Fransızcada kararlaştırılmış veya çok yakın eylemleri, aller fiilinin şimdiki zamanı ile bir mastarı yan yana getirerek futur proche (yakın gelecek) ile anlatırız.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Seyahat planında yakın gelecek ne işe yarar
Fransızcada henüz olmamış ama neredeyse kesin işler futur proche ile söylenir; telaffuzu “fütür proş”tur. Kalıp, birçok dildeki “gitmek üzere olmak” yapısına benzer: yardımcı aller şimdiki zamanda çekilir, asıl eylem mastar kalır. A2 hedefi şudur: öğrenci tatil niyetini, randevusunu ve yakın planını kısa cümlelerle söyleyebilir. Nous allons voyager cet été. (Bu yaz seyahat edeceğiz.) tam bu hedefi karşılar.
Konuşma dilinde bu yapı uzun süredir vardır ve istasyon, acente, otel gibi yerlerde yazı dilindeki futur simpleden daha sık duyulur. Uzak veya resmi gelecek için nous voyagerons (seyahat edeceğiz) denir; günlük planda ise nous allons voyager yeterlidir. Zaman sözcükleri A2’yi aşmaz: demain “dömen” (yarın), ce soir “sö soar” (bu akşam), bientôt “biyento” (yakında), la semaine prochaine “la sömen proşen” (gelecek hafta). Acente vitrini önünde karar nettir: On va partir en Grèce. (Yunanistan’a gideceğiz.); günlük on “biz” gibi kullanılır, telaffuz “on va partir an gres”.
Örnek
Acente önü. Danışman: Vous allez voyager quand ? (Ne zaman seyahat edeceksiniz?) “vuz ale vuayaje kan”. Öğrenci: Nous allons partir la semaine prochaine. (Gelecek hafta gideceğiz.) “nuz alon partir la sömen proşen”.
Kalıbı kurmak: aller artı mastar
Yakın geleceğin motoru aller fiilidir; telaffuzu “ale”. Çekim ezberlenir: je vais “jö ve”, tu vas “tü va”, il va / elle va “il va / el va”, nous allons “nuz alon”, vous allez “vuz ale”, ils vont / elles vont “il von / el von”. Yanına değişmeyen mastar gelir. Seyahat mastarları A2’dir: prendre “prandr” (almak / binmek), réserver “rezervé”, acheter “aşte”, partir “partir”, arriver “arive”, rester “reste”, visiter “vizite”.
Olumsuzlukta ne ... pas çekimli fiili sarar, mastar yerinde durur: Je ne vais pas prendre l’avion. (Uçağa binmeyeceğim.). Soru A2’deki üç yolla kurulur. Tonlama: Tu vas rester à l’hôtel ? (Otelde mi kalacaksın?). Est-ce que “es kö” ile: Est-ce que vous allez acheter les billets ? (Biletleri alacak mısınız?). Devrik: Allez-vous partir demain ? (Yarın gidecek misiniz?). Mastar kişiye göre değişmez. Yer için à, şehir veya yer adının önündedir: Je vais aller à Ankara. (Ankara’ya gideceğim.); buradaki ikinci aller “gitmek” mastarıdır ve Fransızcada doğaldır.
Örnek
Je vais prendre le train. (Trenle gideceğim.) Tu vas acheter une carte. (Bir harita alacaksın.) Il va arriver à midi. (Öğleyin varacak.) Nous allons visiter le château. (Şatoyu ziyaret edeceğiz.) Vous allez rester deux nuits. (İki gece kalacaksınız.) Elles vont parler au guide. (Rehberle konuşacaklar.)
Tren istasyonunda bilet ve plan
İstasyon gişesi “basit seyahat bilgisi alabilirim ve planımı söyleyebilirim” hedefini uygular. Görevliye Je vais prendre un aller-retour pour Izmir. (İzmir’e gidiş-dönüş alacağım.) denebilir; aller-retour “ale-rötür” gidiş-dönüş, un aller simple “en ale senpl” tek yöndür. Bilet henüz elde değildir ama karar verilmiştir; bu yüzden yakın gelecek niyeti kesinleştirir. Sözlük A2’de kalır: le billet “lö biye”, la gare “la gar”, l’horaire “lorer” (tarifesi).
Peronda özne insan olmak zorunda değildir: Le train va partir à dix heures. (Tren saat onda kalkacak.). Nous allons attendre sur le quai. (Peronda bekleyeceğiz.); quai “ke” perondur. Küçük bir güzergâh da aynı kalıpla zincirlenir: D’abord nous allons acheter les billets, ensuite nous allons prendre le train. (Önce biletleri alacağız, sonra trene bineceğiz.). d’abord “dabor” (önce), ensuite “ansüit” (sonra) A2 bağlaçlarıdır.
Örnek
Gişe. Görevli: Vous allez voyager aujourd’hui ? (Bugün mü seyahat edeceksiniz?) “vuz ale vuayaje ojürdüi”. Yolcu: Oui, je vais prendre le train de 14 heures. (Evet, saat 14 trenine bineceğim.). Görevli: Je vais imprimer votre billet. (Biletinizi yazdıracağım.) “jö ve enprime votr biye”.
Kafede sipariş ve hemen sonraki plan
Kafe, seyahat gününün yumuşak durağıdır; turist hem sipariş verir hem az sonraki planını söyler. Je vais prendre un café et une omelette. (Bir kahve ve bir omlet alacağım.); burada prendre “sipariş etmek”tir, telaffuz “jö ve prandr en kafe e ün omlet”. Menü A2’dir: l’eau “lo”, le jus d’orange “lö jü doranj”, le croissant “lö kruasan”, l’addition “ladisyon” (hesap). Je vais prendre... Türkçedeki “alacağım / alayım”ın günlük karşılığıdır.
Garson da eylemi hemen yapacağı için aynı zamanı kullanır: Je vais vous apporter la carte. (Size menüyü getireceğim.) “jö ve vu zaporte la kart”. Vous allez manger ici ou à emporter ? (Burada mı yiyeceksiniz yoksa paket mi?). Turist, günün devamını bağlar: Après le déjeuner, nous allons visiter le musée. (Öğle yemeğinden sonra müzeyi ziyaret edeceğiz.). Olumsuz siparişte de gelir: Je ne vais pas prendre de dessert. (Tatlı almayacağım.).
Örnek
Turist: Bonjour, je vais prendre un thé et un sandwich. (Merhaba, bir çay ve bir sandviç alacağım.). Garson: Vous allez rester longtemps ? (Uzun süre kalacak mısınız?). Turist: Non, nous allons partir dans vingt minutes. (Hayır, yirmi dakika içinde gideceğiz.) “nuz alon partir dan ven minüt”.
Otel resepsiyonunda yarını onaylamak
Check-in masası A2 “konaklama hakkında basit bilgi alışverişi yapabilirim” hedefini taşır. Görevli: Vous allez rester trois nuits. (Üç gece kalacaksınız.) “vuz ale reste trua nui”. Konuk: Demain matin je vais prendre le petit-déjeuner à huit heures. (Yarın sabah saat sekizde kahvaltı alacağım.). le petit-déjeuner “lö pöti dejöne” kahvaltıdır. Sözlük sınırlıdır: la chambre “la şambr”, la clé “la kle”, l’ascenseur “lasansör”, la réservation.
Görevlinin hemen yapacağı iş de aynı kalıptadır: Je vais vous donner la clé. (Size anahtarı vereceğim.). Nous allons monter au deuxième étage. (İkinci kata çıkacağız.); étage “etaj” kattır. Yarınki tur masada planlanır: Demain nous allons visiter le centre-ville. (Yarın şehir merkezini gezeceğiz.). Je vais appeler un taxi pour demain matin. (Yarın sabah için bir taksi çağıracağım.). A2’de “hemen şimdi” ile “kararlaştırılmış yarın” aynı yapıdadır.
Örnek
Görevli: Bonsoir, vous allez rester dans la chambre 12. (İyi akşamlar, 12 numaralı odada kalacaksınız.). Konuk: Nous allons dîner à l’hôtel ce soir ? (Bu akşam otelde akşam yemeği yiyecek miyiz?). Görevli: Oui, le restaurant va ouvrir à 19 heures. (Evet, restoran saat 19’da açılacak.).
Havaalanında bagaj ve kalkış
Havaalanı bankosunda öğrenci hem şimdiyi hem birkaç saat sonrayı konuşur. Je vais enregistrer ma valise. (Valizimi teslim edeceğim.); enregistrer “anrejistre”, la valise “la valiz”. Görevli: L’avion va décoller à 16 heures. (Uçak saat 16’da kalkacak.); décoller “dekole” havalanmaktır. Pasaportta soru kısadır: Vous allez rester combien de jours ? (Kaç gün kalacaksınız?). Cevap: Je vais rester une semaine. (Bir hafta kalacağım.).
Güvenlik sonrası plan zincirlenir: Nous allons attendre à la porte 8. (8 numaralı kapıda bekleyeceğiz.); Ensuite je vais acheter une bouteille d’eau. (Sonra bir şişe su alacağım.). Gecikme de yeni zaman gerektirmez: Le vol ne va pas partir à l’heure. (Uçuş saatinde kalkmayacak.); le vol “lö vol” uçuştur. Dünya genelinde A2 seyahat üniteleri futur proche’u istasyon-otel-havaalanı üçgeninde öğretir; sonraki basamak daha uzak ve yazılı gelecek olan futur simple olacaktır.
Örnek
Öğrenci: Bonjour, je vais prendre le vol pour Istanbul. (Merhaba, İstanbul uçağına bineceğim.). Memur: Vous allez enregistrer cette valise ? (Bu valizi teslim edecek misiniz?). Öğrenci: Oui. Après, nous allons aller à la porte. (Evet. Sonra kapıya gideceğiz.).
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Mastarı da çekmek: Je vais prends le train. Doğrusu: Yalnız aller çekilir; asıl fiil mastar kalır: Je vais prendre le train. (Trenle gideceğim.).
- Yanlış: Türkçedeki “-meye gidiyorum” yüzünden mastarın önüne à koymak: Je vais à partir. Doğrusu: Mastarın önüne à gelmez. à yer adının önündedir: Je vais partir à Izmir. (İzmir’e gideceğim.).
- Yanlış: Olumsuzluğu yanlış yere koymak: Je ne vais partir pas veya Je vais ne pas partir. Doğrusu: ne ... pas çekimli vais / allons / allez fiilini sarar: Je ne vais pas partir. (Gitmeyeceğim.).
- Yanlış: Türkçe “olacak” diye être kullanmak: Je suis partir demain. Doğrusu: Yakın geleceğin yardımcısı être değil aller’dir: Je vais partir demain. (Yarın gideceğim.).
- Yanlış: Çoğulda tekil çekim kullanmak: nous va, vous va. Doğrusu: Çoğulda nous allons ve vous allez zorunludur; va yalnız il/elle (o) içindir.
Bir adım ileri
Bir üst dil basamağında (A2 sonu–B1) futur simple gelir: nous partirons, je prendrai. O zaman kararlı ve yakın plan için futur proche, daha uzak, resmi veya tahminî gelecek için futur simple ayrımı yapılacaktır. Quand ve dès que gibi bağlaçlardan sonra Fransızca gelecek ister; bu kural Türkçeden farklıdır. Ayrıca si + şimdiki zaman + gelecek (“eğer … olursa … yapacağım”) B1’de gelecek anlatımını genişletecektir.
Özet
Futur proche, aller’nin şimdiki zamanı artı mastarla kurulur ve A2’de seyahat planını anlatmanın en doğal yoludur. İstasyon, kafe, otel ve havaalanında aynı kalıp hem “hemen yapacağım” hem “yarın kararlıyım” anlamını taşır. Mastar çekilmez, ne ... pas yardımcıyı sarar ve yer bildiren à mastarın değil yer adının önüne gelir.