Hukuk ve insan hakları sözvarlığını öğrenmek, Fransızca konuşulan bir ortamda yargı sürecini doğru anlamayı, olayları tarafsız biçimde aktarmayı ve hakları savunmayı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Mahkeme ve hukuk görevlileri
Fransızca hukuk dilinde mahkeme için bağlama göre le tribunal veya la cour sözcüğü kullanılabilir. La cour tek başına her zaman daha yüksek düzeydeki bir yargı merciini ifade etmez; örneğin la cour d'appel bir üst mahkemedir, ancak la cour d'assises belirli ağır ceza davalarına bakan bir mahkemedir. Hukuk davalarında davayı açan taraf le demandeur, aleyhine dava açılan taraf ise le défendeur olarak adlandırılır. Ceza davalarında, le prévenu tribunal de police veya tribunal correctionnel önünde yargılanan kişiyi, l'accusé ise cour d'assises önünde yargılanan kişiyi ifade eder.
Hâkim le juge, savcı le procureur, avukat ise l'avocat sözcüğüyle ifade edilir. Hâkim karar verir; savcı kamu adına kovuşturmayı yürütür; avukat ise müvekkilinin haklarını ve çıkarlarını savunur. Hukuk metinlerinde kişileri doğrudan suçlu ilan etmek yerine, süreç sonuçlanana kadar la personne mise en cause ifadesi tercih edilebilir.
Örnek
Le juge écoute les arguments du procureur et de l'avocat de la défense. Hâkim, savcının ve savunma avukatının argümanlarını dinler. La personne mise en cause bénéficie de la présomption d'innocence. Hakkında soruşturma yürütülen kişi masumiyet karinesinden yararlanır.
Yargı sürecinin aşamaları
Bir yargı süreci genellikle olayın bildirilmesiyle başlar. Savcılık soruşturma yürütebilir; ardından dosya mahkemeye taşınabilir. Duruşma l'audience, tarafların mahkemeye sunduğu yazılı hukuki açıklamalar ise les conclusions olarak adlandırılır; sözlü açıklamalar için genel olarak les arguments denebilir.
Bir kişinin mahkeme önüne çıkarılması comparaître devant le tribunal kalıbıyla anlatılır. Mahkeme kanıtları inceler, tanıkları dinler ve tarafların görüşlerini alır. Sürecin sonunda karar verilir; ancak kararın açıklanmasıyla birlikte her durumda süreç hemen bitmez, çünkü taraflar koşullara göre faire appel yoluna, yani kararın üst mahkeme tarafından incelenmesini sağlayan başvuru yoluna başvurabilir.
Örnek
Après l'enquête, le dossier a été transmis au tribunal. Lors de l'audience, les témoins ont été entendus et les parties ont présenté leurs arguments. Soruşturmanın ardından dosya mahkemeye gönderildi. Duruşma sırasında tanıklar dinlendi ve taraflar argümanlarını sundu.
Kanıt, karar ve hukuki sonuçlar
Hukukta kanıt la preuve, tanık ifadesi le témoignage, dava dosyasındaki belge veya delil ise la pièce ya da genel anlamda le document olarak adlandırılabilir. Bir kanıtın güvenilirliğini tartışırken la fiabilité des preuves ifadesi kullanılır. C1 düzeyinde yalnızca kanıtın varlığını değil, onun nasıl elde edildiğini ve davayla ne kadar ilgili olduğunu da açıklamak gerekir.
Mahkemenin verdiği karar la décision olarak adlandırılabilir; le jugement ise özellikle bir tribunal tarafından verilen kararı ifade eder. Sanık suçlu bulunursa être reconnu coupable, beraat ederse mahkemenin türüne göre être acquitté veya être relaxé denir. Être acquitté özellikle cour d'assises kararları için, être relaxé ise genellikle tribunal correctionnel kararları için kullanılır. Bir kararın gerekçesi les motifs de la décision olarak adlandırılır; gerekçe, hâkimin hangi hukuki ve maddi unsurlara dayandığını açıklar.
Örnek
Le tribunal correctionnel a estimé que les preuves étaient insuffisantes et a relaxé le prévenu. Ceza mahkemesi, kanıtların yetersiz olduğuna karar verdi ve sanığı beraat ettirdi. Le jugement précise les motifs de la décision. Hüküm, kararın gerekçelerini açıklar.
Tutukluluk ve temel haklar
Bir kişi suç işlediği kesinleşmeden önce suçlu kabul edilemez; bu ilke la présomption d'innocence olarak adlandırılır. Gözaltı için la garde à vue, tutukluluk için la détention provisoire terimleri kullanılır. Bu özgürlük kısıtlamaları sırasında kişinin, durumun ve ilgili usulün koşullarına göre, avukata erişme, kendisine yöneltilen suçlamaları öğrenme ve gerektiğinde tercümandan yararlanma gibi hakları vardır.
İnsan hakları dilinde les droits fondamentaux, temel haklar anlamına gelir. Kötü muamele les mauvais traitements, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele ise un traitement inhumain ou dégradant biçiminde ifade edilir. Hukuki bir metin, iddiaları kesin gerçek gibi sunmak yerine selon les déclarations de la personne concernée gibi dikkatli kalıplar kullanır.
Örnek
La personne détenue a demandé à consulter un avocat et à être informée des charges retenues contre elle. Özgürlüğünden yoksun bırakılan kişi bir avukatla görüşmeyi ve kendisine yöneltilen suçlamalar hakkında bilgilendirilmeyi talep etti. Elle doit être traitée avec dignité. Ona onuruna uygun biçimde davranılmalıdır.
Avukatla hukuki görüşme
Avukatla yapılan görüşmede kişi önce olayları kronolojik ve açık biçimde anlatmalıdır. Avukat, müvekkilinden exposer les faits, yani olayları açıklamasını isteyebilir. Hukuki danışmanlık un conseil juridique, müvekkil ise le client veya la cliente olarak adlandırılır.
Bu tür görüşmelerde kesin sonuç vaat etmek uygun değildir. Bunun yerine Il est difficile de prévoir l'issue de la procédure denebilir; bu ifade sürecin sonucunu öngörmenin zor olduğunu belirtir. Avukat ayrıca Vous avez le droit de garder le silence veya Nous devons vérifier les faits avant de déposer un recours diyebilir; bunlar sırasıyla susma hakkını ve başvuru yapmadan önce olayların doğrulanması gerektiğini anlatır.
Örnek
— Quels sont mes droits dans cette situation ? — Vous avez le droit d'être assisté par un avocat et, lorsque la loi le prévoit, de contester la décision. — Bu durumda hangi haklara sahibim? — Bir avukatın yardımından yararlanma ve yasanın öngördüğü durumlarda karara itiraz etme hakkınız var.
Hukuki tartışmayı tarafsız anlatma
C1 düzeyinde hukuk hakkında konuşurken yalnızca terimleri sıralamak değil, iddia ile kanıtlanmış olguyu ayırmak gerekir. Selon l'accusation suçlamaya göre, d'après la défense savunmaya göre, il ressort du dossier que dosyadan anlaşıldığı üzere anlamına gelir. Bu kalıplar, konuşanın kendi görüşünü mahkemenin kesin bulgusundan ayırmasına yardım eder.
Neden-sonuç veya koşul ilişkisi kurmak için en l'absence de preuves suffisantes, yeterli kanıt bulunmaması hâlinde; compte tenu des circonstances, koşullar dikkate alındığında; ve par conséquent, bu nedenle ifadeleri kullanılabilir. Hukuki üslup genellikle ölçülüdür; Le tribunal devra examiner l'ensemble des éléments cümlesi, mahkemenin bütün unsurları incelemesi gerektiğini söyler ve sonucu önceden ilan etmez.
Örnek
Selon l'accusation, le prévenu a participé aux faits. Toutefois, d'après la défense, aucune preuve directe ne le relie à l'infraction. Le tribunal devra examiner l'ensemble des éléments avant de statuer. Suçlamaya göre sanık olaylara katılmıştır. Ancak savunmaya göre onu suça doğrudan bağlayan hiçbir kanıt yoktur. Mahkeme karar vermeden önce bütün unsurları incelemelidir.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Le prévenu her zaman suçlu demektir. Doğrusu: Doğrusu, le prévenu ceza davasında suçlanan veya yargılanan kişidir; suçlu olduğu henüz kesinleşmemiş olabilir. Suçlu bulunan kişi için être reconnu coupable kalıbı kullanılır.
- Yanlış: La garde à vue ile la détention provisoire aynı şeydir. Doğrusu: Gözaltı, ceza soruşturmasının ilk aşamalarında adli kolluk çerçevesinde uygulanan süreli bir özgürlük kısıtlamasıdır. Tutukluluk ise kişi hakkında kesin hüküm verilmeden önce hâkim kararıyla uygulanan farklı bir yargısal tedbirdir.
- Yanlış: Fransızcada faire appel ifadesi fiziksel olarak birini çağırmak anlamına gelir. Doğrusu: Hukuk bağlamında faire appel, bir karara karşı appel yoluna başvurmak ve kararın üst mahkeme tarafından incelenmesini istemektir. Fiziksel olarak birini çağırmak için bağlama göre appeler quelqu'un kullanılır.
- Yanlış: Türkçedeki mahkeme kelimesi her durumda la cour diye çevrilir. Doğrusu: Genel mahkeme için çoğu zaman le tribunal kullanılır. La cour ise la cour d'appel ve la cour d'assises gibi belirli mahkemelerin adında kullanılır; doğru seçim bağlama bağlıdır.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta bu konu, mahkeme kararlarının ve insan hakları raporlarının daha uzun bölümlerini okumaya doğru ilerler. Öğrenciler la liberté d'expression, le droit à un procès équitable ve la discrimination gibi kavramları karşılaştırmalı biçimde tartışabilir. Ayrıca bir davanın iki tarafını temsil eden kısa sözlü savunmalar hazırlayabilir ve iddia, kanıt ile karşı görüş arasındaki bağlantıları açıklayabilir. Sonraki adım, resmî üslup ile gazetecilik üslubunu birbirinden ayırarak aynı olayı farklı metin türlerinde yeniden yazmaktır.
Özet
Hukuk ve insan hakları sözvarlığı; mahkeme görevlilerini, yargı sürecini, kanıtları, kararları ve temel hakları anlatmayı sağlar. Fransızca hukuk dilinde tarafsızlık önemlidir; suçlama ile kesinleşmiş karar birbirine karıştırılmamalıdır. Bu terimleri kalıplarla birlikte öğrenmek, mahkeme haberlerini anlamayı ve hukuki bir durumu açıkça tartışmayı kolaylaştırır.