almancada hem kaynağı doğru göstermek hem de söylenenin doğruluğu konusunda uygun mesafeyi korumak gerekir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Görüşü kaynağıyla birlikte aktarmak
Bir başkasının düşüncesini aktarırken önce görüşün kime ait olduğunu belirtmek önemlidir. Almancada bunun için laut, nach Ansicht von, nach Angaben von ve zufolge gibi yapılar kullanılabilir. Bu ifadeler, konuşanın kendi fikriyle başka bir kişinin görüşünü birbirinden ayırmasına yardım eder.
Kaynağı cümlenin başında, ortasında veya sonunda gösterebiliriz. Laut der Expertin ist die Maßnahme notwendig. “Uzmanın görüşüne göre bu önlem gereklidir.” anlamına gelir. Nach Ansicht vieler Jugendlicher sollte der Unterricht später beginnen. ise “Birçok gencin görüşüne göre ders daha geç başlamalıdır.” demektir.
Örnek
Die Schulleitung hält digitale Geräte im Unterricht für sinnvoll. Nach Ansicht der Lehrkräfte müssen sie jedoch gezielt eingesetzt werden. Türkçesi: Okul yönetimi dijital araçları derste yararlı buluyor. Ancak öğretmenlerin görüşüne göre bu araçlar amaçlı bir şekilde kullanılmalıdır. Burada ilk cümledeki görüş okul yönetimine, ikinci cümledeki değerlendirme ise öğretmenlere aittir.
2. Dolaylı anlatımda Konjunktiv I
Gazete, röportaj ve resmî metinlerde bir kişinin sözünü aktarırken Konjunktiv I sıkça kullanılır. Bu yapı, aktarılan bilginin anlatıcıya değil başka bir kişiye ait olduğunu gösterir. Anlatıcı böylece söylenenleri kendi görüşüymüş gibi sunmaz.
Örneğin Der Minister sagt, die Reform sei notwendig. cümlesinde sei, sein fiilinin Konjunktiv I biçimidir. Türkçesi “Bakan, reformun gerekli olduğunu söylüyor.” şeklindedir. Die Forscherin erklärt, die Ergebnisse zeigten einen deutlichen Trend. cümlesindeki zeigten ise Konjunktiv I değil, burada Konjunktiv II biçimidir; çünkü üçüncü çoğul kişide Konjunktiv I biçimi zeigen, şimdiki zamanın bildirme biçimiyle aynıdır. Cümlenin anlamı “Araştırmacı, sonuçların belirgin bir eğilim gösterdiğini açıklıyor.” şeklindedir.
Örnek
Direkte Rede: Die Sprecherin sagt: „Die Zahlen sind vorläufig.“ Indirekte Rede: Die Sprecherin sagt, die Zahlen seien vorläufig. Çözüm: Doğrudan anlatımdaki sind fiili, dolaylı anlatımda seien olur. Türkçesi: Sözcü, sayıların geçici olduğunu söylüyor. Kaynak sözcüdür; anlatıcı yalnızca onun sözünü aktarmaktadır.
3. Konjunktiv II ve alternatif yapılarla mesafe koyma
Konjunktiv I biçimi, bazı kişi ve fiil biçimlerinde bildirme kipiyle aynı görünebilir. Bu durumda dolaylı anlatımı daha açık göstermek için Konjunktiv II kullanılabilir. hätte ve wäre gibi biçimler bu amaçla kullanılabilir; würde ise özellikle bazı fiillerde alternatif bir biçim olarak kullanılır. Ancak Konjunktiv II her zaman yalnızca anlatıcının mesafe koyduğunu göstermez; varsayım ve gerçek dışı durumlar için de kullanılır.
Mesafe koymak için her zaman özel bir kip kullanmak zorunda değiliz. angeblich “sözde, iddiaya göre”, offenbar “anlaşılan, görünüşe göre”, vermutlich “muhtemelen” ve anscheinend “görünüşe göre” anlamlarında kullanılır. Ancak bu zarflar aynı şeyi anlatmaz: angeblich bilginin bir iddia olarak aktarıldığını veya doğruluğunun şüpheli olduğunu, offenbar ise eldeki belirtilere göre bir sonuç çıkarıldığını ifade eder.
Örnek
Er soll mehrere Monate im Ausland gearbeitet haben. Türkçesi: İddiaya göre birkaç ay yurt dışında çalışmış. Sie soll die Entscheidung bereits getroffen haben. Türkçesi: Söylentiye göre kararı çoktan vermiş. Buradaki soll, haber dilinde bilginin başkasından aktarıldığını ve anlatıcının bunu doğrulamadığını gösterebilir. Buna karşılık Sie hat die Entscheidung bereits getroffen. cümlesi, bilgiyi doğrulanmış bir olgu gibi sunar.
4. Haber ve gazete metinlerinde tarafsız aktarım
Haber metinlerinde yazar çoğu zaman olayın bütün ayrıntılarını kendi gözleriyle görmemiştir. Bu nedenle laut Polizei, nach Angaben der Behörde, Berichten zufolge ve wie die Zeitung berichtet gibi kaynak gösteren kalıplar kullanılır. Bu ifadeler, haberin hangi bilgiye dayandığını okura açıklar.
Tarafsız aktarım, yalnızca doğru fiil biçimini seçmekten ibaret değildir. Kaynağın güvenilirliği, bilginin kesinlik derecesi ve kullanılan kelimenin taşıdığı anlam da önemlidir. Die Ursache ist noch unklar. “Nedeni henüz belirsiz.” demektir; böyle bir durumda kesinlik bildiren bir cümle kurmak yerine belirsizliği açıkça göstermek gerekir.
Örnek
Nach Angaben der Stadt soll der neue Park im Frühjahr eröffnet werden. Die Planung sei jedoch noch nicht abgeschlossen. Türkçesi: Belediyenin açıklamalarına göre yeni parkın ilkbaharda açılması bekleniyor. Ancak planlamanın henüz tamamlanmadığı belirtiliyor. İlk cümlede soll hem bir beklentiyi hem de bilginin bir kaynaktan aktarıldığını gösterir; ikinci cümlede sei, planlamanın henüz tamamlanmadığı bilgisini dolaylı anlatımla aktarır. Bu bilginin kaynağının belediye olduğu bağlamdan anlaşılabilir, ancak yalnızca sei biçimi kaynağı tek başına belirtmez.
5. Kendi görüşümüzle aktarılan görüşü ayırmak
Bir sunumda veya yazılı çalışmada önce başkasının görüşünü, ardından kendi değerlendirmemizi verebiliriz. Bunun için Der Autor behauptet, dass ..., Die Studie kommt zu dem Ergebnis, dass ... ve Meiner Ansicht nach ... gibi farklı kalıplar kullanılabilir. Böylece okur, hangi cümlenin kaynak metne, hangisinin anlatıcıya ait olduğunu kolayca anlar.
Aktarılan görüşü eleştirirken doğrudan ve saldırgan ifadeler yerine daha ölçülü yapılar tercih edilebilir. Diese Darstellung überzeugt nicht vollständig. “Bu açıklama tam olarak ikna edici değil.” anlamındadır. Die Aussage ist nur teilweise nachvollziehbar. ise “Bu ifade yalnızca kısmen anlaşılabilir.” demektir ve akademik ya da resmî bağlamlarda daha dengeli bir ton oluşturur.
Örnek
Die Zeitung berichtet, die Änderungen würden den Alltag erleichtern. Meiner Ansicht nach ist diese Einschätzung jedoch zu allgemein, weil konkrete Beispiele fehlen. Türkçesi: Gazete, değişikliklerin günlük yaşamı kolaylaştıracağını bildiriyor. Ancak bana göre bu değerlendirme fazla genel; çünkü somut örnekler eksik. İlk cümle kaynak görüşünü aktarır, ikinci cümle ise öğrencinin kendi eleştirisini açıkça belirtir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Dolaylı anlatımda her zaman yalnızca Konjunktiv I kullanılmalıdır. Doğrusu: Hayır. Konjunktiv I özellikle resmî ve yazılı aktarımda yaygındır; fakat biçim bildirme kipiyle aynıysa Konjunktiv II kullanılabilir. Ayrıca soll ve angeblich gibi yapılar da kaynağa veya bilginin kesinliğine mesafe koyabilir.
- Yanlış: angeblich ve offenbar aynı anlama gelir. Doğrusu: Bu iki ifade aynı değildir. angeblich bilginin iddia düzeyinde kaldığını veya şüpheli olduğunu vurgular; offenbar ise belirtilere dayanarak yapılan bir çıkarımı anlatır.
- Yanlış: soll kullanılan her cümle gelecek zaman bildirir. Doğrusu: soll bazen gelecek veya planlanan bir durumu ifade edebilir; ancak haber dilinde çoğu zaman “söylentiye göre” veya “iddia edildiğine göre” anlamında kullanılır. Anlamı bağlam belirler.
- Yanlış: Kaynak belirtilmese de aktarılan görüş ile anlatıcının görüşü birbirinden anlaşılır. Doğrusu: Özellikle uzun metinlerde bu ayrım kendiliğinden anlaşılmayabilir. laut, nach Ansicht von veya meiner Ansicht nach gibi kalıplar, görüş sahiplerini açıkça ayırır.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, akademik yazma ve eleştirel okuma becerileriyle daha yakından ilişkilendirilir. Öğrenciler farklı kaynakların aynı olayı nasıl aktardığını karşılaştırır ve kesinlik derecesini ifade eden kelimeleri değerlendirir. Ayrıca uzun dolaylı anlatımlarda zaman uyumu, edilgen yapılar ve isimleştirme daha ayrıntılı ele alınabilir. Böylece yalnızca bir bilgiyi aktarmak değil, kaynağın güvenilirliğini ve anlatımın tarafsızlığını da tartışmak mümkün olur.
Özet
Görüş aktarırken kaynağı belirtmek, anlatıcının kendi fikriyle başkasının fikrini ayırır. Konjunktiv I, Konjunktiv II, soll, angeblich ve offenbar gibi yapılar farklı düzeylerde mesafe ve kesinlik bildirir. İyi bir Almanca metin, hem kimin ne söylediğini hem de anlatıcının bu bilgiye ne kadar güvendiğini açıkça gösterir.