Sayılar, renkler ve sınıf eşyaları, İngilizcede çevreni saymanın, adlandırmanın ve kısa cümleyle tarif etmenin ilk somut basamağıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Neden ilk adım? Dünya sınıfları, somut nesne ve can-do hedefi
Dünyanın hemen her başlangıç dil sınıfında sayılar ve renkler ilk haftalarda gelir. Bunun nedeni somut olmalarıdır: parmakla gösterilir, tahtada boyanır, çanta ve kalem tek tek sayılır. CEFR A1 can-do hedefi şudur: 1'den 20'ye kadar sayabilirim, temel renkleri adlandırabilirim, sınıftaki nesneleri tek tek söyleyebilirim. İngilizce sayı sözcükleri Cermen ailesindendir; one (van), two (tu), three (tri) gibi ilk sayılar bu yüzden diğer Cermen dillerindeki biçimlerle akrabadır.
Sınıfta bu konu birçok ülkede şarkı, parmak oyunu ve gerçek nesneyle öğretilir. Öğretmen bir kalem kaldırır: a pen (e pen). Sonra iki kalem gösterir: two pens (tu penz). Renk kartı gelir: red (red). Günlük hayatta aynı kalıplar market reyonunda, otobüs durağında ve telefon rehberinde tekrar eder. Bir sonraki bağ, bu kelimeleri there is (der iz) ve there are (der ar) cümlelerine takmaktır.
Bu ünitede hedef dildeki her sözcüğü yüksek sesle, Türkçe harflerle verilen sesle birlikte tekrarla. A1'de henüz uzun tarif, geçmiş zaman veya karmaşık sıfat dizisi beklenmez. Kısa, doğru ve anlaşılır olmak yeter: sayı, renk, nesne, sonra tek cümle. Resimdeki sınıf gibi gerçek bir odada parmakla göstermek, kitaptaki listeyi ezberlemekten daha kalıcıdır.
Örnek
Can-do mini görev: Odanı tarar ve üç cümle kurarsın. One door. (van dor) Bir kapı. Two windows. (tu vindouz) İki pencere. A blue bag. (e blu beg) Mavi bir çanta. Bu üç satır A1 için yeterlidir.
Sayılar: 1'den 20'ye, onlar ve kaç tane sorusu
A1'de ilk iş 1-12'yi tek tek öğrenmektir çünkü bunlar özel biçimlerdir: one (van), two (tu), three (tri), four (for), five (fayv), six (siks), seven (sevın), eight (eyt), nine (nayn), ten (ten), eleven (ilevın), twelve (tvelv). 13-19 -teen (tin) takısı alır: thirteen (törtin), fourteen (fortin), fifteen (fiftin), sixteen (sikstin), seventeen (seventin), eighteen (eytin), nineteen (nayntin). 20 twenty (tuenti) dir. Onlar basamağı A1'de de gerekir: thirty (törti), forty (forti), fifty (fifti), sixty (siksti), seventy (sevınti), eighty (eyti), ninety (naynti), a hundred (e handrıd).
Sayıdan sonra İngilizcede nesne çoğul olur. Türkçede beş defter dersin, İngilizcede five notebooks (fayv notbukz) dersin; sondaki -s düşmez. Tekil için there is (der iz), çoğul için there are (der ar) kullanılır. Soru kalıbı şudur: How many books are there? (hau meni bukz ar der) Kaç kitap var? Yanıt: There are seven books. (der ar sevın bukz) Yedi kitap var. Tek nesnede: There is one chair. (der iz van çeır) Bir sandalye var.
Telefon, otobüs ve fiyat A1'de kısa tutulur. My number is 0532. (may nambır iz) Numaram sıfır beş üç iki, rakam rakam okunabilir. The bus is number 12. (dı bas iz nambır tvelv) Otobüs on iki numaralı. three sözcüğündeki th sesi dil ucunu üst dişlerin hafif arasına değdirerek çıkar; tiri demek anlaşılmayı zorlaştırır. twelve ve twenty içindeki w (Türkçedeki v'den daha yuvarlak, dudak önde) ayrıca çalışılmalıdır.
Örnek
Kısa diyalog. A: How many pens are there? (hau meni penz ar der) Kaç kalem var? B: There are four pens. (der ar for penz) Dört kalem var. A: And chairs? (end çeırz) Ya sandalyeler? B: There are twenty chairs. (der ar tuenti çeırz) Yirmi sandalye var.
Renkler: nesneyi boyayan kısa sıfatlar
A1 renk listesi kısa ve yeterlidir: red (red) kırmızı, blue (blu) mavi, yellow (yelou) sarı, green (grin) yeşil, black (blak) siyah, white (vayt) beyaz, orange (orinc) turuncu, pink (pink) pembe, brown (braun) kahverengi, grey (grey) gri, purple (pörpıl) mor. Türkiye'de okul kitapları çoğu zaman İngiliz yazımı colour (kalır) kullanır; Amerikan yazımı color aynı şekilde okunur, A1'de ikisini karıştırmadan birini seçmek yeter.
Renk, isimden önce gelir: a red pen (e red pen) kırmızı bir kalem, a black bag (e blak beg) siyah bir çanta. Soru kalıbı: What colour is it? (vot kalır iz it) Rengi ne? Yanıt: It's blue. (its blu) Mavi. Çoğulda fiil değişir: What colour are the books? (vot kalır ar dı bukz) Kitaplar ne renk? They are green. (dey ar grin) Yeşil. a / an kuralı sestendir: ünlü sesle başlayan sözcükte an gelir, örneğin an orange bag (en orinc beg) turuncu bir çanta.
Renkler yalnızca boya kutusu değildir. Trafik ışığı, takım forması, okul önlüğü ve bayrak günlük hayatta aynı on bir sözcüğü tekrar ettirir. yellow içindeki ow sesi ou gibi uzar; yelov demek yanlıştır. purple sözcüğündeki ur Türkçedeki ö-ü arası, kısa ve yuvarlaktır. Sınıfta her yeni nesneye mutlaka bir renk ekle: yalnız a pencil değil, a yellow pencil (e yelou pensıl). Bu, kelimeyi cümleye bağlamanın en kısa yoludur.
Örnek
Kısa diyalog. A: What colour is your pencil case? (vot kalır iz yor pensıl keys) Kalem kutun ne renk? B: It's pink. (its pink) Pembe. A: And your notebook? (end yor notbuk) Ya defterin? B: It's orange and black. (its orinc end blak) Turuncu ve siyah.
Sınıf eşyaları: etrafındaki nesneleri adlandırma
Sınıf, A1 kelimesinin laboratuvarıdır çünkü her nesne elinin altındadır. Temel liste: a pen (e pen) tükenmez kalem, a pencil (e pensıl) kurşun kalem, a book (e buk) kitap, a notebook (e notbuk) defter, a bag (e beg) çanta, a desk (e desk) sıra / çalışma masası, a chair (e çeır) sandalye, a board (e bord) tahta, a rubber (e rabır) silgi, a ruler (e rulır) cetvel, a pencil case (e pensıl keys) kalem kutusu, a door (e dor) kapı, a window (e vindou) pencere, a map (e mep) harita, a computer (e komputır) bilgisayar.
Gösterme kalıpları A1'in omurgasıdır. What's this? (vots dis) Bu nedir? It's a ruler. (its e rulır) Cetvel. Yakın çoğul: What are these? (vot ar diz) Bunlar nedir? They are pencils. (dey ar pensılz) Kurşun kalemler. İngiliz İngilizcesinde silgi çoğu zaman rubber dir; Amerikan İngilizcesinde eraser (ireysır) duyulur. A1'de ikisini tanı, sınavda kitabının tercihini kullan. desk sıradır, evdeki yemek masası genellikle table (teybıl) olur; ikisini karıştırmamak gerekir.
Eşya adları çoğulda düzenli -s alır: pens, books, bags, desks. chair sözcüğünde ch Türkçedeki ç gibi değildir; ç ile ş arası, nefesli bir t-ş birleşimidir. window içindeki w yine dudak önde üretilir. Can-do hedefi: Sınıftaki on nesneyi işaret edip This is a ... (dis iz e) diyebilirim. İkinci can-do: Aynı nesneyi sayı ve renkle birleştiririm. Böylece kelime listesi cümleye dönüşür ve unutulmaz.
Örnek
Somut sahne. Öğretmen pencereyi gösterir. A: What's this? (vots dis) Bu nedir? B: It's a window. (its e vindou) Pencere. A: What's that? (vots det) Şu nedir? B: It's a board. (its e bord) Tahta. A: What are these? (vot ar diz) Bunlar nedir? B: They are notebooks. (dey ar notbukz) Defterler.
Birleştirme: kaç tane, ne renk, kısa sınıf diyalogları
Asıl A1 gücü üç parçayı tek cümlede toplamaktır: sayı + renk + nesne. Kalıp şudur: There are three red pens. (der ar tri red penz) Üç kırmızı kalem var. Tekilde: There is a green book on the desk. (der iz e grin buk on dı desk) Sıranın üstünde yeşil bir kitap var. Sıra sabittir: önce sayı, sonra renk, en sonda nesne. Türkçede de sıfat isimden önce gelir; asıl fark, sayıdan sonra İngilizcenin çoğul istemesidir.
Soru-cevap setini ezber değil, sınıf oyunu gibi kullan. How many blue bags are there? (hau meni blu begz ar der) Kaç mavi çanta var? There are two blue bags. (der ar tu blu begz) İki mavi çanta var. What colour is the door? (vot kalır iz dı dor) Kapı ne renk? It's brown. (its braun) Kahverengi. Is this a pencil? (iz dis e pensıl) Bu bir kurşun kalem mi? Yes, it is. (yes it iz) Evet. No, it isn't. It's a pen. (nou it izınt. its e pen) Hayır, değil. Tükenmez kalem.
Günlük hayata taşıma A1'de hemen yapılabilir. Kantinde: two sandwiches henüz gerekmez; çantanda one notebook ve five pencils yeter. Serviste: The bus is yellow. (dı bas iz yelou) Evde: My chair is black. (may çeır iz blak) Can-do: Kısa bir diyalogda nesneyi sorabilir, rengini söyleyebilir ve sayısını verebilirim. Bu üç hamle, bir sonraki düzeydeki oda tarifi ve alışveriş konuşmasının iskeletidir.
Örnek
Sınıf diyaloğu. A: What's in your bag? (vots in yor beg) Çantanda ne var? B: A book, a pencil case and a ruler. (e buk, e pensıl keys end e rulır) Bir kitap, bir kalem kutusu ve bir cetvel. A: What colour is the pencil case? (vot kalır iz dı pensıl keys) Kalem kutusu ne renk? B: It's purple. (its pörpıl) Mor. A: How many pencils are there? (hau meni pensılz ar der) Kaç kurşun kalem var? B: There are six pencils. (der ar siks pensılz) Altı kurşun kalem var.
Türkçe konuşanların bu konuda sık düştüğü tuzaklar
En sık tuzak, sayıdan sonra çoğul -s koymamaktır. Türkçede üç kalem doğal olduğu için öğrenci three pen der; doğrusu three pens (tri penz) dir. İkinci tuzak there is ile çoğul nesneyi eşlemektir: There is two chairs yanlış, There are two chairs (der ar tu çeırz) doğrudur. Üçüncü tuzak soru dizilişidir. Türkçe 'rengi ne' kalıbı What colour it is? üretmesin diye ezberlenir: What colour is it? (vot kalır iz it).
Ses düzeyinde üç inatçı nokta vardır. three, thirteen, thirty içindeki th dil-diş sesidir; t veya s ile değiştirilince sayı karışır. twelve, twenty, window, white içindeki w dudak önde üretilir; bunu v yapmak window ile başka sözcükleri yaklaştırır. eight (eyt) içinde g okunmaz; egit demek A1'de bile şaşırtır. one (van) yazıldığı gibi on okunmaz.
Sözcük seçiminde de tuzak vardır. pen tükenmez, pencil kurşundur; ikisini tek kalem altında ezberlemek yetmez. rubber İngiliz okulunda silgidir, lastik tekerlek değildir. board tahtadır; her tahta blackboard (blakbord) olmak zorunda değildir, birçok sınıfta whiteboard (vaytbord) vardır. a / an yazıya değil sese bakar: an orange ruler (en orinc rulır) doğrudur çünkü orange ünlü sesle başlar. Bu tuzakları birer cümleyle her derste düzeltmek, yeni kural yığmaktan daha etkilidir.
Örnek
Düzeltme örneği. Yanlış: three blue book / there is five chair / what colour it is? Doğru: three blue books (tri blu bukz) üç mavi kitap; There are five chairs. (der ar fayv çeırz) Beş sandalye var; What colour is it? (vot kalır iz it) Rengi ne?
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Sayıdan sonra nesne tekil kalır: three book, five pen. Doğrusu: İngilizcede sayıdan sonra çoğul gerekir: three books, five pens. Türkçedeki 'üç kitap' kalıbını bire bir taşıma.
- Yanlış: Çoğul nesneyle There is kullanılır: There is two desks. Doğrusu: Tekil there is, çoğul there are ister. Doğrusu: There are two desks.
- Yanlış: Soru dizilişi Türkçe gibi kurulur: What colour it is? How many pen is there? Doğrusu: Fiil öznenin önüne geçer: What colour is it? How many pens are there?
- Yanlış: three, thirteen, thirty sözcükleri tiri / törtin gibi t ile okunur. Doğrusu: th dil ucu üst dişlerin hafif arasında üretilir. Aksi halde 3 ile diğer sayılar karışır.
- Yanlış: pen ile pencil aynıdır; rubber lastik demektir; one yazıldığı gibi on okunur. Doğrusu: pen tükenmez, pencil kurşundur. Okul İngilizcesinde rubber silgidir. one sesi van dir.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta (A2) sayılar fiyata, saate ve sıraya bağlanır: first, second, third gibi sıra sayıları, twenty-five gibi bitişik onlar-birler, basit fiyat cümleleri. Renk ve eşya, oda tarifi ve yer edatlarıyla büyür: The bag is under the desk. İyelik eklenir: This is my red pencil. Alışveriş mini diyaloğu ve these / those ayrımı devreye girer. A1'de kurduğun sayı + renk + nesne iskeleti bozulmaz; üzerine yer, sahip ve fiyat biner.
Özet
A1'de sayılar, renkler ve sınıf eşyaları kısa can-do hedeflerine hizmet eder: sayabilirim, rengi söyleyebilirim, nesneyi adlandırabilirim. Doğru cümle sırası sayı, renk, nesnedir; sayıdan sonra çoğul ve there is / there are ayrımı unutulmaz. Türkçeden gelen çoğul düşürme, soru dizilişi ve th / w sesleri bilinçli tekrar ile düzelir.