Gezi blogunu okuyup istasyon duyurusunu dinleyerek B1 düzeyinde seyahat bilgisini ve gelecek planlarını gerçek hayatta kullanabilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Bu konu sınıfta ve hayatta neden var?
Dünyanın birçok dil sınıfında seyahat, B1 okuma ve dinleme için klasik bir temadır çünkü hem tanıdık hem acildir. CEFR B1 can-do şöyle özetlenir: açık standart konuşmanın ve sık günlük yazının ana fikrini, özellikle yolculuk gibi tanıdık konularda, anlayabilirsin. Bir travel blog (trevıl blog) yazarın nerede olduğunu, ne yaptığını ve sıradaki planını anlatır. Bir station announcement (steyşın enaunsmınt) ise saat, peron ve gecikmeyi birkaç saniyede verir.
Günlük hayatta yaz öncesi blog okursun; istasyonda hoparlör Please mind the gap (pliiz maynd dö gep) diyebilir: Lütfen basamak boşluğuna dikkat edin. Okul gezisinde We are meeting at the station at eight (vi ar miiting et dö steyşın et eyt) cümlesi sabit buluşmayı gösterir. Dersler genelde kısa metin, sonra gerçekçi dinleme, ardından kendi planını anlatma sırasını izler. Sık yanlış, anonsun ‘çok hızlı olduğu için anlaşılmaz’ sanılmasıdır; B1’de anahtar sözcüğü yakalamak yeterlidir.
Örnek
Kısa blog: I arrived in Izmir yesterday. The city is busy but friendly. Tomorrow I am going to take a ferry. (ay ırayvd in izmir yestırdey. dö siti iz bizi bat frendli. tumorrow ay em going tu teyk e feri) Karşılığı: Dün İzmir’e vardım. Şehir kalabalık ama samimi. Yarın feribota bineceğim.
Gezi blogunu B1’de okumak
Gezi blogu kısa paragraflar, yer ve tarih, bazen ‘sıradaki durak’ cümlesiyle gelir. B1 okuyucusu metnin konusunu, yazarın bulunduğu yeri ve yarına dair planı çıkarabilir. İşe yarar sözcükler: trip (trip) kısa gezi, journey (cörni) yolculuk süreci, stay (stey) konaklama, book (buk) yer ayırtmak, recommend (rekımend) tavsiye etmek. Örnek: I recommend this hostel because it is cheap and clean. (ay rekımend dis hostıl bikoz it iz çiip end klin) Bu hosteli tavsiye ederim çünkü ucuz ve temiz.
Somut olay: Elif, sınıf gezisi için bir Kapadokya yazısı okur. Yazar der ki: On Friday we are visiting the museum. Then we are going to take a balloon tour if the weather is fine. (on fraydey vi ar viziting dö müzium. den vi ar going tu teyk e balun tur if dö vedır iz fayn) Cuma günü müzeyi geziyoruz. Hava güzelse balon turuna çıkacağız. Elif buradan müzenin daha sabit, balonun ise koşula bağlı olduğunu görür. Bilmediğin bir sözcük tüm cümleyi bırakmanı gerektirmez; yer, gün ve fiile bak.
Örnek
Başlık: Three days in Trabzon (tri deyz in trabzon). Metin: Day 1: We walked around the square. Day 2: We are going to see the lake. I think it will rain, so I will take a jacket. (dey van: vi volkt eraund dö skver. dey tuu: vi ar going tu si dö leyk. ay think it vil reyn, so ay vil teyk e ceket) Birinci gün meydanda yürüdük. İkinci gün gölü göreceğiz. Yağmur yağacağını düşünüyorum, bu yüzden ceket alacağım. Geçmiş, plan ve tahmin aynı kısa yazıda yan yanadır.
İstasyon duyurusunu dinlemek
İstasyon duyurusu kısa, resmi ve çoğu zaman tekrarlıdır. B1 dinleme can-do hedefi: net bir anonsun ana noktasını, özellikle saat, peron ve gecikmeyi, yakalayabilirsin. Anahtar sözcükler: attention (etenşın) dikkat, platform (pleytform) peron, delay (diley) gecikme, cancelled (kensıld) iptal, departure (diparçır) kalkış, arrival (ırayvıl) varış. Örnek: Attention please. The train to Konya is delayed by twenty minutes. It will leave from platform two. (etenşın pliiz. dö treyn tu konya iz dileyd bay tventi minits. it vil liiv from pleytform tuu) Dikkat lütfen. Konya treni yirmi dakika gecikti. İkinci perondan kalkacak.
Kalabalık gürültülü olduğu için derslerde önce anahtar liste, sonra anons iki kez dinletilir. Dünya genelinde sıra genelde amaç sorusu, ses, kontrol şeklindedir. Sayılar zor gelir: thirteen (töörtiin) ile thirty (töörti) karışır; teen bitenlerde uzun ‘iin’ vardır. Anons bitince kısa özetle: The train is late. We need platform two. (dö treyn iz leyt. vi niid pleytform tuu) Tren geç. İkinci peron gerek.
Örnek
Duyuru: The 15:40 bus to Bursa is cancelled. Passengers should go to desk number five for a new ticket. (dö fifteen fori bas tu bursa iz kensıld. pasıncırz şud gou tu desk nambır fayv for e niu tiket) Bursa’ya 15:40 otobüsü iptal. Yolcular yeni bilet için beş numaralı gişeye gitmeli. Görev: saati, sorunu ve yapılacak işi not et.
Gelecek planlarını B1 yapılarıyla anlatmak
B1’de gelecek tek kalıp değildir. be going to (bi going tu) niyet ve önceden düşünülmüş plan içindir: I am going to visit my aunt in June. (ay em going tu vizit may aant in cuun) Halamı haziranda ziyaret edeceğim. Şimdiki sürekli, takvimde sabit iş içindir: We are leaving at six tomorrow. (vi ar liiving et siks tumorrow) Yarın altıda yola çıkıyoruz. will (vil) anlık karar, teklif ve tahmindir: It looks cloudy. I think it will rain. (it luks klaudi. ay think it vil reyn) Bulutlu görünüyor. Sanırım yağmur yağacak. might (mayt) ihtimaldir: We might stay an extra day. (vi mayt stey en ekstrı dey) Bir gün daha kalabiliriz.
Türkçede ‘yapacağım’ birçok geleceği tek sözle karşılar; İngilizcede seçim mesajı değiştirir. Bilet almadan önce We are going to buy tickets (vi ar going tu bay tikets) plandır. Gişede ani karar: I will take the next train. (ay vil teyk dö nekst treyn) Bir sonraki trene bineceğim. Sabit rezervasyon: The class is meeting on platform one at nine. (dö klaas iz miiting on pleytform van et nayn) Sınıf dokuzda birinci peronda buluşuyor. Üçü karışırsa dinleyici planın ne kadar kesin olduğunu yanlış anlar.
Örnek
Cuma Ankara gezisi. Plan: We are going to visit the museum. (vi ar going tu vizit dö müzium) Sabit saat: The train is leaving at 07:15. (dö treyn iz liiving et seven fifteen) Tahmin: There will be a lot of people. (der vil bi e lot ov piipıl) İhtimal: We might eat lunch there. (vi mayt iit lanç der) Dört cümle dört farklı gelecek türüdür.
Kısa diyaloglar ve işe yarar kalıplar
Kalıplar duruma bağlı araçlardır, ezber listesi değildir. İstasyonda sormak: Excuse me, which platform is the train to Eskişehir? (ekskyuuz mi, viç pleytform iz dö treyn tu eskişehir) Affedersiniz, Eskişehir treni hangi peronda? Cevap: Platform three. It is on time. (pleytform trii. it iz on taym) Üçüncü peron. Saatinde. Gecikme sormak: Is there a delay? (iz der e diley) Gecikme var mı? Blog üzerine konuşmak: According to this blog, the town is quiet in the morning. (ekording tu dis blog, dö taun iz kvayıt in dö morning) Bu bloga göre kasaba sabahları sakin.
Konuşma sınavında da benzer kısa alışveriş çıkar. Amaç, duyduğunu tekrar edip planı güncellemektir. Telaffuz: which (viç) ‘v’ ile başlamaz; there (der) dil ucu dişlere yaklaşır. Türkçe v ile İngilizce w karışmasın: we (vi) daha yuvarlak bir dudak sesidir. Anonsu kendi cümlenle doğrula: So we need gate twelve, not ten. (so vi niid geyt tvelv, not ten) Demek ki on değil, on iki numaralı kapı gerek.
Örnek
A: The announcement said platform five, right? (dö enaunsmınt sed pleytform fayv, rayt) Anons beşinci peron dedi, değil mi? B: No, it changed. We are going to platform six. I will check the board. (nou, it çeyncd. vi ar going tu pleytform siks. ay vil çek dö bord) Hayır, değişti. Altıncı perona gideceğiz. Panoyu kontrol edeceğim. A: Okay. We might miss it if we wait. (okei. vi mayt mis it if vi veyt) Tamam. Beklersek kaçırabiliriz.
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
Birinci grup hata, geleceği tek kalıba sıkıştırmaktır. Öğrenci her ‘yapacağım’ için I will going veya I will to go der; B1’de bunlar yanlıştır. Niyette I am going to go (ay em going tu gou), sabit planda I am going, anlık kararda I will go (ay vil gou) kullanılır. İkinci grup sözcük seçimidir: travel (trevıl) genel yolculuk, trip kısa gezi, journey gidiş süreci. ‘Seyahat etmek’ her yerde make a travel olmaz; fiil olarak I travel a lot (ay trevıl e lot) yeter.
Üçüncü grup, dinlemede zaman ifadesidir. The train leaves in fifteen minutes (dö treyn liivz in fifteen minits) cümlesindeki in ‘sonra / içinde’ anlamındadır; ‘on beş dakikada bir kalkan tren’ sanılmamalı. Dördüncü grup soru dizilişidir: Which platform it is? yanlıştır; doğrusu Which platform is it? (viç pleytform iz it). Beşinci grup: late (leyt) geç kalmış olmak, delay ise gecikme adıdır. The train is late because there is a delay. (dö treyn iz leyt bikoz der iz e diley) Tren geç, çünkü bir gecikme var.
Örnek
Yanlış: Tomorrow I go Ankara. I will going buy ticket. Doğru: Tomorrow I am going to Ankara. I am going to buy a ticket. (tumorrow ay em going tu ankara. ay em going tu bay e tiket) Yarın Ankara’ya gidiyorum. Bilet alacağım. Yanlış: The announcement say the train cancel. Doğru: The announcement says the train is cancelled. (dö enaunsmınt seyz dö treyn iz kensıld) Anons, trenin iptal olduğunu söylüyor.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Gelecek zaman her cümlede will ile kurulur. Doğrusu: B1’de niyet için be going to, takvimde sabit iş için şimdiki sürekli, anlık karar ve tahmin için will kullanılır.
- Yanlış: platform ile station aynı yerdir. Doğrusu: station tüm istasyon binasıdır; platform trenin durduğu perondur.
- Yanlış: Blogdaki her sözcüğü çevirmeden ana fikir anlaşılmaz. Doğrusu: B1’de yer, zaman, yapılan iş ve sonraki plan yeter; birkaç bilinmeyen sözcük normaldir.
- Yanlış: Duyuruda bir sayı kaçarsa tüm anlam biter. Doğrusu: delay, cancelled ve platform gibi anahtar sözcükler ana mesajı taşır; anons çoğu zaman tekrarlanır.
- Yanlış: I go to Ankara next week doğal bir gelecek planı cümlesidir. Doğrusu: Plan ve niyet için I am going to Ankara next week veya I am going to go tercih edilir.
Bir adım ileri
Bir sonraki düzeyde daha uzun gezi yazılarında yazarın görüşünü ve ima edilen bilgiyi okursun. Duyurularda dolaylı mesaj, aktarma cümlesi ve koşul cümlesi gelir; örneğin If the train is late, we will take a taxi (if dö treyn iz leyt, vi vil teyk e taksi). Kelime alanı itinerary, connection gibi biraz daha özel terimlere açılır. Konuşmada plan değiştirme ve alternatif önerme daha akıcı beklenir.
Özet
Gezi blogu yer, deneyim ve sonraki planı okumayı; istasyon duyurusu saat, peron ve gecikmeyi dinlemeyi öğretir. B1’de gelecek going to, şimdiki sürekli, will ve might ile ayrılır. Anahtar sözcüğü yakalamak, kalıbı duruma göre seçmek ve Türkçeden bire bir çevirmemek bu temada işe yarar.