Her gün yaptığımız işleri İngilizce basit şimdiki zaman, saat ve birkaç yüksek sıklıklı fiille anlatmak, A1 düzeyinde kendimizi tanıtmanın omurgasıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Günlük rutin ve A1 can-do hedefi
Dünyada A1 İngilizce kitaplarında günlük rutinler neredeyse her zaman selamlaşma ve kişisel bilgiden hemen sonra, çoğu kez A typical day (ey tipikıl dey) başlığıyla gelir. Konu 1970’lerden beri iletişimsel yaklaşımın sevdiği bir başlangıçtır çünkü herkesin bir günü vardır ve fiiller somuttur. CEFR A1 can-do hedefi şudur: basit cümlelerle her gün ne yaptığımı söyleyebilirim. Hedef cümle: I can talk about my day. (ay ken tok ıbaut may dey) Günümü anlatabilirim. Alışkanlık için Present Simple (prezınt simpıl) kullanılır.
Olumlu kalıp: I / you / we / they + verb. Örnek: I go to school. (ay gou tu skul) Okula giderim. Üçüncü tekil: he / she + verb + s. She gets up at seven. (şi gets ap et sevın) O saat yedide kalkar. Soru: What time do you get up? (vat taym du yu get ap) Saat kaçta kalkarsın? Olumsuz A1 kalıbı: I don't get up at six. (ay dont get ap et siks) Saat altıda kalkmam. Zaman çoğu kez fiilden sonra at ile gelir; Türkçe sıra bire bir kopyalanmaz.
Günlük hayatta bu cümleler tanışmada, yatılı okulda, kampta ve kısa planda çıkar. Öğrenci ‘Ben her gün…’ diye kelime kelime çevirmek yerine bloğu ezberler: I get up at ... Saat ... kalkarım. daily routine (deyli rutin) günlük rutin demektir. İlk hedef, doğru fiili doğru saatle birleştirmektir.
Örnek
A: What do you do in the morning? Sabah ne yaparsın? B: I get up. Then I have breakfast. Kalkarım. Sonra kahvaltı yaparım. Telaffuz: in the morning (in dı morning), then (den), have breakfast (hev brekfıst).
Uyanmak ve kahvaltı yapmak
Sabahın ilk fiilleri wake up (veyk ap) uyanmak ve get up (get ap) yataktan kalkmaktır. Birçok öğrenci ikisini aynı sanır. A1’de ikisi de ‘kalkmak’ için kullanılabilir; ince ayrım bir üst basamakta netleşir. Kahvaltı için asıl kalıp have breakfast (hev brekfıst) şeklindedir. I have breakfast at eight o'clock. (ay hev brekfıst et eyt oklok) Saat sekizde kahvaltı yaparım. breakfast (brekfıst) kahvaltı demektir; vurgu ilk hecededir.
Resimde öğrenci kahvaltı hazırlıyor olabilir. Hazırlamak bazen make breakfast (meyk brekfıst), yemek ise have breakfast ile söylenir. Türkçe ‘kahvaltı yapmak’ her iki anlama da geldiği için karışır. Somut A1 cümle: I have tea and bread for breakfast. (ay hev ti end bred for brekfıst) Kahvaltıda çay ve ekmek içerim. tea (ti), bread (bred), egg (eg), milk (milk), cheese (çiiz) bu düzeyin kahvaltı sözcükleridir. I eat an egg. (ay iit en eg) Bir yumurta yerim.
Saat tam ise o'clock (oklok) eklenir: at seven o'clock saat yedide. Buçuk için A1’de half past seven (haf past sevın) yedi buçuk yeter. at saatle, in the morning günün parçasıyla kullanılır. I have breakfast in the morning. Sabahleyin kahvaltı yaparım.
Örnek
I get up at seven o'clock. I have breakfast at half past seven. Saat yedide kalkarım. Yedi buçukta kahvaltı yaparım. Kalıp: I get up at ... I have breakfast at ...
Aileyle kahvaltı masası
Birçok evde sabah ortak bir masada başlar. İngilizcede We have breakfast together. (vi hev brekfıst tugedır) Birlikte kahvaltı yaparız. together (tugedır) birlikte demektir. My mother makes breakfast. (may madır meyks brekfıst) Annem kahvaltı hazırlar. Üçüncü tekil -s unutulmamalıdır: makes (meyks), has (hez). My father drinks tea. (may fadır drinks ti) Babam çay içer. drink (drink) içmek, eat (iit) yemek yemek içindir.
Mutfakta kısa ve gerçek bir konuşma A1’e yeter. Mum: Breakfast is ready! (brekfıst iz redi) Kahvaltı hazır! I am coming. (ay em kamıng) Geliyorum. Bu cümle şimdiki zamanın sürekli konusu değil, hazır kalıptır. Öğün adı yine have breakfast ile tutulur; We eat bread and cheese. (vi iit bred end çiiz) Ekmek ve peynir yeriz. Aile sözcükleri A1’dir: mother (madır), father (fadır), sister (sistır), brother (bradır).
Soru-cevap sınıf içinde de aynıdır. Do you have breakfast with your family? (du yu hev brekfıst vid yor femıli) Ailenle kahvaltı yapar mısın? Kısa cevap: Yes, I do. / No, I don't. (yes ay du / nou ay dont). with (vid) ‘ile’ anlamındadır. Böylece resimdeki ortak masa, dilde together ve we ile bağlanır.
Örnek
We have breakfast at eight o'clock. My father drinks tea. I eat an egg. Saat sekizde kahvaltı yaparız. Babam çay içer. Ben bir yumurta yerim.
Giyinmek ve okula gitmek
Kahvaltıdan sonra hazırlık gelir. A1 fiilleri: get dressed (get drest) giyinmek, wash my face (voş may feys) yüzümü yıkamak, I take my bag. (ay teyk may beg) Çantamı alırım. Ana cümle: I go to school. (ay gou tu skul) Okula giderim. Dikkat: go to school deriz ama eve giderken go home (gou houm) veya come home (kam houm) kullanılır; arada to yoktur. Türkçe ‘eve gitmek’ yüzünden go to home sık duyulur ve yanlıştır.
Sıra bağlamak için A1’de then (den) yeter. I get dressed. Then I go to school. Giyinirim. Sonra okula giderim. Saatle: I go to school at eight o'clock. Saat sekizde okula giderim. Gün dilimi: I go to school in the morning. Sabah okula giderim. school (skul) okul; bag (beg) çanta. Uzun cümle kurmaya gerek yoktur; iki kısa cümle artı then A1 için yeterince açıktır.
Okul yolu da aynı kalıpla anlatılır. I go to school by bus. (ay gou tu skul bay bas) Okula otobüsle giderim. by bus (bay bas), on foot (on fut) yürüyerek. A1 can-do: basit araç adıyla nasıl gittiğimi söyleyebilirim. Resimdeki hazırlık sahnesi tam bu sırayı gösterir: giyin, çantayı al, çık.
Örnek
I get up at seven. I have breakfast. I get dressed. I go to school at eight. Saat yedide kalkarım. Kahvaltı yaparım. Giyinirim. Saat sekizde okula giderim.
Diş fırçalamak ve temizlik
Temizlik rutinleri A1 sözvarlığının görünür parçasıdır. Ana kalıp: brush my teeth (braş may tiis) dişlerimi fırçalamak. I brush my teeth in the morning and in the evening. (ay braş may tiis in dı morning end in dı iivning) Sabah ve akşam dişlerimi fırçalarım. teeth (tiis) dişler. wash my hands (voş may hends) ellerimi yıkamak, have a shower (hev ı şavır) duş almak. shower telaffuzu (şavır); Türkçe ‘şovır’ değildir. wash my face yüzümü yıkamak.
Sıra çoğu evde kahvaltıya yakındır. I have breakfast. Then I brush my teeth. Kahvaltı yaparım. Sonra dişlerimi fırçalarım. İyelik my (may) bu kalıpta şarttır: I brush teeth eksik kalır. Doğrusu I brush my teeth şeklindedir. Aynı yapı wash my face, wash my hands için de geçerlidir. Saç için A1’de güvenli yol I wash my hair. (ay voş may heer) Saçımı yıkarım.
Soru kalıbı do ile kurulur. Do you brush your teeth in the morning? (du yu braş yor tiis in dı morning) Sabah dişlerini fırçalar mısın? your (yor) senin. Cevap kısa tutulur: Yes, I do. Evet, fırçalarım. Resim, sabah rutinini tamamlayan bu adımı görünür kılar; öğrenci cümleyi resme bakarak tekrar eder.
Örnek
A: Do you brush your teeth in the morning? Sabah dişlerini fırçalar mısın? B: Yes, I do. I brush my teeth at half past seven. Evet. Yedi buçukta dişlerimi fırçalarım.
Saatler ve bir günlük tam metin
Saat sormak A1 can-do’dur. What time is it? (vat taym iz it) Saat kaç? It's seven o'clock. (its sevın oklok) Saat yedi. Rutinle birleşince: What time do you go to school? Okula saat kaçta gidersin? Tam saatler one o'clock ile twelve o'clock arasındadır. Buçuk: half past eight (haf past eyt) sekiz buçuk. Gün dilimleri: in the morning sabah, in the afternoon (in dı aftırnun) öğleden sonra, in the evening (in dı iivning) akşam, at night (et nayt) gece. Gece için at, diğerleri için in kullanılır.
Bütün bir A1 metin, öğrencinin kendi saatleriyle değiştireceği bir iskelettir. Akşam tarafı: I come home at four o'clock. I do my homework. I have dinner. I watch TV. I go to bed at ten o'clock. Saat dörtte eve gelirim. Ödevimi yaparım. Akşam yemeği yerim. Televizyon izlerim. Saat onda yatarım. Telaffuz: come home (kam houm), do my homework (du may houmvoork), have dinner (hev dinır), watch TV (voç tivi), go to bed (gou tu bed). homework ödevdir; house ile karıştırılmaz.
Dünyada konu daily routines veya everyday activities adıyla öğretilir. Sık tuzak, alışkanlığı sürekli şimdiki zamanla söylemektir. I am getting up at seven rutin cümlesi değildir; alışkanlık I get up at seven ister. Şimdilik sıklık zarflarını yığmadan kalıbı sağlam tutmak yeter. Resimdeki okul hazırlığı, sabah zincirinin son halkasıdır: fırçala, giyin, çık.
Örnek
A: What time do you get up? Saat kaçta kalkarsın? B: I get up at seven o'clock. Saat yedide kalkarım. A: What do you do then? Sonra ne yaparsın? B: I brush my teeth and I have breakfast. Then I go to school. Dişlerimi fırçalarım ve kahvaltı yaparım. Sonra okula giderim.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Alışkanlık için I am get up at 7 veya I am getting up at seven demek. Doğrusu: Her gün tekrarlanan işte Present Simple gerekir: I get up at seven o'clock. Sürekli şimdiki zaman A1 rutin cümlesi değildir.
- Yanlış: I breakfast veya yemek yerken yalnızca I make breakfast demek. Doğrusu: Öğünü anlatan A1 kalıbı I have breakfast. make breakfast hazırlamak içindir; Türkçe ‘kahvaltı yapmak’ ikisini de kapsadığı için karışır.
- Yanlış: at 7 clock veya at 7 hours demek. Doğrusu: Tam saat at seven o'clock (et sevın oklok) ile söylenir. hours bu kalıpta kullanılmaz.
- Yanlış: I go to home demek. Doğrusu: Eve giderken I go home veya I come home denir; to konmaz. Okul için ise I go to school doğrudur.
- Yanlış: He get up / She have breakfast demek. Doğrusu: Üçüncü tekilde -s gerekir: He gets up. She has breakfast. have üçüncü tekilde has olur.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta, A2’de, aynı rutin sıklık zarflarıyla genişler: always, usually, sometimes, never. Sıra bağlaçları first, then, after that, finally ile kısa paragraf yazılır. Başkasının günü he / she ile anlatılır; dün için Past Simple gelir. Saatlerde quarter past ve quarter to eklenir. Alışkanlık ile şu anda olan iş ayırt edilir.
Özet
A1’de günlük rutin, Present Simple ve saat kalıbı at seven o'clock üzerine kurulur. Yüksek sıklıklı fiiller get up, have breakfast, brush my teeth, get dressed, go to school, come home, go to bed bir günü taşır. Türkçeden gelen go to home, I breakfast ve üçüncü tekil -s eksikleri bilinçli düzeltilir.