B1 düzeyinde internet, sosyal medya ve cihaz kelimelerini öğrenmek; çevrimiçi alışkanlığını İspanyolca anlatmanı, basit teknoloji haberlerini anlamanı ve günlük dijital sohbetlere katılmanı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Cihazları adlandırmak ve ne işe yaradıklarını söylemek
Bu bölümün CEFR can-do hedefi şudur: Kendi cihazlarımı adlandırır ve onları nasıl kullandığımı basit cümlelerle söylerim. İspanya’da cep telefonuna el teléfono móvil (el te-le-fo-no mo-bil) veya kısaca el móvil (el mo-bil) denir; v sesi Türkçedeki b’ye yakındır. Latin Amerika’da aynı cihaz çoğu zaman el celular (el se-lu-lar) olarak geçer; ikisi de doğrudur. Tablet la tableta (la ta-ble-ta), dizüstü el ordenador portátil (el or-de-na-dor por-ta-til) veya el portátil, kulaklık los auriculares (los au-ri-ku-la-res), akıllı saat el reloj inteligente (el re-loh in-te-li-hen-te; j harfi h gibi) sözcükleridir.
Dünyada bu konu sıkça gerçek nesnelerle öğretilir: çantadaki telefon çıkarılır, öğrenci onu tarif eder. Kişisel bilgisayarlar 1980’lerden sonra evlere girdi; akıllı telefonlar 2000’lerin sonunda günlük hayatın merkezi oldu. Resimdeki öğrenci kulaklık takmış tablette video izler; yanında telefon ve saat durur. Estoy viendo un vídeo en la tableta con auriculares. El móvil está en la mesa. (Es-toy byen-do un bi-de-o en la ta-ble-ta kon au-ri-ku-la-res. El mo-bil es-ta en la me-sa.) Tablette kulaklıkla video izliyorum. Telefon masada. B1 fiilleri yeter: usar (u-sar) kullanmak, cargar (kar-gar) şarj etmek, encender açmak, apagar kapatmak. Mi móvil no tiene batería. Tengo que cargarlo. (Mi mo-bil no tye-ne ba-te-ri-a. Ten-go ke kar-gar-lo.) Telefonumun şarjı yok. Onu şarj etmem lazım.
Örnek
Kısa diyalog: —¿Tienes tableta? —Sí, y también un portátil para los deberes. —¿Y el reloj? —Es inteligente. Veo los mensajes, pero las fotos las hago con el móvil. Türkçesi: Tabletin var mı? Evet, ödevler için bir dizüstüm de var. Saat? Akıllı. Mesajları görüyorum ama fotoğrafları telefonla çekiyorum.
İnternete bağlanmak: wifi, modem ve ağ sözcükleri
Can-do hedefi: Evde veya kafede internete nasıl bağlandığımı söyler, şifre ister ve bağlantı sorununu basitçe tarif ederim. Internet (in-ter-net) çoğu zaman artikelsiz kullanılır: navegar por Internet (na-be-gar por in-ter-net) internette gezinmek. Bağlantı la conexión (la kon-nek-syon), kablosuz ağ el wifi (el güi-fi), şifre la contraseña (la kon-tra-se-nya). Modem el módem (el mo-dem), yönlendirici günlük dilde el router (el ru-ter) veya el enrutador (el en-ru-ta-dor) diye geçer. ¿Me das la contraseña del wifi, por favor? (Me das la kon-tra-se-nya del güi-fi, por fa-bor?) Wifi şifresini verir misin lütfen?
İnternetin geniş kitlelere açılan yüzü 1990’ların başında World Wide Web ile büyüdü; evlerde önce yavaş kablolu modemler vardı, sonra wifi yayıldı. Sınıfta konu kafe ve ev rol oyunuyla işlenir. No hay wifi aquí. La conexión es muy lenta. (No ay güi-fi a-ki. La kon-nek-syon es muy len-ta.) Burada wifi yok. Bağlantı çok yavaş. conectarse a la red (ko-nek-tar-se a la red) ağa bağlanmak, desconectarse bağlantıyı kesmek demektir. El router está al lado del módem. (El ru-ter es-ta al la-do del mo-dem.) Yönlendirici modemin yanında. Telefonda los datos móviles (los da-tos mo-bi-les) mobil veridir. No tengo datos. ¿Hay wifi gratis? (No ten-go da-tos. Ay güi-fi gra-tis?) Mobil verim yok. Ücretsiz wifi var mı?
Örnek
—La tele no va. —¿El wifi funciona? —Creo que no. Mira el router: la luz está roja. —Reinicia el módem, por favor. Türkçesi: Televizyon çalışmıyor. Wifi çalışıyor mu? Sanmıyorum. Yönlendiriciye bak, ışık kırmızı. Modemi yeniden başlat lütfen.
Sosyal medyada ne yaptığımızı anlatmak
Can-do: Sosyal medyada neler yaptığımı, kimi takip ettiğimi ve bir gönderiyi nasıl paylaştığımı anlatabilirim. las redes sociales (las re-des so-sya-les) sosyal ağlar demektir; Türkçedeki sosyal medyayı kelime kelime çevirmek doğru değildir. el perfil (el per-fil) profil, seguir a alguien (se-gir a al-gyen) birini takip etmek, dar me gusta (dar me gus-ta) beğenmek, comentar yorum yapmak, publicar yayımlamak, compartir paylaşmak, subir una foto (su-bir u-na fo-to) fotoğraf yüklemek. Sigo a mis amigos en Instagram. (Si-go a mis a-mi-gos en ins-ta-gram.) Arkadaşlarımı Instagram’da takip ediyorum.
Facebook 2004’te, Instagram 2010’da gençlerin diline girdi; birçok sözcük İngilizceden geldi ama fiiller İspanyolcalaştı. Dünyada bu ünite sıkça bir günüm ekranda konuşmasıyla işlenir. Öğretmen telefonda haber uygulamasını gösterir, öğrenci tablette sosyal medyayı açar. En el recreo miro las redes sociales en la tableta. El profesor nos enseña una aplicación de noticias. (En el re-kre-o mi-ro las re-des so-sya-les en la ta-ble-ta. El pro-fe-sor nos en-se-nya u-na a-pli-ka-syon de no-ti-syas.) Teneffüste tablette sosyal ağlara bakıyorum. Öğretmen bir haber uygulaması gösteriyor. B1’de creo que ve me gusta yeter. He subido una foto y he compartido el enlace. (E su-bi-do u-na fo-to i e kom-par-ti-do el en-la-se.) Bir fotoğraf yükledim ve bağlantıyı paylaştım. Hashtag için el hashtag veya la etiqueta (la e-ti-ke-ta) denir.
Örnek
—¿Usas mucho las redes? —Sí, subo fotos y doy me gusta, pero no publico todo. —¿A quién sigues? —A mis amigos y a una cuenta de noticias. Türkçesi: Sosyal ağları çok kullanıyor musun? Evet, fotoğraf yükler ve beğenirim ama her şeyi yayımlamam. Kimi takip ediyorsun? Arkadaşlarımı ve bir haber hesabını.
Haberler, siteler ve uygulamalar
Can-do: Basit bir teknoloji haberinin başlığını ve ana fikrini anlar, uygulamaları adlandırırım. las noticias (las no-ti-syas) haberler, el sitio web (el si-tyo web) web sitesi, la aplicación (la a-pli-ka-syon) veya günlük dilde la app (la ap) uygulama demektir. leer las noticias haber okumak, buscar información (bus-kar in-for-ma-syon) bilgi aramak, descargar una aplicación (des-kar-gar u-na a-pli-ka-syon) uygulama indirmek B1 kalıplarıdır. Abro una aplicación de noticias en el móvil todas las mañanas. (A-bro u-na a-pli-ka-syon de no-ti-syas en el mo-bil to-das las ma-nya-nas.) Her sabah telefonda bir haber uygulaması açarım.
Sınıfta akıllı tahtada gerçek bir İspanyolca teknoloji sitesi açmak dünyada yaygın bir yöntemdir. Öğrenciler tahtayı tartışır: ¿De qué trata esta noticia? (De ke tra-ta es-ta no-ti-sya?) Bu haber ne hakkında? B1’de uzun makale beklenmez; başlık ve bir iki cümle yeter. Esta web habla de un teléfono nuevo. (Es-ta web a-bla de un te-le-fo-no nue-bo.) Bu site yeni bir telefondan bahsediyor. He leído en Internet que hay una nueva red social. (E le-i-do en in-ter-net ke ay u-na nue-ba red so-syal.) İnternette yeni bir sosyal ağ olduğunu okudum. Sık karışıklık: her siteye sayfa demek. la página bir sayfa, el sitio web tüm sitedir. Medya için uzun ifade los medios de comunicación B1’in üst sınırına yakındır; günlük konuşmada las noticias yeter.
Örnek
Tahta metni: Una empresa presenta un portátil más ligero. Los estudiantes pueden usarlo en clase con wifi. Türkçesi: Bir şirket daha hafif bir dizüstü sunuyor. Öğrenciler onu sınıfta wifi ile kullanabilir. Soru: ¿Dónde pueden usar el portátil? Cevap: En clase, con wifi.
Kelimeleri yazmak, sözlük kullanmak ve hatırlamak
Can-do: Teknoloji sözcüklerini doğru yazar, sözlükte cinsiyetini kontrol eder ve kısa bir liste çıkarırım. Cihazların çoğu belirli artikelle gelir: el móvil, el ordenador, la tableta, la pantalla (la pan-ta-ya) ekran, el teclado (el te-kla-do) klavye, el ratón (el ra-ton) fare. Sözlük sayfası cinsiyeti ve örneği gösterir. Öğrenci tahtaya yazar, yanında dizüstü açıktır. Escribo las palabras nuevas en la pizarra y las busco en el diccionario. (Es-kri-bo las pa-la-bras nue-bas en la pi-sa-rra i las bus-ko en el dik-syo-na-ryo.) Yeni kelimeleri tahtaya yazıyorum ve sözlükte arıyorum.
Dünyada kelime öğretimi artık yalnız liste ezberi değildir; kelimeyi cümleye koyma ve kendi cihazını tarif etme öne çıkar. Basılı sözlük uzun süre tek kaynaktı; bugün el diccionario en línea (el dik-syo-na-ryo en li-ne-a) B1 öğrencisinin günlük aracıdır. No sé cómo se dice esta palabra. Ah, es descargar. (No se ko-mo se di-se es-ta pa-la-bra. A, es des-kar-gar.) Bu sözcük nasıl denir bilmiyorum. Ah, descargar. Aksan ve ñ anlamı değiştirir: el móvil, la contraseña içindeki ñ ny gibidir. Alışkanlık: her sözcüğü article artı kelime artı kısa cümle olarak yaz. El router no funciona hoy. Yönlendirici bugün çalışmıyor.
Örnek
Tahta listesi: el móvil - la tableta - el portátil - el wifi - las redes sociales - descargar - compartir Cümle: Descargo una app en el móvil y luego comparto el enlace en las redes. Türkçesi: Telefona bir uygulama indiriyorum, sonra bağlantıyı sosyal ağlarda paylaşıyorum.
Kısa diyaloglar ve Türkçe konuşanların sık hataları
Can-do: Kafede wifi istemek, arkadaşın sosyal medya alışkanlığını sormak ve cihaz sorunu anlatmak gibi kısa konuşmaları sürdürebilirim. Kalıp 1: ¿Tienes wifi? (Tye-nes güi-fi?) Wifi’n var mı? Kalıp 2: ¿Me puedes pasar la contraseña? (Me pue-des pa-sar la kon-tra-se-nya?) Şifreyi uzatabilir misin? Kalıp 3: Estoy sin batería. (Es-toy sin ba-te-ri-a.) Şarjım yok. Kalıp 4: ¿A qué hora te conectas? (A ke o-ra te ko-nek-tas?) Saat kaçta bağlanıyorsun? Bu kalıplar B1’i aşmaz; şimdiki zaman, poder ve estar yeter.
Türkçe kaynaklı hatalar ayrı durur. Birincisi, las redes sociales yerine İngilizce bırakmak. İkincisi, İspanya’daki móvil ile Amerika’daki celular sözcüklerinden birini yanlış sanmak; ikisi de doğrudur. Üçüncüsü, her şeye internet deyip wifi, datos ve red ayrımını unutmak. Dördüncüsü, beğenmek için like atmak kalıbını çevirmek; İspanyolcada dar me gusta denir. Beşincisi, cinsiyeti karıştırmak: el móvil eril, la tableta dişil, el ordenador eril. Somut olay: Ayşe bir kafede oturur. —Hola, ¿tenéis wifi? —Sí. La contraseña está en la pizarra. —Gracias. No tengo datos en el móvil. —La conexión es un poco lenta a esta hora. Merhaba, wifi’niz var mı? Evet. Şifre tahtada. Teşekkürler. Telefonda verim yok. Bu saatte bağlantı biraz yavaş.
Örnek
Hata düzeltme. Yanlış karışık cümle yerine doğru B1 cümlesi: Uso mucho las redes sociales en el móvil para descargar fotos. Türkçesi: Fotoğraf indirmek için telefonumda sosyal ağları çok kullanıyorum. İngilizce sözcükleri cümleye karıştırmamak gerekir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sosyal medya İspanyolcada el social media veya el media diye geçer. Doğrusu: Doğrusu las redes sociales (las re-des so-sya-les) ifadesidir; çoğul kullanılır ve article las ile gelir.
- Yanlış: İspanya’da celular demek yanlıştır, yalnız móvil vardır. Doğrusu: İspanya’da móvil, birçok Latin Amerika ülkesinde celular yaygındır. İkisi de doğrudur; dinlediğin ülkeye göre değişir.
- Yanlış: İndirmek her zaman bajar, yüklemek her zaman cargar demektir. Doğrusu: Dosya ve uygulama için asıl fiiller descargar (indirmek) ve subir (yüklemek)tir. cargar aynı zamanda şarj etmek anlamına gelir.
- Yanlış: Wifi şifresi el password del wifi diye söylenir. Doğrusu: Günlük İspanyolcada la contraseña del wifi denir. Bazen la clave de duyulur. İngilizce password karıştırmamak gerekir.
- Yanlış: Internet sözcüğü daima el internet artikeliyle kullanılır. Doğrusu: Sıkça artikelsiz Internet veya navegar por Internet denir. Ağ için la red, bağlantı için la conexión ayrı sözcüklerdir.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde, B2’de, aynı konu görüş ve tartışmaya açılır: sosyal medyanın yararları ve zararları, kişisel veriler ve sahte haberler. Öğrenci aunque, sin embargo ve basit subjuntivo ile tavsiye verir; örneğin Es importante que no compartas tu contraseña. Daha uzun haber metinleri ve röportajlar okunur. Cihaz adları yetmez; fikir belirtmek ve karşı çıkmak beklenir. Şimdi kelimeleri ve kısa diyalogları sağlam tutmak, sonra fikir cümlelerine geçmeyi kolaylaştırır.
Özet
B1’de internet, sosyal medya ve cihaz sözcükleriyle günlük dijital hayatı anlatabilirsin. Cihazları adlandırır, wifi istersin, profil ve paylaşım fiillerini kullanır, basit haber başlıklarını anlarsın. Türkçe ve İngilizceden gelen kalıpları bırakıp las redes sociales, el móvil, descargar ve la contraseña gibi B1 kalıplarını cümleye yerleştirmek bu ünitenin özüdür.