B1 İngilizcesiyle belirtileri tarif etmek, basit tedavi önermek ve sağlıklı alışkanlıklardan söz etmek günlük sağlık iletişimini mümkün kılar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Belirtileri tarif etmek
CEFR B1 can-do hedefi şudur: Öğrenci kendi veya başkasının nasıl hissettiğini kısa cümlelerle anlatabilir. Dünyada bu konu çoğu sınıfta doktor-hasta rol oyunuyla işlenir; amaç ezber değil, gerçek bir şikayeti iletmektir. Temel soru What's the matter? (Vats dı metır?) veya What's wrong? (Vats rong?) şeklindedir. Cevapta I have a headache. (Ay hev ı hed-eyk.) veya I've got a stomachache. (Ayv gat ı stomık-eyk.) kullanılır.
Sık belirtiler şunlardır: a toothache (ı tu-teyk) diş ağrısı, a backache (ı bek-eyk) bel ağrısı, a sore throat (ı sor tırot) boğaz ağrısı, a cough (ı kof) öksürük, a cold (ı kold) soğuk algınlığı, the flu (dı flu) grip, a fever (ı fivır) ateş. I feel tired. (Ay fil tayırd) yorgunum; My arm hurts. (May arm hörts) kolum ağrıyor. Diyalog: - You look pale. What's the matter? (Yu luk peyl. Vats dı metır?) - I have a terrible headache and I feel very tired. (Ay hev ı terıbıl hed-eyk end ay fil veri tayırd.) Telaffuzda th için dil ucunu dişlerin arasına koyun; throat yaklaşık tırot.
Örnek
A: How do you feel today? (Hav du yu fil tıdey?) B: Not well. I've got a sore throat and a cough. I think I have a cold. (Not vel. Ayv gat ı sor tırot end ı kof. Ay tink ay hev ı kold.) Türkçesi: A: Bugün nasıl hissediyorsun? B: İyi değil. Boğazım ağrıyor ve öksürüyorum. Sanırım soğuk algınlığım var.
Tedavi ve basit öneriler
B1 can-do: Öğrenci basit tedavi önerisi verebilir ve alabilir. Kalıplar You should ... (Yu şud ...) yapmalısın, You shouldn't ... (Yu şudınt ...) yapmamalısın, Why don't you ...? (Vay dont yu ...?) neden ... yapmıyorsun şeklindedir. You should see a doctor. (Yu şud si ı doktır.) doktora görünmelisin. Take this medicine twice a day. (Teyk dis medısın tvays ı dey.) bu ilacı günde iki kez al. You should rest and drink a lot of water. (Yu şud rest end drink ı lot ov votır.) dinlenmeli ve bol su içmelisin.
Eczane ve ev tavsiyesi günlük hayatta sık çıkar: I need something for a headache. (Ay nid samting for ı hed-eyk.) baş ağrısı için bir şey lazım. Stay in bed. (Stey in bed.) yatakta kal. Don't go to school today. (Dont go tu skul tıdey.) bugün okula gitme. İletişimsel derslerde bu kalıplar 'at the doctor's' diyaloglarıyla yaşatılır; B1'de karmaşık reçete anlatılmaz. Telaffuz: should şud, medicine medısın, twice tvays.
Örnek
Doctor: What's the problem? (Doktır: Vats dı problem?) Patient: I have a bad cough and a temperature. (Peyşınt: Ay hev ı bed kof end ı tempıriçır.) Doctor: You should take this medicine and rest for three days. Don't go out. (Yu şud teyk dis medısın end rest for tri deyz. Dont go avt.) Türkçesi: Sorun nedir? Kötü bir öksürüğüm ve ateşim var. Bu ilacı almalı ve üç gün dinlenmelisin. Dışarı çıkma.
Sağlıklı alışkanlıklar
CEFR B1 can-do: Öğrenci alışkanlıklarını anlatır ve başkasına kısa tavsiye verir. Healthy habits (helti hebits) sağlıklı alışkanlıklar demektir. Resimdeki öğrenciler hareket, birlikte iş ve düzenli yaşamı canlandırıyor olabilir. I always eat breakfast. (Ay olveyz it brekfıst.) her zaman kahvaltı ederim. I do exercise every day. (Ay du eksırsayz evri dey.) her gün egzersiz yaparım. I sleep eight hours a night. (Ay slip eyt avırz ı nayt.) geceleri sekiz saat uyurum. I drink a lot of water. (Ay drink ı lot ov votır.) bol su içerim.
Olumsuz alışkanlık da söylenir: I don't eat much junk food. (Ay dont it maç cank fud.) çok abur cubur yemem. I don't stay up late. (Ay dont stey ap leyt.) geç yatmam. Sıklık: always, usually, often, sometimes, never (olveyz, yujuıli, ofın, samtaymz, nevır). How often do you exercise? (Hav ofın du yu eksırsayz?) Three times a week. (Tri tayms ı vik.) Dünyada sağlık ünitesi artık sadece hastalık değil önleme olarak da öğretilir. Telaffuz: healthy hel-ti, exercise ek-sır-sayz.
Örnek
A: What do you do to stay healthy? (Vot du yu du tu stey helti?) B: I walk to school, I eat fruit every day and I don't drink fizzy drinks. (Ay vok tu skul, ay it frut evri dey end ay dont drink fizi drinks.) Türkçesi: Sağlıklı kalmak için ne yaparsın? Okula yürürüm, her gün meyve yerim ve gazlı içecek içmem.
Sağlıklı beslenme
Resim bir mutfak etkinliğini gösterir; öğrenciler sağlıklı yemek hazırlar. B1 sözcükleri: vegetables (vecıtıbılz) sebze, fruit (frut) meyve, salad (selıd) salata, fish (fiş) balık, chicken (çikın) tavuk. Kaçınılacaklar: junk food (cank fud), sweets (svits), too much sugar (tu maç şugır), too much salt (tu maç solt). I try to eat a balanced diet. (Ay tray tu it ı belınst dayıt.) dengeli beslenmeye çalışırım.
Tavsiye cümleleri: You should eat more vegetables. (Yu şud it mor vecıtıbılz.) Don't skip breakfast. (Dont skip brekfıst.) kahvaltıyı atlama. Mutfakta: Let's make a salad with tomatoes and cucumbers. (Lets meyk ı selıd viz tımeıtöz end kyukambırz.) This meal is healthy and delicious. (Dis mil iz helti end dilişıs.) Günlük hayatta kantin, ev ve market bu sözcüklerle konuşulur; kalori hesabı B1'in dışındadır. Telaffuz: fruit frut (tekil-çoğul aynı), vegetables vec-tı-bılz.
Örnek
Teacher: What are you cooking? (Tiçır: Vot ar yu kuking?) Student: We are making vegetable soup. It is healthy. We don't add much salt. (Vi ar meyking vecıtıbıl sup. It iz helti. Vi dont ed maç solt.) Türkçesi: Ne pişiriyorsunuz? Sebze çorbası yapıyoruz. Sağlıklı. Çok tuz katmıyoruz.
Yoga ve rahatlama
Resim yoga pratığını sağlıklı yaşamın sakinleşme yönü olarak gösterir. B1'de yoga hem hafif hareket hem stres için anlatılır. I do yoga twice a week. (Ay du yoga tvays ı vik.) haftada iki kez yoga yaparım. Yoga helps me relax. (Yoga helps mi rıleks.) yoga rahatlamama yardım eder. I feel calm after yoga. (Ay fil kam aftır yoga.) yogadan sonra sakin hissederim. Breathe slowly. (Brid slovli.) yavaş nefes al.
Zihin için B1 sözcükleri yeter: stressed (strest), relaxed (rılekst), tired (tayırd). When I am stressed, I listen to music or I do yoga. (Ven ay em strest, ay lisın tu myuzik or ay du yoga.) You should take a break. (Yu şud teyk ı breyk.) mola vermelisin. Go to bed early. (Go tu bed örli.) erken yat. Birçok ülkede bu başlık well-being yani iyi oluş altında işlenir; ağır tıp dili yoktur. Telaffuz: relax rı-leks, stressed strest.
Örnek
A: You look stressed. Why don't you try yoga? (Yu luk strest. Vay dont yu tray yoga?) B: That's a good idea. I need to relax more. (Dets ı gud aydıı. Ay nid tu rıleks mor.) Türkçesi: Stresli görünüyorsun. Neden yoga denemiyorsun? İyi fikir. Daha çok rahatlamaya ihtiyacım var.
Fiziksel aktivite ve doğa
Resimde öğrenciler doğada yürüyüş veya bisiklet sürerek hareketi teşvik eder. I go for a walk every morning. (Ay go for ı vok evri morning.) her sabah yürüyüşe çıkarım. I ride my bike at the weekend. (Ay rayd may bayk et dı vikend.) hafta sonu bisiklete binerim. Walking in nature is good for you. (Voking in neyçır iz gud for yu.) doğada yürümek senin için iyidir. I play football with my friends. (Ay pley futbol viz may frendz.) arkadaşlarımla futbol oynarım.
Tavsiye: You should do more exercise. (Yu şud du mor eksırsayz.) Don't sit all day. (Dont sit ol dey.) bütün gün oturma. How do you keep fit? (Hav du yu kip fit?) formunu nasıl korursun? I keep fit by cycling and walking. (Ay kip fit bay saykıling end voking.) Türkçede spor yapmak deyince yanlışlıkla make sport denir; doğrusu do exercise veya play football kalıbıdır. Telaffuz: walk vok (l okunmaz), bike bayk, nature ney-çır.
Örnek
A: Let's go for a bike ride in the park. (Lets go for ı bayk rayd in dı park.) B: Great! Exercise in nature makes me feel good. (Greyt! Eksırsayz in neyçır meyks mi fil gud.) Türkçesi: Parkta bisiklet sürmeye gidelim. Harika! Doğada egzersiz kendimi iyi hissettiriyor.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I have headache / I have flu demek (article yok) Doğrusu: Sayılabilen belirtilerde a gerekir: I have a headache. Gripte genellikle I have the flu. denir. Türkçede bir demediğimiz için article unutulur.
- Yanlış: I am cold ile soğuk algınlığını kastetmek Doğrusu: I am cold üşüyorum demektir. Soğuk algınlığı I have a cold. Ateş I have a fever veya I have a temperature.
- Yanlış: I feel myself bad / I feel me well (kendimi kötü hissediyorum çevirisi) Doğrusu: feel dönüşsüzdür: I feel bad. I feel well. I feel sick. Myself eklenmez.
- Yanlış: make sport / make exercise Doğrusu: Türkçe yapmak fiili make diye çevrilmez. Doğrusu do exercise, do sport veya play tennis şeklindedir.
- Yanlış: I very tired / I very sick (am yok) Doğrusu: İngilizcede I am very tired. I am very sick. be fiili düşmez.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde öğrenci daha uzun sağlık metinlerini okur ve basit haberlerde beslenme tartışmalarını anlamaya başlar. Tavsiyeler koşul cümleleriyle uzar; belirtiler neden-sonuçla bağlanır. İyi oluş ve toplum sağlığı başlıkları eklenir ama sözcük yükü artar. Şimdiki B1 kısa cümle temeli o metinleri korkmadan okumak için yeterlidir.
Özet
Belirtiler I have a ... ve I feel ... ile tarif edilir; tedavide You should ... ile dinlenme ve ilaç söylenir. Sağlıklı alışkanlıklar beslenme, uyku, yoga, yürüyüş ve bisiklet cümleleriyle anlatılır. Article, feel ve do exercise hatalarına dikkat ederek B1 can-do hedeflerine ulaşılır.