Evini ve mahalleni A1 düzeyinde kısa, doğru cümlelerle tanıtmak, yeni insanlara nerede yaşadığını anlatmanın ilk gerçek iletişim adımıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Nerede yaşıyorum? Evimi tanıtmaya başlıyorum
Dünyada başlangıç İngilizcesinde ev ve mahalle, isim ve yaştan hemen sonra gelir. İnsanlar önce kim olduklarını, sonra nerede yaşadıklarını söyler. CEFR A1 can-do hedefi şudur: Basit sözcüklerle nerede oturduğumu söyleyebilirim. Sık duyacağın soru şudur: Where do you live? (uer du yu liv). Türkçesi: Nerede yaşıyorsun? Cevap kalıbı kısadır ve ezberlenmez, her gün kullanılır.
İki temel cümle yeter: I live in a house. (ay liv in e havs) Bir evde yaşıyorum. I live in a flat. (ay liv in e flet) Bir dairede yaşıyorum. Şehir eklemek de A1’dir: I live in Ankara. (ay liv in ankara) Ankara’da yaşıyorum. Şehir adının önüne the (dı) konmaz. Sıfat da eklenebilir: I live in a small house. (ay liv in e smool havs) Küçük bir evde yaşıyorum. I live in a big flat. (ay liv in e big flet) Büyük bir dairede yaşıyorum.
home (houm) evin kendisinden çok yaşadığın yeri, aidiyeti anlatır; house (havs) ise bina olarak evidir. A1’de ikisini de kullanırsın: This is my house. (dis iz may havs) Bu benim evim. I like my home. (ay layk may houm) Evimi severim. Telaffuz ipucu: live (liv) kısa i ile okunur, leave ile karıştırılmaz.
Örnek
Kısa diyalog. A: Where do you live? (ey: uer du yu liv) B: I live in a small house in Izmir. (bi: ay liv in e smool havs in izmir) Türkçesi: A: Nerede yaşıyorsun? B: İzmir’de küçük bir evde yaşıyorum. Aynı kalıpla sen de söyle: şehir + a small house veya a big flat.
Evimin odaları ve eşyalar
Evi tanıtırken odaların adını bilmek yeter. A1 sözcükleri şunlardır: kitchen (kiçin) mutfak, bedroom (bedruum) yatak odası, bathroom (baasruum) banyo, living room (livin ruum) oturma odası, garden (gaadn) bahçe. Kalıp şudur: This is my kitchen. (dis iz may kiçin) Bu benim mutfağım. This is my bedroom. (dis iz may bedruum) Bu benim yatak odam. Her oda için aynı iskeleti kullanırsın; yalnızca oda adını değiştirirsin.
Odanın içinde ne olduğunu söylemek için There is (der iz) ve There are (der aa) kullanılır. Tekil için There is a table in the kitchen. (der iz e teybl in dı kiçin) Mutfakta bir masa var. Çoğul için There are two chairs. (der aa tu çeerz) İki sandalye var. Diğer A1 eşyalar: bed (bed) yatak, sofa (soufa) kanepe, window (uindeu) pencere, door (door) kapı, TV (tii vii) televizyon. Yer sözcükleri de A1’dir: in (in) içinde, on (on) üzerinde, under (andır) altında, next to (nekst tu) yanında.
Sınıfta sık yapılan etkinlik şudur: Kendi evinin basit bir planını çizersin ve parmakla göstererek anlatırsın. Öğretmen odanın resmini açar, sen cümleyi tamamlarsın. Amaç uzun metin değil, doğru ve kısa cümledir. There is a bed in my bedroom. (der iz e bed in may bedruum) Yatak odamda bir yatak var. There is a sofa in the living room. (der iz e soufa in dı livin ruum) Oturma odasında bir kanepe var.
Örnek
Model metin: This is my house. This is the kitchen. There is a table in the kitchen. This is my bedroom. There is a bed and a window. (dis iz may havs. dis iz dı kiçin. der iz e teybl in dı kiçin. dis iz may bedruum. der iz e bed end e uindeu) Türkçesi: Bu benim evim. Bu mutfak. Mutfakta bir masa var. Bu benim yatak odam. Bir yatak ve bir pencere var.
Sıcak bir ev: kısa cümlelerle evimi sevmek
A1’de evin duygusunu uzun sıfatlarla anlatmazsın. Üç sözcük yeter: nice (nays) güzel/hoş, small (smool) küçük, big (big) büyük. My house is nice. (may havs iz nays) Evim güzel. My flat is small but nice. (may flet iz smool bat nays) Dairem küçük ama güzel. but (bat) ama, A1’de iki sıfatı nazikçe birleştirir. Aile de evin parçasıdır: I live with my family. (ay liv uiz may femıli) Ailemle yaşıyorum.
Oturma odası, evin ortak yeridir. This is the living room. It is nice. (dis iz dı livin ruum. it iz nays) Bu oturma odası. Güzel. There is a sofa. There is a TV. (der iz e soufa. der iz e tii vii) Bir kanepe var. Bir televizyon var. Beğeni cümlesi de A1’dir: I like my living room. (ay layk may livin ruum) Oturma odamı severim. I like my home. (ay layk may houm) Evimi severim. Telaffuz: like (layk) uzun ay ile; live (liv) kısa i ile. İkisini karıştırma.
Günlük hayatta bir fotoğrafa bakıp üç cümle söylemek yeterlidir. Uzun hikâye beklenmez. Dünya sınıflarında öğretmen sık sık kendi ev fotoğrafını gösterir, öğrenciler aynı kalıbı kendi evlerine taşır. Sen de şöyle bitirebilirsin: My house is small. It is nice. I like my home. (may havs iz smool. it iz nays. ay layk may houm) Evim küçük. Güzel. Evimi severim.
Örnek
Somut olay: Mert, sınıfta telefonundaki oturma odası fotoğrafını gösterir. This is my living room. There is a sofa. It is nice. I like my home. (dis iz may livin ruum. der iz e soufa. it iz nays. ay layk may houm) Türkçesi: Bu benim oturma odam. Bir kanepe var. Güzel. Evimi severim. Sen de aynı dört cümleyi kendi fotoğrafınla tekrarla.
Mahallem: sokağımda neler var?
Mahalle, evin dışındaki yakındır. A1 can-do hedefi: Mahallemde ne olduğunu basit cümlelerle söyleyebilirim. Yararlı sözcükler: street (striit) sokak, park (paak) park, shop (şop) dükkân, school (skuul) okul, neighbour (neybe) komşu. Kalıp yine There is / There are üzerinedir. There is a shop near my house. (der iz e şop niır may havs) Evimin yakınında bir dükkân var. near (niır) yakınında demektir.
Yer belirtmek için iki kalıp yeter: near ve next to. The school is next to the park. (dı skuul iz nekst tu dı paak) Okul parkın yanında. There is a park in my street. (der iz e paak in may striit) Sokağımda bir park var. Mahalleyi de bir cümleyle bağlayabilirsin: My street is quiet. (may striit iz kuayet) Sokağım sakin. quiet (kuayet) sakin; A1’de mahalle için çok işe yarar. My street is nice. (may striit iz nays) Sokağım güzel.
Tarihçe uydurmadan şunu söylemek doğrudur: Ev ve sokak sözcükleri, her dilde ilk öğrenilen yer adlarındandır çünkü barınak ve yakın çevre herkesin ortak deneyimidir. Derslerde sık yöntem, mahalle krokisi çizmek ve there is ile doldurmaktır. Sen de kâğıda sokağını çiz, üç yer yaz, üç cümle söyle. Uzun tarif yok; görünür üç nokta yeter.
Örnek
Model: I live in a house. There is a shop near my house. There is a school next to the park. My street is quiet. (ay liv in e havs. der iz e şop niır may havs. der iz e skuul nekst tu dı paak. may striit iz kuayet) Türkçesi: Bir evde yaşıyorum. Evimin yakınında bir dükkân var. Okul parkın yanında. Sokağım sakin.
Mahalledeki sosyal alanlar
Sosyal alan, mahallede insanların gittiği yerdir. A1’de şunlar yeter: park (paak) park, cafe (kafe) kafe, shop (şop) dükkân, school (skuul) okul. İstersen bus stop (bas stop) otobüs durağı da eklenir. Cümleler kısa kalır: There is a park in my neighbourhood. (der iz e paak in may neybehud) Mahallemde bir park var. neighbourhood (neybehud) mahalle demektir; biraz uzun bir sözcüktür ama bu konuda işine yarar. Daha kolayı: There is a park in my street.
Ne yaptığını da A1 fiilleriyle söyleyebilirsin: I go to the park. (ay gou tu dı paak) Parka giderim. I go to the shop. (ay gou tu dı şop) Dükkâna giderim. I like the park. (ay layk dı paak) Parkı severim. Arkadaşla kısa diyalog: A: Is there a park near your house? (iz der e paak niır yor havs) Evine yakın park var mı? B: Yes, there is a park. It is nice. (yes, der iz e paak. it iz nays) Evet, bir park var. Güzel. Olumsuz da A1’dir: No, there is not a cafe. (nou, der iz nat e kafe) Hayır, kafe yok.
Sınıf etkinliğinde öğretmen mahalle resmini açar, öğrenciler sırayla bir yer söyler. Amaç yarış değil, doğru kalıptır. Her öğrenci en az üç cümle üretir: bir yer adı, bir there is cümlesi, bir I like veya I go to cümlesi. Böylece evin içi ile sokağın dışı aynı iskelete bağlanır. Tekrar, yeni dilbilgisi yığını değil; aynı üç kalıbın mahalleye taşınmasıdır.
Örnek
Kısa diyalog. A: Is there a cafe in your street? (iz der e kafe in yor striit) B: Yes. There is a cafe next to the shop. I like it. (yes. der iz e kafe nekst tu dı şop. ay layk it) Türkçesi: A: Sokağında kafe var mı? B: Evet. Dükkânın yanında bir kafe var. Onu severim.
Uygulama ve tekrar: evini ve mahalleni tanıt
Şimdi parçaları birleştir. A1 can-do hedefi: Evimi ve mahallemi altı-sekiz kısa cümleyle tanıtabilirim. İskelet şudur. 1) Nerede yaşıyorum: I live in a house veya I live in a flat. 2) Ev nasıl: It is small / It is big / It is nice. 3) Bir oda: This is my kitchen veya This is my bedroom. 4) Bir eşya: There is a table / There is a bed. 5) Mahalle: There is a park near my house. 6) Beğeni: I like my home. Bu sıra, dünyadaki birçok başlangıç kitabında da fotoğraf-plan-sözlü sunum olarak işlenir.
Sözlü tekrar için partner çalışması yap. Biriniz sorar: Where do you live? Is your house big? (iz yor havs big) Evin büyük mü? Is there a park near your house? Öteki yanıtlar, sonra roller değişir. Yazılı tekrar için aynı cümleleri deftere geçir; her cümlenin altına Türkçesini yazma alışkanlığını bırak, yerine telaffuzu Türkçe harflerle yaz: örneğin There is için der iz. Amaç, cümleyi Türkçeden çevirmek değil, kalıbı ağızda tutmaktır.
Bitirme görevi somuttur. Evinin veya sokağının bir resmine bak. Yüksek sesle, kâğıda bakmadan altı cümle söyle. Takılırsan kalıba dön: I live... This is... There is... I like... Değerlendirme uzunluk değil, doğruluktur. house ile flat’i doğru seç, there is ile there are’i sayısına göre kullan, şehir adının önüne the koyma. Bu üç kontrol, A1 sunumunu ayakta tutar.
Örnek
Bütünleşik model: I live in a small house in Bursa. This is my kitchen. There is a table in the kitchen. There is a park near my house. The shop is next to the park. I like my home. (ay liv in e smool havs in bursa. dis iz may kiçin. der iz e teybl in dı kiçin. der iz e paak niır may havs. dı şop iz nekst tu dı paak. ay layk may houm) Türkçesi: Bursa’da küçük bir evde yaşıyorum. Bu benim mutfağım. Mutfakta bir masa var. Evimin yakınında bir park var. Dükkân parkın yanında. Evimi severim. Sen de şehir adını ve ev türünü değiştirerek aynı iskeleti oku.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Şehir ve ülke adının önüne the koymak: I live in the Ankara. Doğrusu: I live in Ankara. (ay liv in ankara) denir. Şehir ve çoğu ülke adından önce the kullanılmaz.
- Yanlış: I am live in a house demek; Türkçedeki -im eki için fazla am eklemek. Doğrusu: live zaten fiildir. Doğrusu I live in a house. am buraya girmez.
- Yanlış: There is two bedrooms veya There are a kitchen demek. Doğrusu: Tekil: There is a kitchen. Çoğul: There are two bedrooms. Sayı bir ise is, iki ve fazlası ise are.
- Yanlış: My house have a garden veya My house is have a garden demek. Doğrusu: A1’de eşya ve oda için have yerine There is a garden. (der iz e gaadn) kullan. is have hiç kullanılmaz.
- Yanlış: I live at Ankara veya I live to a house gibi at/to karışıklığı. Doğrusu: Şehir ve ev türü için kalıp I live in... şeklindedir: I live in Ankara. I live in a flat.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2’de ev ve mahalle cümleleri uzar. Daha çok sıfat, there was / there were ile geçmiş ve yol tarifi eklenir: sola dön, sağa git gibi. Evini başka bir evle kıyaslamaya başlarsın. Şimdilik görevın altı kısa, doğru cümledir; sonraki adım aynı konuyu daha zengin ama hâlâ günlük dilde anlatmaktır. A1 iskeletini sağlam kurarsan A2’de yeni sözcük yığılmaz, cümle büyür.
Özet
A1’de ev ve mahalle, I live in, This is my, There is / There are ve I like kalıplarıyla tanıtılır. Oda, eşya ve sokak sözcükleri kısa cümlelere yerleştirilir; uzun hikâye beklenmez. Doğru telaffuz, is/are uyumu ve şehir adından önce the koymamak, bu konudaki en işe yarar üç kontroldür.