Günlük hayatta yardım istemek ve alınan bilgiyi başkasına açık, nazik ve doğru biçimde aktarmak için temel İtalyanca kalıpları kullanabiliriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Nazikçe yardım isteme
İtalyancada tanımadığımız bir kişiye veya bir görevliye seslenirken en güvenli başlangıçlardan biri Scusi ifadesidir. Bu ifade Türkçedeki “Affedersiniz” anlamına gelir. Yardım istemek için Mi può aiutare, per favore? diyebiliriz; bu cümle “Bana yardım edebilir misiniz, lütfen?” demektir.
Bir şeyi nazikçe sormak için Mi può dire...? ve Posso chiederle una cosa? kalıplarını kullanabiliriz. Karşımızdaki kişiyi anlamadığımızda Non ho capito, daha yavaş konuşmasını istediğimizde Può parlare più lentamente? diyebiliriz. Scusi yaklaşık “skuzi”, può ise “puo” diye telaffuz edilir; sondaki sesleri yutmamaya dikkat edelim.
Örnek
Cliente: Scusi, mi può aiutare, per favore? Cameriere: Certo. Che cosa cerca? Cliente: Cerco la password del Wi-Fi. Cameriere: È scritta sullo scontrino. Türkçesi: Müşteri, “Affedersiniz, bana yardım edebilir misiniz, lütfen?” der. Garson, “Elbette. Ne arıyorsunuz?” diye sorar. Müşteri, “Wi-Fi şifresini arıyorum.” der. Garson, “Fişin üzerinde yazılı.” diye cevap verir.
Otelde kayıp eşya için yardım isteme
Otelde bir eşyamızı bulamadığımızda önce durumu kısa biçimde anlatabiliriz. Non trovo la mia valigia “Valizimi bulamıyorum” demektir. Daha sonra Mi può aiutare a cercarla? diyerek yardım isteyebiliriz. Buradaki cercare fiili “aramak” anlamındadır.
Görevliye yer ve zaman bilgisi vermek iletişimi kolaylaştırır. Era nella mia camera “Odamdaydı”, Era vicino alla porta “Kapının yanındaydı” demektir. Yardım aldıktan sonra Grazie per il suo aiuto diyebiliriz. Resmî bir ortamda suo kullanımı nazik bir seçimdir; telaffuzda valigia yaklaşık “valica”, camera ise “kamera” şeklindedir.
Örnek
Ospite: Scusi, non trovo la mia valigia. Receptionist: Dove l’ha vista? Ospite: Era nella mia camera, vicino alla porta. Receptionist: Controlliamo insieme. Mi descrive la valigia? Ospite: È nera e piccola. Türkçesi: Konuk valizini bulamadığını söyler. Görevli valizi en son nerede gördüğünü sorar. Konuk, valizin odada, kapının yanında olduğunu ve siyah, küçük olduğunu anlatır.
Eczanede bilgi sorma
Eczanede yardım isterken ihtiyacımızı açıkça söylemek önemlidir. Buongiorno, mi può aiutare? diyerek başlayabiliriz. Belirli bir ürün soruyorsak Avete qualcosa per il mal di testa? cümlesini kullanabiliriz; anlamı “Baş ağrısı için bir şeyiniz var mı?” şeklindedir.
İlacın nasıl kullanılacağını anlamadığımızda Come devo prenderlo? veya Quante volte al giorno? diye sorabiliriz. İlk cümle “Onu nasıl almalıyım?”, ikinci cümle “Günde kaç kez?” anlamına gelir. İtalyancada sağlıkla ilgili bir durumda anlamadığımız bilgiyi tahmin etmek yerine Può ripetere, per favore? demek daha güvenlidir. farmacia yaklaşık “farmaciya”, testa ise “testa” diye okunur.
Örnek
Studente: Buongiorno, avete qualcosa per il mal di gola? Farmacista: Sì, questo sciroppo può aiutare. Studente: Come devo prenderlo? Farmacista: Due volte al giorno. Studente: Può ripetere, per favore? Türkçesi: Öğrenci boğaz ağrısı için bir şey sorar. Eczacı bir şurup önerir. Öğrenci kullanımını sorar; eczacı günde iki kez der. Öğrenci bilgiyi tekrar etmesini ister.
İstasyonda saat ve peron öğrenme
Tren istasyonunda iki temel bilgiyi sormamız gerekebilir: trenin kalkış saati ve peron numarası. A che ora parte il treno per Roma? “Roma treni saat kaçta kalkıyor?” demektir. Da quale binario parte? ise “Hangi perondan kalkıyor?” anlamına gelir.
Cevabı tam duyamazsak Mi scusi, può ripetere l’orario? diyebiliriz. Bilgiyi kontrol etmek için Quindi, parte alle otto dal binario tre? cümlesini kullanabiliriz. Buradaki quindi “yani, öyleyse” anlamındadır ve duyduğumuz bilgiyi doğrulamaya yarar. binario yaklaşık “binaryo”, orario ise “oraryo” diye telaffuz edilir.
Örnek
Passeggero: Mi scusi, a che ora parte il treno per Milano? Impiegata: Parte alle nove e venti, dal binario cinque. Passeggero: Quindi, alle nove e venti dal binario cinque? Impiegata: Sì, esatto. Türkçesi: Yolcu Milano treninin saatini sorar. Görevli trenin dokuz yirmide, beşinci perondan kalkacağını söyler. Yolcu bilgiyi tekrar ederek doğrular; görevli de doğru olduğunu belirtir.
Sokakta yön sorma
Sokakta tanımadığımız birine yaklaşırken Scusi, posso farle una domanda? diyebiliriz. Postaneyi sormak için Dov’è l’ufficio postale? veya Come posso arrivare all’ufficio postale? kullanılır. İlk cümle “Postane nerede?”, ikinci cümle “Postaneye nasıl gidebilirim?” anlamındadır.
Yön tarifinde a destra “sağda”, a sinistra “solda”, sempre dritto “dümdüz” demektir. Yolu anlayıp anlamadığımızı göstermek için Devo girare a destra? diye sorabiliriz. Yardım eden kişiye Grazie mille demek nazik bir kapanıştır. Dov’è yaklaşık “dove”, destra “destra”, sinistra ise “sinistra” diye okunur.
Örnek
Studente: Scusi, dov’è l’ufficio postale? Passante: Vada sempre dritto, poi giri a sinistra. Studente: È lontano? Passante: No, sono cinque minuti a piedi. Studente: Grazie mille! Türkçesi: Öğrenci postanenin yerini sorar. Yoldan geçen kişi dümdüz gitmesini, sonra sola dönmesini söyler. Öğrenci uzak olup olmadığını sorar; kişi yürüyerek beş dakika olduğunu belirtir.
Alınan mesajı başkasına aktarma
Bir görevli bize bilgi verdiğinde bu bilgiyi başka bir kişiye aktarabiliriz. En kolay yöntem, duyduğumuz cümleyi değiştirmeden söylemektir: Ha detto: Il treno parte alle otto. Bu cümle “Şöyle dedi: Tren saat sekizde kalkıyor.” anlamına gelir. Bir kişinin ne söylediğini aktarmak için ha detto kalıbı çok kullanışlıdır.
Mesajı aktarırken kişi, yer ve saati açıkça belirtmeliyiz. Örneğin La receptionist ha detto che la valigia è nella camera cümlesi “Resepsiyon görevlisi valizin odada olduğunu söyledi” demektir. A2 düzeyinde doğrudan aktarma da yeterlidir: Marco dice: Ci aspetta davanti alla farmacia. Aktardığımız bilgiyi doğrulamak için Ho capito bene? diyebiliriz; bu, “Doğru mu anladım?” anlamındadır.
Örnek
Anna: Che cosa ha detto l’impiegata? Paolo: Ha detto: Il treno parte alle dieci dal binario due. Anna: Ho capito bene? Alle dieci dal binario due? Paolo: Sì, esatto. Türkçesi: Anna görevlinin ne söylediğini sorar. Paolo, trenin saat onda ikinci perondan kalkacağını aktarır. Anna bilgiyi tekrar ederek kontrol eder; Paolo da onaylar.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Yabancı birine yardım isterken doğrudan Aiutami! demek her durumda uygundur. Doğrusu: Aiutami! emredici ve samimi bir ifadedir; acil veya çok yakın ilişkiler dışında kaba duyulabilir. Tanımadığımız kişilere Scusi, mi può aiutare, per favore? demek daha naziktir.
- Yanlış: Scusa ve Scusi her kişiye aynı biçimde söylenir. Doğrusu: Scusa daha çok arkadaşlara ve yaşıtlarımıza söylenir. Görevliye, yaşça büyük birine veya tanımadığımız birine Scusi demek daha uygundur.
- Yanlış: Dov’è yalnızca insanları sormak için kullanılır. Doğrusu: Dov’è “Nerede?” anlamındadır ve yerleri de sormak için kullanılır: Dov’è la farmacia? “Eczane nerede?” demektir.
- Yanlış: Bir mesajı aktarırken yalnızca saati söylemek yeterlidir. Doğrusu: Mesajın kimden geldiğini, ne hakkında olduğunu ve gerekiyorsa yeri belirtmek gerekir. Ha detto: Il treno parte alle otto dal binario tre. cümlesi yalnızca Alle otto demekten daha açıktır.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta yardım isteme, telefon görüşmeleri ve daha uzun hizmet konuşmalarıyla birleştirilebilir. Öğrenciler bir randevu alma, şikâyeti açıklama ve karşıdakinin önerisini kabul etme ya da reddetme çalışmaları yapabilir. Ayrıca geçmişte alınmış bir mesajı daha ayrıntılı aktarmak ve neden-sonuç bildirmek öğrenilebilir. Böylece kısa kalıplardan, birkaç cümlelik gerçek konuşmalara geçilir.
Özet
Yardım isterken Scusi, Mi può aiutare? ve Può ripetere? gibi nazik kalıpları kullanırız. Otel, eczane, istasyon, sokak ve kafe gibi yerlerde ihtiyacımızı kısa ve açık biçimde anlatırız. Aldığımız bilgiyi Ha detto... veya doğrudan cümleyle aktarır, önemli ayrıntıları tekrar ederek kontrol ederiz.