Şimdiki zaman, konuşma anında süren veya kısa süre için geçerli eylemleri İngilizcede net biçimde anlatır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Şimdi olanı anlatmak: A2 can-do hedefi
CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci etrafında şu anda olan basit eylemleri kısa cümlelerle anlatır, bir fotoğrafa bakıp kişilerin ne yaptığını söyler ve What are you doing? (vat ar yu duuing) gibi sorular sorar. Dünya genelinde bu konu çoğu sınıfta jest, resim tarifi ve kısa diyalogla öğretilir; öğretmen koşar, sınıf You are running. (yu ar raning) der. Türkçede -iyor hem şimdiyi hem bazen genel şimdiyi kapsadığı için İngilizcedeki ayrım başta şaşırtıcı gelir. İlk iş, kameraya yakalanan eylem fikrini yerleştirmektir.
İngilizcede -ing (ing) li yapı zamanla süren iş anlamını güçlendirmiştir; çağdaş kitaplar önce now (nau), sonra kısa süreli geçici durumu verir. Günlük hayatta bu zaman telefonda, mutfakta, sınıfta, maç anlatırken ve fotoğraf altına yazı yazarken çıkar. A2 sözcükleri yeter: eat (iit), cook (kuk), read (riid), write (rayt), play (pley), watch (vaç), listen (lisen), study (stadi), wear (veer), wait (veyt), help (help), rain (reyn), sit (sit), stand (stend). Resimdeki öğrenciler bir sahneyi gösterip şu an neler oluyor diye anlatır; bu, her gün yapılanların listesi değildir.
Sık yanlış anlama şudur: günlük rutin ile şimdiki an aynı kalıpla yazılır sanılır. Rutin başka zamandır; bu ünitede kamera şu saniyeyi çeker. Öğrenci resme bakıp üç kısa cümle kurabiliyorsa can-do hedefine yaklaşmış demektir. Telaffuz ipucu: doing (duuing) içinde do (duu) uzar, -ing net duyulur.
Örnek
Can-do örneği: Öğrenci fotoğrafa bakar ve der: The students are talking about their day. (dö students aa tooking ıbaut deır dey) = Öğrenciler günlerini konuşuyor. One girl is pointing at the picture. (van görl iz poynting et dö pikçır) = Bir kız resme işaret ediyor. Bu, resimde şimdi ne oluyor sorusunun cevabıdır, her gün yaptıkları alışkanlık listesi değildir.
Olumlu cümle: am, is, are ve fiil-ing
Olumlu cümlede sıra şöyledir: özne + am (em) / is (iz) / are (ar) + fiil + -ing. I am (ay em), he is (hii iz), she is (şii iz), it is (it iz), we are (vii ar), you are (yu ar), they are (dey ar). Kısa biçimler A2’de çok kullanılır: I'm (aym), he's (hiiz), she's (şiiz), it's (its), we're (viır), you're (yuır), they're (deyr). Sınıf sahnesinde biri yazıyor, biri dinliyor, biri tahtaya bakıyor olabilir.
Kalıplar somuttur. I am writing. (ay em rayting) = Yazıyorum. She is listening to the teacher. (şii iz lising tu dö tiıçır) = Öğretmeni dinliyor. They are sitting in the classroom. (dey ar siting in dö klasruum) = Sınıfta oturuyorlar. We are learning English. (vii ar lörning ingliş) = İngilizce öğreniyoruz. Zaman sözcükleri: now (nau), right now (rayt nau), at the moment (et dö moumınt). today (tıdey) bazen geçici iş için gelir.
Telaffuz: are açık a ile ar gibi; is iz; am em. -ing sonundaki g yutulmaz, ing gibi biter. Öğretmen sorar: What is he doing? (vat iz hii duuing). Öğrenci resme bakıp tam cümle kurar, tek sözcükle yetinmez. Bu, A2’de beklenen tam cümle alışkanlığıdır.
Örnek
Somut sınıf sahnesi: Ali defterine bakıyor, Elif elini kaldırıyor, öğretmen konuşuyor, iki öğrenci not alıyor. Ali is looking at his notebook. (aali iz luking et hiz noutbuk) = Ali defterine bakıyor. Elif is raising her hand. (elif iz reyzing hör hend) = Elif elini kaldırıyor. The teacher is talking. (dö tiıçır iz tooking) = Öğretmen konuşuyor. Two students are taking notes. (tuu students aa teyking nouts) = İki öğrenci not alıyor.
Olumsuz cümle ve soru sormak
Olumsuzda am not (em nat), is not / isn't (izınt), are not / aren't (aarnt) kullanılır. I'm not sleeping. (aym nat sliiping) = Uyumuyorum. He isn't watching TV. (hii izınt vaçing tivi) = Televizyon izlemiyor. They aren't cooking. (dey aarnt koking) = Yemek yapmıyorlar. We aren't playing. (vii aarnt pleying) = Oynamıyoruz. Yardımcı fiil ile not (nat) birbirinden ayrılmaz gibi düşün; kısa biçim konuşmada daha sıktır.
Soru: Am I...? (em ay), Is he/she/it...? (iz hii / şii / it), Are you/we/they...? (ar yu / vii / dey). Kısa cevap: Yes, she is. (yes şii iz) / No, she isn't. (nou şii izınt). Oturma odası resmi soru üretmek için idealdir. What is dad doing? (vat iz ded duuing) = Baba ne yapıyor? Is mum reading? (iz mam riiding) = Anne okuyor mu? Are the children playing? (ar dö çildrın pleying) = Çocuklar oynuyor mu?
A2’de Wh- sözcükleri sınırlıdır: What (vat), Where (veır), Who (huu). En sık kalıp What are you doing? (vat ar yu duuing) kalır. Soru sözcüğü başa, sonra am/is/are, sonra özne, sonra fiil-ing gelir. Türkçe söz dizimini İngilizceye taşıma: What you are doing? yanlış sıradır.
Örnek
Kısa diyalog: A: What are you doing? (vat ar yu duuing) = Ne yapıyorsun? B: I'm sitting in the living room. I'm not cooking. (aym siting in dö living ruum. aym nat koking) = Oturma odasında oturuyorum. Yemek yapmıyorum. A: Is your sister watching TV? (iz yor sistır vaçing tivi) = Kız kardeşin televizyon izliyor mu? B: Yes, she is. Dad isn't watching TV. He's reading. (yes şii iz. ded izınt vaçing tivi. hiiz riiding) = Evet, izliyor. Baba televizyon izlemiyor. Okuyor.
-ing yazımı, telaffuz ve dışarıdaki eylemler
Çoğu fiile doğrudan -ing eklenir: play → playing (pleying), read → reading (riiding), cook → cooking (koking), eat → eating (iiting), go → going (going), do → doing (duuing). e ile bitenlerde e düşer: write → writing (rayting), make → making (meyking), have → having (heving), come → coming (kaming), dance → dancing (dansing). Bu kural ezber değil, sesli harf + sessiz + e kalıbının sonucudur.
Kısa ünlü + tek ünsüzde ünsüz çiftlenir: run → running (raning), sit → sitting (siting), swim → swimming (suiming). study → studying (stadiying) de y kalır. Dışarı sahnesi bu fiilleri canlı kılar: koşmak, oynamak, yağmurda yürümek. They are running in the park. (dey ar raning in dö paark) = Parkta koşuyorlar. It is raining. (it iz reyning) = Yağmur yağıyor. She is wearing a jacket. (şii iz veering ı cekit) = Ceket giyiyor.
Telaffuz ipuçları Türkçe harflerle: running raning, çift n yazılır ama tek n gibi duyulur; writing rayting, içindeki t nettir; swimming suiming, w dudak büzerek. Yanlış yazımlar sınavda puan kaybettirir: runing, writeing, sittting. Doğru üçlü: running, writing, sitting.
Örnek
Yazım listesi ve cümle: go → going, do → doing, come → coming, sit → sitting, run → running, write → writing, dance → dancing. Cümle: The students are playing football outside. It isn't raining now. A girl is standing near the ball. (dö students aa pleying futbool autsayd. it izınt reyning nau. ı görl iz standing niır dö bool) = Öğrenciler dışarıda futbol oynuyor. Şimdi yağmur yağmıyor. Bir kız topun yanında duruyor.
Mutfakta resim tarifi ve kısa diyalog
Yemek sahnesi Present Continuous’un en doğal yeridir çünkü eylem konuşma anında sürer. Dünya derslerinde buna picture description denir; birçok sınavda da resmi tarif etmen istenir. Mum is cooking dinner. (mam iz koking dinır) = Anne akşam yemeği pişiriyor. Dad is cutting the bread. (ded iz kating dö bred) = Baba ekmeği kesiyor. The children are helping. (dö çildrın aa helping) = Çocuklar yardım ediyor. I am washing the vegetables. (ay em vaşing dö vecitıbıls) = Sebzeleri yıkıyorum.
Kısa diyalog A2 sözcükleriyle kurulur, uzun cümle gerekmez. A: Are you making soup? (ar yu meykıng suup) = Çorba mı yapıyorsun? B: No, I'm not. I'm making pasta. (nou aym nat. aym meykıng pasta) = Hayır. Makarna yapıyorum. A: What is grandpa doing? (vat iz grendpaa duuing) = Dede ne yapıyor? B: He's sitting and waiting. (hiiz siting end veyting) = Oturuyor ve bekliyor. İki eylemi and (end) ile bağlamak A2 için yeterlidir.
Resmi tarif ederken soldan sağa veya önden arkaya gitmek işi kolaylaştırır. Önce kim var, sonra her kişi için bir is/are + -ing cümlesi yaz. Olumsuzu da ekle: biri yemek yapmıyorsa söyle. Gülümsemek, beklemek, içmek gibi basit fiiller sahneyi tamamlar.
Örnek
Mini metin: Look at the kitchen. Mum is cooking. Dad is helping her. The boy is setting the table. The girl isn't cooking; she is drinking water. They are all smiling. (luk et dö kiçin. mam iz koking. ded iz helping hör. dö boy iz seting dö teybıl. dö görl izınt koking; şii iz drinking vootır. dey ar ool smayling.) = Mutfağa bak. Anne yemek yapıyor. Baba ona yardım ediyor. Erkek çocuk masayı kuruyor. Kız yemek yapmıyor; su içiyor. Hepsi gülümsüyor.
Türkçeden gelen tuzaklar: şimdi ile her gün
Türkçe Ne yapıyorsun hem alışkanlık hem şu an olabilir; İngilizcede alışkanlık Present Simple (prezent simpel), şu an Present Continuous (prezent kontinyus) ister. Yanlış kalıp: her gün için continuous kullanmak. Yanlış: yardımcı fiili unutmak, I going home. veya He watching TV. Yanlış soru: What you doing? — are eksik. Durum fiilleri A2’de kısaca: I am knowing denmez; I know (ay nou) denir. like (layk), want (vant), have (hev) sahip olmak anlamında genelde continuous almaz.
Sık karışan çiftleri yan yana ezberle. I live in Ankara. (ay liv in ankara) = Ankara’da oturuyorum, kalıcıdır. I am living with my aunt this month. (ay em living vith may aant dis manth) = Bu ay teyzemde kalıyorum, geçicidir. She wears glasses. (şii veers glaasiz) özelliktir. She is wearing a red hat now. (şii iz veering ı red het nau) = Şimdi kırmızı şapka takıyor. Bir sonraki adımda şu anda olan ile her gün olan aynı metinde yan yana gelecektir.
Düzeltme alıştırması işe yarar: Türkçe cümleyi önce şimdi mi her gün mü diye etiketle, sonra zamanı seç. Şimdi ise am/is/are + -ing; her gün ise yalın fiil ve gerekirse every day (evri dey). Bu etiketleme, Türkçe kaynaklı en büyük hatayı keser.
Örnek
Karşılaştırmalı diyalog: Her gün kahvaltı yaparım ama şimdi çay içiyorum. I have breakfast every day, but I'm drinking tea now. (ay hev brekfıst evri dey, bat aym drinking tii nau). A: Do you play football? (du yu pley futbool) = Futbol oynar mısın? B: Yes, I do. But I'm not playing now. I'm studying. (yes ay du. bat aym nat pleying nau. aym stadiying) = Evet, oynarım. Ama şimdi oynamıyorum. Ders çalışıyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçede -iyor varsa İngilizcede her zaman Present Continuous kullanılır. Doğrusu: Alışkanlık, gerçek ve kalıcı durum Present Simple ister. Continuous; şimdi, konuşma anı ve kısa süreli geçici iş içindir.
- Yanlış: I going / She playing gibi yardımcı fiilsiz cümle kurmak. Doğrusu: Her olumlu, olumsuz ve soru cümlesinde am, is veya are gerekir. She is playing. (şii iz pleying) doğrudur.
- Yanlış: What you doing? diye sormak. Doğrusu: Doğru sıra: What are you doing? (vat ar yu duuing). Soru sözcüğünden sonra mutlaka am/is/are gelir.
- Yanlış: I am wanting, I am knowing, I am liking demek. Doğrusu: A2’de bu fiiller simple ile kullanılır: I want (ay vant), I know (ay nou), I like (ay layk).
- Yanlış: writeing, runing, sittting yazmak. Doğrusu: e düşer: writing. Kısa ünlüde ünsüz çiftlenir: running, sitting. Üç t yazılmaz.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta Present Continuous, geçici durumlar ve planlanmış yakın gelecek ile genişler; I'm meeting Ali tomorrow tipi cümleler gelir. Present Simple ile aynı paragrafta kontrast kurmak beklenir. Durum fiilleri listesi uzar ve Past Continuous, I was reading when... kalıbıyla sahneye çıkar. Resim tarifi daha uzun olur, because ile kısa neden eklenir.
Özet
Present Continuous; am, is, are ve fiil-ing ile şu anda süren eylemi anlatır. Olumsuz ve soru aynı yardımcı fiille kurulur; -ing yazımı ve Türkçedeki -iyor tuzağı ayrı çalışılır. A2 öğrencisi resme bakıp kısa cümle, soru ve diyalog üretebilir.