A2 Almancasıyla şehirdeki yerleri, saatleri ve ulaşımı kullanarak bir günlük rota planlayıp bunu başkasına anlatmak, kaybolmadan dolaşmayı ve basit bir gün hikâyesi kurmayı öğretir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Günün rotası: A2 ile ne yapabilirim?
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci bilinen şehir yerlerini, saati ve basit ulaşımı kullanarak bir günlük rota planlayabilir ve bunu kısa cümlelerle anlatabilir. Dünyada bu konu uzun süredir yol tarifi ünitelerinin uygulama basamağıdır; harita, durak ve kısa diyalogla çalışılır. Günlük hayatta durakta harita açmak, kafe önünde buluşmak veya kiliseyi aramak hep bu beceridir. Türkçedeki önce-sonra sırası Almancada da vardır ama sözcük sırası ve edatlar değişir.
Plan sorusu yeter: Was möchtest du heute in der Stadt machen? (Bugün şehirde ne yapmak istiyorsun? Telaffuz: vas mörh-test du hoy-te in der ştat ma-hen). Cevap: Ich möchte eine Bäckerei und ein Café besuchen. (Bir fırın ve bir kafe ziyaret etmek istiyorum). Ulaşım: Ich fahre mit dem Bus. (Otobüsle giderim. ih faa-re mit dem bus) veya Ich gehe zu Fuß. (Yürüyerek giderim. ih gee-e tsu fus). Saat kalıbı um 9 Uhr (saat dokuzda, um noyn uur) A2’nin temelidir. zuerst (önce, tsu-erst), dann (sonra, dan), danach (ondan sonra, daa-naah) ve zum Schluss (en sonda, tsum şlus) rotayı sıraya koyar. A2’de ayrı bir gelecek zaman kurmana gerek yoktur; şimdiki zaman ile möchten ve wollen plan için yeter.
Örnek
A: Entschuldigung, wo ist die Haltestelle? (A: Affedersiniz, durak nerede?) B: Die Haltestelle ist dort, links. (B: Durak orada, solda.) A: Ich möchte ins Zentrum fahren. Um wie viel Uhr fährt der Bus? (A: Merkeze gitmek istiyorum. Otobüs saat kaçta kalkıyor?) B: Nimm den Bus Linie 3. Er fährt um 9 Uhr. (B: Üç numaralı otobüse bin. Saat dokuzda kalkıyor.)
Haritada yer işaretlemek: fırın, kafe ve günlük duraklar
Rota, gideceğin yerlerin adını bilmekle başlar. A2 söz varlığı yeter: die Stadt (şehir, ştat), das Zentrum (merkez, tsen-trum), die Bäckerei (fırın, be-ke-ray), das Café (kafe, ka-fe), der Bahnhof (gar, baan-hoof), der Markt (pazar, markt), das Museum (müze, mu-zee-um). Yer sormak için Wo ist die Bäckerei? (Fırın nerede? vo ist di be-ke-ray) kalıbı yeter. Konum vermek için neben (yanında), hinter (arkasında), vor (önünde), zwischen (arasında) ve gegenüber (karşısında) A2’de sık kullanılır.
Telefondaki harita da aynı sözcükleri gösterir. İşaretlerken yüksek sesle söylemek öğrenmeyi hızlandırır: Hier ist die Bäckerei. Das Café ist neben der Bäckerei. (İşte fırın. Kafe fırının yanında.) Hedef giderken zu ve in karışır. Bina ve durak gibi noktalara çoğu zaman zu gideriz: Ich gehe zur Bäckerei. (Fırına giderim. ih gee-e tsur be-ke-ray). İçine girilen geniş alan için in gelir: Ich gehe ins Café. (Kafeye girerim). Türkçede ikisi de e/a ekidir; Almancada edat ve artikeli birlikte seçmek gerekir.
Örnek
Somut plan: Zuerst gehe ich zur Bäckerei. Ich kaufe ein Brötchen. Dann gehe ich ins Café. Dort trinke ich Kaffee. (Önce fırına giderim. Bir sandviç ekmeği alırım. Sonra kafeye giderim. Orada kahve içerim.) Kısa diyalog: A: Wo ist ein gutes Café? (İyi bir kafe nerede?) B: Im Zentrum, neben der Bäckerei. (Merkezde, fırının yanında.)
Kilise, park ve sırayla gezi rotası
Bir günlük rota çoğu zaman bir tarihi yer ve bir dinlenme yeri içerir. A2’de die Kirche (kilise, kir-he) ve der Park (park) bu işi görür. Cümleler kısa tutulur: Die alte Kirche ist im Zentrum. (Eski kilise merkezde. di al-te kir-he ist im tsen-trum). Der Park ist hinter der Kirche. (Park kilisenin arkasında.) Ziyaret fiili besuchen (ziyaret etmek, be-zu-hen) A2’dir: Ich besuche die Kirche. (Kiliseyi ziyaret ederim). Parka girmek için Ich gehe in den Park. (Parka giderim. ih gee-e in den park) denir; artikeli den çünkü hareket var ve Park eril.
Sıra sözcükleri rotayı anlatılır kılar. Zuerst besuche ich die Kirche. Dann gehe ich in den Park. Danach trinke ich Kaffee. Zum Schluss fahre ich nach Hause. (Önce kiliseyi ziyaret ederim. Sonra parka giderim. Ondan sonra kahve içerim. En sonda eve giderim.) Yön için üç sözcük yeter: links (sol, links), rechts (sağ, rehts), geradeaus (dümdüz, ge-raa-de-aus). Die erste Straße links (ilk sokak soldan) A2 yol tarifi kalıbıdır. Dünyada bu ünite sıkça harita üzerinde parmakla gösterme ve bilgi boşluğu oyunuyla öğretilir; biri yer bilir, diğeri sorar.
Örnek
A: Wie komme ich zur Kirche? (Kiliseye nasıl giderim?) B: Gehen Sie geradeaus, dann die erste Straße links. Die Kirche ist im Zentrum. Der Park ist hinter der Kirche. (Dümdüz gidin, sonra ilk sokaktan sola. Kilise merkezde. Park kilisenin arkasında.) Öğrenci planı: Um 10 Uhr bin ich an der Kirche. Um 11 Uhr gehe ich in den Park. (Saat onda kilisedeyim. Saat on birde parka giderim.)
Otobüs, tramvay, hat ve saat okumak
Şehir içi ulaşım A2’de iki fiille ayrılır: yürümek gehen, taşıtla gitmek fahren. Bu yüzden Ich fahre mit dem Bus. ve Ich fahre mit der Straßenbahn. (Tramvayla giderim. ştraa-sen-baan) doğrudur. die Haltestelle (durak, hal-te-şte-le) hem otobüs hem tramvay için kullanılır. Hat sormak: Welche Linie fährt ins Zentrum? (Merkeze hangi hat gider? vel-he li-ni-e feert ins tsen-trum). Cevap: Linie 5. Binmek için günlük dilde Ich nehme die Straßenbahn Linie 5. (Beş numaralı tramvaya binerim) denir.
Durak panosu saat ve hat verir. Okuma kalıbı: Die Straßenbahn fährt um 10 Uhr 15. (Tramvay on on beşte kalkıyor.) Nächste Haltestelle: Marktplatz. (Sonraki durak: pazar meydanı.) Geç kalmamak için Wann fährt der Bus? (Otobüs ne zaman kalkıyor? van feert der bus) ve Um wie viel Uhr? (Saat kaçta?) yeter. Uhr bir anı, Stunde bir süreyi söyler: Der Bus fährt um 9 Uhr. Die Fahrt dauert 20 Minuten. (Otobüs dokuzda kalkar. Yol 20 dakika sürer.) Türkçe kaynaklı karışıklık burada sık çıkar; saat sorusunu wie viel Uhr ile, süreyi wie lange ile sorun.
Örnek
Pano metni gibi okuma: Linie 5 – Zentrum – 10:15. Linie 3 – Bahnhof – 10:20. Diyalog: A: Entschuldigung, fährt die Linie 5 zum Park? (Beş numaralı hat parka gidiyor mu?) B: Ja, um 10 Uhr 15. Die Haltestelle ist dort. (Evet, on on beşte. Durak orada.) Öğrenci kontrol cümlesi: Ich nehme um 10 Uhr 15 die Straßenbahn Linie 5. (On on beşte beş numaralı tramvaya binerim.)
Kafede rotayı anlatmak: plan ve geçmiş gün
Plan henüz olmamış bir gündür; anlatı olmuş bir gündür. Plan için şimdiki zaman yeter: Heute gehe ich zuerst zur Kirche. Dann fahre ich mit der Straßenbahn in den Park. Danach trinke ich Kaffee im Café. (Bugün önce kiliseye giderim. Sonra tramvayla parka giderim. Ondan sonra kafede kahve içerim.) Anlatı için A2 Perfekt gerekir. Hareket ve yer değiştirme fiilleri sein alır: Ich bin zum Bahnhof gegangen. Ich bin mit dem Bus gefahren. (Gara gittim. Otobüsle gittim.) Yeme, içme, fotoğraf gibi işler haben alır: Ich habe Kaffee getrunken. Ich habe ein Brötchen gegessen. Ich habe Fotos gemacht.
Kafede deftere bakarak anlatmak, sınıfın klasik uygulama sahnesidir. Kısa ve doğru cümleler uzun ve yanlış cümlelerden iyidir. Zamanı başa almak A2’de dinlemeyi kolaylaştırır: Um 9 Uhr bin ich von zu Hause weggegangen. Um 10 Uhr habe ich die Kirche besucht. Um 11 Uhr bin ich in den Park gegangen. Am Nachmittag habe ich im Café gesessen. (Saat dokuzda evden çıktım. Saat onda kiliseyi ziyaret ettim. Saat on birde parka gittim. Öğleden sonra kafede oturdum.) nach Hause eve doğru gitmektir; zu Hause evde olmaktır. Bu ikili Türkçede ikisi de ev diye bittiği için karışır.
Örnek
Bir günlük anlatı: Heute war ein schöner Tag in der Stadt. Zuerst bin ich mit dem Bus ins Zentrum gefahren. Dann habe ich die alte Kirche besucht. Danach bin ich in den Park gegangen. Zum Schluss habe ich im Café Kaffee getrunken und meine Route aufgeschrieben. (Bugün şehirde güzel bir gündü. Önce otobüsle merkeze gittim. Sonra eski kiliseyi ziyaret ettim. Ondan sonra parka gittim. En sonda kafede kahve içtim ve rotamı yazdım.) Arkadaş sorusu: Was hast du heute gemacht? (Bugün ne yaptın? vas hast du hoy-te ge-maht)
Türkçe kaynaklı sık hatalar ve telaffuz tuzakları
Türkçe e/a eki hem yönü hem konumu taşır; Almanca edat, artikel ve fiili birlikte ister. Yanlış: Ich gehe mit Bus. Doğru: Ich fahre mit dem Bus. çünkü taşıtla gitmek fahren dir ve artikel gerekir. Yanlış: Ich gehe in der Bahnhof. Doğru: Ich gehe zum Bahnhof. Gar bir hedef noktadır. Yanlış sözcük sırası: Ich möchte gehen zum Park um 10 Uhr. A2’dde zaman-yol-yer sırası dinlemeyi kolaylaştırır: Ich möchte um 10 Uhr mit dem Bus zum Park fahren. (Saat onda otobüsle parka gitmek istiyorum.) Cinsiyet ezberi şarttır: der Park, die Kirche, das Café, die Bäckerei, der Bahnhof, die Haltestelle, die Straßenbahn.
Telaffuzda üç tuzak vardır. Straße ve Straßenbahn içindeki ß uzun s gibi, Türkçe ştraa-se ve ştraa-sen-baan diye okunur; z diye okunmaz. Kirche kir-he diye biter, ç ile bitmez. ich ih diye ince söylenir; gehe gee-e, iki hecedir. Uhr uur diye uzar; Stunde ştun-de süre demektir, saat kaç sorusunda kullanılmaz. Perfekt’te gehen ve fahren için ich habe gegangen demek yaygındır ama yanlıştır; ich bin gegangen, ich bin gefahren denir. Sınıfta her Alman cümleyi önce yavaş, sonra normal hızda tekrar etmek bu hataları azaltır.
Örnek
Düzeltme minik diyalogu: Yanlış kalıp yerine doğru: A: Wann gehst du mit Bus in Park? yerine A: Wann fährst du mit dem Bus in den Park? (Parka otobüsle ne zaman gidersin?) Cevap: B: Um 11 Uhr. Ich nehme die Linie 5. Die Haltestelle ist gegenüber der Kirche. (Saat on birde. Beş numarayı alırım. Durak kilisenin karşısında.)
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Taşıtla gitmek için ich gehe mit Bus demek. Doğrusu: Taşıt fiili fahren’dir ve artikel gerekir: Ich fahre mit dem Bus / mit der Straßenbahn.
- Yanlış: Hem hedef hem konum için her yerde in kullanmak, örneğin ich gehe in der Bahnhof. Doğrusu: Nokta hedefte çoğu zaman zu vardır: Ich gehe zum Bahnhof, zur Bäckerei. İçine girilen yerde hareket varsa in + accusative: Ich gehe in den Park, ins Café.
- Yanlış: Saat sormak için wie viele Stunden veya Uhr ile Stunde’yu karıştırmak. Doğrusu: Bir an sorulur: Um wie viel Uhr? / Wann? Süre sorulur: Wie lange? Uhr saat dilimi, Stunde süredir.
- Yanlış: Perfekt’te ich habe zum Park gegangen demek. Doğrusu: Yer değiştiren fiiller sein alır: Ich bin zum Park gegangen. Ich bin mit der Straßenbahn gefahren. Yeme içme haben alır: Ich habe Kaffee getrunken.
- Yanlış: Türkçe sıra ile Ich möchte gehen jetzt zur Kirche demek. Doğrusu: Zamanı öne al: Ich möchte jetzt zur Kirche gehen. veya Ich möchte um 10 Uhr mit dem Bus zur Kirche fahren.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B1’de aynı rota sadece sıra ve saatle yetinmez; neden seçtiğini, hangisinin daha hızlı olduğunu ve bir aksilik olursa ne yapacağını da söylersin. Relatif cümlelerle die Kirche, die im Zentrum liegt gibi tek cümlede yer tarif edersin. Kibarca yol sormak için würde ve könnte devreye girer. Şehir betimi uzar: trafik, kalabalık, çevre ve görüş belirtirsin. B1 yazmada bir günlük geziyi paragraf paragraf, bağlaçlarla bağlayarak anlatırsın.
Özet
A2’de şehir rotası; yer adları, zuerst-dann sırası, um ... Uhr saati ve Bus ile Straßenbahn ile kurulur. Plan şimdiki zaman ve möchten ile, olmuş gün ise Perfekt ile anlatılır; gehen ve fahren’de sein unutulmaz. Haritayı, durak panosunu ve kısa diyaloğu her gün bir kez yüksek sesle tekrar etmek, Türkçe e/a alışkanlığını Almanca edat ve artikel düzenine çevirir.