QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Araştırma yöntemi sözlüğü (validity, sampling, confound)

Yabancı Diller · İngilizce C1 · Araştırma Yöntemi ve Akademik Üslup
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Araştırma yöntemi sözlüğünü doğru kullanmak, kanıtları dikkatle değerlendirmeyi ve akademik iddiaları daha güvenilir biçimde ifade etmeyi sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

1. Araştırma yöntemi sözlüğüne giriş

Öğrenciler araştırmanın hangi aşamasını tartışıyor olabilir?

Bir araştırmayı değerlendirirken önce araştırma sorusuna, yönteme ve kanıta bakarız. Araştırma sorusu açık ve sınırlandırılmış olmalıdır; örneğin yalnızca öğrencilerin görüşlerini değil, hangi öğrencilerin, hangi konuda ve hangi zamanda incelendiğini belirtmelidir. Yöntem, verilerin nasıl toplandığını ve analiz edildiğini açıklar.

Sık kullanılan temel kavramlardan biri validity (geçerlik), diğeri reliability (güvenirlik) kavramıdır. Geçerlik, çalışmanın gerçekten ölçmek istediği şeyi ölçüp ölçmediğiyle ilgilidir. Güvenirlik ise benzer koşullarda benzer sonuçların elde edilip edilmediğini anlatır; bir ölçüm güvenilir olabilir, fakat yanlış şeyi ölçüyorsa geçerli olmayabilir.

Örnek

Bir okul, öğrencilerin sınav kaygısını ölçmek istiyor. Sadece sınav notlarını toplarsa bu veri, başarı hakkında bilgi verebilir; ancak kaygıyı doğrudan ölçmeyebilir. The measure may be reliable, but it is not necessarily valid for measuring anxiety. Bu ölçüm güvenilir olabilir, ancak kaygıyı ölçmek için mutlaka geçerli değildir.

2. Geçerlik: Sonuç gerçekten neyi gösteriyor?

Öğrenciler bir araştırmanın sonucunu hangi ölçütlerle analiz ediyor olabilir?

Validity, araştırmada kullanılan ölçüm ve çıkarımların amaçlanan şeyi ne ölçüde doğru yansıttığını değerlendirmemizi sağlar. Internal validity (iç geçerlik), özellikle bir çalışmada elde edilen sonucun çalışmadaki değişkenler arasındaki ilişkiyi ne ölçüde doğru yansıttığını sorar. External validity (dış geçerlik) ise sonucu başka kişilere, okullara veya koşullara ne ölçüde genelleyebileceğimizi inceler.

Bir araştırmacı, öğrencilerin ders çalışma süresi ile sınav başarısı arasında ilişki bulabilir. Ancak bu ilişki tek başına daha çok çalışmanın başarıya neden olduğunu kanıtlamaz; öğrencinin önceki bilgisi, uyku düzeni veya öğretmen desteği de etkili olabilir. Bu nedenle akademik üslupta kesin ifadeler yerine dikkatli ifadeler kullanılır: The findings suggest a relationship between study time and exam performance. Bulgular, çalışma süresi ile sınav performansı arasında bir ilişki olduğunu düşündürmektedir.

Örnek

Bir okulda 30 öğrenciyle yapılan anket, öğrencilerin çoğunun çevrim içi kaynakları yararlı bulduğunu gösteriyor. Fakat öğrencilerin hepsi aynı okuldan ve aynı yaş grubundaysa, sonuçları tüm ülkedeki öğrencilere doğrudan uygulamak doğru olmaz. Daha dikkatli ifade şöyledir: In this sample, most students reported that online resources were useful. Bu örneklemde öğrencilerin çoğu çevrim içi kaynakların yararlı olduğunu bildirmiştir.

3. Örnekleme: Kimler araştırmaya katılıyor?

Anketi hazırlarken öğrenciler hangi katılımcıları seçiyor olabilir?

Sampling (örnekleme), daha büyük bir grubu temsil etmek üzere katılımcı seçme sürecidir. Araştırmacının ilgilendiği bütün grup population (evren), bu gruptan araştırmaya katılan kişiler ise sample (örneklem) olarak adlandırılır. Örneğin bir okulun bütün öğrencileri evren, ankete cevap veren 120 öğrenci örneklem olabilir.

Örneklemin seçilme biçimi sonuçların gücünü etkiler. Random sampling (rastgele örnekleme), evrendeki kişilerin seçilmesini şansa dayalı hâle getirerek her kişiye seçilme konusunda bilinen ve çoğu durumda eşit bir fırsat vermeyi amaçlar. Convenience sampling (kolayda örnekleme) ise araştırmacının kolayca ulaşabildiği kişileri seçmesidir; bu yöntem hızlıdır, fakat örneklem yanlılığı oluşturabilir. Sampling bias, bazı grupların gereğinden fazla veya az temsil edilmesi anlamına gelir.

Örnek

Bir araştırmacı öğrencilerin okul kantini hakkındaki görüşlerini öğrenmek istiyor ve yalnızca kantinde bulunan ilk 20 kişiye soru soruyor. Bu, kolayda örneklemedir; kantine hiç gitmeyen öğrencilerin görüşleri dışarıda kalır. Daha dengeli bir plan için farklı sınıflardan ve farklı günlerden öğrenciler seçilebilir. The sample may not represent the whole student population. Örneklem, bütün öğrenci evrenini temsil etmeyebilir.

4. Karıştırıcı değişken ve neden-sonuç ilişkisi

Tartışmadaki öğrenciler araştırmada gözden kaçan hangi etkeni fark etmeye çalışıyor olabilir?

Confound veya confounding variable (karıştırıcı değişken), bağımsız değişkenle ilişkili olan ve bağımlı değişkeni etkileyerek aralarındaki ilişkiyi doğru yorumlamayı zorlaştıran, araştırmada yeterince kontrol edilmemiş üçüncü etkendir. Bir araştırmada independent variable (bağımsız değişken) genellikle etkisi incelenen faktör, dependent variable (bağımlı değişken) ise gözlenen sonuçtur. Karıştırıcı değişken, bu ikisi arasındaki ilişkiyi olduğundan güçlü, zayıf veya farklı gösterebilir.

Örneğin dondurma satışı ile güneş yanığı vakaları aynı dönemde artabilir. Burada sıcak hava, her iki sonucu da etkileyen olası bir karıştırıcı değişkendir. Bu nedenle correlation (ilişki) ile causation (nedensellik) birbirine karıştırılmamalıdır. İki olay birlikte ortaya çıktığında, birinin diğerine kesin olarak neden olduğu sonucuna hemen varamayız.

Örnek

Bir çalışma, telefon kullanan öğrencilerin daha az uyuduğunu buluyor. Ancak sınav haftası hem telefon kullanımını hem de uyku düzenini etkileyebilir. Sınav haftası burada olası bir karıştırıcı değişkendir. Daha dikkatli cümle şöyledir: The study found an association, but it did not establish a causal relationship. Çalışma bir ilişki bulmuş, ancak nedensel bir ilişki ortaya koymamıştır.

5. Akademik üslupta yöntem ve sonuçları yazma

Grup, yöntem bölümünü yazarken hangi bilgileri açıklıyor olabilir?

Akademik yazıda amaç, iddiayı abartmadan açık ve denetlenebilir biçimde sunmaktır. Yöntem bölümünde katılımcılar, veri toplama aracı, uygulama süreci ve sınırlılıklar açıklanır. Sonuç bölümünde ise verinin ne gösterdiği yazılır; kişisel izlenimler, kanıt gibi sunulmaz.

Kesinlik derecesini göstermek için may, might, suggest ve indicate gibi ifadeler kullanılabilir. Örneğin The results prove that online learning is better. cümlesi fazla kesin olabilir. Bunun yerine The results suggest that online learning may be helpful for some students. denebilir. Sonuçlar, çevrim içi öğrenmenin bazı öğrenciler için yararlı olabileceğini düşündürmektedir.

Örnek

Kısa bir yöntem ve sonuç örneği: A questionnaire was completed by 80 students from two classes. The findings indicate that students preferred activities with clear instructions; however, the sample size limits the precision of the results, and the sampling method may limit their generalisability. İki sınıftan 80 öğrenci bir anketi tamamlamıştır. Bulgular, öğrencilerin açık yönergeler içeren etkinlikleri tercih ettiğini göstermektedir; ancak örneklem büyüklüğü sonuçların kesinliğini, örnekleme yöntemi ise genellenebilirliğini sınırlayabilir.

6. Kavramları birlikte kullanma ve araştırmayı değerlendirme

Bu kavramlar tek tek değil, birlikte değerlendirilmelidir. Önce araştırma sorusunun açık olup olmadığına, sonra örneklemin kimlerden oluştuğuna bakılır. Ardından kullanılan ölçüm aracının geçerliği ve güvenirliği, olası karıştırıcı değişkenler ve sonuçların ne kadar genellenebileceği incelenir.

Bir araştırmayı okurken şu sırayı izlemek yararlıdır: Kimler incelendi? Veri nasıl toplandı? Hangi değişkenler ölçüldü? Başka bir açıklama mümkün mü? Araştırmanın sınırlılığı nedir? Bu sorular, yalnızca bir sonucu tekrar etmek yerine kanıtın kalitesini değerlendirmemizi sağlar. Akademik tartışmada güçlü bir cümle, hem bulguyu hem de sınırı birlikte belirtir.

Örnek

Bir okul, yeni bir çalışma uygulamasının başarıyı artırdığını araştırıyor. Yalnızca gönüllü ve başarılı öğrenciler seçilmişse örnekleme yanlılığı olabilir; çalışma grubunda sınav haftası farklıysa bu durum karıştırıcı değişken olabilir. Uygulama öncesi ve sonrası ölçümler aynı şeyi ölçmüyorsa geçerlik sorunu doğar. Uygun değerlendirme şöyledir: The evidence is promising, but further research with a larger and more diverse sample is needed. Kanıt umut vericidir, ancak daha büyük ve daha çeşitli bir örneklemle ek araştırmaya ihtiyaç vardır.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Bir araştırmada ilişki bulunması, bir değişkenin diğerine kesin olarak neden olduğunu gösterir. Doğrusu: İlişki, iki değişkenin birlikte değiştiğini gösterebilir; nedensellik için alternatif açıklamaların ve karıştırıcı değişkenlerin incelenmesi gerekir.
  • Yanlış: Örneklem ne kadar büyükse araştırma kesinlikle geçerlidir. Doğrusu: Büyük örneklem yararlı olabilir, fakat örneklemin nasıl seçildiği de önemlidir. Yanlı seçilmiş büyük bir örneklem bütün grubu temsil etmeyebilir.
  • Yanlış: Güvenilir bir ölçüm her zaman geçerli bir ölçümdür. Doğrusu: Güvenirlik sonuçların tutarlı olmasıdır; geçerlik ise ölçümün amaçlanan özelliği gerçekten ölçmesidir. Bir araç tutarlı biçimde yanlış şeyi ölçebilir.
  • Yanlış: Akademik üslup, her sonucu kesin ve güçlü bir dille yazmayı gerektirir. Doğrusu: Akademik üslup kanıtın gücüne uygun bir kesinlik kullanır. Sınırlı kanıt varsa may, suggest veya indicate gibi daha dikkatli ifadeler tercih edilir.

Bir adım ileri

Bir üst sınıfta bu konu, araştırma tasarımlarını karşılaştırmaya ve daha karmaşık veri yorumlarına doğru ilerler. Öğrenciler deneysel ve gözlemsel çalışmaları, control group (kontrol grubu) kullanımını ve araştırma etiğini daha ayrıntılı inceleyebilir. Ayrıca kaynakların güvenilirliğini, peer review (akran değerlendirmesi) sürecini ve yöntem bölümünün nasıl eleştirileceğini öğrenebilirler. Sonraki adım, kendi araştırma sorularını oluşturup sınırlılıklarını açıkça yazmaktır.

Özet

Geçerlik araştırmanın doğru şeyi ölçüp ölçmediğini, örnekleme kimin araştırmaya katıldığını ve karıştırıcı değişkenin sonucu nasıl etkileyebileceğini açıklar. İlişki ile nedensellik ayrılmalı, örneklem ve ölçüm yöntemi dikkatle değerlendirilmelidir. Akademik yazı, kanıtı abartmadan sunar ve bulguların sınırlarını açıkça belirtir.

Aynı ünitedeki konular

‹ Mastar-ulaç nüansları (remember to / remember -ing)Danışman görüşmesi kalıpları (I'd be inclined to) ›