QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Randevu, şikayet ve tavsiye kalıpları, diyalog

Yabancı Diller · İspanyolca B2 · Sağlık ve Kamu Hizmetleri
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Konu anlatımı

B2 İspanyolcasında sağlık ve kamu hizmetleriyle başa çıkmak, randevu istemeyi, şikâyeti nazikçe sunmayı ve tavsiyeyi hem alıp hem vermeyi aynı resmi dilde birleştirebilmektir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Telefonda randevu istemek

Kulaklık takan öğrenci telefonda hangi randevu kalıplarını tekrarlıyor olabilir?

CEFR B2 can-do hedefi şudur: öğrenci sağlık kuruluşuna veya kamu dairesine telefon ederek randevu talep edebilir, gün ve saat önerebilir, uygun olmayan saati nazikçe reddedebilir. İspanya kamu sağlığında centro de salud (sağlık ocağı; SEN-tro de sa-LUD) için temel eylem pedir cita veya concertar una cita (randevu istemek / ayarlamak; pe-DİR Sİ-ta, kon-ser-TAR u-na Sİ-ta) dir. Latin Amerika’da sacar una cita ve agendar una cita da duyulur; B2’de bu çeşitliliği tanımak yeter, uydurma kalıp ezberlemeye gerek yoktur. Dünya genelinde bu konu telefon simülasyonu ve resepsiyon rol oyunuyla öğretilir çünkü dinleme, nezaket kipi ve net bilgi alışverişi aynı anda çalışır.

En güvenli resmi açılış quisiera (isterdim; ki-SYE-ra) ile yapılır; emir gibi durmaz, B2 nezaketini taşır. Buenos días, quisiera pedir una cita con el médico de cabecera, por favor. (Günaydın, aile hekimiyle randevu almak istiyorum, lütfen.) Saat sormak için: ¿Tendrían alguna hora libre el jueves por la mañana? (Perşembe sabahı boş bir saatiniz olur mu?; ten-DRİ-an al-GU-na O-ra Lİ-bre) Olumsuz cevap gelirse kapıyı kapatmadan: Me viene mal ese día. ¿Podríamos dejarlo para la semana que viene? (O gün bana uygun değil. Gelecek haftaya bırakabilir miyiz?) İptal ve erteleme de B2’nin parçasıdır: Llamo para cancelar mi cita de mañana. (Yarınki randevumu iptal etmek için arıyorum.)

Örnek

Kısa telefon diyaloğu. Resepsiyon: Centro de salud, dígame. (Sağlık ocağı, buyurun.) Hasta: Hola, buenos días. Necesito concertar una cita porque llevo dos días con fiebre. (Merhaba, günaydın. İki gündür ateşim var, randevu ayarlamam gerekiyor.) Resepsiyon: ¿Prefiere por la mañana o por la tarde? (Sabah mı akşamüstü mü tercih edersiniz?) Hasta: Por la mañana, si es posible. ¿Hay algo el miércoles? (Mümkünse sabah. Çarşamba bir şey var mı?) Resepsiyon: Sí, a las diez. ¿Me confirma su nombre y su número de tarjeta sanitaria? (Evet, saat onda. Adınızı ve sağlık kartı numaranızı onaylar mısınız?) Hasta: Perfecto, muchas gracias. (Mükemmel, çok teşekkürler.)

Eczanede şikâyet, belirti ve tavsiye

Eczacı ile hasta arasında randevu, şikâyet ve tavsiyeden hangileri konuşuluyor olabilir?

Günlük hayatta İspanyolca konuşulan birçok yerde eczane, hastaneden önce gelen bir kamu sağlık kapısıdır. B2 öğrencisi belirtisini tarif edebilir, reçetesiz ürün sorabilir ve verilen tavsiyeyi anlayıp tekrar edebilir. ¿Qué me recomienda para el dolor de cabeza? (Baş ağrısı için ne önerirsiniz?; ke me rre-ko-MYEN-da pa-ra el do-LOR de ka-BE-sa) Eczacı B2’de sık duyulan yapıyla cevaplar: Le recomiendo que tome un analgésico y beba mucha agua. (Bir ağrı kesici almanızı ve bol su içmenizi öneririm.) Burada recomendar que den sonra dilek kipi (subjuntivo) gelir: tome, beba. Bu, Türkçedeki «öneririm ki alırsın» kalıbından farklıdır.

Şikâyet eczanede de nazik kalmalıdır: ürün işe yaramadıysa veya stok yoksa. Ayer compré este jarabe y no me ha sentado bien. (Dün bu şurubu aldım ve bana iyi gelmedi; ha sen-TA-do BYEN) ¿Tendrían algo más suave para el estómago? (Mide için daha yumuşak bir şeyiniz olur mu?) Tavsiye verirken siz de aynı nezaketi kullanırsınız: Si fuera usted, consultaría al médico si la fiebre continúa. (Yerinizde olsam ateş sürerse doktora danışırdım.) B2’de debería (yapmalı; de-be-Rİ-a) ve es mejor que + dilek kipi yan yana durur: Es mejor que no mezcle estos dos medicamentos. (Bu iki ilacı karıştırmamanız daha iyi.)

Örnek

Eczane diyaloğu. Hasta: Buenas tardes. Tengo la garganta muy irritada desde ayer. (İyi günler. Dünden beri boğazım çok tahriş olmuş.) Eczacı: ¿Tiene fiebre o tos? (Ateş veya öksürük var mı?) Hasta: Tos seca, pero no mucha fiebre. (Kuru öksürük, ama ateş fazla değil.) Eczacı: Le aconsejo estas pastillas para chupar. Tome una cada cuatro horas y beba infusiones calientes. (Emmek için bu pastilleri öneririm. Dört saatte bir tane alın ve sıcak bitki çayı için.) Hasta: ¿Hace falta receta? (Reçete gerekir mi?) Eczacı: No, para esto no. Si mañana está peor, pida cita en el centro de salud. (Hayır, bunun için gerekmez. Yarın daha kötüyse sağlık ocağından randevu isteyin.)

Resepsiyonda şikâyet formu ve resmi itiraz

Hasta resepsiyonda neden bir form teslim ediyor ve resepsiyonist ne yanıtlıyor olabilir?

Kamu hizmeti ve sağlık kurumunda şikâyet, bağırarak değil kayıt altına alınarak yapılır. B2 can-do: öğrenci memnuniyetsizliğini gerekçesiyle birlikte sunabilir, çözüm talep edebilir ve kiminle konuşacağını sorabilir. İspanya’da birçok işyerinde ve kamu biriminde libro de reclamaciones veya hoja de reclamaciones istenir; bu, «şikâyet defteri / formu» dur ve hakkınızı yazılı bırakmanızı sağlar. Açılış kalıbı: Quisiera presentar una queja formal. (Resmi bir şikâyet sunmak istiyorum; KE-ha for-MAL) veya Me gustaría poner una reclamación. (Bir şikâyet dilekçesi vermek isterdim.)

Gerekçe somut ve ölçülü olmalıdır; B2 abartılı hakaret değil, olgu ister. El tiempo de espera ha sido excesivo y nadie me ha informado. (Bekleme süresi aşırıydı ve kimse bana bilgi vermedi.) No estoy conforme con el trato recibido en recepción. (Resepsiyonda gördüğüm muameleden memnun değilim; kon-FOR-me) Çözüm cümlesi: Quisiera hablar con el responsable, por favor. (Sorumluyla konuşmak istiyorum.) Resepsiyonist sakinleştirici kalıplar kullanır: Lamento lo ocurrido. Voy a tomar nota y se lo haré llegar al director. (Olanlar için üzgünüm. Not alacağım ve müdüre ileteceğim.) Bu yazılı şikâyet kültürü, sözlü tartışmayı belgelenmiş bir kamu hakkına çevirmek için öğretilir; sınıfın bir sonraki adımı aynı şikâyeti e-postayla yazmaktır.

Örnek

Resepsiyon diyaloğu. Hasta: Buenos días. Tengo cita a las nueve y son casi las diez. Nadie me ha llamado. (Günaydın. Dokuzda randevum var ve neredeyse on oluyor. Kimse beni çağırmadı.) Resepsiyonist: Disculpe la demora. El médico se ha retrasado con otro paciente. (Gecikme için özür dilerim. Doktor başka bir hastayla gecikti.) Hasta: Entiendo, pero necesito trabajar. Quisiera dejar constancia por escrito. (Anlıyorum ama çalışmam gerekiyor. Yazılı kayıt bırakmak istiyorum.) Resepsiyonist: Por supuesto. Aquí tiene la hoja de reclamaciones. Si quiere, también le damos otra cita para hoy por la tarde. (Tabii. İşte şikâyet formu. İsterseniz bugün akşamüstü başka bir randevu da veririz.)

Muayenede reçete, talimat ve tavsiye

Doktor reçeteyi açıklarken hastadan hangi onay cümlelerini bekliyor olabilir?

Muayene B2’de yalnızca hastalık adı ezberlemek değildir; talimatı anlamak, dozajı tekrar etmek ve yaşam tavsiyesini dilek kipiyle kavramaktır. Doktor resmi usted kullanır. Tiene que tomar este medicamento cada ocho horas, después de las comidas. (Bu ilacı sekiz saatte bir, yemeklerden sonra almalısınız; me-di-ka-MEN-to KA-da O-cho O-ras) Receta (reçete; rre-SE-ta) üzerinde süre ve doz yazılıdır; öğrenci eczaneye götürmeden önce yüksek sesle özetleyebilmelidir. Le aconsejo que descanse y evite el esfuerzo físico. (Dinlenmenizi ve fiziksel efordan kaçınmanızı tavsiye ederim; a-kon-SE-ho ke des-KAN-se)

Uyarı ve koşul cümleleri B2’nin can-do listesindedir: Es importante que beba líquidos y que no fume. (Sıvı içmeniz ve sigara içmemeniz önemlidir.) Si los síntomas continúan, vuelva el viernes. (Belirtiler sürerse cuma günü tekrar gelin.) Hasta onayını şöyle verir: Entonces, una pastilla cada ocho horas y mucho descanso. ¿Verdad? (Yani sekiz saatte bir hap ve bol dinlenme. Değil mi?) Yanlış anlaşılan bir talimat tehlikeli olduğu için öğretmenler dünyada bu sahneyi «tekrar ettir-onaylat» tekniğiyle işler. Siz de aynı tekniği kullanın: duyduğunuzu kendi cümlenizle geri verin.

Örnek

Muayene diyaloğu. Doktor: Tiene una infección leve. Le voy a recetar un antibiótico durante siete días. (Hafif bir enfeksiyonunuz var. Yedi gün antibiyotik yazacağım.) Hasta: ¿Debo tomarlo aunque me encuentre mejor al tercer día? (Üçüncü gün daha iyi olsam da almalı mıyım?) Doktor: Sí. Es necesario que termine todo el tratamiento. (Evet. Tedavinin tamamını bitirmeniz gerekir; ne-se-SA-ryo ke ter-Mİ-ne) Hasta: ¿Puedo hacer deporte? (Spor yapabilir miyim?) Doktor: Mejor que no. Descanse, beba agua y vuelva si tiene fiebre alta. (Yapmamanız daha iyi. Dinlenin, su için ve yüksek ateş olursa geri gelin.)

Yardım hattında şikâyeti İspanyolca yapılandırmak

Hasta telefon hattında şikayetini hangi sırayla anlatıyor olabilir?

Yardım hattı, yüz yüze olmayan resmi dildir: selam, kimlik, sorun, beklenti, kapanış. B2 can-do: öğrenci telefonla bir sağlık veya kamu sorununu bağlı cümlelerle anlatabilir, tarih ve belge numarası verebilir. Açılış: Llamo para informar de un problema con mi cita. (Randevumla ilgili bir sorunu bildirmek için arıyorum.) Belirti veya hizmet şikâyeti net olmalıdır: Llevo tres días con fiebre y no me han dado hora. (Üç gündür ateşim var ve bana saat vermediler; LLE-vo tres Dİ-as kon FYE-bre) Me cancelaron la cita sin avisarme. (Randevumu haber vermeden iptal ettiler.)

Sıra şudur: kimsiniz, ne oldu, ne istiyorsunuz. Mi nombre es … y mi número de historia clínica es … (Adım … ve dosya numaram …) Talep: Necesito una cita urgente para esta semana, por favor. (Bu hafta acil bir randevuya ihtiyacım var.) Memnuniyetsizlikte bile küfür yok, ölçü var: Comprendo que hay mucha demanda, pero mi situación no puede esperar. (Yoğunluk olduğunu anlıyorum ama durumum bekleyemez.) Operatör kalıbı: Voy a comprobarlo en el sistema. ¿Me puede repetir la fecha, por favor? (Sistemde kontrol edeceğim. Tarihi tekrarlar mısınız?) Bu tür hatlar İspanya’da randevu, aşı ve idari işlem için yaygındır; sınıf pratiği kulaklıkla dinleme-tekrar etmedir çünkü tempo gerçektir.

Örnek

Hat diyaloğu. Operatör: Servicio de atención al paciente, buenos días. (Hasta iletişim hizmeti, günaydın.) Hasta: Buenos días. Llamo porque ayer pedí cita y todavía no he recibido confirmación. (Günaydın. Dün randevu istedim ve hâlâ onay almadım diye arıyorum.) Operatör: ¿Me dice su nombre y la fecha que solicitó? (Adınızı ve istediğiniz tarihi söyler misiniz?) Hasta: El martes por la tarde, con la doctora Ruiz. Además, quisiera presentar una queja porque me colgaron la primera llamada. (Salı akşamüstü, doktor Ruiz ile. Ayrıca ilk aramamı kapattılar diye şikâyet sunmak istiyorum.) Operatör: Lo siento. Le doy cita el jueves a las once y anoto su queja. (Üzgünüm. Perşembe saat on bire randevu veriyorum ve şikâyetinizi not ediyorum.)

Türkçe konuşan öğrencilerin sık randevu-şikâyet-tavsiye hataları

Türkçeden bire bir çeviri B2’de en çok bu konuda bozar. «Randevu almak» çoğu öğrencide tomar una cita veya uydurma bir hacer randevu olur; İspanya’da güvenli seçenek pedir cita / concertar una cita dir, bazı Amerika ülkelerinde sacar veya agendar duyulur. «Şikâyet etmek»i her yerde quejarse sanmak da dardır: resmi yazıda presentar una queja veya poner una reclamación daha doğrudur. Doktorla tú kullanmak Türkçedeki samimi «sen» alışkanlığından gelir; muayene ve resepsiyonda varsayılan usted dir. Tavsiyede dilek kipi unutulur: te recomiendo que descansas yanlış, te recomiendo que descanses doğrudur.

Sağlıkta ser / estar karışır: geçici durum estoy enfermo (hastayım), kimlik gibi sürekli bir nitelik değilse soy enfermo kullanılmaz. «İlaç içmek» Türkçesinden beber la pastilla çıkabilir; hap için tomar denir, sıvı için tomar veya bazen beber. Telaffuzda j Türkçe j değil h’ye yakındır: queja KE-ha, jarabe ha-RA-be. Cita İngilizce «sita» gibi değil, Sİ-ta’dır. Bu hataları düzeltmenin yolu kalıbı ezberleyip diyalogda üç kez geri söylemektir: randevu iste, şikâyeti bir cümlede gerekçelendir, tavsiyeyi dilek kipiyle tekrarla.

Örnek

Yanlış ve doğru yan yana. Yanlış: Quiero cita mañana. Soy enfermo. Te recomiendo que tomas esto. Voy a beber la pastilla. Doğru ve B2: Quisiera pedir una cita para mañana. Estoy enfermo. Le recomiendo que tome esto. Voy a tomar la pastilla. (Yarın için randevu istiyorum. Hastayım. Bunu almanızı öneririm. Hapı alacağım.) Nezaket farkı quiero yerine quisiera, durum farkı estoy, kip farkı tome, fiil farkı tomar üzerinedir.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: «Randevu almak» her yerde tomar una cita veya İngilizce make an appointment kalıbının bire bir çevirisidir. Doğrusu: İspanya’da güvenli B2 seçenekleri pedir cita ve concertar una cita’dır; bazı ülkelerde sacar veya agendar da duyulur. Bağlama göre resmi quisiera pedir una cita kullanın.
  • Yanlış: Tavsiye fiilinden sonra şimdiki zaman yeter: te recomiendo que descansas. Doğrusu: Recomendar, aconsejar, es importante que ve es mejor que’den sonra dilek kipi gelir: que descanse, que tome, que beba. Bu B2’nin çekirdek kuralıdır.
  • Yanlış: Doktor ve resepsiyonla senli konuşmak samimi ve doğal durur. Doğrusu: Sağlık ve kamu hizmetinde varsayılan hitap usted’dir. Tú ancak sizinle açıkça senli konuşulursa gelir.
  • Yanlış: Hastayım demek soy enfermo’dur çünkü Türkçede «olmak» tek fiildir. Doğrusu: Geçici sağlık durumu estar ile söylenir: estoy enfermo / enferma. Ser kimlik veya kalıcı nitelik içindir.
  • Yanlış: Şikâyet etmek her zaman quejarse’dir ve yüksek sesle yapılır. Doğrusu: Resmi ortamda presentar una queja, poner una reclamación ve hoja de reclamaciones istenir. Ölçülü gerekçe, tarih ve talep B2 nezaketidir.

Bir adım ileri

Bir üst dil bandında (C1’e giden yolda) aynı sahneler daha uzun gerekçe, varsayım ve yazılı dilekçeye açılır: sigorta yazışması, tıbbi rapor özeti, itiraz dilekçesi ve varsayımsal şikâyet (si me hubieran avisado…). Kelime dağarcığı yan etki, kronik hastalık ve idari hukuk terimlerine kayar; B2’deki randevu-şikâyet-tavsiye iskeleti ise durur, üzerine niteleme ve karşıt görüş eklenir. Siz şimdilik üç omurgayı otomatikleştirin: quisiera pedir cita, presentar una queja, le recomiendo que + dilek kipi. Sonraki adım bu üç omurgayı e-posta ve resmi mektuba taşımaktır.

Özet

B2’de sağlık ve kamu hizmeti dili üç işe yarar: randevu istemek, şikâyeti belgelemek, tavsiyeyi dilek kipiyle alıp vermek. Kalıplar resmi usted, quisiera ve recomendar que üzerine kurulur; eczane, resepsiyon, muayene ve yardım hattı aynı iskeleti farklı tempoda tekrar eder. Türkçeden gelen ser/estar, tú/usted ve bildirme kipi tuzaklarını bilmek, yurt dışında gerçek bir gişede bağımsız kalmanızı sağlar.

Aynı ünitedeki konular

‹ Sağlık sistemi kelime seti (seguro, prevención, lista de espera)Hasta bilgilendirme ve sağlık köşesi okuma-dinleme ›