Amaç cümleleri, bir eylemi hangi hedef için yaptığımızı B1 düzeyinde um ... zu ve damit ile kısa, net ve doğru bağlamamızı sağlar.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Amaç nedir, gerekçeden farkı nedir?
CEFR B1 can-do hedefi şudur: Günlük planlarımı ve okul işlerimi ne için yaptığımı anlatabilirim. Almancada bu soru çoğu zaman Wozu? (vo-tsu) yani ne için ile gelir. Warum? (va-rum) ise daha çok gerekçe sorar. Gerekçe bağlacı weil (vayl) geçmiş veya mevcut bir nedeni açıklar; amaç ise henüz ulaşılmak istenen hedeftir. Öğretmenler bu ayrımı sık sık bir ok şemasıyla gösterir: solda eylem, sağda hedef.
Türkçede için ve diye bazen hem gerekçeyi hem amacı karşılar; bu yüzden karıştırmak kolaydır. Somut olay: Sabah 06.30’da kalkan Ece, uyuyamadığı için değil, otobüsü kaçırmamak için kalkmıştır. İkinci anlam amaçtır. Kalıp: Ich stehe früh auf, um den Bus nicht zu verpassen. (ih ştee-e frü auf, um den bus niht tsu fer-pasen) Otobüsü kaçırmamak için erken kalkıyorum. Telaffuz ipucu: zu her zaman tsu, um kısa um, nicht niht gibi okunur.
Avrupa dil sınıflarında amaç cümlesi genelde B1’in bağlaçlar basamağında, öğrencinin iki kısa cümleyi tek bağla birleştirmesi için öğretilir. Hedef, kendi planını Ich lerne. Ich will die Prüfung schaffen. (ih lerne. ih vil di prü-fung şafen) gibi kopuk cümleler yerine tek akışta söylemektir.
Örnek
Kısa diyalog. A: Wozu lernst du Deutsch? (vo-tsu lernst du doyç) Ne için Almanca öğreniyorsun? B: Ich lerne Deutsch, um später in Wien zu studieren. (ih lerne doyç, um şpee-ter in viin tsu ştu-dii-ren) Daha sonra Viyana’da okumak için Almanca öğreniyorum. Aynı özne ben olduğu için um ... zu yeter.
um ... zu: aynı özne, mastar yolu
um ... zu ancak ana cümledeki kişi ile mastedeki kişi aynıysa kullanılır. Formül şudur: ana cümle + um + (gerekirse nicht) + zu + mastar. Örnek: Ich gehe in die Bibliothek, um ruhig zu lernen. (ih gee-e in di bibli-o-teek, um ruu-ih tsu lern-en) Sakin öğrenmek için kütüphaneye gidiyorum. Ayrılabilen fiilde zu öneğin ortasına girer: um anzurufen (um an-tsu-ruu-fen) aramak için, um aufzustehen (um auf-tsu-ştee-en) kalkmak için, um mitzukommen (um mit-tsu-kom-en) birlikte gelmek için.
Olumsuz amaç um nicht zu ile kurulur. Ich flüstere, um die anderen nicht zu stören. (ih flüs-te-re, um di an-de-ren niht tsu ştö-ren) Diğerlerini rahatsız etmemek için fısıldıyorum. Cümle bazen amaçla da başlayabilir: Um den Zug zu erreichen, laufe ich schnell. (um den tsuk tsu er-ray-hen, lauf-e ih şnel) Trene yetişmek için hızlı koşuyorum. B1’de her iki sıra da doğrudur; virgül amaç öbeğini ayırır.
Sık kalıplar B1 sözcükleriyle sınırlı kalsın: um zu verstehen (um tsu fer-ştee-en) anlamak için, um zu üben (um tsu üü-ben) pratik yapmak için, um Zeit zu sparen (um tsayt tsu şpaa-ren) zaman kazanmak için, um eine gute Note zu bekommen (um ay-ne guu-te noo-te tsu be-kom-en) iyi not almak için. zu asla düşmez; Türkçedeki için tek başına yetmez.
Örnek
İki cümleyi birleştirme. 1) Can kauft ein Wörterbuch. (tsan kauft ayn vör-ter-buhh) Can bir sözlük alıyor. 2) Can will besser lesen. (tsan vil beser ley-zen) Can daha iyi okumak istiyor. Aynı kişi Can’dır. Sonuç: Can kauft ein Wörterbuch, um besser zu lesen. (tsan kauft ayn vör-ter-buhh, um beser tsu ley-zen) Can daha iyi okumak için bir sözlük alıyor.
damit: işin içinde başka biri de varsa
Özneler farklıysa um ... zu kullanılamaz; yan cümle gerekir: damit (da-mit) + özne + diğer ögeler + çekimli fiil sonda. Sınıf sahnesi: öğrenci öğretmenden ek alıştırma ister, amaç öğrencinin değil öğretmenin eylemidir. Ich bitte um extra Material, damit die Lehrerin mir mehr Übungen gibt. (ih bi-te um extra mate-ri-aal, da-mit di lee-re-rin mir meer üü-bun-gen gipt) Öğretmenin bana daha çok alıştırma vermesi için ek materyal istiyorum. Telaffuz: damit da-mit, vurgu ikinci hecede değildir; sakin ve kısa okunur.
damit yan cümlesinde fiil sonda durur; bu, B1’de weil ve dass ile öğrenilen kuralın aynısıdır. Zaman olarak şimdiki zaman çoğu kez gelecek amacı da karşılar: Ich erkläre das noch einmal, damit du es morgen verstehst. (ih er-kleere das noh ayn-maal, da-mit du es mor-gen fer-şteest) Yarın anlaman için bunu bir kez daha anlatıyorum. Yardımcı fiil varsa o da sonda kalır: damit ihr die Aufgabe machen könnt (da-mit ir di auf-gaa-be mah-hen könt) ödevi yapabilmeniz için.
Aynı öznede damit dilbilgisi olarak mümkün olsa da B1’de kısa ve doğal yol um ... zu olur. Karşı taraf için bir kolaylık, bir izin veya bir bilgi bırakıyorsanız damit seçin. Kalıp bankası: damit du mich verstehst (da-mit du mih fer-şteest) beni anlaman için, damit wir pünktlich ankommen (da-mit vir pünkt-lih an-kom-en) zamanında varalım diye, damit die Lehrerin uns hilft (da-mit di lee-re-rin uns hilft) öğretmen bize yardım etsin diye.
Örnek
Somut olay. Deniz yavaş konuşur, çünkü arkadaşı Ali henüz B1’dedir. Deniz spricht langsam, damit Ali alles versteht. (de-niz şpriht lang-zaam, da-mit aa-li ales fer-şteet) Deniz, Ali’nin her şeyi anlaması için yavaş konuşuyor. Özneler Deniz ve Ali’dir; bu yüzden um ... zu yanlış olur.
Aynı kişi mi, başka kişi mi? Tahtada karşılaştırma
Karşılaştırma B1’in can-do kalbidir: Amacı kimin gerçekleştireceğini görürüm ve doğru bağı seçerim. Tahta örneği 1, aynı özne: Ich lerne jeden Tag, um die Prüfung zu bestehen. (ih lerne yee-den taak, um di prü-fung tsu be-ştee-en) Sınavı geçmek için her gün çalışıyorum. Tahta örneği 2, farklı özne: Die Lehrerin erklärt die Regel noch einmal, damit die Klasse sie versteht. (di lee-re-rin er-kleert di ree-gel noh ayn-maal, da-mit di kla-se zii fer-şteet) Sınıf kuralı anlasın diye öğretmen kuralı bir kez daha anlatıyor. Amaç sahibi değişince yapı da değişir.
Hızlı test: Cümleyi kim ... istiyor? diye sorun. Cevap ana cümledeki kişiyle aynıysa um ... zu; değilse damit ve fiil sonda. Yanlış deneme: Ich erkläre das, um du es zu verstehen. Bu cümle B1’de geçersizdir, çünkü ich ile du ayrı kişilerdir. Doğrusu: Ich erkläre das, damit du es verstehst. (ih er-kleere das, da-mit du es fer-şteest).
Kısa diyalog, servis durağında. A: Warum rennst du? (va-rum renst du) Neden koşuyorsun? B: Ich renne, um den Bus zu erreichen. (ih rene, um den bus tsu er-ray-hen) Otobüse yetişmek için koşuyorum. A: Und warum rufst du deine Schwester an? (unt va-rum ruufst du day-ne şves-ter an) Peki kız kardeşini neden arıyorsun? B: Ich rufe sie an, damit sie uns Platz frei hält. (ih ruu-fe zii an, da-mit zii uns plats fray helt) Bize yer ayırması için onu arıyorum. İlk cevap aynı özne, ikinci cevap başka özne.
Örnek
Dönüştürme. Verilen: Mert schließt das Fenster. Die anderen sollen nicht frieren. (mert şliist das fens-ter. di an-de-ren zolen niht frii-ren) Mert pencereyi kapatıyor. Diğerleri üşümesin. Farklı özneler. Çözüm: Mert schließt das Fenster, damit die anderen nicht frieren. (mert şliist das fens-ter, da-mit di an-de-ren niht frii-ren).
Günlük hayatta iki hedef: yetişmek ve sınavı geçmek
Sınıf posteri iki tanıdık B1 durumunu yan yana koyar. Poster A, yetişmek: Wir gehen jetzt, um pünktlich anzukommen. (vir gee-en yetst, um pünkt-lih an-tsu-kom-en) Zamanında varmak için şimdi gidiyoruz. Aynı özne wir olduğu için um ... zu ve ayrılabilen ankommen içinde anzukommen görülür. Poster B, sınav: öğrenci arkadaşının not tutmasını ister. Bitte mach Fotos von der Tafel, damit ich später lernen kann. (bi-te mah fo-tos fon der taa-fel, da-mit ih şpee-ter lern-en kan) Daha sonra çalışabilmem için lütfen tahtanın fotoğrafını çek. Burada fotoğrafı çeken başka kişidir.
Okul dışı B1 sahneleri de aynı kuralı tekrarlar. Market: Ich schreibe eine Liste, um nichts zu vergessen. (ih şray-be ay-ne lis-te, um nihts tsu fer-ges-en) Bir şey unutmamak için liste yazıyorum. Spor: Sie trinkt Wasser, um fit zu bleiben. (zii trinkt vas-er, um fit tsu blay-ben) Formda kalmak için su içiyor. Ev: Wir flüstern, damit das Baby schläft. (vir flüs-tern, da-mit das bee-bi şleeft) Bebek uyusun diye fısıldıyoruz. Dijital hayat: Ich wiederhole die Apps, um die Wörter nicht zu vergessen. (ih vii-der-hoo-le di aps, um di vör-ter niht tsu fer-ges-en) Sözcükleri unutmamak için uygulamaları tekrarlıyorum.
Dinlerken um zu konuşma dilinde bazen çok kısa düşer; zu yine tsu olarak kalır. Yazarken virgülü unutmayın: amaç öbeği ana cümleden virgülle ayrılır. Poster çalışmasını okurken her cümlede şu üç soruyu sorun: Eylem ne? Hedef ne? Hedefi kim gerçekleştirecek?
Örnek
Okul kapısı diyaloğu. A: Wozu ist das Poster da? (vo-tsu ist das pos-ter daa) Bu poster ne için orada? B: Es hängt dort, damit alle die zwei Regeln sehen. (es hengt dort, da-mit ale di tsvay ree-geln zee-en) Herkes iki kuralı görsün diye orada asılı. A: Und ihr? (unt ir) Peki siz? B: Wir lesen es, um keine Fehler mehr zu machen. (vir ley-zen es, um kay-ne fee-ler meer tsu mah-hen) Artık hata yapmamak için onu okuyoruz.
Sınıfta yazarak uygulamak ve kontrol listesi
Yazma çalışmasında sıra şudur: önce iki kısa cümle kur, sonra özneleri karşılaştır, sonra bağı seç. Aynı özne örneği: Leyla wiederholt die Verben. Sie will sicher sprechen. (lay-la vii-der-holt di ver-ben. zii vil zi-her şpre-hen) Leyla fiilleri tekrar ediyor. Güvenle konuşmak istiyor. Birleşik: Leyla wiederholt die Verben, um sicher zu sprechen. (lay-la vii-der-holt di ver-ben, um zi-her tsu şpre-hen). Farklı özne örneği: Der Lehrer spricht laut. Die letzte Reihe soll ihn hören. (der lee-rer şpriht laut. di lets-te ray-e zol iin höö-ren) Öğretmen yüksek sesle konuşuyor. En arka sıra onu duymalı. Birleşik: Der Lehrer spricht laut, damit die letzte Reihe ihn hört. (der lee-rer şpriht laut, da-mit di lets-te ray-e iin höört).
Kontrol listesi dört maddedir. 1) Amacı kimin yapacağını işaretledim mi? 2) Aynı kişide zu var mı, ayrılabilen fiilde zu doğru yerde mi? 3) Farklı kişide fiil gerçekten sonda mı? 4) Gerekçe bağlacı weil ile amaç bağını karıştırmadım mı? Telaffuz tekrarı: um um, zu tsu, damit da-mit, bestehen be-ştee-en, erreichen er-ray-hen, verstehen fer-ştee-en. Yüksek sesle üç kez okumak, yazım hatalarını da azaltır.
B1 can-do’nun sınıf içi kanıtı şudur: Öğrenci kendi haftalık planından en az üç amaç cümlesi üretir. Model metin: Am Montag lerne ich Vokabeln, um den Test zu schaffen. Ich frage meinen Freund, damit er mir die schwierigen Wörter erklärt. Am Abend gehe ich früh ins Bett, um am nächsten Tag fit zu sein. (am moon-taak lerne ih vo-kaa-beln, um den test tsu şafen. ih fraa-ge may-nen froynt, da-mit eer mir di şvii-ri-gen vör-ter er-kleert. am aan-bent gee-e ih frü ins bet, um am nekhs-ten taak fit tsu zayn) Pazartesi testi başarmak için sözcük çalışıyorum. Arkadaşımın bana zor sözcükleri anlatması için ona soruyorum. Ertesi gün dinç olmak için akşam erken yatıyorum.
Örnek
Öğrenci taslağı ve düzeltme. Taslak: Ich rufe meine Mutter an, um sie mir hilft. Hata: özneler farklı, um ... zu olmaz. Düzeltme: Ich rufe meine Mutter an, damit sie mir hilft. (ih ruu-fe may-ne mu-ter an, da-mit zii mir hilft) Annemin bana yardım etmesi için onu arıyorum.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Farklı öznelerde um ... zu kullanmak, örneğin Ich erkläre das, um du zu verstehen. Doğrusu: Başka biri hedefi gerçekleştirecekse damit ve sonda çekimli fiil gerekir: Ich erkläre das, damit du es verstehst.
- Yanlış: zu’yu düşürmek: Ich lerne, um verstehen. veya Türkçe için kalıbını für ile kopyalamak: für zu verstehen. Doğrusu: Aynı öznede her zaman um ... zu + mastar vardır. Doğrusu um zu verstehen veya cümle içinde Ich lerne, um alles zu verstehen.
- Yanlış: damit yan cümlesinde fiili ikinci konumda bırakmak: damit du verstehst es. Doğrusu: Yan cümlede fiil sondadır: damit du es verstehst. Bu, weil ve dass ile aynı B1 kuralıdır.
- Yanlış: Amaç varken weil kullanmak: Ich stehe früh auf, weil ich den Bus nicht verpasse. Doğrusu: weil gerekçedir, amaç değildir. Hedef için Ich stehe früh auf, um den Bus nicht zu verpassen. denir.
- Yanlış: Ayrılabilen fiilde zu’yu başa veya sona koymak: um zu ankommen / um ankommen zu. Doğrusu: zu öneğin ile kökün arasına girer: um anzukommen, um aufzustehen, um mitzukommen.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta aynı aileden iki yeni mastar yapısı gelir: ohne ... zu (yapmadan) ve statt ... zu (yerine). B2’de sodass sonuç, damit ise amaç olarak net ayrılır; ayrıca edilgen ve dolaylı anlatımda amaç bağları uzar. Şimdilik B1 hedefi yeter: aynı kişide um ... zu, başka kişide damit, fiil yerini şaşırmadan. Bu iki kapı sağlam açılırsa sonraki bağlaçlar yük olmaz.
Özet
Amaç, gerekçe değildir; Wozu? sorusuna um ... zu veya damit ile cevap verilir. Aynı özne varsa mastar yolu um ... zu, farklı özne varsa yan cümle damit ve fiil sonda kullanılır. Yazmadan önce amacı kimin gerçekleştireceğini sorun; Türkçe için ve diye alışkanlığı bu iki kapıyı karıştırmasın.