QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Doktordan randevu alma

Yabancı Diller · Fransızca A2 · Sağlık ve Randevu
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 Fransızcasında doktordan randevu almak, nazik kalıplarla gün ve saati kararlaştırıp teyit ederek gerçek bir sağlık işini tek başına bitirebilmektir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Ne yapabilirim? A2 can-do hedefi

CEFR A2 can-do hedefi şudur: öğrenci nazik ve basit Fransızcayla doktordan randevu alabilir. Temel kalıp Je voudrais prendre rendez-vous. (jö vud-re prandr ran-de-vu: Randevu almak isterim.) cümlesidir. Öğrenci günü ve saati anlar, kendi uygunluğunu söyler. Kısa şikayet de yeter: J'ai mal à la tête. (je mal a la tet: Başım ağrıyor.) veya J'ai mal à la gorge. (je mal a la gorj: Boğazım ağrıyor.). Uzun hastalık öyküsü bu düzeyin işi değildir.

Dünyada bu konu çoğu dil kitabında telefon ve yüz yüze olmak üzere iki sahnede öğretilir çünkü ikisi de günlük hayatta çıkar. Kent hayatında hekimler randevuyla çalışır; bu küçük resmi konuşmayı bilmeyen kişi sağlık hizmetine geç ulaşır. Aramadan önce ad, tercih edilen gün, sabah mı öğleden sonra mı ve bir cümlelik şikayet hazır olsun. Hekim için le docteur (dok-tör) ve le médecin (med-sen) A2'de ikisi de kullanılır. Açılış her zaman Bonjour (bon-jur), kapanış Merci. Au revoir. (mer-si. o rö-vuar.) ile yapılır.

Örnek

Can-do mini kontrol: nazik istek ve gün bir arada. Je voudrais prendre rendez-vous lundi matin, s'il vous plaît. (Pazartesi sabahı randevu almak isterim, lütfen.) Telaffuz ipucu: lö-di ma-ten, sil vu ple.

Evden telefonla randevu istemek

Hasta evde telefonla kimi arıyor ve ondan ne istiyor?

Resimde hasta evdedir ve kendi telefonuyla arar. Bu, A2'nin en sık çalışan sahnesidir çünkü öğrenci konuşmayı tek başına başlatmak zorundadır. Açılış kısa olsun: Allô, bonjour. (a-lo, bon-jur: Alo, merhaba.) Ardından istek gelir: Je voudrais prendre rendez-vous avec le docteur Martin, s'il vous plaît. (jö vud-re prandr ran-de-vu avek lö dok-tör mar-ten, sil vu ple: Martin doktorla randevu almak isterim, lütfen.). avec (avek: ile) hekimin adını bağlar.

Karşı taraf gün sorar: C'est pour quand ? (se pur kan: Ne zaman için?) veya Vous êtes libre quel jour ? (vu zet libr kel jur: Hangi gün müsaitiniz?). A2 cevapları somut günlerdir: demain (dö-men: yarın), lundi (lö-di), mardi (mar-di), mercredi (merkrö-di), jeudi (jö-di), vendredi (van-drö-di). Dilim: le matin (lö ma-ten: sabah), l'après-midi (lapre-mi-di: öğleden sonra). Saat kalıbı à dix heures (a diz ör: saat 10.00), à quinze heures (a kenz ör: saat 15.00) şeklindedir. Uygunluk: Je suis libre demain matin. (jö süi libr dö-men ma-ten: Yarın sabah müsaitim.). Teyit: Oui, ça me va. (ui, sa mö va: Evet, bana uyar.).

Örnek

Hasta: Allô, bonjour. Je voudrais prendre rendez-vous, s'il vous plaît. (Alo, merhaba. Randevu almak isterim, lütfen.) Görevli: C'est pour quand ? (Ne zaman için?) Hasta: Je suis libre mardi après-midi. (Salı öğleden sonra müsaitim.) Görevli: Mardi à quinze heures, ça vous va ? (Salı saat 15.00, size uyar mı?) Hasta: Oui, parfait. Merci. (Evet, harika. Teşekkürler.)

Resepsiyon görevlisiyle konuşmak

Resepsiyon görevlisi hastayla telefonda hangi işi birlikte bitiriyor?

Resimde görevli telefonda randevuyu ayarlar. Gerçek hayatta ilk muhatap çoğu zaman hekim değil, la secrétaire (sö-kre-ter: sekreter) veya resepsiyon görevlisidir. Görevli tempo tutar: ad, gün, saat, bazen şikayet. Sık duyulan sorular şunlardır: C'est pour quel jour ? (se pur kel jur: Hangi gün için?), À quelle heure ? (a kel ör: Saat kaçta?), C'est urgent ? (se ür-jan: Acil mi?), Votre nom, s'il vous plaît ? (votr non, sil vu ple: Adınız, lütfen?).

Acil değilse dürüst olun: Non, ce n'est pas urgent. (non, sö ne pa ür-jan: Hayır, acil değil.). Acilse: Oui, c'est urgent. J'ai très mal. (ui, se ür-jan. je tre mal: Evet, acil. Çok ağrım var.). Görevli yer önerir: J'ai une place jeudi à onze heures. (je ün plas jö-di a onz ör: Perşembe saat 11.00'de yerim var.). Kabul: D'accord. (da-kor: Tamam.). Reddetmek de nazik olsun: Je ne suis pas libre jeudi. (jö nö süi pa libr jö-di: Perşembe müsait değilim.) Et vendredi ? (e van-drö-di: Ya cuma?). Kapanışta tarihi yüksek sesle tekrarlamak hem dil hem güvenlik alıştırmasıdır.

Örnek

Görevli: Votre nom, s'il vous plaît ? (Adınız, lütfen?) Hasta adını söyler. Görevli: J'ai une place mercredi matin à dix heures. Ça vous va ? (Çarşamba sabahı saat 10.00'da yerim var. Size uyar mı?) Hasta: Oui, mercredi à dix heures. Merci beaucoup. (Evet, çarşamba saat 10.00. Çok teşekkürler.) Telaffuz: merkrö-di a diz ör.

Yüz yüze tarih kararlaştırmak

Doktor ve hasta karşılıklı otururken birlikte neye karar veriyor?

Resim, hekimle yüz yüze randevu tarihini konuşmayı gösterir. Bu sahne bazen muayene sonunda, bazen klinikte gişede olur. Telefonun aksine jest vardır; A2 sözcükleri yine de değişmez. Hekim sorabilir: Vous pouvez revenir lundi ? (vu pu-ve rö-vö-nir lö-di: Pazartesi tekrar gelebilir misiniz?). revenir (rö-vö-nir: tekrar gelmek) takip randevusunun ana fiilidir. Daha kısa hali: On se revoit quand ? (on sö rö-vua kan: Ne zaman tekrar görüşürüz?).

Öğrenci kendi takvimini tam cümleyle söyler: Lundi, je ne peux pas. (lö-di, jö nö pö pa: Pazartesi gelemem.) Mardi, oui. (mar-di, ui: Salı, evet.). A2'de pouvoir şimdiki zamanda yeter: je peux (jö pö), je ne peux pas (jö nö pö pa). Yakın gelecek de uygundur: Je vais venir mardi. (jö ve vö-nir mar-di: Salı geleceğim.). Karar bitince toparlama cümlesi gelir: Alors, rendez-vous mardi à quatorze heures. (a-lor, ran-de-vu mar-di a katorz ör: Öyleyse randevu salı saat 14.00.). Öğrenci tarihi tekrar eder; bu hem nezaket hem yanlış saati önleme yoludur.

Örnek

Doktor: Vous pouvez revenir dans trois jours ? (Üç gün sonra tekrar gelebilir misiniz?) Hasta: Jeudi, je suis libre le matin. (Perşembe sabah müsaitim.) Doktor: Très bien. Jeudi à neuf heures. (Çok iyi. Perşembe saat 9.00.) Hasta: D'accord. Jeudi à neuf heures. Merci, docteur. (Tamam. Perşembe saat 9.00. Teşekkürler, doktor.) Telaffuz: jö-di a nöf ör.

Randevuyu not etmek ve teyit etmek

Hasta defterine randevu tarihini neden yazıyor?

Resimde hasta tarihi deftere yazar. Konuşmak yetmez; randevu yazılınca işe yarar. Notta gün, saat ve hekim adı yeter. Sözlü teyit kalıbı C'est bien mardi à quinze heures ? (se byen mar-di a kenz ör: Salı saat 15.00, değil mi?) şeklindedir. C'est bien ... ? A2'de teyit sorusudur. Telefon kapanmadan tarihi tekrar etmek uluslararası bir alışkanlıktır; Fransızca derste de aynı kural işler.

Görevli bazen özetler: Je répète : mercredi à onze heures, cabinet du docteur Martin. (jö re-pet: merkrö-di a onz ör, ka-bi-ne dü dok-tör mar-ten: Tekrar ediyorum: çarşamba saat 11.00, Martin doktorun muayenehanesi.). le cabinet (ka-bi-ne: muayenehane) A2 sözcüğüdür. Yanlış anlaşıldıysa hemen düzeltin: Non, pas mercredi. Mardi, s'il vous plaît. (non, pa merkrö-di. mar-di, sil vu ple: Hayır, çarşamba değil. Salı, lütfen.). İptal ve değişiklik de bu ünitenindir: Je voudrais annuler mon rendez-vous. (jö vud-re anü-le mon ran-de-vu: Randevumu iptal etmek istiyorum.) Je voudrais changer l'heure. (jö vud-re şan-je lör: Saati değiştirmek istiyorum.).

Örnek

Defter notu: Rendez-vous : vendredi 10 h — Dr Martin (Randevu: cuma 10.00 — Dr Martin). Teyit: Donc c'est vendredi à dix heures ? (donk se van-drö-di a diz ör: Yani cuma saat 10.00, öyle mi?) Cevap: Oui, c'est ça. (ui, se sa: Evet, öyle.).

Muayenede talimat ve sonraki randevu

Hasta muayene masasında otururken doktor ona neler söylüyor?

Resimde hasta muayene masasındadır; hekim kısa tedavi talimatı ve takip randevusu verir. A2 dinleme hedefi basit emri ve bir sonraki günü yakalamaktır. Sık cümleler: Prenez ce médicament. (prö-ne sö medi-ka-man: Bu ilacı alın.), Deux fois par jour. (dö fua par jur: Günde iki kez.), Reposez-vous. (rö-po-ze vu: Dinlenin.), Revenez la semaine prochaine. (rö-vö-ne la sö-men pro-şen: Gelecek hafta tekrar gelin.). la semaine prochaine bu düzeyin zaman ifadesidir.

Takip yine aynı kalıplara bağlanır: On prend rendez-vous pour lundi ? (on pran ran-de-vu pur lö-di: Pazartesi için randevu alalım mı?). Anlamadıysa altın cümleler şunlardır: Vous pouvez répéter, s'il vous plaît ? (vu pu-ve re-pe-te, sil vu ple: Tekrar eder misiniz, lütfen?) ve Plus lentement, s'il vous plaît. (plü lant-man, sil vu ple: Daha yavaş, lütfen.). Hekim sorabilir: Vous avez compris ? (vu za-ve kom-pri: Anladınız mı?). Kısa geri bildirim A2'dir: Oui, je prends le médicament et je reviens lundi. (ui, jö pran lö medi-ka-man e jö rö-vyen lö-di: Evet, ilacı alıyorum ve pazartesi tekrar geliyorum.).

Örnek

Doktor: Prenez ce médicament deux fois par jour. Revenez vendredi. (Bu ilacı günde iki kez alın. Cuma tekrar gelin.) Hasta: D'accord. Deux fois par jour. Vendredi, à quelle heure ? (Tamam. Günde iki kez. Cuma, saat kaçta?) Doktor: À dix heures. (Saat 10.00.) Hasta: Vendredi à dix heures. Merci, docteur. (Cuma saat 10.00. Teşekkürler, doktor.)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Türkçedeki istiyorum yüzünden Je veux rendez-vous veya Je veux docteur demek. Doğrusu: A2'de randevu isteği nazik kalıptır: Je voudrais prendre rendez-vous. Hekim adının önünde artikel ve çoğu zaman avec le docteur gerekir. Çıplak je veux kaba durur.
  • Yanlış: rendez-vous sözcüğünü ran-dez-vos diye okumak ve artikeli unutmak. Doğrusu: Telaffuz ran-de-vu'dur; sondaki s okunmaz. Sözcük erkek cinsindendir: un rendez-vous, mon rendez-vous.
  • Yanlış: Saati Türkçe sırayla dix à heures veya saat dix diye kurmak. Doğrusu: Kalıp kesin olarak à dix heures (a diz ör) şeklindedir: önce à, sonra sayı, sonra heures.
  • Yanlış: Ben pazartesi müsaitim sözdizimini taşıyıp fiili düşürmek veya günü yapıştırıp bırakmak. Doğrusu: Tam cümle gerekir: Je suis libre lundi. veya Lundi, je suis libre. je suis düşmez.
  • Yanlış: Şikayeti Mal tête diye edatsız ve artikelsiz söylemek. Doğrusu: Doğru kalıp J'ai mal à la tête. şeklindedir. Boğaz: à la gorge; karın: au ventre çünkü à + le = au.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, A2 sonu ve B1'de öğrenci semptomları geçmiş zamanla anlatır ve daha uzun talimat dinler. Randevu iptalinde kısa gerekçe vermek, gün kaydırmak ve mesaj bırakmak eklenir. Eczane, ilaç saati ve kontrol cümleleri uzar; dinleme metinleri hızlanır. Şimdiki ünitenin gün, saat, naziklik ve teyit kalıpları o kapıyı açar; önce bu iskelet oturmalıdır.

Özet

A2'de doktordan randevu almak, je voudrais prendre rendez-vous kalıbı ile gün, saat ve kısa şikayeti birleştirip işi bitirmektir. Telefon, resepsiyon ve yüz yüze sahnelerde aynı nazik sorular döner; tarihi tekrar edip not etmek konuşmanın parçasıdır. Türkçe sözdizimini ve kaba je veux kalıbını bırakıp à dix heures, j'ai mal à ve teyit sorularını alışkanlık edinmek bu düzeyi taşır.

Örnek sorular

1. Fransızca'da 'Bir randevu almak istiyorum.' demek için hangi cümle kullanılır?
  1. Je voudrais prendre un rendez-vous.
  2. Je voudrais commander un café.
  3. Je voudrais acheter un billet.
  4. Je voudrais visiter un musée.
Cevabı göster
Doğru cevap: Je voudrais prendre un rendez-vous.
'Je voudrais prendre un rendez-vous.' ifadesi, 'Bir randevu almak istiyorum.' anlamına gelir. Diğer seçenekler farklı istekleri belirtir.
2. 'Saat 10'da randevum var.' cümlesinin Fransızca karşılığı nedir?
  1. J'ai un rendez-vous à dix heures.
  2. J'ai un rendez-vous à midi.
  3. J'ai un rendez-vous à huit heures.
  4. J'ai un rendez-vous à quatorze heures.
Cevabı göster
Doğru cevap: J'ai un rendez-vous à dix heures.
'J'ai un rendez-vous à dix heures.' ifadesi, 'Saat 10'da randevum var.' anlamına gelir.
3. Bir doktorun sekreterine telefonda nasıl selam verilir?
  1. Bonjour, je voudrais prendre rendez-vous.
  2. Merci, à bientôt.
  3. Je suis désolé, je suis en retard.
  4. Bonne nuit, à demain.
Cevabı göster
Doğru cevap: Bonjour, je voudrais prendre rendez-vous.
Telefonla randevu alırken 'Bonjour, je voudrais prendre rendez-vous.' ifadesiyle başlanır.
4. 'Doktorun hangi gün müsait olduğunu' sormak için hangi cümle uygundur?
  1. Quels jours le docteur est-il disponible ?
  2. Où est la pharmacie ?
  3. Combien ça coûte ?
  4. Avez-vous une ordonnance ?
Cevabı göster
Doğru cevap: Quels jours le docteur est-il disponible ?
'Quels jours le docteur est-il disponible ?' cümlesi, 'Doktor hangi gün müsait?' anlamına gelir.
5. Doktorun sekreteri 'Votre nom, s'il vous plaît ?' dediğinde ne cevap verilir?
  1. Je m'appelle Ali Yılmaz.
  2. J'ai mal à la tête.
  3. Je voudrais un médicament.
  4. Je suis en retard.
Cevabı göster
Doğru cevap: Je m'appelle Ali Yılmaz.
'Votre nom, s'il vous plaît ?' sorusuna adınızı söyleyerek cevap verirsiniz.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Vücut, belirtiler ve sağlık hizmetleriOkuma-dinleme: Doktor-hasta kısa görüşmesi ›