QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Davet etme, kabul etme ve nazikçe reddetme

Yabancı Diller · Almanca A2 · Hizmetler ve Sosyal Planlar
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

A2 düzeyinde Almanca konuşan bir öğrenci, günlük hayatta birini nazikçe davet edebilir, daveti sıcak bir kalıpla kabul edebilir ve kırıcı olmadan reddedebilir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Davet etmek bir A2 can-do hedefidir

Kadın komşusunu kahveye nasıl bir yüz ifadesiyle çağırıyor?

CEFR A2 öğrencisi şunu yapabilmelidir: basit bir davet sunmak, davete olumlu yanıt vermek ve kısa bir gerekçeyle nazikçe hayır demek. Bu, dilbilgisi yarışması değil; sokakta işe yarayan bir sosyal beceridir. Goethe ve telc tarzı sınavlarda da sık sık rol yapma kartıyla gelir: kahve, sinema, yürüyüş veya evde buluşma. Resimdeki sahne tam da bu hedefin günlük halidir; bir komşu diğerini içeriye, tanıdık bir ritüele çağırır.

Almanca konuşulan ülkelerde öğleden sonra kahve içmek sıradan bir komşuluk jestidir. Yaşlı veya henüz senli benli olmadığınız komşuya genellikle Sie denir; telaffuz: zii. Genç arkadaşlar arasında ise du yeter. Davetin içine saat ve yer koymak Alman günlük konuşmasında çok yaygındır; karşı tarafın tahmin etmesini beklemeyiz. Noktalı ve net olmak kaba değil, nazik sayılır.

Bu bölümden sonra ezberlenecek üç hareket vardır: çağırmak, kabul etmek, reddetmek. Her üçünde de sihirli sözcükler kısa tutulur. möchten nazik istek bildirir, telaffuz: möhş-ten. gerne kabulü ısıtır, telaffuz: ger-ne. leider ret cümlesinin başında üzüntüyü gösterir, telaffuz: lay-der. Bunları A2 sınırında tutarak karmaşık kip ve uzun yan cümle kullanmadan ilerleyeceğiz.

Örnek

Komşu kahve diyaloğu: Guten Tag, Frau Yılmaz! Möchten Sie heute Nachmittag auf einen Kaffee kommen? İyi günler, Bayan Yılmaz! Bugün öğleden sonra bir kahveye gelir misiniz? Yanıt: Ja, gerne! Um wie viel Uhr? Evet, memnuniyetle! Saat kaçta? Um vier Uhr. Bei mir. Saat dörtte. Benim evimde. Telaffuz ipucu: möhş-ten zii hoy-te naah-mit-taak auf ay-nen ka-fe kom-men.

Nazik davet kalıpları nasıl kurulur

Erkek komşusunu yürüyüşe çağırırken beden dili davetkâr mı?

A2’de en güvenli davet kalıbı şudur: Möchtest du …? veya resmi hali Möchten Sie …? Ardından basit bir fiil gelir: kommen, spazieren gehen, essen gehen. İkinci kalıp Hast du Lust, … zu …? şeklindedir; Lust burada istek demektir, telaffuz: lust. Üçüncü kalıp çok kısadır: Kommst du mit? Yani gelir misin, katılır mısın? Telaffuz: komst du mit. Resimdeki yürüyüş daveti bu üç yoldan biriyle kurulabilir; hepsi A2 sözcük dağarcığının içindedir.

einladen ayrılabilen bir fiildir, telaffuz: ayn-laa-den. Doğru dizi şudur: Ich lade dich ein. Seni davet ediyorum. Resmi hali: Ich lade Sie ein. Türkçedeki gibi fiili başta yığmayız. Kişi zamiri akkuzatiftir: dich veya Sie, dativ dir buraya girmez. Daveti güçlendirmek için zaman ve yer aynı cümlede verilir: am Samstag cumartesi, am Wochenende hafta sonu, um zehn Uhr saat onda, im Park parkta.

Dünyada bu konu hemen her A2 kitabında rol kartıyla öğretilir: biri davet eder, öteki saat sorar. Tarihçe olarak möchten aslında nazik bir dilek kipidir ama A2’de ayrı bir kip gibi ezberlenmez; hazır kalıp olarak öğrenilir. Günlük hayatta mesajlaşmada bile aynı kısa cümleler döner. Unutulmaması gereken kültür notu şudur: Alman, Avusturya ve İsviçre günlük konuşmasında saat net söylenir; irgendwann yani bir ara, davet sayılmaz.

Örnek

Yürüyüş daveti: Guten Tag! Haben Sie am Sonntag Lust, im Park spazieren zu gehen? İyi günler! Pazar günü parkta yürüyüşe çıkmak ister misiniz? Kısa gençlik hali: Hast du am Samstag Lust, spazieren zu gehen? Um zehn Uhr im Park. Cumartesi yürüyüşe çıkmak ister misin? Saat onda, parkta. Telaffuz: haa-ben zii am zon-taak lust, im park şpatsi-ren tsu ge-en.

Daveti sıcak bir dille kabul etmek

Hafta sonu yürüyüş davetini kabul eden kişi bunu nasıl belli ediyor?

Kabul etmek A2’de tek sözcükle bitmez. Yalnız Ja doğru olsa da soğuk durabilir. Isıtan kalıplar şunlardır: Ja, gerne! Evet, memnuniyetle! Ja, super! Evet, harika! Ja, das ist eine gute Idee! Evet, bu iyi bir fikir! Telaffuz: das ist ay-ne guu-te i-dee. İsterseniz teşekkür de eklenir: Danke für die Einladung. Davet için teşekkürler. Einladung davet demektir, telaffuz: ayn-laa-dung. Resimdeki kabul sahnesi tam da bu sıcak kısa yanıta uyar.

İyi bir kabul, hemen ardından küçük bir soru sorar; bu hem ilgi hem de plan netliği gösterir. Um wie viel Uhr? Saat kaçta? Telaffuz: um vii fiil uur. Wo treffen wir uns? Nerede buluşuyoruz? Telaffuz: voo tref-fen vir uns. Wer kommt noch mit? Başka kim geliyor? Bu sorular A2’yi aşmaz, şimdiki zaman ve bildik soru sözcükleridir. Böylece davet yarım kalmaz; saat, yer ve katılım netleşir. Can-do hedefi şudur: daveti kabul edip buluşmayı basit sorularla tamamlayabilmek.

Örnek

Kabul diyaloğu: Kommst du am Wochenende mit? Hafta sonu gelir misin? Ja, gerne! Ich habe Zeit. Wo treffen wir uns? Evet, memnuniyetle! Zamanım var. Nerede buluşuyoruz? Im Park, um zehn Uhr. Parkta, saat onda. Super, ich komme! Harika, geliyorum! Telaffuz: vohen-en-de; tref-fen vir uns; ih haa-be tsayt.

Kırmadan hayır demek

İş arkadaşının yemek davetini reddeden erkek yüzünü nasıl tutuyor?

Almancada çıplak Nein çoğu sosyal davette sert bulunur. A2 öğrencisinin can-do hedefi şudur: kısa bir üzüntü sözü, basit bir gerekçe ve mümkünse başka bir zamane umudu. Üçlü kalıp şöyledir. Bir: Tut mir leid veya Leider. İki: ich kann nicht veya ich habe keine Zeit veya ich habe schon etwas vor yani planım var. Üç: Vielleicht ein anderes Mal. Belki başka zaman. Telaffuz: tut miir layt; ih haa-be şon et-vas for; fil-layht ayn an-de-res maal. Resimdeki iş yemeği reddi bu üç adımla nazik kalır.

Gerekçe A2’de uzun hikâye olmaz. weil ile kısa neden yeter: Leider kann ich nicht, weil ich keine Zeit habe. Maalesef gelemem çünkü zamanım yok. Fiil yan cümlede sonda durur; bu A2 kuralıdır. İş ortamında Sie korunabilir: Vielen Dank für die Einladung, aber ich kann heute Abend nicht. Davet için çok teşekkürler ama bu akşam gelemem. Karşı tarafın yüzünü kurtaran kısa yanıt ise Kein Problem. Sorun değil. Böylece ilişki kopmaz. Unutmayın: ret, kişiyi değil o anki planı reddeder.

Örnek

Yemek davetini ret: Möchtest du heute Abend essen gehen? Bu akşam yemeğe gitmek ister misin? Tut mir leid, ich kann nicht. Ich habe schon etwas vor. Vielleicht ein anderes Mal? Üzgünüm, gelemem. Planım var. Belki başka zaman? Kein Problem. Danke trotzdem. Sorun değil. Yine de teşekkürler. Telaffuz: hoy-te aa-bent es-sen ge-en; trotts-dem.

Davet, kabul ve planı tek konuşmada birleştirmek

Kitap kulübü davetini kabul eden arkadaşlar konuşmayı nasıl tamamlıyor?

Gerçek hayatta davet tek cümlelik bir ok değildir; kısa bir pingpongdur. Sıra şöyledir: çağrı, yanıt, saat, yer, kapanış. A2 öğrencisi bu beş adımı ezber cümlelerle doldurabilir. Çağrı: Hast du Lust, in unseren Buchclub zu kommen? Kitap kulübümüze gelmek ister misin? Buchclub telaffuz: buuh-klup. Kabul: Ja, super! Saat: Wann trefft ihr euch? Ne zaman buluşuyorsunuz? Telaffuz: van treft iir oyh. Yanıt: Jeden Dienstag um sieben. Her salı saat yedide. Kapanış: Perfekt, ich bin dabei. Mükemmel, ben de varım. dabei katılmak anlamındadır, telaffuz: daa-bay.

Bu akış sınav rol oyununda da, koridorda da aynıdır. Öğrenci dinlerken anahtar sözcüklere kulak verir: gün, saat, yer, evet veya hayır. Dienstag salı, um sieben yedide, bei uns bizde. Yanlış günü kaçırmak nazik kalıptan daha büyük sorundur çünkü buluşma kaçırılır. Dünyada A2 derslerinde bu sahne sık sık üç kişilik grupla oynanır: biri davet eder, biri kabul eder, biri reddeder. Böylece aynı dakikada hem gerne hem leider duyulur. Bir sonraki adımınız, bu kalıpları ezberden değil, gerçek bir gün ve saat koyarak söylemektir.

Örnek

Kitap kulübü diyaloğu: Möchtest du in unseren Buchclub kommen? Wir lesen einfache Bücher. Kitap kulübümüze gelmek ister misin? Basit kitaplar okuyoruz. Ja, gerne! Wann trefft ihr euch? Evet, memnuniyetle! Ne zaman buluşuyorsunuz? Jeden Dienstag um sieben. Bei uns in der Schule. Her salı saat yedide. Okulda, bizde. Super, ich komme! Harika, geliyorum! Telaffuz: viir le-zen ayn-fa-he büü-her; ye-den diins-taak um zii-ben.

Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzaklar

Türkçeden bire bir çeviri, Almanca daveti bozar. einladen ayrılabilen fiildir; Ich einlade dich yanlıştır, doğrusu Ich lade dich ein olur. Nesne akkuzatiftir: dich, Sie; dir buraya uymaz. Türkçedeki seni davet ediyorum dizisi Almancada fiili ikiye böler. İkinci tuzak willst du ile möchtest du karışmasıdır. Willst du kommen? gelecek misin, biraz emir gibi durabilir; davette Möchtest du kommen? daha naziktir. Üçüncü tuzak çıplak evet ve hayırdır. Türkçede tamam veya yok yetebilir; Almanca sosyal davette Ja, gerne ve Leider kann ich nicht beklenir.

Dördüncü tuzak du ve Sie karıştırmaktır. Komşu henüz sen demediyse Möchten Sie daha güvenlidir. Beşinci tuzak Lust kalıbıdır: Hast du Lust auf einen Kaffee? doğrudur; für ile kurmak A2’de sapmadır. Altıncı tuzak retten sonra kapıyı kapatmaktır. Türkçede açık kapı bırakmak için başka zaman deriz; Almancada bunun hazır karşılığı Vielleicht ein anderes Mal cümlesidir. Bu hataların hiçbiri dil bilgisi dehası gerektirmez; hepsi A2 kalıp disipliniyle çözülür. Sınıfta her yanlış cümleyi hemen doğru kısa modele çevirerek alışkanlık kırmak en hızlı yoldur.

Örnek

Yanlış: Ich einlade dir am Samstag. Doğru: Ich lade dich am Samstag ein. Seni cumartesi davet ediyorum. Yanlış soğuk kabul: Ja. Doğru sıcak kabul: Ja, gerne! Um wie viel Uhr? Yanlış sert ret: Nein. Doğru nazik ret: Tut mir leid, ich habe keine Zeit. Vielleicht ein anderes Mal. Telaffuz: ih laa-de dih am zam-staak ayn.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Yalnız Ja veya Nein yettiğini sanmak. Doğrusu: A2 davetinde kabulü gerne ile ısıtmak, reti leider veya Tut mir leid artı kısa gerekçeyle yumuşatmak gerekir.
  • Yanlış: Ich einlade dich veya Ich lade dir ein demek. Doğrusu: Fiil ayrılır ve nesne akkuzatiftir: Ich lade dich ein. Resmi halde Ich lade Sie ein.
  • Yanlış: Daveti Willst du …? ile herkese yöneltmek. Doğrusu: Nazik çağrıda A2’nin hazır kalıbı Möchtest du …? veya Möchten Sie …? daha uygundur; wollen daha kesin ve bazen sert durur.
  • Yanlış: Saat ve yer söylemeden Kommst du mit? deyip bırakmak. Doğrusu: Almanca günlük planda gün, saat ve yer netleşir: am Samstag um zehn Uhr im Park gibi kısa ekler daveti tamamlar.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1’de aynı konu yalnızca hazır kalıp olmaktan çıkar. Öğrenci randevuyu ertelemeyi, yeni saat önermeyi ve daha ayrıntılı gerekçe vermeyi öğrenir. würde ile daha esnek dilek cümleleri ve kısa yazılı davet e-postası devreye girer. Telefonla plan yapmak, grupça karar vermek ve çakışan iki daveti yönetmek de B1 sosyal can-do listesine eklenir.

Özet

A2’de davet, kabul ve nazik ret üç kısa kalıp ailesidir: möchten veya Lust ile çağırmak, gerne ile kabul etmek, leider artı gerekçe ile hayır demek. Saat, yer ve du ya da Sie seçimi konuşmayı hem doğru hem nazik kılar. Türkçeden çeviri tuzaklarını bırakıp ayrılabilen fiili ve sıcak sözcükleri yerinde kullanmak, bu can-do hedefini günlük hayatta işler hale getirir.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir davet cümlesidir?
  1. Möchtest du mit ins Kino kommen?
  2. Ich habe keine Zeit.
  3. Ich bin müde.
  4. Es tut mir leid, vielleicht ein anderes Mal.
Cevabı göster
Doğru cevap: Möchtest du mit ins Kino kommen?
Bu cümle 'Sinemaya gelmek ister misin?' anlamında bir davet cümlesidir.
2. Bir arkadaşın seni yemeğe davet ediyor. Hangisi daveti kabul etme ifadesidir?
  1. Ja, gerne!
  2. Tut mir leid, ich kann nicht.
  3. Vielleicht später.
  4. Ich habe schon etwas vor.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ja, gerne!
'Ja, gerne!' ifadesi 'Evet, memnuniyetle!' anlamına gelir ve daveti kabul etmede kullanılır.
3. Aşağıdakilerden hangisi bir daveti nazikçe reddetme cümlesidir?
  1. Es tut mir leid, ich habe keine Zeit.
  2. Natürlich, ich komme gern.
  3. Super, ich freue mich!
  4. Ja, das passt mir gut.
Cevabı göster
Doğru cevap: Es tut mir leid, ich habe keine Zeit.
Bu cümle 'Üzgünüm, vaktim yok.' diyerek nazikçe reddetme anlamı taşır.
4. Hangisi bir arkadaşını doğum günü partisine davet etmek için uygundur?
  1. Willst du zu meiner Geburtstagsparty kommen?
  2. Ich muss Hausaufgaben machen.
  3. Ich bin leider beschäftigt.
  4. Vielleicht ein anderes Mal.
Cevabı göster
Doğru cevap: Willst du zu meiner Geburtstagsparty kommen?
Bu cümle 'Doğum günü partime gelmek ister misin?' anlamında davet cümlesidir.
5. Bir arkadaşın seni sinemaya davet ediyor. Hangisi nazik bir reddetmedir?
  1. Tut mir leid, ich habe schon einen Termin.
  2. Ja, das klingt gut!
  3. Super, ich bin dabei.
  4. Natürlich, gerne!
Cevabı göster
Doğru cevap: Tut mir leid, ich habe schon einen Termin.
'Üzgünüm, zaten bir randevum var.' diyerek nazikçe reddetmiş oluruz.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Randevu, davet, telefon ve resmi hizmetlerOkuma-dinleme: Randevu telefonu ve davet e-postası ›