A2 düzeyinde öğrenci, doktor randevusunda basit İngilizce ile semptomlarını anlatır ve kısa sağlık önerilerini anlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Doktor randevusu nedir ve dünyada nasıl öğretilir
Dünyanın birçok ülkesinde A2 İngilizce derslerinde doktor-hasta konuşması klasik bir konudur. Öğrenciler sınıf içinde rol yaparak doctor (daktı) ve patient (peyşınt) rollerini dener. Randevu sistemi modern kliniklerle yaygınlaştı; bugün telefon, uygulama veya gişeden saat almak sıradandır. Günlük hayatta bu dil, seyahatte, Erasmus döneminde veya yabancı bir doktorla karşılaşınca işe yarar.
CEFR A2 can-do hedefi şöyledir: öğrenci basit bir randevu konuşmasını anlayabilir ve katılabilir. Temel sözcükler şunlardır: appointment (epoyntmınt) randevu, hospital (hastıpl) hastane, clinic (klinik) klinik, receptionist (risepşınıst) danışma görevlisi. Kısa kalıp: I have an appointment at ten. (ay hev en epoyntmınt et ten) Saat onda randevum var. Bir başka kalıp: I need to see a doctor. (ay niid tu siı e daktı) Bir doktor görmem gerekiyor.
Örnek
Somut olay: Ayşe Londra'da grip olur ve klinikten randevu ister. Diyalog: Hello. I need an appointment, please. (helou. ay niid en epoyntmınt pliiz) Merhaba. Randevu istiyorum lütfen. What time can I come? (vat taym ken ay kam) Ne zaman gelebilirim? You can come at three o'clock. (yu ken kam et sriı oklok) Saat üçte gelebilirsiniz. Ayşe not alır ve saati tekrar eder: At three. Thank you. (et sriı. senk yu) Üçte. Teşekkürler.
Bekleme odası ve randevu kontrolü
Randevu saati gelince hasta genellikle bir bekleme odasına alınır. Orada form doldurmak, adını söylemek ve sıra beklemek A2 düzeyinde sık çalışılan durumlardır. Kısa ve nazik olmak yeterlidir. Temel kalıplar: I have an appointment with Doctor Brown. (ay hev en epoyntmınt viz daktı braun) Doktor Brown ile randevum var. My name is Ali. (may neym iz ali) Adım Ali. Please wait here. (pliiz veyt hiyır) Lütfen burada bekleyin.
Bekleme odasında sık duyulan sözler şunlardır: Take a seat. (teyk e siit) Oturun. The doctor is busy now. (dı daktı iz bizi nau) Doktor şu an meşgul. It is your turn. (it iz yor törn) Sıra sizde. Öğrenci bu cümleleri dinleyince ne yapacağını bilir: oturur, bekler, adı okununca ayağa kalkar. A2 dinleme hedefi budur: yavaş ve net konuşulursa ana fikri anlamak.
Örnek
Kısa diyalog, danışma masası: Good afternoon. Can I help you? (gud aftırnuun. ken ay help yu) İyi günler. Yardımcı olabilir miyim? Yes. I have an appointment at two. (yes. ay hev en epoyntmınt et tuu) Evet. Saat ikide randevum var. What is your name? (vat iz yor neym) Adınız nedir? My name is Elif Kaya. (may neym iz elif kaya) Adım Elif Kaya. Please sit down. The doctor can see you soon. (pliiz sit daun. dı daktı ken siı yu suun) Lütfen oturun. Doktor sizi yakında görebilir.
Doktor-hasta selamlaşması ve şikayeti açmak
Muayene odasına girince önce kısa bir selamlaşma gelir. A2'de uzun hikaye anlatılmaz; net ve kısa cümle yeter. Doktor sıkça şunu sorar: What's the matter? (vats dı metır) Ne oldu? veya How can I help you? (hau ken ay help yu) Size nasıl yardımcı olabilirim? Hasta da şunu kullanır: I don't feel well. (ay dount fiil vel) Kendimi iyi hissetmiyorum. I am sick. (ay em sik) Hastayım.
Şikayeti açmak için I have (ay hev) kalıbı A2'nin belkemiğidir. Örnekler: I have a headache. (ay hev e hedeyk) Başım ağrıyor. I have a stomach ache. (ay hev e stamık eyk) Karnım ağrıyor. I have a fever. (ay hev e fiıvır) Ateşim var. I have a cough. (ay hev e kof) Öksürüğüm var. Telaffuz ipucu: ache sözcüğü eyk gibi okunur; k harfi duyulur. Öğrenci bu dört cümleyi ezberlerse çoğu basit muayeneyi açabilir.
Örnek
Somut muayene girişi: Good morning. Please come in and sit down. (gud morning. pliiz kam in end sit daun) Günaydın. Buyurun, oturun. What's the matter today? (vats dı metır tıdey) Bugün ne oldu? I don't feel well. I have a headache and a fever. (ay dount fiil vel. ay hev e hedeyk end e fiıvır) Kendimi iyi hissetmiyorum. Başım ağrıyor ve ateşim var. I see. When did it start? (ay siı. ven did it start) Anlıyorum. Ne zaman başladı? A2'de öğrenci kısa cevap verir: Yesterday. (yestırdey) Dün. veya This morning. (dis morning) Bu sabah.
Semptomları anlatmak ve doktorun soruları
Semptom, vücudunuzda hissettiğiniz belirtidir. A2 söz varlığı sınırlıdır ama yeterlidir: headache (hedeyk) baş ağrısı, sore throat (sor tırout) boğaz ağrısı, cough (kof) öksürük, cold (kould) soğuk algınlığı, flu (fluu) grip, pain (peyn) ağrı, tired (tayıırd) yorgun. Kalıp: I have a sore throat. (ay hev e sor tırout) Boğazım ağrıyor. My back hurts. (may bek hörts) Sırtım ağrıyor. I feel tired. (ay fiil tayıırd) Yorgun hissediyorum.
Doktor evet-hayır ve kısa bilgi sorar. Öğrenci bunları dinleyip tek sözcükle veya kısa cümleyle cevaplar. Do you have a fever? (du yu hev e fiıvır) Ateşiniz var mı? Yes, I do. (yes ay du) Evet. Does it hurt here? (daz it ört hiyır) Burası ağrıyor mu? Yes, a little. (yes e litıl) Evet, biraz. Can you eat? (ken yu iit) Yiyebiliyor musunuz? No, I can't. (nou ay kent) Hayır, yiyemiyorum. Bu soru-cevap A2 dinleme ve konuşma can-do'sunun tam ortasıdır: basit soruyu anlamak ve kısa cevap vermek.
Örnek
Semptom diyaloğu: Where does it hurt? (ver daz it ört) Nereniz ağrıyor? Here. My stomach hurts. (hiyır. may stamık hörts) Burada. Karnım ağrıyor. Do you feel sick? (du yu fiil sik) Mide bulantınız var mı? Yes. I feel sick. (yes. ay fiil sik) Evet. Midem bulanıyor. Do you have a cough? (du yu hev e kof) Öksürüğünüz var mı? No, I don't. (nou ay dount) Hayır, yok. Öğrenci vücut bölgesini işaret ederek konuşursa hem anlaşılır hem A2 sözcük yükü azalır.
Sağlık önerileri, ilaç ve kapanış
Muayene sonunda doktor kısa öneriler verir. A2'de should (şud) ve emir kipi yeter. You should rest. (yu şud rest) Dinlenmelisiniz. You should drink water. (yu şud drink votır) Su içmelisiniz. Take this medicine. (teyk dis medısın) Bu ilacı alın. Stay in bed. (stey in bed) Yatakta kalın. Don't go to school today. (dount gou tu skuul tıdey) Bugün okula gitmeyin. Öğrenci bu cümleleri duyunca ne yapacağını anlar; uzun açıklama beklenmez.
İlaç ve kontrol için birkaç sözcük daha gerekir: medicine (medısın) ilaç, tablet (tablet) hap, twice a day (tvays e dey) günde iki kez, after meals (aftır miılz) yemekten sonra. Kalıp: Take one tablet twice a day. (teyk van tablet tvays e dey) Günde iki kez bir hap alın. Kapanış nazik ve kısadır: Thank you, doctor. (senk yu daktı) Teşekkürler doktor. Get well soon. (get vel suun) Geçmiş olsun. Goodbye. (gudbay) Hoşça kalın. A2 can-do: basit tavsiyeyi anlamak ve teşekkür ederek çıkmak.
Örnek
Öneri diyaloğu: You have a cold. (yu hev e kould) Soğuk algınlığınız var. You should rest and drink tea. (yu şud rest end drink tii) Dinlenmeli ve çay içmelisiniz. Take this medicine after meals. (teyk dis medısın aftır miılz) Bu ilacı yemekten sonra alın. Come back if you feel worse. (kam bek if yu fiil vörs) Daha kötü hissederseniz tekrar gelin. Hasta: How many tablets? (hau meni tablet) Kaç hap? Doktor: Two tablets a day. (tuu tablet e dey) Günde iki hap. Hasta: Thank you. Goodbye. (senk yu. gudbay) Teşekkürler. Hoşça kalın.
Türkçe kaynaklı sık dil hataları ve doğru alternatifler
Türkçe düşünen öğrenci İngilizceyi sözcüğü sözcüğüne çevirince A2'de sık düşer. En bilineni I am cold (ay em kould) ile I have a cold (ay hev e kould) karışımıdır. Birincisi üşüdüm demektir, ikincisi soğuk algınlığım var demektir. Boğaz için I have throat ache yanlıştır; doğrusu I have a sore throat (ay hev e sor tırout) olur. Baş için I have headache eksiktir; a artikeli gerekir: I have a headache.
Başka sık hata: Give me medicine çok doğrudan ve kaba durur. A2'de nazik istek Can I have some medicine, please? (ken ay hev sam medısın pliiz) şeklindedir. My head is pain dilbilgisi olarak yanlıştır; ya I have a headache ya da My head hurts (may hed hörts) denir. I am sick in my stomach yerine I have a stomach ache veya My stomach hurts kullanılır. Bu ayrımlar ezber değil, kısa diyalog tekrarıyla yerleşir.
Örnek
Yanlış-doğru mini metin. Yanlış: I am cold. Give me medicine. My throat ache. Doğru diyalog: I have a cold and a sore throat. (ay hev e kould end e sor tırout) Soğuk algınlığım ve boğaz ağrım var. Can I have some medicine, please? (ken ay hev sam medısın pliiz) İlaç alabilir miyim lütfen? My head hurts too. (may hed hörts tuu) Başım da ağrıyor. Öğretmen bu üç cümleyi koro halinde tekrarlatırsa artikeller ve have / hurt farkı kalıcı olur.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: I am cold her zaman soğuk algınlığı demektir. Doğrusu: I am cold üşüdüm anlamındadır. Soğuk algınlığı için I have a cold denir.
- Yanlış: I have headache ve I have throat ache yeterlidir. Doğrusu: Artikeli unutmamak gerekir: I have a headache. Boğaz için doğru kalıp I have a sore throat olur.
- Yanlış: Give me medicine nazik ve yeterli bir istektir. Doğrusu: A2'de nazik istek Can I have some medicine, please? şeklindedir; emir kipi kaba durur.
- Yanlış: My head is pain doğru bir cümledir. Doğrusu: Doğrusu I have a headache veya My head hurts kalıbıdır; is pain kullanılmaz.
- Yanlış: Doktor konuşmasında uzun geçmiş zaman hikâyesi anlatmak gerekir. Doğrusu: A2'de kısa şikayet yeter: I have a fever. It started yesterday. Uzun öykü bir üst düzeyin işidir.
Bir adım ileri
Bir üst düzeyde, yaklaşık B1'de, öğrenci tıbbi geçmişi geçmiş zamanla anlatır: ne zamandır hasta olduğu, hangi ilacı denediği, alerjisi olup olmadığı. Semptomlar daha ayrıntılı olur; dizzy, rash, allergic gibi sözcükler eklenir. Tavsiye verirken neden-sonuç ve şart cümleleri devreye girer. Dinlemede de daha hızlı, doğal doktor konuşmaları ve telefonla randevu diyalogları çalışılır. A2'deki kısa kalıplar o zaman iskelet olarak kalır, üzerine et gelir.
Özet
A2 öğrencisi doktor randevusunda selamlaşır, I have a... ile şikayetini söyler ve kısa öneriyi anlar. Bekleme odası, semptom soruları ve ilaç talimatı bu konuşmanın üç durağıdır. Türkçeden bire bir çeviri yerine a headache, a sore throat ve I have a cold gibi hazır kalıplar kullanılır.