A1 düzeyinde kısa seyahat planını ve ulaşım duyurusunu anlayıp kendi basit gelecek planını söylemek, gerçek bir yolculukta ilk dil adımıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Seyahat planı ve going to kalıbı
Seyahat, bir yerden başka bir yere gitmektir: tatil, aile ziyareti veya kısa bir şehir gezisi. A1 can-do hedefin şudur: kısa bir planda kim, nereye, ne zaman ve nasıl gideceğini anlayabilirsin. Kendi planını da üç-dört sözcüklük cümlelerle söyleyebilirsin. İngilizce öğretiminde bu tema hemen her ülkede erken gelir çünkü valiz, bilet ve harita gibi somut nesnelerle bağlanır.
Gelecek için A1’de asıl kalıp be going to (bi go-ing tu) yapısıdır. Olumlu: I am going to visit my family. Ailemi ziyaret edeceğim. Olumsuz: I am not going to take a bus. Otobüse binmeyeceğim. Soru: Are you going to come with me? Benimle gelecek misin? Telaffuz: visit vi-zit; family fe-mı-li; come kam.
Gün ve saat sözcükleri planda şarttır. tomorrow tu-mo-rov yarın; today tu-dey bugün; on Saturday on se-tır-dey cumartesi günü; next week nekst viik gelecek hafta. Örnek: They are going to leave tomorrow morning. Yarın sabah ayrılacaklar. leave liiv ayrılmak; morning mor-ning sabah. Plan önceden düşünülmüşse bu kalıp yeterlidir.
Örnek
A: Where are you going to go next week? Gelecek hafta nereye gideceksin? B: I am going to Antalya. Antalya’ya gideceğim. A: How are you going to travel? Nasıl seyahat edeceksin? B: I am going to travel by plane. Uçakla seyahat edeceğim. Telaffuz: where ver; plane pleyn; travel tre-vıl.
Kısa bir seyahat planını okumak
Okuma metni A1’de üç-altı kısa cümledir. Can-do hedefi: metindeki kişi, yer, gün ve ulaşım aracını bulabilirsin. Uzun sıfat, yan cümle veya karmaşık saat dilimi beklenmez. Öğretmen önce başlığı ve resmi gösterir, sonra metni yavaş okur; sen yer ve gün sözcüklerinin altını çizersin.
Örnek metin: My name is Ece. I am going to Izmir on Saturday. I am going to travel by train. The train leaves at nine. I am going to stay in a small hotel. I am going to see the sea. Adım Ece. Cumartesi İzmir’e gideceğim. Trenle seyahat edeceğim. Tren dokuzda kalkıyor. Küçük bir otelde kalacağım. Denizi göreceğim. Telaffuz: Saturday se-tır-dey; train treyn; hotel ho-tel; sea sii.
Okurken dört soru sor: Kim? Nereye? Ne zaman? Nasıl? Cevaplar metnin içinde hazırdır: Ece, İzmir, cumartesi, tren. stay stey kalmak; small smol küçük; see sii görmek. Anlamadığın bir sözcük olsa bile yer ve saat çoğu zaman yeter. Dünya ders kitaplarında bu metin tipi neredeyse her zaman bir isim, bir şehir ve bir araçla kurulur.
Örnek
Metne bak. Soru: When is Ece going to Izmir? Ece İzmir’e ne zaman gidecek? Cevap: On Saturday. Cumartesi. Soru: How is she going to travel? Nasıl seyahat edecek? Cevap: By train. Trenle. by train bay treyn ifadesinde the yoktur.
Tren, otobüs ve istasyon duyurusu
Ulaşım duyurusu kısa, yavaş ve tekrarlıdır. A1 can-do: net bir anonsun gideceği yeri, saatini ve peronunu yakalayabilirsin. Saat çizelgelerinde geniş zaman kullanılır çünkü tarife sabittir: The train leaves at ten. Tren onda kalkar. The bus arrives at five. Otobüs beşte varır. Telaffuz: leaves liivz; arrives ı-rayvz.
İstasyon sözcükleri sınırlıdır. station stey-şın istasyon; platform plat-form peron; ticket ti-kıt bilet; bus bas otobüs; taxi tek-si taksi. Cümle: Please go to platform two. Lütfen iki numaralı perona gidin. I need a ticket to Ankara. Ankara’ya bir bilet istiyorum. need niid ihtiyaç duymak. Duyuruda sayı ve şehir adı en yüksek sesle gelir; onları dinle.
Günlük hayatta anons bazen iki kez okunur. İlk seferde şehir ve saati, ikinci seferde peronu not et. Anlamazsan komşuna Sorry? so-ri diyebilirsin. What time? vot taym Saat kaç? sorusu da A1’dir. Dünya istasyonlarında İngilizce anons sık görülür; bu yüzden sınıf alıştırması gerçek hayata yakındır.
Örnek
Duyuru: The train to Ankara leaves at 10.15 from platform two. Please have your ticket. Ankara treni 10.15’te iki numaralı perondan kalkar. Lütfen biletiniz yanınızda olsun. Soru: Tren nereye gidiyor? To Ankara. Peron kaç? Platform two. Telaffuz: fifteen fif-tiin; from from; have hev.
Havaalanında kısa duyuru
Havaalanı A1’de birkaç sözcükle yaşar. Can-do: yavaş ve net bir uçuş duyurusunda şehir, saat ve kapı numarasını anlayabilirsin. Temel sözcükler: airport e-port havaalanı; plane pleyn uçak; flight flayt uçuş; gate geyt kapı; passport pas-port pasaport; bag beg çanta. Cümle: The plane to London is at gate five. Londra uçağı beş numaralı kapıda.
Saat için yine geniş zaman veya going to kullanılır. The plane arrives at eight. Uçak sekizde varır. I am going to the airport at six. Saat altıda havaalanına gideceğim. Please go to gate three. Lütfen üç numaralı kapıya gidin. Telaffuz: London lan-dın; eight eyt; six siks; three trii. Kapı ve saat, duyurunun kalbidir.
Sınıfta öğretmen anonsu iki kez çalar. Birinci dinlemede sadece şehri, ikinci dinlemede kapıyı yazarsın. Bu, gerçek havaalanındaki gürültüye hazırlıktır. Pasaport ve bilet cümlesi de yeter: I have my passport and my ticket. Pasaportum ve biletim var. have hev sahip olmak. Uzun güvenlik yönergeleri A1’in dışındadır; onları şimdi ezberleme.
Örnek
Duyuru: Flight to London. Please go to gate five. The plane leaves at seven. Londra uçuşu. Lütfen beş numaralı kapıya gidin. Uçak yedide kalkar. Soru: Kapı kaç? Gate five. Uçak ne zaman kalkıyor? At seven. Telaffuz: flight flayt; seven se-vın.
Arkadaşlarla gelecek planı konuşmak
Konuşma A1’de kısa soru ve kısa cevaptır. Can-do: arkadaşının basit planını sorabilir ve kendi planını söyleyebilirsin. Kafe masası bu iş için idealdir çünkü tempo yavaştır ve tekrar serbesttir. Kalıplar: What are you going to do at the weekend? Hafta sonu ne yapacaksın? I am going to stay at home. Evde kalacağım. Let’s go to the sea. Hadi denize gidelim. Telaffuz: weekend viik-end; home houm; let’s lets.
Fikir alışverişinde beğenmek ve katılmak da A1’dir. That is a good idea. Bu iyi bir fikir. I am not going to come. I am going to study. Gelmeyeceğim. Ders çalışacağım. study sta-di çalışmak; idea ay-di-ı. Ulaşımı ekle: We can go by bus. Otobüsle gidebiliriz. can ken -abilmek, A1’de yetenek ve basit öneri için yeter. Şehir adı Türkçe kalsa da cümle İngilizce kalır: I am going to Bursa by train.
Dünyada bu konuşma tipi ‘information gap’ ile öğretilir: sende gün vardır, arkadaşında araç vardır; ikiniz bir plan tamamlarsınız. Sınıfta fısıldamak serbesttir; önemli olan yer, gün ve aracın doğru düşmesidir. Uzun gerekçe, hava tahmini ve fiyat karşılaştırması bir sonraki düzeyin işidir.
Örnek
A: What are you going to do on Sunday? Pazar günü ne yapacaksın? B: I am going to visit Ankara. And you? Ankara’yı ziyaret edeceğim. Ya sen? A: I am going to stay in Istanbul. Let’s meet next week. İstanbul’da kalacağım. Gelecek hafta buluşalım. B: OK. Good idea. Tamam. İyi fikir. Telaffuz: Sunday san-dey; meet miit; OK o-key.
Dinlerken yakala, konuşurken kısa tut
Dinleme A1’de tüm cümleyi yazmak değildir. Can-do: yavaş ve net bir mesajın ana noktasını yakalayabilirsin. Ana nokta çoğu zaman bir şehir, bir saat ve bir araçtır. İlk dinlemede sadece yeri, ikinci dinlemede saati not et. Sayıları Türkçe düşünüp İngilizceye çevirme; ten ten, fifteen fif-tiin, thirty tör-ti diye doğrudan tanı.
Konuşurken üç parça yeter: yer, gün, araç. I am going to Konya on Friday by bus. Cuma günü otobüsle Konya’ya gideceğim. Friday fray-dey. Bilmiyorsan I don’t know ay dont nou diyebilirsin. Can you say that again? ken yu sey det ı-gen Bunu tekrar söyler misin? bu cümle sınıfta ve gişede hayat kurtarır. Telaffuzda going to sözcüklerini yutma; A1’de net söylemek, hızlı söylemekten iyidir.
Sık dinleme tuzakları şunlardır: anonsun başındaki lütfen sözcüğü, arka plan gürültüsü ve birbirine yakın sayılar. thirteen tör-tiin ile thirty tör-ti farkını ağız hareketiyle ayır. Öğretmenin ikinci tekrarı bir lütuf değil, gerçek hayattaki ikinci anonsun taklididir. Bir sonraki adım daha uzun tarife ve gişe diyaloğudur; şimdilik kısa plan ve kısa duyuru yeter.
Örnek
Mini dinleme metni: Good morning. The bus to Bursa leaves at 11.30. Please go to platform one. Günaydın. Bursa otobüsü 11.30’da kalkar. Lütfen bir numaralı perona gidin. Sen yazarsın: yer Bursa, saat 11.30, peron one. Telaffuz: morning mor-ning; thirty tör-ti; one van.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Yarın İstanbul’a gidiyorum cümlesini I go to Istanbul tomorrow diye kurmak. Doğrusu: A1’de önceden düşünülmüş plan için I am going to Istanbul tomorrow veya I am going to go to Istanbul tomorrow kullanılır. Geniş zaman tarife içindir: The train leaves at nine.
- Yanlış: I am going to home veya by the train / by the plane demek. Doğrusu: Ev için I am going home denir; to yoktur. Araçta da artıkel yoktur: by train, by bus, by plane.
- Yanlış: Her gelecek cümlesinde will kullanmak, çünkü Türkçede -ecek eki vardır. Doğrusu: A1 planlarında önce be going to yeter. will ani karar ve A2 işidir. Şimdi I am going to travel de.
- Yanlış: The train is leave at ten veya plane go London gibi fiilsiz veya -s’siz cümle. Doğrusu: Tarifede özne ve fiil tam olur: The train leaves at ten. The plane goes to London. Üçüncü tekil şahısta -s unutulmaz.
- Yanlış: travel sözcüğünü her cümlede isim gibi kullanıp I have a travel demek. Doğrusu: A1’de fiil travel tre-vıl, isim olarak çoğu zaman trip trip veya holiday ho-lı-dey yeter. I am going to travel to Izmir. veya I am going on holiday.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2’de, ani karar için will ve takvimde işaretli randevu için present continuous devreye girer. Gişede bilet sorma, yön tarif etme, gecikme ve hava durumu gibi daha uzun diyaloglar gelir. Okuma metni broşür ve kısa e-posta olur; dinleme de iki konuşmacılı gişe kaydına uzar. Sen şimdiki kısa planı ve kısa anonsu sağlam tutarsan o basamak doğal gelir.
Özet
A1’de seyahat, be going to ile yer-gün-araç üçlüsünü söylemek ve kısa duyuruda saat ile peronu yakalamaktır. Tren tarifesi geniş zamanla, kişisel plan going to ile kurulur. Kafe sohbeti, istasyon anonsu ve havaalanı kapısı aynı küçük sözcük ailesini tekrar ettirir.