QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Kelime: Randevu, davet, telefon ve resmi hizmetler

Yabancı Diller · Almanca A2 · Hizmetler ve Sosyal Planlar
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Almanca A2 düzeyinde randevu, davet, telefon ve resmi hizmet dilini kullanmak, günlük planları ve basit resmi işleri bağımsızca yönetebilmeni sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Telefonla randevu almak

Öğrenci evde telefonla ne için randevu alıyor?

CEFR A2’de şunu yapabilirsin: basit bir randevuyu telefonla isteyebilir ve saati onaylayabilirsin. Almancada randevu sözcüğü der Termin dir (okunuşu: ter-miin). En sık kalıp einen Termin machen veya einen Termin vereinbaren şeklindedir (okunuşu: aynen termiin mahen / fer-ayn-baaren). Türkçedeki randevu almak ifadesi bire bir nehmen ile çevrilmez; bu yüzden einen Termin nehmen denmez.

Almanya, Avusturya ve İsviçre’de doktor, dil kursu ve birçok resmi iş için önce randevu beklenir. Dakiklik önemlidir; die Pünktlichkeit (okunuşu: pünkt-lih-kayt) günlük hayatın parçasıdır. Telefonda sıra şöyledir: selam, adın, sonra istek. Açılışta Guten Tag, hier ist … veya … am Apparat denir (okunuşu: hiir isst / am aparaat). Kapanışta yüz yüze Auf Wiedersehen değil, telefona özgü Auf Wiederhören kullanılır (okunuşu: auf viider-höören).

Dünyada A2 derslerinde bu konu çoğu zaman rol oyunuyla öğretilir: bir öğrenci kurs sekreteri, diğeri arayan kişidir. Amaç dilbilgisi ezberi değil, işini bitirmektir. Zaman soruları A2’de kalır: Wann? Um wie viel Uhr? Am Dienstag um 16 Uhr (okunuşu: van, um vii fiil uur, am diinstaak um zöhls-tseen uur). Modal fiil möchten isteği yumuşatır; Ich will bu bağlamda kaba durur.

Örnek

Guten Tag, hier ist Elif. İyi günler, ben Elif. Ich möchte einen Termin für Deutschunterricht. Almanca dersi için randevu istiyorum. Haben Sie am Mittwoch um 17 Uhr Zeit? Çarşamba saat 17’de vaktiniz var mı? Ja, das geht. Kommen Sie bitte um 17 Uhr. Evet, olur. Lütfen saat 17’de gelin. Vielen Dank. Auf Wiederhören. Çok teşekkürler. Hoşça kalın.

Davet etmek ve davete cevap vermek

CEFR A2 can-do hedefi: birini basitçe davet edebilir, daveti kabul veya nazikçe reddedebilirsin. Davet sözcüğü die Einladung dir (okunuşu: ayn-laduung). Fiil einladen ayrılabilen bir fiildir (okunuşu: ayn-laaden): şimdi zamanda Ich lade dich ein denir, Ich einlade dich denmez. Arkadaşa du, az tanıdığa ve resmi kişilere Sie kullanılır.

Sık kalıplar şunlardır: Hast du am Samstag Zeit? Ich lade dich zum Essen ein. Kommst du mit? (okunuşu: hast duu am zamstaak tsayt; ih laade dih tsum esen ayn; komst duu mit). Kabul: Ja, gern! Das ist sehr nett. Red: Leider kann ich nicht. Ich habe keine Zeit. Vielleicht ein anderes Mal. (okunuşu: layder kan ih niht; fiilayht ayn anderees maal). Sebep verirken weil cümlesinde fiil sonda durur: Ich kann nicht kommen, weil ich lernen muss.

Günlük hayatta davet yalnızca parti değildir; kahve, sinema, doğum günü ve sınıf gezisi de davettir. Birçok ülkede A2 kitapları bu kalıpları kısa diyalog ve mesaj metniyle verir. Tarihçe olarak Almanca konuşulan ülkelerde yazılı davetiye uzun süre resmi kaldı; gençler bugün çoğu kez telefon veya kısa mesaj kullanır, ama sözlü kalıp aynıdır. Bir sonraki adımda saat, yer ve getirecek şeyi net söylemek yeter: Um 19 Uhr bei mir zu Hause.

Örnek

Hallo Ali, hast du am Freitag Abend Zeit? Ali, cuma akşamı vaktin var mı? Ich lade dich zu uns ein. Seni bize davet ediyorum. Ja, gern. Wann genau? Evet, seve seve. Tam olarak ne zaman? Um 18 Uhr. Bring bitte etwas zu trinken mit. Saat 18’de. Lütfen içecek bir şey getir. Super, bis Freitag! Harika, cumaya kadar!

Bankada resmi hizmet ve gişe konuşması

Öğrenciler bankada randevuyu kiminle örnekliyor?

CEFR A2 can-do: banka veya gişede kim olduğunu söyleyebilir, ne istediğini basit cümleyle anlatabilir ve form doldurmanı isteyen kişiye Ja veya Bitte wiederholen Sie diyebilirsin. Banka die Bank (okunuşu: bank), gişe der Schalter (okunuşu: şalter), kimlik der Ausweis (okunuşu: aus-vays), form das Formular (okunuşu: formu-laar) sözcükleridir. Sıra numarası birçok yerde die Nummer ile verilir.

Resmi yerde her zaman Sie kullanılır; du banka görevlisine A2’de yanlış ve kaba bulunur. İstekler modal fiille yumuşar: Ich möchte ein Konto eröffnen. Können Sie mir bitte helfen? Ich brauche einen Termin. (okunuşu: ih möhşte ayn konto eröfnen; könen zii mir bite helfen). Görevli sık şöyle der: Haben Sie einen Ausweis? Bitte füllen Sie das Formular aus. Einen Moment bitte. Ayrılabilen fiil ausfüllen cümlede füllen … aus olur.

Bu sahne dünyada iletişimsel yöntemle öğretilir: gerçekçi gişe, numara bileti ve kimlik kartı kopyası kullanılır. Amaç, stresli resmi ortamda kısa ve doğru cümle kurmaktır. Türkçe kaynaklı sık baskı, her cümleyi ben istiyorum diye kurmaktır; Almancada Ich möchte ve Bitte yeter. Anlamadığında A2 için meşru cümle şudur: Können Sie bitte langsamer sprechen? (okunuşu: könen zii bite langzaamer şprehen).

Örnek

Guten Tag. Ich möchte bitte einen Termin. İyi günler. Randevu istiyorum. Wofür brauchen Sie den Termin? Randevuyu ne için istiyorsunuz? Für ein Konto. Hier ist mein Ausweis. Hesap için. Kimliğim burada. Bitte nehmen Sie eine Nummer und warten Sie. Lütfen numara alın ve bekleyin. Danke. Wo ist der Schalter? Teşekkürler. Gişe nerede?

Postanede mektup ve paket işlemleri

Postanede hangi resmi işlem örnekleniyor?

CEFR A2 can-do: postanede mektup veya küçük paket göndermek istediğini söyleyebilir, fiyat ve adresi sorabilirsin. Postane die Post (okunuşu: post), mektup der Brief (okunuşu: briif), pul die Briefmarke (okunuşu: briif-marke), paket das Paket (okunuşu: pakét), göndermek schicken veya senden sözcükleridir. Kalıp: Ich möchte diesen Brief schicken. Wie viel kostet das?

Gişede görevli ölçü ve ülke sorabilir: Wohin? Nach Ankara. Luftpost? Bilmiyorsan Ich weiß nicht. Was ist besser? demek A2 için yeterlidir. Taahhütlü gönderi sözcüğü Einschreiben dir (okunuşu: ayn-şrayben) ve birçok A2 ders kitabında geçer. Adres okumak da hedeftir: Straße, Hausnummer, Postleitzahl, Stadt (okunuşu: ştraase, haus-nummer, post-layt-tsaal, ştat). Fiil çekimi şimdiki zamandadır: Ich schicke, Sie schicken.

Günlük hayatta insanlar hâlâ fatura, resmi yazı ve hediye paketini postaneden yollar. Konu, dünyada sıkça gerçek form ve paket ile iş istasyonu olarak işlenir; böylece öğrenci yalnızca ezberlemez, sıraya girip cümleyi söyler. Tarihçe olarak pul ve postane, yazının uzaklara gitmesinin klasik yoludur; bugün kargo şirketleri de aynı gişe dilini kullanır. Karışıklık olmasın: die Post kurum, der Brief kâğıt mektuptur; die E-Mail ayrıdır ve A2’de eine E-Mail schreiben diye geçer.

Örnek

Guten Tag. Ich möchte dieses Paket nach Izmir schicken. İyi günler. Bu paketi İzmir’e göndermek istiyorum. Was ist im Paket? Paketin içinde ne var? Bücher. Wie viel kostet das? Kitap. Ne kadar tutar? 12 Euro. Möchten Sie Einschreiben? 12 avro. Taahhütlü olsun mu? Ja, bitte. Hier ist das Geld. Evet, lütfen. Para burada.

Belediyede resmi randevu istemek

Öğrenci belediyede hangi resmi randevuyu istiyor?

CEFR A2 can-do: belediye veya nüfus işleri gibi bir kurumda randevu ve yardım isteyebilirsin. Belediye binası sık das Rathaus (okunuşu: raat-haus), vatandaşlık işleri birimi birçok yerde das Bürgeramt (okunuşu: bürger-amt) olarak anılır. Kayıt die Anmeldung (okunuşu: an-melduung) A2’de sık geçen bir resmi sözcüktür. Kapıda veya gişede: Ich möchte einen Termin im Bürgeramt. Können Sie mir bitte helfen?

Resmi Almanca kısa, net ve Sie biçimindedir. Gerekçe için basit weil yeter: Ich brauche eine Anmeldung, weil ich hier wohne. (okunuşu: ih brauhe ayne an-melduung, vayl ih hiir voone). Randevu saati değişecekse A2 kalıbı Kann ich den Termin verschieben? olur (okunuşu: fer-şii-ben). İptal: Ich muss den Termin absagen. Ayrılabilen fiiller yine parçalanır: Ich sage den Termin ab. Tarih ve saat: am Montag, um 9 Uhr.

Bu konu, Almanca konuşulan ülkelerde gerçek hayatta çok erken gerekir; adres kaydı olmadan banka veya okul işi zorlaşabilir. Derslerde harita, randevu kartı ve kısa rol oyunu yaygındır. Uydurma prosedür ezberletmek doğru değildir; A2’de senin işin kapıdaki cümle, kimlik ve randevu saatidir. Anlamazsan: Entschuldigung, ich verstehe nicht. Bitte sprechen Sie langsamer. Bu cümle resmi yerde de kabul görür ve A2 sınırını aşmaz.

Örnek

Guten Tag. Ich möchte bitte einen Termin. İyi günler. Randevu istiyorum. Für welches Amt? Hangi birim için? Für das Bürgeramt. Ich brauche eine Anmeldung. Vatandaşlık işleri için. Kayda ihtiyacım var. Haben Sie am Donnerstag um 10 Uhr Zeit? Perşembe saat 10’da vaktiniz var mı? Ja. Ich komme um 10 Uhr. Danke. Evet. Saat 10’da gelirim. Teşekkürler.

Resmi yazı ve dilekçeyi teslim etmek

Kişi resmi kurumda ne teslim ediyor?

CEFR A2 can-do: kısa bir formu veya dilekçeyi gişeye verebilir, imza yerini anlayabilir ve kimliğini gösterebilirsin. Başvuru kâğıdı der Antrag (okunuşu: an-traak), teslim etmek abgeben (okunuşu: ap-geeben), imzalamak unterschreiben (okunuşu: unter-şrayben) sözcükleridir. Kalıplar: Ich möchte diesen Antrag abgeben. Bitte unterschreiben Sie hier. Hier ist mein Ausweis. Ist das alles?

A2’de uzun resmi mektup yazmak hedef değildir; hedef, gişede kâğıdı doğru adla vermek ve eksik bilgiyi sormaktır. Soru kalıpları kısa kalır: Wohin muss ich gehen? Welche Nummer? Brauche ich noch ein Foto? Fiil abgeben şimdi zamanda ich gebe … ab olur. Geçmiş için A2’de Perfekt yeter: Ich habe den Antrag abgegeben. (okunuşu: ih haabe deen an-traak ap-gegeeben). Yardım isteği yine Können Sie mir bitte helfen? ile kurulur.

Günlük hayatta dilekçe, kayıt formu, okul belgesi veya adres değişikliği kâğıdı bu sahneye girer. Konu dünyada sıkça gerçek form doldurma istasyonu olarak işlenir; öğrenci hem okur hem konuşur. Sık yanlış anlama, her resmi metni edebi dil sanmaktır; gişe dili tekrarlidir ve A2 sözcükleriyle yürür. Bir üst basamakta e-posta ve daha uzun gerekçe gelir; şimdilik kâğıdı ver, imzala, teşekkür et yeter: Vielen Dank für Ihre Hilfe. Auf Wiedersehen.

Örnek

Guten Tag. Ich möchte diesen Brief abgeben. İyi günler. Bu mektubu teslim etmek istiyorum. Haben Sie einen Ausweis? Kimliğiniz var mı? Ja, hier bitte. Evet, buyurun. Bitte unterschreiben Sie hier. Lütfen burayı imzalayın. Ist das alles? Danke. Hepsi bu kadar mı? Teşekkürler.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Randevu almak deyince einen Termin nehmen demek. Doğrusu: Doğrusu einen Termin machen veya einen Termin vereinbaren kalıbıdır. nehmen bu anlamda kullanılmaz.
  • Yanlış: Telefonda Hallo, ich bin Ali deyip hemen konuya girmek. Doğrusu: Almancada telefonda ad Hier ist Ali veya Ali am Apparat ile verilir. Kapanışta Auf Wiederhören denir.
  • Yanlış: Davette ve gişede herkese du ve Ich will kullanmak. Doğrusu: Arkadaşa du, banka, postane ve belediyede Sie gerekir. İstek için Ich möchte daha uygundur.
  • Yanlış: einladen ve abgeben fiillerini hiç ayırmadan Ich einlade dich demek. Doğrusu: Şimdi zamanda kök ayrılır: Ich lade dich ein, Ich gebe den Antrag ab. Başta tam fiili bırakmak A2’de hatadır.
  • Yanlış: weil den sonra fiili Türkçe gibi ortada bırakmak: weil ich muss lernen. Doğrusu: Yan cümlede fiil sonda durur: weil ich lernen muss. Bu kural randevu iptali ve resmi gerekçede sürekli çıkar.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında (A2 sonu ve B1) aynı konular uzar: randevuyu gerekçeyle ertelemek, telefonda yanlış anlamayı onarmak ve kısa resmi e-posta yazmak. Nezaket için Könnten Sie …? gibi daha yumuşak kalıplar ve sık kullanılan Perfekt biçimleri artar. Belediye ve banka diline online randevu ekranı, şifre ve form talimatı eklenir. Sen şimdilik yüz yüze ve telefonla kısa, doğru cümleyi bitirmeyi hedefle; uzun şikâyet mektubu henüz bu düzeyin işi değildir.

Özet

A2’de randevu, davet, telefon ve resmi gişe dili; Termin machen, einladen, hier ist … ve Sie ile yürüyen kısa işlevsel konuşmadır. Banka, postane ve belediye sahnelerinde kimlik, form, saat ve nazik istek yeter. Doğru kalıp ve ayrılabilen fiillerle günlük planını Almanca yönetmeye başlarsın.

Örnek sorular

1. Bir doktordan randevu almak için hangisi söylenir?
  1. Ich möchte einen Termin machen.
  2. Ich habe Durst.
  3. Ich spiele Fußball.
  4. Ich gehe ins Kino.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich möchte einen Termin machen.
Doktordan randevu almak için 'Ich möchte einen Termin machen.' (Bir randevu almak istiyorum.) denir.
2. Birini telefonla aradığınızda Almanca nasıl selam verirsiniz?
  1. Hallo, hier spricht...
  2. Guten Appetit!
  3. Gute Nacht!
  4. Herzlichen Glückwunsch!
Cevabı göster
Doğru cevap: Hallo, hier spricht...
Telefon görüşmelerinde genellikle 'Hallo, hier spricht...' (Merhaba, burada ... konuşuyor) ifadesiyle başlanır.
3. Bir düğün davetiyesinde hangi kelime bulunur?
  1. Einladung
  2. Rechnung
  3. Buch
  4. Straße
Cevabı göster
Doğru cevap: Einladung
'Einladung' kelimesi Almanca'da 'davet' anlamına gelir ve davetiyelerde sıklıkla kullanılır.
4. Pasaport almak için hangi kuruma gitmelisiniz?
  1. das Rathaus
  2. die Schule
  3. das Kino
  4. die Bäckerei
Cevabı göster
Doğru cevap: das Rathaus
Almanya'da resmi işlemler, pasaport gibi belgeler için genellikle 'das Rathaus' (belediye binası) kullanılır.
5. Telefonla konuşurken 'Bir dakika lütfen' demek için hangisi söylenir?
  1. Einen Moment, bitte.
  2. Guten Morgen!
  3. Viel Spaß!
  4. Bis bald!
Cevabı göster
Doğru cevap: Einen Moment, bitte.
'Einen Moment, bitte.' ifadesi 'Bir dakika, lütfen.' anlamına gelir ve telefonda bekletirken kullanılır.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Dil bilgisi: Kibar istekler (Konjunktiv II: könnte, würde)Günlük konuşma: Davet etme, kabul etme ve nazikçe reddetme ›