Almanca A2'de şehirde yol sormak, kısa tarif vermek ve ulaşım aracı seçmek, kaybolmadan ve bütçeni zorlamadan hedefe varmanı sağlayan günlük bir dil becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Yol sormak ve kısa tarif almak
CEFR A2 can-do hedefi açıktır: Tanımadığın birine yer sorabilir ve yavaş, kısa bir tarifi anlayabilirsin. Bu beceri dünyada neredeyse her dil sınıfında harita, rol oyunu ve sokak fotoğrafı ile çalışılır; çünkü kaybolmak evrensel bir durumdur. Almanya'da tanımadığın yetişkine Sie denir. Soru, Entschuldigung (affedersiniz; telaffuz: ent-şul-di-gung) ile başlamalıdır; aksi halde cümle kaba durur.
İki kalıp A2 için yeter: Wo ist ...? Nerede? Telaffuz: vo ist. Wie komme ich zum Bahnhof? Tren istasyonuna nasıl giderim? Telaffuz: vi ko-mı ih tsum ban-hof. zu dem kısaltması zum, zu der kısaltması zur olur. Örnek: Wie komme ich zur Bushaltestelle? Otobüs durağına nasıl giderim? Telaffuz: zur bus-hal-te-şte-lı.
Tarif tarafında fiil çoğu zaman nazik emirdir: Gehen Sie geradeaus. Düz gidin. Telaffuz: ge-hen zi ge-ra-dı-aus. Dann die erste Straße links. Sonra ilk sokaktan sola. An der Ampel rechts. Trafik ışığında sağa. Telaffuz: am-pıl rehts. Es ist nicht weit. Zu Fuß fünf Minuten. Uzak değil. Yürüyerek beş dakika. Bu cümleler her şehirde işe yarar.
Örnek
Somut olay: Ayşe bir cadde köşesinde durur. A: Entschuldigung, wo ist die nächste Bushaltestelle? A: Affedersiniz, en yakın otobüs durağı nerede? B: Gehen Sie geradeaus bis zur Ampel und dann rechts. Die Haltestelle ist an der Ecke. B: Trafik ışığına kadar düz gidin ve sonra sağa. Durak köşede. Ayşe Danke schön! Çok teşekkürler! der ve yürür. Telaffuz: e-kı; dan-kı şön.
Yön tabelaları okumak ve kendi rotanı planlamak
A2 can-do hedefi: Basit yön tabelalarını okuyabilir ve harita veya telefon yardımıyla kısa bir rota söyleyebilirsin. Alman şehirlerinde oklar ve kısa sözcükler yol gösterir: Eingang giriş (ayn-gang), Ausgang çıkış (aus-gang), U-Bahn metro (u-ban), S-Bahn şehir treni (es-ban), Zentrum veya Stadtmitte merkez. zum Bahnhof istasyona doğru demektir. Tabela okumak, birine sormadan önce kendi başına bir adım atmanı sağlar.
Kendi planını A2 cümleleriyle kur: Ich gehe zu Fuß zur U-Bahn. Metroya yürüyerek giderim. Dann fahre ich mit der U-Bahn zum Museum. Sonra müzeye metroyla giderim. Ich brauche eine Karte. Bir haritaya ihtiyacım var. Ich suche den Weg zum Bahnhof. İstasyona giden yolu arıyorum. Telefon ve harita yardımcı olsa da, sokaktaki Almanca sözcüğü tanımak seni bağımsız kılar. Yanlış durakta inmemek için Wo muss ich aussteigen? Nerede inmeliyim? sorusu da A2'de yeterlidir.
Örnek
Somut plan: Can telefonuna ve sokağın köşesindeki tabelaya bakar. U-Bahn, Ausgang Stadtmitte. Metro, çıkış şehir merkezi. Kendi kendine der: Ich gehe hier zur U-Bahn. Ich fahre zwei Stationen und steige am Markt aus. Buradan metroya giderim. İki durak giderim ve pazarda inerim. Telaffuz: şta-tsi-o-nın; ştay-gı am markt aus. Böylece hem tabelayı hem kısa plan cümlesini aynı anda kullanmış olur.
Ulaşım seçmek: tramvay mı, bisiklet mi?
A2 can-do hedefi: Günlük ulaşım araçlarını adlandırabilir ve basit bir karşılaştırma ile seçim yapabilirsin. Temel sözcükler: die Straßenbahn tramvay (ştra-sın-ban), das Fahrrad bisiklet (fa-rat), der Bus otobüs, die U-Bahn metro. Fiiller de sabittir: Ich fahre mit der Straßenbahn. Tramvayla giderim. Ich fahre mit dem Fahrrad. Bisikletle giderim. Ich nehme den Bus. Otobüsü tercih ederim. Araç adının önündeki der, die, das ve mit dem / mit der kalıbı A2'de bilinçli kullanılmalıdır.
Seçim gerekçesi kısa tutulur: Die Straßenbahn ist schneller als das Fahrrad. Tramvay bisikletten daha hızlıdır. Das Fahrrad ist billiger und gesünder. Bisiklet daha ucuz ve daha sağlıklıdır. Heute regnet es. Deshalb fahre ich mit der Straßenbahn. Bugün yağmur yağıyor. Bu yüzden tramvayla giderim. Es ist nicht weit. Ich fahre mit dem Fahrrad. Uzak değil. Bisikletle giderim. Dünya genelinde bu konu rol oyununda hava, mesafe, para ve zaman sorularıyla öğretilir; çünkü gerçek hayatta tek doğru araç yoktur, duruma göre seçim vardır.
Örnek
Kısa diyalog: A: Was nimmst du heute? A: Bugün neye biniyorsun? B: Ich nehme die Straßenbahn, weil es weit ist. B: Tramvaya biniyorum, çünkü uzak. Dikkat: weil den sonra fiil cümle sonuna gider: weil es weit ist, weil es regnet. A: Ich fahre mit dem Fahrrad. Das ist billiger. A: Bisikletle giderim. O daha ucuz. Telaffuz: vayl es vayt ist; bi-li-ger.
Bilet seçmek: tek bilet mi, günlük bilet mi?
A2 can-do hedefi: Basit bir bilet isteyebilir ve tek yolculuk ile gün boyu bilet arasında kısa bir gerekçe söyleyebilirsin. İstasyonda makine veya gişe için kalıplar şunlardır: Eine Einzelfahrkarte, bitte. Bir tek bilet, lütfen. Telaffuz: ayn-tsel-far-kar-te. Eine Tageskarte, bitte. Bir günlük bilet, lütfen. Telaffuz: ta-gıs-kar-te. Was kostet das? Ne kadar? Wo ist der Fahrkartenautomat? Bilet makinesi nerede? Telaffuz: far-kar-tın-auto-mat. Almanya, Avusturya ve İsviçre'de toplu taşımada bilet almak günlük hayatın parçasıdır; öğrenciler sık sık makine başında bu iki seçenekle karşılaşır.
Seçim mantığı A2 diline sığar. Ich fahre nur einmal. Eine Einzelfahrkarte ist genug. Sadece bir kez bineceğim. Tek bilet yeter. Ich fahre heute oft. Deshalb ist die Tageskarte besser. Bugün sık bineceğim. Bu yüzden günlük bilet daha iyi. Die Tageskarte ist teurer, aber ich kann den ganzen Tag fahren. Günlük bilet daha pahalı ama bütün gün binebilirim. Fiyat ezberletmek gerekmez; önemli olan einmal bir kez, oft sık, besser daha iyi, teurer daha pahalı sözcükleriyle gerekçe kurabilmendir.
Örnek
İstasyon sahnesi: Mert makinenin önündedir. A: Eine Tageskarte, bitte. Ich fahre heute zum Museum, zur Schule und zum Bahnhof. A: Bir günlük bilet, lütfen. Bugün müzeye, okula ve istasyona gideceğim. B: Gut. Die Tageskarte ist besser als drei Einzelfahrkarten. B: İyi. Günlük bilet üç tek biletten daha iyidir. Mert Danke! Teşekkürler! der. Üç yer varsa günlük biletin mantığı bu somut olayda görünür.
Taksi mi, kiralık bisiklet mi?
A2 can-do hedefi: Taksi ve bisiklet kiralama gibi iki seçeneği adlandırıp durumuna göre birini seçebilirsin. das Taxi taksi (tak-si), der Taxistand taksi durağı, ein Fahrrad leihen bisiklet kiralamak. Cümleler: Ich nehme ein Taxi. Taksiye binerim. Ein Taxi bitte, zum Bahnhof. Bir taksi lütfen, istasyona. Ich leihe ein Fahrrad. Bir bisiklet kiralarım. Telaffuz: lay-ı ayn fa-rat. Paylaşımlı veya kiralık bisiklet birçok Avrupa şehrinde günlük bir seçenektir; A2'de marka adı ezberlemek gerekmez, kalıp yeter.
Karar yine karşılaştırma ve gerekçeyle kurulur. Das Taxi ist teuer, aber schnell. Taksi pahalı ama hızlı. Ein Fahrrad ist günstig. Bisiklet uygun fiyatlıdır. Es ist spät. Ich nehme ein Taxi. Geç oldu. Taksiye binerim. Das Gepäck ist schwer. Ein Taxi ist besser. Bavul ağır. Taksi daha iyi. Das Wetter ist schön. Ich leihe ein Fahrrad. Hava güzel. Bisiklet kiralarım. Böylece aynı konuda hem nazik istek hem kısa gerekçe çalışılmış olur.
Örnek
Taksi durağındaki diyalog: A: Nimmst du ein Taxi? A: Taksiye mi biniyorsun? B: Nein. Ich leihe ein Fahrrad, weil das Taxi zu teuer ist. B: Hayır. Bisiklet kiralarım, çünkü taksi çok pahalı. A: Ich nehme ein Taxi. Ich habe viel Gepäck. A: Ben taksiye binerim. Çok bagajım var. Telaffuz: tsu toy-er; ge-pek. İki öğrenci aynı yerde farklı gerekçeyle farklı araç seçer; A2'de beklenen de budur.
Türkçe kaynaklı sık hatalar ve doğru kalıplar
Türkçe düşünen öğrenci Almanca yol tarifinde üç noktada sık düşer: ilgeç, artikel ve hitap. Şehir ve ülke için nach kullanılır: Ich fahre nach Berlin. Berlin'e gidiyorum. Bina, durak, istasyon gibi nokta için zu vardır: Ich gehe zum Bahnhof. İstasyona gidiyorum. Ich gehe nach dem Bahnhof yanlıştır. İkinci tuzak artikelsiz kalıptır. Türkçede otobüsle deriz; Almancada mit dem Bus, mit der Straßenbahn, mit der U-Bahn denir. mit Bus A2'de eksik ve yanlıştır.
Üçüncü tuzak hitap ve söz dizimidir. Tanımadığın yetişkine Wo ist der Bahnhof? diyebilirsin ama önce Entschuldigung gelir; sokakta du ile Wo ist der Bahnhof? demek kaba durabilir. weil cümlesinde fiil sonda durur: Ich nehme den Bus, weil es weit ist. Ayrıca links sol, rechts sağ karışmasın; tarifi veren kişiye göre yön değişir. Emirde nazik biçim Gehen Sie ... iken arkadaş arasında Geh ... olur. Bu ayrımlar ezber listesi değil, sokak alışkanlığıdır; her diyalogda bir kez bilinçli tekrar edilmelidir.
Örnek
Düzeltme örneği. Yanlış: Ich gehe nach Bus Haltestelle mit Bus. Doğru: Ich gehe zur Bushaltestelle und fahre mit dem Bus. Otobüs durağına giderim ve otobüsle binerim. Yanlış: Wo ist Bahnhof bitte du? Doğru: Entschuldigung, wo ist der Bahnhof? Yanlış: Ich nehme Taxi weil ist spät. Doğru: Ich nehme ein Taxi, weil es spät ist. Bu üç çift, Türkçe kaynaklı hatanın neredeyse tamamını özetler.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: nach her 'gideceğim yere' eklenir: nach dem Museum, nach der Haltestelle. Doğrusu: nach ülke ve şehir içindir: nach Deutschland, nach Wien. Durak, müze, istasyon gibi noktalar için zu kullanılır: zum Museum, zur Haltestelle.
- Yanlış: Türkçedeki gibi artikelsiz ulaşım: mit Bus, mit Bahn, nehmen Taxi. Doğrusu: A2'de artikel şarttır: mit dem Bus, mit der Bahn, ein Taxi nehmen. Artikelsiz hali hem yanlış hem de çok Türkçe durur.
- Yanlış: Sokakta herkese du demek ve Entschuldigung olmadan soru sormak. Doğrusu: Tanımadığın yetişkine Sie ve önce Entschuldigung kullanılır. Arkadaşınla du ve Geh geradeaus. doğrudur; yabancıya Gehen Sie geradeaus. denir.
- Yanlış: weil den sonra fiili Türkçe sırayla ortaya koymak: weil es ist weit. Doğrusu: weil yan cümlede fiil sonda durur: weil es weit ist, weil es regnet, weil das Taxi teuer ist.
- Yanlış: links ve rechts ezberini tarifi verenin yüzüne göre çevirmeden kullanmak; ayrıca geradeaus yerine uydurma bir 'düz' sözcüğü aramak. Doğrusu: Tarifi dinlerken verenin baktığı yöne göre links sol, rechts sağdır. Düz gitmek için tek kalıp geradeaus (ge-ra-dı-aus) yeter.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, B1'e doğru, yol tarifi tek emir cümlesinden çıkar; göreli cümle ve işaret noktalarıyla uzar: köşedeki eczane, büyük kilisenin arkasındaki durak gibi. Ulaşım diline rötar, aktarma, bilet türleri ve anons metinleri eklenir; umsteigen yalnızca kelime olmaktan çıkar, bağlantılı bir yolculuk anlatısına döner. Öğrenci şikayet, rica ve alternatif önerme diline geçer: geç kalan tramvay, dolu bisiklet istasyonu, yanlış bilet. A2'deki kısa kalıplar o zaman iskelet olur; üzerine daha uzun, daha nazik ve daha kesin cümleler konur.
Özet
A2'de şehir dili üç işe yarar: nazikçe yer sormak, kısa tarifi ve tabelayı anlamak, tramvay, bisiklet, bilet ve taksi arasında gerekçeli seçim yapmak. Kalıplar Entschuldigung, wo ist ...?, Gehen Sie geradeaus, mit dem Bus, Eine Tageskarte, bitte düzeyinde kalır. Türkçeden gelen nach, artikel ve weil hatalarını düzeltmek, bu kalıpları sokakta gerçekten işe yarar hale getirir.