Şu anda yaptığın eylemi İngilizce söylemek, A2 öğrencisinin günlük konuşmada net anlaşılmasını sağlayan temel bir can-do becerisidir.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Şimdi ne yapıyorsun? Temel kalıp
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Şu anda ne yaptığını söyleyebilir, başkasına sorabilir ve kısa cevap verebilirsin. İngilizcede bu anlam present continuous ile kurulur. Kalıp her zaman aynıdır: özne + am / is / are + fiil + -ing. I am (ay em), you are (yu ar), he is (hi iz), she is (şi iz), we are (vi ar), they are (dey ar). Birçok ülkede öğretmenler konuyu resim ve sınıf hareketiyle öğretir; biri tahtaya yazar, sınıf She is writing. (şi iz rayting) der.
Olumlu cümle: I am studying English. (ay em stadıying ingliş) Şu anda İngilizce çalışıyorum. Olumsuzda not eklenir: I am not watching TV. (ay em nat voçing tî vî). Soruda yardımcı fiil başa gelir: Are you studying? (ar yu stadıying). Kısa cevap yeter: Yes, I am. / No, I am not. A2 zaman sözcükleri üç tanedir: now (nao), right now (rayt nao), at the moment (et dı moumınt). Bunları cümlenin sonuna koymak en güvenli yoldur.
Örnek
Kısa diyalog. A: What are you doing now? (vat ar yu dûing nao) Şu anda ne yapıyorsun? B: I am doing my homework. (ay em dûing may houmvoork) Ödevimi yapıyorum. A: Is your sister watching TV? (iz yor sistır voçing tî vî) Kız kardeşin televizyon mu izliyor? B: No, she is not. She is reading a book. (nou şi iz nat. şi iz rîding e buk) Hayır. Kitap okuyor.
Sabah rutini: kalkıyorum, hazırlanıyorum
Sabah ev konuşmaları çoğu zaman o andaki iş üzerinedir. I am getting up. (ay em geting ap) Kalkıyorum. I am brushing my teeth. (ay em braşing may tîth) Dişlerimi fırçalıyorum. She is taking a shower. (şi iz teyking e şavır) Duş alıyor. They are getting dressed. (dey ar geting drest) Giyiniyorlar. A2 rutin sözcüklerini ezberle: get up, get dressed, brush my teeth, take a shower, get ready. teeth sözcüğünün sonu dil-diş sesidir: tîth.
Telefon sabah da çalar. Are you getting ready for school? (ar yu geting redi for skul) Okula hazırlanıyor musun? Yes, I am. I am putting on my jacket. (yes ay em. ay em putting on may cekit) Evet. Ceketimi giyiyorum. Yazım: kısa ünlü + tek ünsüzde harf çiftlenir, get → getting, put → putting. Sonu e ile biten fiilde e düşer: take → taking. Resme bakarken soru hep aynıdır: What is he doing? (vat iz hi dûing).
Örnek
Saat yedi. Anne: Ece, what are you doing? (vat ar yu dûing) Ece, ne yapıyorsun? Ece: I am washing my face. (ay em voşing may feys) Yüzümü yıkıyorum. Anne: Hurry up. Your brother is waiting. (hari ap. yor bradır iz veyting) Acele et. Kardeşin bekliyor.
Kahvaltı hazırlığı: mutfakta şimdi
Mutfak, şu an cümlelerinin en doğal yeridir. I am making breakfast. (ay em meiking brekfıst) Kahvaltı hazırlıyorum. Mum is making tea. (mam iz meiking tî) Annem çay demliyor. Dad is cutting bread. (ded iz kating bred) Babam ekmek kesiyor. We are having breakfast. (vi ar heving brekfıst) Kahvaltı ediyoruz. Hazırlamak için make breakfast, yemek için have breakfast kullanılır; ikisini karıştırma. cook (kuk) pişirmek, eat (ît) yemek, drink (drink) içmek A2 mutfak fiilleridir.
Misafir geldiğinde de aynı kalıp işe yarar. What are you cooking? (vat ar yu kûking) Ne pişiriyorsun? I am making an omelette. (ay em meiking en omlet) Omlet yapıyorum. Are you drinking coffee or tea? (ar yu drinking kofi or tî) Kahve mi çay mı içiyorsun? I am drinking tea. (ay em drinking tî). Olumsuz: I am not eating cheese. (ay em nat îting çîz) Peynir yemiyorum. make → making, have → having, cut → cutting yazımlarını şimdi sabitle.
Örnek
Ali: Hi! What are you doing in the kitchen? (hay! vat ar yu dûing in dı kiçin) Mutfakta ne yapıyorsun? Zeynep: I am making breakfast. I am frying eggs. (ay em meiking brekfıst. ay em fraying egz) Kahvaltı hazırlıyorum. Yumurta kızartıyorum. Ali: Is your dad helping you? (iz yor ded helping yu) Baban yardım ediyor mu? Zeynep: No, he is not. He is reading the news. (nou hi iz nat. hi iz rîding dı niuz) Hayır. Haberlere bakıyor.
Kitap ve ders: sessiz bir şimdi
Çalışma köşesi ve sınıf, bu yapının en sık geçtiği sahnedir. Öğretmen gezer: What are you doing? Öğrenci: I am reading a story. (ay em rîding e stori) Hikâye okuyorum. They are writing in their notebooks. (dey ar rayting in der noutbuks) Defterlerine yazıyorlar. A2 sözcükleriyle kal: book, page, story, homework, notebook. read → reading (rîding), write → writing (rayting; e düşer), study → studying (y kalır).
Kütüphanede fısıltı da aynı kalıptadır. Please be quiet. I am studying. (plîz bi kvayit. ay em stadıying) Lütfen sessiz ol. Ders çalışıyorum. She is looking at the pictures. (şi iz lûking et dı pikçırz) Resimlere bakıyor. We are not talking. We are reading. (vi ar nat toking. vi ar rîding) Konuşmuyoruz. Okuyoruz. -ing bitişini Türkçedeki açık g gibi söyleme; ses nazaldır, in e yakındır. Resimli soru-cevap dünyada bu konunun klasik öğretim yoludur.
Örnek
Öğretmen: Look at the boy. What is he doing? (luk et dı boy. vat iz hi dûing) Çocuğa bak. Ne yapıyor? Öğrenci: He is reading a book. (hi iz rîding e buk) Kitap okuyor. Öğretmen: Is he writing? (iz hi rayting) Yazıyor mu? Öğrenci: No, he is not writing. He is reading. (nou hi iz nat rayting. hi iz rîding) Hayır, yazmıyor. Okuyor.
Müzik pratikleri: çalıyorum, dinliyorum
Hobiler de şu an cümlesine girer. I am playing the guitar. (ay em pleying dı gitar) Gitar çalıyorum. Enstrüman adının önünde A2'de the vardır: the piano, the guitar. Top oyunlarında genelde the olmaz: I am playing football. (ay em pleying futbol). She is practising the piano. (şi iz prektising dı piyanou) Piyano çalışıyor. They are listening to music. (dey ar lisining tu miuzik) Müzik dinliyorlar. listen to kalıbında to unutulmaz.
Prova sırasında kısa sorular yeter. Are you singing or playing? (ar yu singing or pleying) Şarkı mı söylüyorsun, çalıyor musun? I am singing a song. (ay em singing e song) Şarkı söylüyorum. My friend is recording a video. (may frend iz rikording e vidyo) Arkadaşım video çekiyor. Bu konuşmalar koro provasında, evde ve kısa videolarda her gün geçer. playing sözcüğünü pleying, singing sözcüğünü nazal ing ile söyle.
Örnek
Mert: Hi Leyla. What are you doing? (hay leyla. vat ar yu dûing) Leyla: I am practising the guitar. I am playing a new song. (ay em prektising dı gitar. ay em pleying e niu song) Gitar çalışıyorum. Yeni bir şarkı çalıyorum. Mert: Is it loud? I am doing my homework. (iz it laud? ay em dûing may houmvoork) Sesli mi? Ödevimi yapıyorum. Leyla: Sorry. I am not playing now. I am listening. (sori. ay em nat pleying nao. ay em lisining) Pardon. Şimdi çalmıyorum. Dinliyorum.
Tam diyalog: sor, cevap ver, kısa cevap kullan
Parçaları birleştir. A2 öğrencisi telefonda hem sorar hem cevap verir. Ana kalıplar: What are you doing?, I am ..., Are you ...?, Yes, I am. / No, I am not. Kısa cevapta asıl fiil tekrarlanmaz. Where are you going? (ver ar yu going) Nereye gidiyorsun? da A2'dedir. İki eylem bağlanabilir: I am sitting and drinking tea. (ay em siting end drinking tî) Oturup çay içiyorum. Türkçede yapıyorum hem alışkanlık hem şu an olabilir; İngilizcede alışkanlık present simple, fotoğraf karesi present continuous ister.
Dünyada bu konu resim kartı, jest ve telefon etme oyunuyla pekiştirilir. Sen de bir dakikalık konuşma kur: sabah, mutfak, ders. I get up at seven. her gün içindir; I am getting up. şimdi içindir. Karışınca dinleyen her gün mü, şimdi mi diye şaşırır. are you bitişik duyulur: ar yu. A2'de net söyle: vat ar yu. Hızlı konuşmadaki vada yu biçimini şimdilik sadece dinle, taklit etmek zorunda değilsin.
Örnek
Can: Hello, Melis. What are you doing at the moment? (helou melis. vat ar yu dûing et dı moumınt) Melis: Hi! I am having breakfast with my family. (hay! ay em heving brekfıst viz may femıli) Can: I am walking to school. Are you coming? (ay em volking tu skul. ar yu kaming) Melis: Not now. I am finishing my tea. See you at school! (nat nao. ay em finishing may tî. si yu et skul) Şimdi değil. Çayımı bitiriyorum. Okulda görüşürüz!
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki okuyorum cümlesini her zaman I read diye çevirmek, örneğin I read a book now demek. Doğrusu: Şu an için I am reading a book now. gerekir. I read alışkanlık veya genel gerçek bildirir.
- Yanlış: Soru dizilişini Türkçe gibi kurmak: What you are doing? veya yardımcı fiili unutup He reading demek. Doğrusu: Soru: What are you doing? Olumlu: He is reading. am / is / are düşmez.
- Yanlış: I am go, I am cook gibi -ing siz biçimler veya I am listening music gibi edatsız kalıplar. Doğrusu: Fiil mutlaka -ing alır: I am going, I am cooking. Dinlemek listen to music ister.
- Yanlış: Alışkanlığı continuous ile söylemek: I am getting up at seven every day. Doğrusu: Her gün, always, usually varsa present simple kullan: I get up at seven every day.
- Yanlış: Enstrümanda the unutmak: I am playing guitar. Doğrusu: A2'de enstrüman için play the guitar / play the piano denir; play football ise artsızdır.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta aynı yapı gelecek plan için de kullanılır: I am meeting my friend tomorrow. like, want, know gibi durum fiilleri genelde -ing almaz. Alışkanlık ile şu an aynı metinde yan yana gelir ve sen hangisinin fotoğraf, hangisinin rutin olduğunu ayırırsın. Daha sonra while ile iki eylemi aynı anda anlatmayı öğrenirsin.
Özet
Şu anı anlatmak için özne + am/is/are + fiil-ing yeter; soruda yardımcı fiil başa geçer. Türkçedeki tek şimdiki zamanı İngilizcede alışkanlık ve şu an diye ayırmak, telefon ve sınıf konuşmalarının anahtarıdır. Resme bak, What are you doing? diye sor, kısa cevap ver ve now / at the moment ekle.