Evdeki eşyaları ve odaları Arapça adlandırarak konumlarını basit cümlelerle anlatabiliriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
1. Temel kelimeler: kanepe, buzdolabı ve oda
Bu ünitede üç temel kelime öğreniyoruz. Kanepe için أَرِيكَةٌ (erîketün), buzdolabı için ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün), oda için غُرْفَةٌ (gurfetün) denir. Kelimelerin sonundaki “-ün” sesi, kelimenin tek başına belirsiz ve yalın durumda olduğunu gösteren tenvinli okunuştur.
Arapçada “Bu bir kanepe.” demek için هَذِهِ أَرِيكَةٌ. (hâzihî erîketün) denir. “Bu bir buzdolabı.” cümlesi هَذِهِ ثَلَّاجَةٌ. (hâzihî sellâcetün) şeklindedir. “Bu bir oda.” cümlesi ise هَذِهِ غُرْفَةٌ. (hâzihî gurfetün) olur.
Örnek
Resimde üç eşyayı sırayla adlandırabiliriz: هَذِهِ أَرِيكَةٌ. هَذِهِ ثَلَّاجَةٌ. هَذِهِ غُرْفَةٌ. (hâzihî erîketün. hâzihî sellâcetün. hâzihî gurfetün.) Türkçesi: “Bu bir kanepe. Bu bir buzdolabı. Bu bir oda.”
2. Evde farklı alanları tanıtma
Evdeki alanları söylerken oda adlarını da kullanırız. Oturma odası için غُرْفَةُ الْجُلُوسِ (gurfetü’l-cülûsi), mutfak için مَطْبَخٌ (matbahun), yatak odası için غُرْفَةُ النَّوْمِ (gurfetü’n-nevmi) denir. Bu ifadelerde غُرْفَةُ (gurfetü) “oda” anlamındadır.
Bir eşyanın nerede olduğunu söylemek için فِي (fî) edatını kullanırız. الأَرِيكَةُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. (el-erîketü fî gurfeti’l-cülûsi) cümlesi “Kanepe oturma odasındadır.” demektir. Buzdolabı için الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. (es-sellâcetü fî’l-matbahi) diyebiliriz.
Örnek
Soru-cevap örneği: أَيْنَ الأَرِيكَةُ؟ ـ الأَرِيكَةُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. (eyne’l-erîketü? — el-erîketü fî gurfeti’l-cülûsi.) Türkçesi: “Kanepe nerede? — Kanepe oturma odasında.”
3. Eşyaların yerini söyleme
Bir eşyanın yerini anlatırken فِي (fî) “-de, -da, içinde”, عَلَى (alâ) “üstünde” ve بِجَانِبِ (bicânibi) “yanında” anlamında kullanılabilir. Bu derste önce فِي (fî) ile kurulan cümlelere odaklanmak yeterlidir. Arapçada çoğu yer bildiren cümlede önce eşya, sonra yer ifadesi gelir.
Örneğin الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. (es-sellâcetü fî’l-matbahi) “Buzdolabı mutfaktadır.” anlamına gelir. الطَّاوِلَةُ فِي غُرْفَةِ النَّوْمِ. (et-tâviletü fî gurfeti’n-nevmi) cümlesi ise “Masa yatak odasındadır.” demektir. Burada فِي (fî) kelimesinden sonra gelen oda adı belirli biçimde kullanılır.
Örnek
Mutfak resmine göre iki cümle kurabiliriz: الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. الْكُرْسِيُّ بِجَانِبِ الثَّلَّاجَةِ. (es-sellâcetü fî’l-matbahi. el-kursiyyü bicânibi’s-sellâceti.) Türkçesi: “Buzdolabı mutfaktadır. Sandalye buzdolabının yanındadır.”
4. Belirli ve belirsiz kelimeler
Arapçada belirli bir eşyadan söz ederken kelimenin başına الـ (el-) gelir. Böylece أَرِيكَةٌ (erîketün) “bir kanepe” iken الأَرِيكَةُ (el-erîketü) “kanepe” anlamına gelir. Benzer biçimde ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün) “bir buzdolabı”, الثَّلَّاجَةُ (es-sellâcetü) ise “buzdolabı” demektir.
Bu kelimeler dişil kabul edildiği için “bu” anlamında هَذِهِ (hâzihî) kullanılır. “Bu büyük bir oda.” cümlesi هَذِهِ غُرْفَةٌ كَبِيرَةٌ. (hâzihî gurfetün kebîretün) şeklindedir. Sıfat, nitelediği kelimeden sonra gelir ve onunla belirli-belirsiz olma bakımından uyum gösterir.
Örnek
Karşılaştırma: هَذِهِ أَرِيكَةٌ كَبِيرَةٌ. الأَرِيكَةُ الْكَبِيرَةُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. (hâzihî erîketün kebîretün. el-erîketü’l-kebîretü fî gurfeti’l-cülûsi.) Türkçesi: “Bu büyük bir kanepe. Büyük kanepe oturma odasındadır.”
5. Kısa diyaloglarla ev eşyalarını kullanma
Ev tanıtırken kısa soru ve cevaplar kullanabiliriz. “Nerede?” sorusu أَيْنَ؟ (eyne?), “Ne var?” sorusu مَاذَا هُنَاكَ؟ (mâzâ hunâke?) biçimindedir. هَلْ هَذِهِ أَرِيكَةٌ؟ (hel hâzihî erîketün?) sorusu “Bu bir kanepe mi?” demektir ve cevabı نَعَمْ، هَذِهِ أَرِيكَةٌ. (neam, hâzihî erîketün) olabilir.
Diyalog kurarken önce soruyu, sonra kısa ve doğru cevabı söylemek önemlidir. Birden fazla eşyayı anlatmak için وَ (ve) bağlacını kullanırız. Örneğin فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَةٌ وَلَمْبَةٌ. (fî gurfeti’l-cülûsi erîketün ve lembetün) cümlesi “Oturma odasında bir kanepe ve bir lamba var.” anlamına gelir.
Örnek
Kısa diyalog: أَيْنَ الْكُرْسِيُّ؟ ـ الْكُرْسِيُّ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. هَلْ هُنَاكَ أَرِيكَةٌ؟ ـ نَعَمْ، هُنَاكَ أَرِيكَةٌ. (eyne’l-kursiyyü? — el-kursiyyü fî gurfeti’l-cülûsi. hel hunâke erîketün? — neam, hunâke erîketün.) Türkçesi: “Sandalye nerede? — Sandalye oturma odasında. Orada bir kanepe var mı? — Evet, orada bir kanepe var.”
6. Genel tekrar ve küçük betimleme
Bir evi tanıtırken kelimeleri tek tek söylemek yerine kısa bir metin oluşturabiliriz. Önce evdeki odayı, sonra odadaki eşyaları ve son olarak eşyaların yerini anlatmak düzenli bir anlatım sağlar. A2 düzeyinde uzun açıklamalar yerine doğru kurulmuş üç veya dört kısa cümle yeterlidir.
Örnek metinde هَذَا بَيْتِي. فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَةٌ وَلَمْبَةٌ. الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. غُرْفَةُ النَّوْمِ كَبِيرَةٌ. (hâzâ beytî. fî gurfeti’l-cülûsi erîketün ve lembetün. es-sellâcetü fî’l-matbahi. gurfetü’n-nevmi kebîretün.) denebilir. Bu metin “Bu benim evim. Oturma odasında bir kanepe ve lamba var. Buzdolabı mutfaktadır. Yatak odası büyüktür.” anlamına gelir.
Kelimeleri öğrenirken resmi zihninizde canlandırmanız ve cümleyi sesli söylemeniz yararlıdır. Özellikle أَرِيكَةٌ (erîketün) kelimesindeki uzun “î” sesine ve ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün) kelimesindeki “c” sesine dikkat edin. Arapçadaki boğazdan gelen bazı sesleri ilk aşamada Türkçeye yaklaşık söylemek normaldir; önemli olan kelimeyi düzenli olarak dinleyip tekrar etmektir.
Örnek
Çözümlü görev: “Buzdolabı mutfakta, kanepe oturma odasında.” cümlesi الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ، وَالأَرِيكَةُ فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ. (es-sellâcetü fî’l-matbahi, ve’l-erîketü fî gurfeti’l-cülûsi.) olur. Burada iki eşya, iki oda ve yer bildiren فِي (fî) edatı doğru biçimde kullanılmıştır.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: “Kanepe” için her zaman eril gösterme sözcüğü kullanılır: هَذَا أَرِيكَةٌ. (hâzâ erîketün) Doğrusu: Doğrusu هَذِهِ أَرِيكَةٌ. (hâzihî erîketün) şeklindedir. أَرِيكَةٌ (erîketün) dişil kabul edildiği için “bu” anlamında هَذِهِ (hâzihî) kullanılır.
- Yanlış: Belirli eşyaları anlatırken kelimeyi hep tenvinle söylemek: أَرِيكَةٌ فِي الْغُرْفَةِ. (erîketün fî’l-gurfeti) Doğrusu: Belirli bir kanepe anlatılıyorsa الأَرِيكَةُ فِي الْغُرْفَةِ. (el-erîketü fî’l-gurfeti) denir. Belirli kelimelerde baştaki الـ (el-) ve sondaki uygun hareke birlikte kullanılır.
- Yanlış: Başlangıç düzeyinde konum ifadesini her zaman cümlenin başına almak gerekir: فِي الْمَطْبَخِ الثَّلَّاجَةُ. (fî’l-matbahi es-sellâcetü) Doğrusu: Başlangıç düzeyinde daha kolay yapı الثَّلَّاجَةُ فِي الْمَطْبَخِ. (es-sellâcetü fî’l-matbahi) şeklindedir. Konum ifadesi cümlenin başında da kullanılabilir; ancak bu derste önce eşya, sonra konum yapısını kullanıyoruz.
- Yanlış: ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün) kelimesini “salaca” veya “telace” gibi okumak. Doğrusu: Yaklaşık Türkçe okunuşu ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün) şeklindedir. İlk sesteki ث (s̱) Türkçede tam karşılığı olmayan peltek bir sestir; başlangıçta “s”ye yakın söylenebilir.
Bir adım ileri
Bir üst sınıfta ev konusu, yalnızca eşya adlarını söylemekten çıkıp evin bölümlerini daha ayrıntılı tanıtmaya ilerler. Öğrenciler odaların özelliklerini, eşyaların sayısını ve eşyaların birbirine göre konumunu anlatabilir. Örneğin فِي غُرْفَةِ الْجُلُوسِ أَرِيكَتَانِ. (fî gurfeti’l-cülûsi erîketâni) gibi sayı bildiren cümlelerle tanışabilirler. Ayrıca أَيْنَ تَضَعُ الْكُرْسِيَّ؟ (eyne tedau’l-kursiyye?) sorusuyla eşya yerleştirme ve yönerge verme çalışmaları yapılabilir.
Özet
Arapçada kanepe أَرِيكَةٌ (erîketün), buzdolabı ثَلَّاجَةٌ (sellâcetün), oda ise غُرْفَةٌ (gurfetün) demektir. Bu kelimelerle هَذِهِ (hâzihî), فِي (fî) ve أَيْنَ؟ (eyne?) yapılarını kullanarak eşyanın ne olduğunu ve nerede bulunduğunu söyleyebiliriz. Belirli kelimelerde الـ (el-) ekine, dişil kelimelerde ise هَذِهِ (hâzihî) kullanımına dikkat etmeliyiz.