Kısa ve basit bir İngilizce hava durumu bültenini okuyup dinleyerek sıcaklık, yağış ve rüzgar bilgisini çıkarabilir ve buna göre günlük planını kurabilirsin.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Hava durumu bülteni nedir ve sen ne yapabilirsin?
Bir hava durumu bülteni, bugünün veya yarının havasını kısa, net ve tekrar eden kalıplarla anlatan bir okuma veya dinleme metnidir. CEFR A2 can-do hedefin şudur: Kısa ve basit bir bülteni dinleyip okuyarak sıcaklığın kaç derece olacağını, yağmur veya rüzgar olup olmayacağını anlayabilirim. Dünyadaki ders kitapları bu konuyu genelde gerçek hayattan sadeleştirilmiş bültenlerle, sembol kartlarıyla ve bilgi-boşluğu oyunlarıyla öğretir. Sen de aynı yoldan gideceksin: önce kelime, sonra kısa metin, sonra spikerin sesi.
Eskiden insanlar gökyüzüne, rüzgara ve denize bakarak havayı tahmin ederdi. Bugün aynı işi radyo, televizyon, gazete ve telefon uygulamaları yapar. Sabah mutfakta çay demlenirken duyduğun kısa konuşma da bir bültendir, okul panosundaki yarın yağmurlu yazısı da. Somut bir olay düşün: Cuma günü sınıfça parka gideceksiniz. Öğretmen önce bülteni okur, sonra planı değiştirir. Bu yüzden hava durumu yalnızca kelime listesi değil, karar alma aracıdır.
Bültenin dili A2 düzeyinde neredeyse her zaman aynı iskeleti kullanır. Önce yer ve zaman gelir, sonra hava, sonra sıcaklık, en sonda da kısa bir öğüt. Bu iskeleti tanırsan yeni bir şehir adı gelse bile panik olmazsın. Hedef dildeki her cümleyi yavaş yavaş sesli oku; acele etme. Anlamadığın bir sözcük olsa bile tomorrow, rain ve degrees gibi çapa kelimeler seni metnin içinde tutar.
Unutma: bülten bir tahmindir, kesin sonuç değil. Spiker It will be sunny dese bile öğleden sonra bulut gelebilir. A2 öğrencisi olarak senin işin tahmini anlamak ve plana dökmektir, meteorolog olmak değil. Bir sonraki adımda bu tahmini going to ile kendi cümlelerine bağlayacaksın.
Örnek
Örnek mini bülten: Good morning. This is the weather for tomorrow. (Günaydın. Bu, yarının hava durumudur. Telaffuz: gud mor-ning / dis iz dı ve-dır for tu-mo-rov.) It will be sunny in the morning. (Sabah güneşli olacak. Telaffuz: it vil bi sa-ni in dı mor-ning.) Take a hat. (Şapka al. Telaffuz: teyk ı het.) Bu üç cümlede zaman, hava ve öğüt vardır; A2 bülteninin iskeleti budur.
Semboller, temel kelimeler ve telaffuz
Hava durumu bülteninde yazıdan önce çoğu zaman küçük resimler görürsün: güneş, bulut, yağmur damlası, kar tanesi, rüzgar çizgisi. Öğretmen tahtada bu sembolleri gösterirken sen sözcüğü sesli söylersin. A2 can-do hedefin şudur: Sık kullanılan hava durumu sözcüklerini ve basit sıfatları tanıyabilirim. Dünyada bu adım çoğu sınıfta jestle öğretilir: elleri açmak güneş, omuz silkmek yağmur, üflemek rüzgar. Sen de aynı jesti yaparsan kelime kulakta ve bedende kalır.
Temel sözcükler şunlardır. sunny (sa-ni): güneşli. cloudy (klav-di): bulutlu. rainy (rey-ni): yağmurlu. windy (vin-di): rüzgarlı. snowy (snov-i): karlı. foggy (fo-gi): sisli. hot (hat): sıcak. cold (kold): soğuk. warm (vorm): ılık. cool (kul): serin. wet (vet): ıslak. dry (dray): kuru. İsimler: rain (reyn) yağmur, snow (snov) kar, storm (storm) fırtına, wind (vind) rüzgar, temperature (tem-pı-rı-çır) sıcaklık, degrees (di-griiz) derece. Araçlar: umbrella (am-bre-la) şemsiye, coat (kout) palto, hat (het) şapka.
Zaman dilimleri bültende hava kadar önemlidir. today (tu-dey) bugün, tomorrow (tu-mo-rov) yarın, tonight (tu-nayt) bu gece, this weekend (dis viik-end) bu hafta sonu. Saat dilimleri: in the morning (in dı mor-ning) sabah, in the afternoon (in dı af-tır-nuun) öğleden sonra, in the evening (in dı ii-vı-ning) akşam. Türkçe kaynaklı tuzak şudur: Türkçede sabahleyin deriz, İngilizcede in the morning kalıbını olduğu gibi ezberlemen gerekir; at morning deme.
Sıfat ile isim karışmasın. sun güneş, sunny güneşli. rain yağmur, rainy yağmurlu. Bültende çoğu zaman sıfatlı kalıp gelir: It will be sunny. Bazen isimli kalıp gelir: There will be rain. İkisini de tanı; ikisi de A2 içindedir. Sembol güneşi gösteriyorsa cümleyi sunny ile kur, damlayı gösteriyorsa rain veya rainy ile kur.
Örnek
Sembol okuma alıştırması. Güneş resmi gördün: It is sunny today. (Bugün güneşli. Telaffuz: it iz sa-ni tu-dey.) Damla resmi gördün: There will be rain tomorrow. (Yarın yağmur olacak. Telaffuz: der vil bi reyn tu-mo-rov.) Termometre 18 gösteriyor: The temperature will be 18 degrees. (Sıcaklık 18 derece olacak. Telaffuz: dı tem-pı-rı-çır vil bi ey-tiin di-griiz.) Üç sembol, üç cümle; bülteni bu şekilde parçala.
Bülteni okumak: bilgiyi yakala
Okuma işi bütün cümleleri ezberlemek değildir. A2 can-do hedefin şudur: Kısa bir hava durumu metninden yer, zaman, hava ve sıcaklık bilgisini çıkarabilirim. Önce başlığa bak: hangi şehir, hangi gün? Sonra gözün sunny, rain, windy, degrees gibi çapa sözcüklere zıplasın. En sonda öğüt cümlesini oku: Take an umbrella. veya Wear a coat. Bu üç adımlık tarama, sınavda da gerçek uygulamada da işe yarar.
Somut bir metin örneği düşün. Okul koridorunda asılı bir kâğıt: Weather for Saturday in Izmir. It will be warm and sunny in the morning. In the afternoon it will be cloudy and windy. The temperature will be 22 degrees. There will be no rain. Have a nice weekend! Bu metni dört soruyla soy. Nerede? İzmir. Ne zaman? Cumartesi. Sabah hava nasıl? Ilık ve güneşli. Öğleden sonra? Bulutlu ve rüzgarlı. Yağmur var mı? Yok. Sıcaklık? 22 derece. Okuma budur: soru sor, cevapı metinden çek.
Dikkat etmen gereken kalıplar şunlardır. It will be + sıfat: It will be cold. (Soğuk olacak.) There will be + isim: There will be snow. (Kar olacak.) The temperature will be + sayı + degrees: The temperature will be 10 degrees. Olumsuz: There will be no rain. veya It will not be hot. Öğüt: Take your umbrella. Do not forget your coat. Bu kalıplar A2 tavanını aşmaz; her bültende döner durur.
Sık yapılan okuma hatası, metni baştan sona tek tek çevirmektir. Bülten haber romanı değildir. 40 saniyede tarayıp tabloya dök: sabah / öğleden sonra / akşam; güneş / yağmur / rüzgar; derece. Anlamadığın bir şehir adı seni durdurmasın. in the north (kuzeyde) veya in the city (şehirde) gibi yer ifadesi yeter. Okuduktan sonra bir arkadaşına Türkçe değil, kısa İngilizce cümleyle aktar: It will be rainy tomorrow. Aktarabiliyorsan okumuşsundur.
Örnek
Çözümlü okuma. Metin: Tomorrow in Ankara it will be cold and cloudy. There will be rain in the evening. The temperature will be 8 degrees. Take a coat and an umbrella. Soru 1: Yarın Ankara soğuk mu? Evet, çünkü cold var. Soru 2: Yağmur ne zaman? Akşam, çünkü in the evening var. Soru 3: Kaç derece? 8. Soru 4: Ne almalıyım? Palto ve şemsiye. Görüldüğü gibi her cevap metindeki bir kalıba bağlıdır.
Bülteni dinlemek: spikeri anla
Dinleme, okumadan biraz daha hızlıdır çünkü spiker beklemez. Yine de A2 bülteni yavaş, net ve tekrarlıdır. Can-do hedefin şudur: Kısa ve yavaş konuşulmuş bir hava durumu konuşmasından ana bilgiyi alabilirim. İlk dinlemede her sözcüğü yakalamaya çalışma. Sadece üç şeyi not et: yağmur var mı, sıcak mı soğuk mu, şemsiye lazım mı? İkinci dinlemede dereceyi ve gün dilimini ekle. Dünyada bu konu sık sık iki tur dinleme ile öğretilir; sen de aynı yöntemi kullan.
Spiker neredeyse her zaman aynı kapıdan girer. Good morning. This is the weather forecast. (Bu hava durumu bültenidir. Telaffuz: dis iz dı ve-dır for-kaast.) Sonra yer ve zaman: for tomorrow, for the weekend. Sonra asıl cümleler: It will be sunny. It is going to rain in the afternoon. Kapanış öğüttür: Have a nice day. Bu kapı-gövde-öğüt düzenini kulağın ezberlesin. Böylece ilk cümleyi kaçırasan bile gövdeyi yakalarsın.
Kısa bir dinleme metni örneği. Hello. This is the weather for Istanbul tomorrow. In the morning it will be foggy and cool. In the afternoon it will be rainy and windy. The temperature will be 14 degrees. Do not forget your umbrella. Birinci turda duyduğun: İstanbul, yarın, yağmur, şemsiye. İkinci turda eklediğin: sabah sisli ve serin, öğleden sonra yağmurlu ve rüzgarlı, 14 derece. Not defterine tablo çiz; dinlerken tabloyu doldur. Cümle yazmak zorunda değilsin.
Dinlerken Türkçe kaynaklı bir tuzak daha çıkar: İngilizcede hava cümlesinin öznesi çoğu zaman it dir. Spiker It will rain der; Rain will diye başlamaz. Kulağın it will ikilisini tek parça gibi duysun. Ayrıca sayılar hızlı geçer: eighteen degrees (ey-tiin di-griiz), twenty degrees (tven-ti di-griiz). Sayıyı kaçırırsan sıfat seni kurtarır: hot ise yüksek, cold ise düşük demektir. A2 dinlemesinde mükemmel transkript değil, işe yarar not yeter.
Örnek
Kısa diyalog, dinleme sonrası. A: What is the weather like tomorrow? (Yarın hava nasıl? Telaffuz: vot iz dı ve-dır layk tu-mo-rov.) B: It will be rainy in the afternoon. (Öğleden sonra yağmurlu olacak.) A: Oh no. I am going to take my umbrella. (Hayırdır. Şemsiyemi alacağım.) B: Good idea. It will be 12 degrees. Wear a coat too. (İyi fikir. 12 derece olacak. Palto da giy.) Bu diyalog bülteni hayata bağlar: duy, anla, karar ver.
Havaya göre plan: going to kalıbı
Hava durumu tek başına durmaz; hemen plana bağlanır. A2 can-do hedefin şudur: Yarının havasını anlayıp going to ile basit bir plan söyleyebilirim. Kalıp şudur: I am going to + fiil. Olumsuz: I am not going to + fiil. Soru: Are you going to + fiil? Neden eklemek istersen because kullan. Örnek: I am going to stay at home because it will rain. (Yağmur yağacağı için evde kalacağım.) Bu cümle A2 tavanındadır ve gerçek hayatta her gün işe yarar.
Somut olay: Cumartesi piknik var. Bülten diyor ki It will be sunny and warm. The temperature will be 24 degrees. Plan cümlelerin: We are going to go to the park. I am going to take water and a hat. We are not going to take an umbrella. Ters senaryo: There will be a storm tomorrow. O zaman: We are going to stay at home. I am going to watch a film. We are not going to play football. Görüyorsun: hava değişince fiil değişir, kalıp aynı kalır.
will ile going to A2 düzeyinde ikisi de gelecek için kullanılır. Bülten spikeri çoğu zaman It will be cloudy. der; bu bir tahmindir. Sen planını anlatırken I am going to visit my aunt. dersin; bu senin kararındır. İkisini aynı diyalogda birleştirebilirsin: It will be cold, so I am going to wear my coat. (Soğuk olacak, bu yüzden paltomu giyeceğim.) so (o yüzden) kısa ve yeterlidir; daha ağır bağlaçlara şimdi gerek yok.
Sınıfta kısa bir konuşma üret. Partnerin bülteni okusun, sen planı söyle. Sonra roller değişsin. Öğretmen zaman tutsun: 20 saniye. Amaç kusursuz cümle değil, doğru kalıp ve doğru neden. Unutma, planın inandırıcı olması için hava ile fiil uyuşmalı. Güneşliyken I am going to take my umbrella dersen komik olur; yağmurluyken I am going to wear a T-shirt dersen üşürsün. Dil bilgisi kadar mantık da A2 başarısının parçasıdır.
Örnek
Çözümlü plan. Bülten: Sunday. It will be snowy and very cold. The temperature will be 2 degrees. Adım 1: Havayı Türkçeye çevirmeden etiketle: kar, çok soğuk, 2 derece. Adım 2: Dışarı spor olmaz. Adım 3: Cümleler: I am going to stay at home on Sunday. I am going to drink hot tea. I am not going to ride my bike. I am going to wear a coat and a hat. Her cümle bültendeki snowy ve cold bilgisine dayanır.
Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar
Türkçede hava çoğu zaman isimle anlatılır: hava yağmurlu, hava güneş. İngilizcede A2 bülteni ise iki yola ayrılır ve ikisini karıştırmamak gerekir. Doğru sıfat yolu: It is rainy. It will be sunny. Doğru isim yolu: There will be rain. Yanlış olan, Türkçeyi kelime kelime taşımakdır: The weather is rain veya Weather is sun deme. Ayrıca İngilizce hava cümlesi çoğu zaman boş özne it ister. Will rain tomorrow eksiktir; doğrusu It will rain tomorrow veya daha A2 olan It will be rainy tomorrow cümlesidir.
Gün ve saat dilimi edatları ikinci büyük tuzaktır. Türkçe pazartesi günü, sabahleyin der. İngilizce on Monday, on Saturday, in the morning, in the afternoon, in the evening ister. in Monday, at morning, in night deme. Gece için bültende sık gördüğün biçim tonight veya in the evening dir. Hafta sonu için this weekend yeter. Bu kalıpları tek parça ezberle; edatı her seferinde Türkçeden üretme.
Sayı ve derece üçüncü tuzaktır. Türkçe 20 derece deriz ve çoğul düşünmeyiz. İngilizcede 1 hariç çoğul gelir: 20 degrees, 8 degrees, one degree. 20 degree eksik kalır. Sıcaklık cümlesinin tam hali şudur: The temperature will be 20 degrees. Kısa hali de duyabilirsin: It will be 20 degrees. İkisi de doğrudur. It will be 20 degree hot gibi karışık bir cümle kurma. Ayrıca weather (ve-dır) hava durumu demektir; benzer sesli başka sözcüklerle karıştırma, bültende kastettiğin budur.
going to kalıbında Türkçe ben gideceğim düşüncesi bazen yanlış fiil seçtirir. I going to park eksiktir: am yoktur ve the yoktur. Doğrusu I am going to the park veya plan olarak I am going to stay at home dir. go to stay deme. Olumsuzda I am not going to play football de not am den sonra gelir. Bu bölümü yüksek sesle, yanlış-doğru çiftleri halinde tekrarla; kulağın doğruyu seçmeye başlar. A2 sınavında bu dört tuzak (it öznesi, edat, degrees, going to) en çok puan kaybettiren yerlerdir.
Örnek
Yanlış-doğru defteri. Yanlış: Tomorrow rain. Doğru: It will be rainy tomorrow. Yanlış: I going to home because weather bad. Doğru: I am going to stay at home because it will be cold. Yanlış: The temperature will be 15 degree in morning. Doğru: The temperature will be 15 degrees in the morning. Yanlış: At Saturday it is sun. Doğru: On Saturday it will be sunny. Her çifti iki kez sesli oku, sonra deftere yalnızca doğrusunu yaz.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Hava durumu bülteni kesin gerçektir, spiker yanılmaz. Doğrusu: Bülten bir tahmindir. It will be sunny yarın güneş bekleniyor demektir; öğleden sonra bulut gelebilir. Sen tahmini anlayıp planını esnek tutarsın.
- Yanlış: Türkçedeki hava yağmurlu cümlesini The weather is rain diye çevirmek. Doğrusu: A2 de iki doğru yol vardır: It will be rainy veya There will be rain. it öznesini unutma.
- Yanlış: Sembolu görünce bütün günün aynı olacağını sanmak. Doğrusu: Bülten günü dilimlere böler: in the morning, in the afternoon, in the evening. Sabah güneş, akşam yağmur aynı metinde yan yana durabilir.
- Yanlış: going to ile will birbirinin yerine rastgele kullanılırsa hata olur diye korkmak ve hiç kullanmamak. Doğrusu: A2 düzeyinde spiker tahmini için will, senin planın için going to yeter. İkisini because veya so ile bağlayabilirsin.
- Yanlış: 20 degree demek yeter, çoğul gerekmez. Doğrusu: 1 hariç İngilizcede degrees çoğul gider. Doğrusu The temperature will be 20 degrees cümlesidir.
Bir adım ileri
Bir sonraki düzeyde, kabaca B1 de, bültenler uzar: birkaç şehir, olasılık sözcükleri ve koşul cümleleri gelir. If it rains, we will stay at home gibi birinci koşul tipi, planı havaya bağlamanın bir üst basamağıdır. Dinleme metinleri daha hızlı ve daha gerçekçi olur; kısa spiker metninden haber kanalı hızına geçersin. Yazmada ise kendi şehrin için kısa ama gerekçeli bir bülten yazman beklenir. Şimdi A2 iskeletini sağlam kurarsan o basamak ağır gelmez.
Özet
A2 hava durumu bülteni; yer, zaman, sıfat veya isim, derece ve kısa öğüt iskeleti üzerine kurulur. Okurken ve dinlerken çapa sözcükleri yakala, it will be ile there will be kalıplarını ayırt et, sonra going to ile planını söyle. Türkçeden gelen it eksikliği, yanlış edat ve degree tekil hatasını şimdiden düzeltirsen hem sınavda hem gerçek hayatta bülteni işine yarar hale getirirsin.