QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Belirli ve Belirsiz Geçmiş (Indefinido e Imperfecto)

Yabancı Diller · İspanyolca B1 · Çocukluk Anıları ve Hikâyeler
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Konu anlatımı

Çocukluk hikâyesinde İspanyolca, dekoru ve alışkanlıkları imperfecto ile boyar; bir kez olup biten olayları ise indefinido ile sıraya dizer.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

İki geçmiş, bir çocukluk: bu düzeyde ne yapabilirsin?

Fotoğraflara bakarken hangi kareler her zamanki bir sahneyi, hangileri tek bir günü çağırıyor?

CEFR B1 can-do hedefi açıktır: çocukluğunu bağlı cümlelerle anlatabilirsin; geçmişteki alışkanlıkları, duyguları, yaşı, havayı ve sahnenin dekorunu pretérito imperfecto ile verebilirsin; bir gün, bir yaz veya bir kaza gibi tamamlanmış olayları pretérito indefinido ile sıralayabilirsin. Sarı kenarlı bir sınıf resmi çoğu kez her günü çağırır; tek bir pasta ve mum ise o günü çağırır. Fotoğrafa bakmak bu yüzden dil alıştırması değil, seçim alıştırmasıdır.

Türkçede çoğu zaman tek bir -di’li geçmiş yeter. Küçükken parkta oynardım ile bir gün parkta düştüm aynı ek ailesine yaslanır; alışkanlık için -irdi eklenir ama hikâye içinde ayrım çoğu kez sezgisel kalır. İspanyolca ise iki ayrı çekim ailesi ister. Bu yüzden fotoğrafa bakarken önce şunu sor: Bu sahne defalarca mı tekrarlandı, yoksa bir kez olup bitti mi?

Dünyada bu konu sıkça çocukluk albümü, kesik film karesi ve zaman çizelgesi ile öğretilir. Amaç ezber değil, dinleyenin zihninde arka planı sabit tutup olayı öne çıkarmaktır. B1 sözvarlığı yeter: casa, escuela, amigos, abuela, pueblo, jugar, vivir, ir, ser, tener.

Örnek

Kısa diyalog. — ¿Cómo era tu infancia? Nasıl bir çocukluğundu? era e-ra. — Era feliz. Vivía en un pueblo. Un día conocí a mi mejor amigo. Mutluydu. Bir kasabada yaşıyordum. Bir gün en iyi arkadaşımı tanıdım. era ve vivía bi-bi-a arka plan; conocí ko-no-si tek olay. infancia in-fan-si-a çocukluk.

Zaman çizelgesinde çizgi ve nokta

Çizelgede uzun çizgi mi yoksa tek nokta mı belirli bir günü gösteriyor?

Imperfecto bir çizgidir: o yıllarda süren hâl, tekrar, dekor. Indefinido bir noktadır: başı ve sonu görülen iş. Çizgi üzerine bir nokta koyduğunda klasik sahne kurulur: bir şey olurken başka bir şey oldu. B1’de bu resim yeter; daha karmaşık zaman katmanlarına gerek yoktur.

Sinyal sözcükler seçimi kolaylaştırır. Çizgi tarafında siempre si-em-pre, todos los días to-dos los di-as, mientras mi-en-tras, de niño de ni-nyo, normalmente, cada verano ka-da ber-a-no durur. Nokta tarafında ayer a-yer, un día, de repente de rre-pen-te, entonces en-ton-ses, el lunes, bir yıl sayısı durur. Sözcük tek başına karar vermez; anlam yine sahnenin çizgi mi nokta mı olduğundadır.

Sık bir dünya alıştırması şudur: biri okuyordu, telefon çaldı. Okumak çizgi, çalmak noktadır. Çocuklukta bu çift her an çıkar: her yaz denize giderdik, bir gün fırtına koptu. Çizelgeyi deftere çizmek, kuralı ezberlemekten daha kalıcıdır.

Örnek

Karışık mini hikâye. Cuando era niño, vivía en Ankara. Iba al parque todos los días. Un día encontré un perro pequeño. Çocukken Ankara’da yaşıyordum. Her gün parka giderdim. Bir gün küçük bir köpek buldum. Cuando era niño kuan-do e-ra ni-nyo çizgi; vivía ve iba i-ba çizgi; encontré en-kon-tre nokta. perro pe-rro köpek.

Biçimler: nasıl çekilir, nasıl söylenir?

Tahtadaki iki sütunda fiil sonları nasıl değişiyor?

Indefinido düzenli -ar fiillerinde şu sonları alır: hablé, hablaste, habló, hablamos, hablasteis, hablaron. Telaffuz: ab-le, ab-las-te, ab-lo, ab-la-mos, ab-las-teys, ab-la-ron. -er ve -ir için comí, comiste, comió, comimos, comisteis, comieron ko-mi, ko-mis-te, ko-myo. Vurgu çoğu kez son heceye kayar; bu yüzden yazılı aksan B1’de görünür kalır.

Imperfecto daha düzgün yürür. -ar: hablaba, hablabas, hablaba, hablábamos, hablabais, hablaban ab-la-ba. -er ve -ir: comía, comías, comía, comíamos, comíais, comían ko-mi-a. Türkçe kulağa -yordu gibi gelir. Düzensizler azdır ve ezberlenir: ser için era, eras, era, éramos, erais, eran; ir için iba, ibas, iba, íbamos, ibais, iban; ver için veía be-i-a.

B1’de sık düzensiz indefinido kökleri şunlardır: ser ve ir aynıdır, fui, fuiste, fue, fuimos, fuisteis, fueron fui, fuis-te, fue. hacer: hice, hiciste, hizo i-se, i-sis-te, i-so. tener: tuve, tuviste, tuvo tu-be. estar: estuve es-tu-be. decir: dije, dijiste, dijo di-he. poder pude, querer quise ki-se, venir vine, poner puse, saber supe. j sesi Türkçe h gibidir, biraz daha nefesli.

Örnek

Tahta karşılaştırması. Dün tek iş: Ayer hablé con mi abuela. Dün büyükannemle konuştum. O yılların hâli: De niño hablaba mucho en casa. Çocukken evde çok konuşurdum. Aynı fiil, iki resim. Fui a la escuela a las ocho. Era un día frío. Okula saat sekizde gittim. Soğuk bir gündü. fui nokta, era çizgi.

Büyükanne masasında hikâyeyi birlikte kurmak

Mutfaktaki fotoğraflarda kim sürekli bir alışkanlığı, kim tek bir olayı anlatıyor?

Aile masası bu konunun doğal sahnesidir. Büyükanne dekoru kurar: ev nasıldı, yazlar nasıl geçerdi, her pazar ne yapılırdı. Sen noktaları eklersin: bir gün kim geldi, o yaz nereye gidildi, fotoğraf hangi doğum gününde çekildi. İki ses birleşince hikâye hem sıcak hem net olur. B1’de uzun cümle gerekmez; kısa cümleleri doğru zamana oturtmak yeter.

Birlikte kullanımın en temiz yolu şudur: önce sahne, sonra olay. Hacía calor. La familia comía en la cocina. De repente llegó mi tío. Hava sıcaktı. Aile mutfakta yemek yiyordu. Birden amcam geldi. hacía a-si-a hava ve hâl; comía süren iş; llegó ye-go kesik olay. ll çoğu ağızda y gibi okunur.

Günlük hayatta bu kalıp dizi altyazısında, aile WhatsApp grubunda ve okulda anlatılan anıda çıkar. Öğretmenler dünyada sıkça kesilmiş eylem resmi kullanır: biri yemek yaparken kapı çaldı. Aynı resmi sen de mutfak masasında kurabilirsin. Amaç dilbilgisi terimini tekrar etmek değil, dinleyenin zihninde dekoru sabit tutmaktır.

Örnek

Kısa diyalog. — Abuela, ¿qué hacías cuando eras joven? Büyükanne, gençken ne yapıyordun? hacías a-si-as. — Vivía con mis padres. Todos los días ayudaba en la cocina. Un día llegó tu abuelo y trajo flores. Annem babamla yaşıyordum. Her gün mutfakta yardım ederdim. Bir gün deden geldi ve çiçek getirdi. trajo tra-ho getirmek fiilinin belirli geçmişi. flores flo-res çiçekler.

İki günlük, iki bakış

Defterdeki iki yazıdan hangisi bir günün olaylarını, hangisi o yılların atmosferini anlatıyor?

Yazmak, seçimi görünür kılar. Bir günlük yalnızca atmosfere bakabilir: yaş, ev, yol, arkadaşlar, korkular ve alışkanlıklar. Öteki günlük yalnızca bir cumartesinin zincirini dizebilir: kalktım, gittim, gördüm, konuştum. B1 can-do hedefi ikisini de ayrı ayrı yazabilmek, sonra aynı sayfada birleştirebilmektir. Defterde iki sütun açmak, kuralı bedene yerleştirir.

Atmosfer metninde fiiller çoğunlukla imperfecto kalır çünkü bitmiş bir liste yoktur, bir dünya vardır. Olay metninde fiiller indefinido ile yürür çünkü her fiil bir adım taşır. Karışık metinde önce hava ve hâl, sonra de repente veya un día ile kırılma gelir. Bu düzen film kurgusuna benzer: önce mekân, sonra eylem.

Okurken de aynı gözü kullan. Bir çocukluk öyküsünde uzun tasvirler çizgidir; sonra gelen kısa fiiller noktadır. Anlamadığın fiili ezber listesine atmadan önce sor: Bu fiil sahneyi mi durduruyor, yoksa hikâyeyi bir adım mı ilerletiyor? Bu soru B1’de sözlükten daha çok işe yarar.

Örnek

Günlük A, atmosfer. Cuando tenía diez años, vivía cerca del mar. Iba a la escuela a pie. Mis amigos eran muy divertidos. On yaşındayken denize yakın yaşıyordum. Okula yaya giderdim. Arkadaşlarım çok eğlenceliydi. tenía te-ni-a, cerca ser-ka yakın, a pie a pye yaya, divertidos di-ber-ti-dos. Günlük B, olay zinciri. El sábado pasado fui al pueblo de mi infancia. Encontré mi casa vieja. Hablé con una vecina. Geçen cumartesi çocukluğumun kasabasına gittim. Eski evimi buldum. Bir komşuyla konuştum. vecina be-si-na komşu. Karışık cümle: Hacía frío. Yo leía en mi cuarto. De repente sonó el teléfono. Hava soğuktu. Odada okuyordum. Birden telefon çaldı. leía le-i-a, cuarto kuar-to oda, sonó so-no çaldı.

Bu ayrım dünyada nasıl durur ve günlük hayatta nereye oturur?

Ayrımın kökü Latincedeki bitmemiş geçmiş ile bitmiş geçmiş karşıtlığına dayanır. İspanyolca bu iki aileyi canlı tutmuş, Türkçe ise çoğu hikâyeyi tek geçmişte toplamıştır. Bu yüzden konu, İspanyolca öğrenen Türkçe konuşurlar için yeni bir bakış açısıdır, yeni bir dünya bilgisi değil. Adlandırma da değişir: birçok dilbilgisi kitabı pretérito indefinido veya pretérito perfecto simple der; imperfecto adı daha sabittir.

Dünyada öğretim yolu benzerdir: zaman çizelgesi, kesilmiş eylem resmi, çocukluk albümü, iki sütunlu günlük. Sinema ve dizi altyazısı bol girdi sunar çünkü kamera önce mekânı gösterir, sonra olayı keser. Latin Amerika’nın büyük bölümünde yakın geçmiş bile sıkça indefinido ile anlatılır; İspanya’da aynı yakın iş için başka bir geçmiş de duyulur. B1’de senin işin bu coğrafi ayrıntıyı ezberlemek değil, çocukluk hikâyesinde çizgi ile noktayı ayırmaktır.

Günlük hayatta ayrım yalnızca ödevde durmaz. Aile sohbeti, okul anısı, kısa bir iletide dün ne oldu cümlesi, bir fotoğraf alt yazısı: Cuando éramos niños... kuan-do e-ra-mos ni-nyos. Yanlış seçim cümleyi gramer olarak yıkmaz ama resmi bulanıklaştırır: dinleyen, bir kez olanı alışkanlık sanabilir. Net resim, nazik bir hikâye anlatıcısının işidir.

Örnek

Fotoğraf alt yazısı. Yanlış bulanık: yalnızca Íbamos a la playa y encontramos una estrella de mar. kulağa her seferinde denizyıldızı bulunuyor gibi gelebilir. Net hâl: En verano íbamos a la playa. Un día encontramos una estrella de mar. Yazın plaja giderdik. Bir gün bir denizyıldızı bulduk. playa pla-ya, estrella de mar es-tre-ya de mar.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Türkçedeki -di her geçmişi karşıladığı için İspanyolcada da tek zaman, çoğu kez yalnızca indefinido, yeter sanmak. Doğrusu: Bitmiş tek olay indefinido ister; süren hâl, alışkanlık, yaş, saat, hava ve dekor imperfecto ister. İki çekim iki ayrı resimdir.
  • Yanlış: Bir dizi tamamlanmış işi imperfecto ile zincirlemek: Me levantaba, desayunaba y salía dün sabahın üç adımıymış gibi. Doğrusu: Dünkü sıra Me levanté, desayuné y salí me le-ban-te, de-sa-yu-ne, sa-li ister. Imperfecto o yıllarda her sabah ne olurdu sorusuna aittir.
  • Yanlış: fui ile era yi, tuve ile tenía yı rastgele değiştirmek; ser ve ir nin fui biçimini karıştırmak. Doğrusu: Fui profesor bir dönem olup bitmiş bir rol olabilir; era profesor o yıllardaki kimliği boyar. Tuve miedo o andaki korku dalgası, tenía miedo süren korkudur. Fui hem ser hem ir için aynıdır; anlam cümleden anlaşılır.
  • Yanlış: Türkçe vardı cümlesini her seferinde había ile vermek veya düzensiz kökü unutup hací, tení demek. Doğrusu: Süren varlık ve dekor için había a-bi-a; bir kez ortaya çıkan olay için hubo u-bo kullanılır. Hacer belirli geçmişte hice, hizo; tener tuve, tuvo alır.
  • Yanlış: Sinyal sözcüğe körü körüne güvenmek: siempre görünce otomatik imperfecto, un día görünce düşünmeden indefinido. Doğrusu: Sözcük ipucudur, yargıç değildir. Anlam yine sahnenin çizgi mi nokta mı olduğundadır. Önce resmi gör, sonra çekimi seç.

Bir adım ileri

Bir sonraki basamakta geçmişin üzerine bir kat daha biner: bir olaydan önce bitmiş iş için pluscuamperfecto yani había artı geçmiş ortaç. B2 öykülerinde kim ne demişti sorusu dolaylı anlatıma ve geçmiş dilek kipine kapı açar. İspanya ile Latin Amerika arasında yakın geçmiş seçimi daha bilinçli dinlenir. Sen şimdilik çocukluk sahnesinde çizgi ile noktayı temiz tut; üst kat o zemin sağlamsa kolay biner.

Özet

Çocukluk anlatısında imperfecto dekoru, alışkanlığı ve süren hâli çizer; indefinido bir kez olup biten adımları dizer. B1’de yapabileceğin iş, fotoğrafa, masaya ve deftere bakıp sahnenin çizgi mi nokta mı olduğuna karar vermektir. Türkçenin tek geçmiş alışkanlığını bırakıp iki resmi yan yana tutmak, seni anlaşılır bir hikâye anlatıcısı yapar.

Aynı ünitedeki konular

Çocukluk, Anı ve Zaman Belirteçleri ›