QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Günlük konuşma: Ders hakkında görüş belirtme ve yardım isteme

Yabancı Diller · Almanca A2 · Eğitim ve Öğrenme
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Almanca A2’de ders hakkında kısa görüş belirtmek ve anlamadığın yerde kibarca yardım istemek, sınıfta aktif öğrenmenin temel can-do becerisidir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Dikkat çekmek ve soruya kibarca başlamak

Öğrenci neden el kaldırıyor?

CEFR A2 can-do hedefi şudur: Öğrenci sınıfta söz almak için el kaldırır ve kısa, nazik bir cümleyle konuşmaya başlar. Birçok ülkede Almanca dersi sınıf dili posterleriyle yürür; Goethe-Institut materyallerinde buna Redemittel (RE-de-mit-tel) yani hazır konuşma kalıpları denir. El kaldırmanın adı sich melden (zih MEL-den) dir. İlk ağızdan çıkan söz çoğu zaman Entschuldigung! (ent-SHUL-di-gung) olur; vurgu shul hecesindedir. Ardından Ich habe eine Frage. (ih HA-be AY-ne FRA-ge) gelir. Öğretmenin klasik yanıtı Ja, bitte? (ya BİT-te) şeklindedir.

Günlük hayatta da aynı kapı cümlesi vardır. Gişede, ofiste veya kurs sekreterliğinde söz kesmeden önce Entschuldigung demek beklenir. A2 öğrencisi uzun gerekçe üretmez; net ve kısa konuşur. Öğretmene her zaman Sie (zi) denir ve fiil nezaket biçimine gider: Können Sie …? (kön-nen zi). Arkadaşa du (du) ve Kannst du …? (kanst du) kullanılır. Soyadıyla hitap da bu düzeyin gerçeğidir: Frau Klein (frau klayn), Herr Berger (her BER-ger). Bu ayrımı baştan oturtmak, sonraki bütün yardım cümlelerini doğru kılar.

Somut olay: Elini kaldıran öğrenci aceleyle konuya dalmaz; önce kapıyı açar. Bu sıra atlanırsa cümle Alman kulağına kaba gelir. Aynı kalıp kütüphanede, kulüp odasında ve çevrimiçi derste mikrofon açmadan önce de işe yarar. A2’de amaç kusursuz gramer değil, anlaşılır ve nazik bir ilk cümledir. Bir sonraki adımda öğrenci asıl ihtiyacını tek cümleyle söyler.

Örnek

Sıralı mini diyalog: Öğrenci el kaldırır. Schüler: Entschuldigung, Frau Klein, ich habe eine Frage. (şü-ler: ent-SHUL-di-gung, frau klayn, ih HA-be AY-ne FRA-ge) Öğrenci: Affedersiniz Klein Hanım, bir sorum var. Lehrerin: Ja, bitte? (le-re-rin: ya BİT-te) Öğretmen: Evet, buyurun? Kapı açılmıştır; asıl soru şimdi gelir.

Öğretmenden ödev konusunda yardım isteme

Öğrenci öğretmene ödevle ilgili ne soruyor olabilir?

CEFR A2 can-do: Öğrenci ödevi anlamadığını söyler ve öğretmenden kısa bir açıklama ister. Temel kalıplar şunlardır: Können Sie mir bitte helfen? (kön-nen zi mir BİT-te HEL-fen) Bana lütfen yardım eder misiniz? Ich verstehe die Hausaufgabe nicht. (ih fer-ŞTE-e di HAUZ-auf-ga-be niht) Ödevi anlamıyorum. Was müssen wir machen? (vas müs-sen vir MA-hen) Ne yapmamız gerekiyor? Können Sie das bitte erklären? (kön-nen zi das BİT-te er-KLE-ren) Bunu lütfen açıklar mısınız? helfen fiili mir (bana) ile kullanılır; Türkçedeki yardım et bana sırası Almancada mir helfen biçimindedir.

Dünyada dil sınıflarında ödev dili ayrı bir mini müfredattır çünkü öğrenci evde yalnız kalır. A2’de uzun şikayet beklenmez; sorun tek cümleyle gösterilir. Ich verstehe Nummer drei nicht. (ih fer-ŞTE-e NU-mer dray niht) Üçüncü soruyu anlamıyorum. Was müssen wir bis morgen machen? (vas müs-sen vir bis MOR-gen MA-hen) Yarına kadar ne yapmamız gerekiyor? bis morgen (bis MOR-gen) yarına kadar demektir. Öğretmen çoğu zaman yavaş ve kısa yanıtlar: Ihr müsst den Text lesen und fünf Fragen beantworten. (ir müst den tekst LE-zen unt fünf FRA-gen be-ANT-vor-ten) Metni okuyup beş soruyu yanıtlamanız gerekiyor.

Somut olay: Ödev kâğıdına bakan öğrenci sessizce oturmaz; el kaldırır, kapı cümlesini söyler, sonra sorunu nokta atışı belirtir. nicht (niht) fiilden sonra gelir: Ich verstehe nicht, asla cümlenin başına yığılmaz. Teşekkür de A2 nezaketinin parçasıdır: Danke für Ihre Hilfe! (DAN-ke für İ-re HEL-fe) Yardımınız için teşekkürler. Bu kısa döngü (sormak, dinlemek, teşekkür) hem derste hem günlük hayatta aynıdır.

Örnek

Çözümlü diyalog: Schüler: Entschuldigung, können Sie mir bitte helfen? Ich verstehe die Hausaufgabe nicht. (ent-SHUL-di-gung, kön-nen zi mir BİT-te HEL-fen? ih fer-ŞTE-e di HAUZ-auf-ga-be niht) Affedersiniz, bana lütfen yardım eder misiniz? Ödevi anlamıyorum. Lehrer: Ja. Ihr müsst Übung 2 machen. (ya. ir müst Ü-bung tsay MA-hen) Evet. Alıştırma 2’yi yapmanız gerekiyor. Schüler: Ah, danke! (ah, DAN-ke) Ah, teşekkürler!

Yeni kelimenin anlamını ve yazımını sormak

Öğrenci öğretmene hangi kelimeyi soruyor olabilir?

CEFR A2 can-do: Öğrenci bilmediği bir sözcüğün anlamını, tekrarını veya yazımını sorar. En işe yarar kalıplar şunlardır: Was bedeutet das Wort? (vas be-DOYT-tet das vort) Bu sözcük ne anlama geliyor? Was bedeutet schwierig? (vas be-DOYT-tet ŞVİ-rih) schwierig ne demek? Wie sagt man … auf Deutsch? (vi zakt man … auf doyç) … Almanca nasıl denir? Können Sie das bitte wiederholen? (kön-nen zi das BİT-te VI-der-ho-len) Bunu lütfen tekrar eder misiniz? Wie schreibt man das? (vi şraypt man das) Bu nasıl yazılır? Langsamer, bitte. (LANG-za-mer, BİT-te) Daha yavaş, lütfen.

Bu cümleler sözlük uygulamasının yerini tamamen almaz ama sınıfta akışı kesmeden öğrenmeyi sağlar. Telaffuz ipucu: bedeutet sözcüğünde vurgu doyt hecesindedir; wiederholen da ho hecesine basar. Türkçe konuşanlar Was ist die Bedeutung? diye dolambaçlı çeviri yapabilir; A2’də doğal ve kısa olan Was bedeutet das? kalıbıdır. Öğretmen bazen eşanlamlı verir: schwierig yani zor, leicht (layht) yani kolay. Anladıysan Ah, jetzt verstehe ich! (ah, yetst fer-ŞTE-e ih) Ah, şimdi anladım! demek yeter.

Örnek

Sınıf anı: Schüler: Entschuldigung, was bedeutet das Wort Hausaufgabe? (ent-SHUL-di-gung, vas be-DOYT-tet das vort HAUZ-auf-ga-be) Affedersiniz, Hausaufgabe sözcüğü ne demek? Lehrerin: Hausaufgabe bedeutet Übung für zu Hause. (HAUZ-auf-ga-be be-DOYT-tet Ü-bung für tsu HAU-ze) Ödev, ev için alıştırma demektir. Schüler: Wie schreibt man das, bitte? (vi şraypt man das, BİT-te) Lütfen, bu nasıl yazılır?

Arkadaştan gramer konusunda yardım isteme

İki öğrenci derste neden fısıldaşıyor olabilir?

CEFR A2 can-do: Öğrenci yaşıtından kısa yardım ister ve bir cümlenin doğru olup olmadığını sorar. Arkadaşa du kullanılır. Kalıplar: Kannst du mir helfen? (kanst du mir HEL-fen) Bana yardım eder misin? Ich verstehe die Grammatik nicht. (ih fer-ŞTE-e di gra-MA-tik niht) Grameri anlamıyorum. Ist das richtig? (ist das RİH-tih) Bu doğru mu? Kannst du das noch einmal erklären? (kanst du das noh AYN-mal er-KLE-ren) Bunu bir kez daha açıklar mısın? noch einmal (noh AYN-mal) bir kez daha demektir. Fısıldamak serbesttir ama derste önce el kaldırmak hâlâ daha kibardır.

Eşli çalışma dünyada dil dersinin omurgasıdır; Almanya’daki sınıflarda da Partnerarbeit (PART-ner-ar-bayt) yani eşli iş yaygındır. A2’de arkadaş öğretmez, kısa örnek verir. Das Verb steht an Position zwei. (das verb ştet an pozi-tsiyon tsvay) Fiil ikinci sırada durur. Somut olay: Emre Ich nicht verstehe yazmıştır; arkadaşı düzeltir: Nein, ich verstehe nicht. (nayın, ih fer-ŞTE-e niht). Sonra teşekkür: Danke, jetzt ist es klar. (DAN-ke, yetst ist es klar) Teşekkürler, şimdi açık. Yardım isterken emir kipi (Erklär!) kaba durur; soru biçimi her zaman daha güvenlidir.

Örnek

Kısa akran diyaloğu: Ela: Kannst du mir helfen? Ich verstehe die Grammatik nicht. Ist das richtig: Ich lerne Deutsch? (kanst du mir HEL-fen? ih fer-ŞTE-e di gra-MA-tik niht. ist das RİH-tih: ih LER-ne doyç?) Bana yardım eder misin? Grameri anlamıyorum. Bu doğru mu: Almanca öğreniyorum? Can: Ja, das ist richtig. Das Verb steht an Position zwei. (ya, das ist RİH-tih. das verb ştet an pozi-tsiyon tsvay) Evet, bu doğru. Fiil ikinci sırada.

Ders hakkında görüş belirtmek ve ek çalışma istemek

Koridordaki öğrenci dersi nasıl buluyor ve ne istiyor?

CEFR A2 can-do: Öğrenci bir dersi veya konuyu basit sıfatlarla değerlendirir ve ek alıştırma fikri ister. Görüş kalıbı Ich finde … (ih FİN-de) ile kurulur ve ardından belirtme hali gelir: Ich finde den Unterricht schwierig. (ih FİN-de den UN-ter-riht ŞVİ-rih) Dersi zor buluyorum. Ich finde das Thema interessant. (ih FİN-de das TE-ma in-te-re-SANT) Konuyu ilginç buluyorum. Kısa cümle de olur: Der Unterricht ist leicht. (der UN-ter-riht ist layht) Ders kolay. Die Stunde war langweilig. (di ŞTUN-de var LANG-vay-lih) Ders sıkıcıydı. Das Tempo ist schnell. (das TEM-po ist şnel) Tempo hızlı. Olumlu denge için aber (a-ber) yani ama yeter: Es ist schwierig, aber interessant. (es ist ŞVİ-rih, a-ber in-te-re-SANT).

Koridor sohbeti okulun gerçek hayatıdır. Ders bittikten sonra öğrenci arkadaşına zorlandığını söyler ve somut öneri ister: Hast du eine Idee? (hast du AY-ne i-DE) Bir fikrin var mı? Ich brauche mehr Übungen. (ih BRAU-he mer Ü-bun-gen) Daha çok alıştırmaya ihtiyacım var. Können wir zusammen lernen? (kön-nen vir tsu-ZA-men LER-nen) Birlikte çalışabilir miyiz? Kannst du mir Tipps geben? (kanst du mir tips GE-ben) Bana ipucu verebilir misin? A2’de uzun öğrenme stratejisi anlatılmaz; bir öneri yeter: Mach Übung 4 noch einmal. (mah Ü-bung fir noh AYN-mal) Alıştırma 4’ü bir kez daha yap. Lies den Text zu Hause. (lis den tekst tsu HAU-ze) Metni evde oku.

Dünyada bu tür geri bildirim, öğretmenin temposunu ayarlamasına da yardım eder. Öğrenci Bitte langsamer! (BİT-te LANG-za-mer) Daha yavaş lütfen diyebilir. Görüş belirtirken hakaret yoktur; sıfatlar nesneye gider, kişiye gitmez. Die Grammatik ist schwer (di gra-MA-tik ist şver) gramer zor der; öğretmeni hedef almaz. schwer ve schwierig A2’de ikisi de zor anlamında kullanılır. Teşekkür ve plan cümlesi sohbeti kapatır: Danke. Dann lernen wir morgen zusammen. (DAN-ke. dan LER-nen vir MOR-gen tsu-ZA-men) Teşekkürler. O zaman yarın birlikte çalışırız.

Örnek

Koridor diyaloğu: Deniz: Ich finde den Unterricht heute schwierig. Die Grammatik ist nicht leicht. (ih FİN-de den UN-ter-riht HOY-te ŞVİ-rih. di gra-MA-tik ist niht layht) Dersi bugün zor buluyorum. Gramer kolay değil. Mert: Ja. Hast du eine Idee für Extra-Übungen? (ya. hast du AY-ne i-DE für EK-stra Ü-bun-gen) Evet. Ek alıştırmalar için bir fikrin var mı? Dur, bu cümleyi Mert değil Deniz sorar. Düzeltilmiş akış: Deniz: Hast du eine Idee? Ich brauche mehr Übungen. (hast du AY-ne i-DE? ih BRAU-he mer Ü-bun-gen) Bir fikrin var mı? Daha çok alıştırmaya ihtiyacım var. Mert: Wir können zusammen lernen. Mach auch Übung 3. (vir kön-nen tsu-ZA-men LER-nen. mah auh Ü-bung dray) Birlikte çalışabiliriz. Alıştırma 3’ü de yap.

Türkçe kaynaklı sık hatalar ve doğru alternatifler

Türkçe söz dizimi Almancaya taşınınca A2 cümleleri bozulur. En sık örnek: Ich nicht verstehe yerine doğru Ich verstehe nicht. (ih fer-ŞTE-e niht) çünkü nicht fiili değil, anlamı olumsuzlar ve fiilden sonra durur. İkinci tuzak du / Sie karışımıdır. Öğretmene Kannst du mir helfen? demek A2 sınıfında fazla samimi, bazen kaba duyulur; doğru biçim Können Sie mir helfen? (kön-nen zi mir HEL-fen) dir. Üçüncü tuzak, Hilfe sözcüğünü fiil sanmaktır. Ich Hilfe yoktur. Ya Können Sie mir helfen? ya da Ich brauche Hilfe. (ih BRAU-he HEL-fe) Yardıma ihtiyacım var denir.

Belirtme hali de Türkçeden gelmez. Ich finde der Unterricht schwierig yanlıştır çünkü finden den sonra belirtme hali gerekir: Ich finde den Unterricht schwierig. (ih FİN-de den UN-ter-riht ŞVİ-rih). Kelime sorarken Was ist das Bedeutung? dolambaçlı ve hatalıdır; doğru ve kısa kalıp Was bedeutet das? (vas be-DOYT-tet das) dir. Fiil ikinci sırada durur: Heute ich lerne değil, Heute lerne ich. (HOY-te LER-ne ih). Bu beş nokta ezber değil, her ders tekrar edilen sınıf dilidir. Yanlışı duyunca utanmak gerekmez; A2’nin işi tam da bu cümleleri düzeltmektir.

Örnek

Hata-düzeltme kartı: Yanlış düşünce: Anlamadım yardım et. Ham çeviri: Ich nicht verstehe, Hilfe! Doğrusu iki kısa cümle: Ich verstehe nicht. Können Sie mir bitte helfen? (ih fer-ŞTE-e niht. kön-nen zi mir BİT-te HEL-fen) Anlamıyorum. Bana lütfen yardım eder misiniz? Öğretmene Sie, arkadaşa Kannst du mir bitte helfen? (kanst du mir BİT-te HEL-fen).

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Ich nicht verstehe veya cümlenin başına yığılan nicht kullanımı. Doğrusu: Doğrusu Ich verstehe nicht. (ih fer-ŞTE-e niht) biçimidir. Olumsuzluk sözcüğü fiilden sonra gelir.
  • Yanlış: Öğretmene du ile Kannst du mir helfen? demek. Doğrusu: Öğretmene Sie gerekir: Können Sie mir helfen? (kön-nen zi mir HEL-fen). du yalnızca arkadaşa aittir.
  • Yanlış: Ich finde der Unterricht schwierig yani yalın hali bırakmak. Doğrusu: finden belirtme hali ister: Ich finde den Unterricht schwierig. (ih FİN-de den UN-ter-riht ŞVİ-rih).
  • Yanlış: Was ist das Bedeutung? veya Ich Hilfe gibi bire bir Türkçe kopyası. Doğrusu: Kısa doğal kalıplar yeter: Was bedeutet das? (vas be-DOYT-tet das) ve Können Sie mir helfen? ya da Ich brauche Hilfe.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B1’de görüşler gerekçelenir: weil ve deshalb ile neden zor veya ilginç olduğunu birkaç cümlede anlatırsın. Nezaket bir basamak incelir; Könnten Sie …? gibi daha yumuşak istekler devreye girer. Öğrenci yalnızca yardım istemez, kendi öğrenme yolunu da kısaca tarif eder: not almak, birlikte tekrar etmek, dinleme çalışması yapmak. Sınıf dili paragraf yazmaya ve kısa bir e-postayla öğretmenden randevu istemeye uzanır.

Özet

A2’de ders hakkında konuşmak üç kapıdan geçer: el kaldırıp Entschuldigung, ich habe eine Frage demek; ödev, kelime veya gramer için Können Sie mir helfen? / Kannst du mir helfen? istemek; Ich finde den Unterricht schwierig gibi kısa bir görüş belirtmek. Her Alman sözcük ve cümle hedef dilde kalır, hemen ardından Türkçesi ve Türkçe harflerle telaffuzu gelir. Türkçeden taşınan söz dizimi, du/Sie karışımı ve hâl ekleri en sık tuzaklardır; kısa, nazik ve doğru kalıplar bunları çözer.

Örnek sorular

1. Aşağıdaki Almanca cümlelerden hangisi 'Ders çok ilginç.' anlamına gelir?
  1. Der Unterricht ist sehr interessant.
  2. Der Lehrer ist sehr freundlich.
  3. Die Klasse ist sehr groß.
  4. Das Buch ist sehr alt.
Cevabı göster
Doğru cevap: Der Unterricht ist sehr interessant.
'Der Unterricht ist sehr interessant.' ifadesi 'Ders çok ilginç.' anlamına gelir.
2. Bir öğrencinin ödevde yardım istemesi için hangi cümle uygundur?
  1. Kannst du mir bei den Hausaufgaben helfen?
  2. Wie spät ist es?
  3. Ich habe Hunger.
  4. Das Wetter ist schön.
Cevabı göster
Doğru cevap: Kannst du mir bei den Hausaufgaben helfen?
'Kannst du mir bei den Hausaufgaben helfen?' cümlesi ödevde yardım istemek için kullanılır.
3. Aşağıdaki cümlelerden hangisi olumsuz bir görüş belirtir?
  1. Ich finde Mathe schwierig.
  2. Ich mag Deutsch.
  3. Der Unterricht macht Spaß.
  4. Die Lehrerin ist nett.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich finde Mathe schwierig.
'Ich finde Mathe schwierig.' ifadesi 'Matematiği zor buluyorum.' anlamına gelir ve olumsuz bir görüş belirtir.
4. Ders sırasında bir şeyi anlamadığınızda hangi cümleyi kullanırsınız?
  1. Ich verstehe das nicht.
  2. Ich habe Durst.
  3. Ich bin müde.
  4. Ich spiele Fußball.
Cevabı göster
Doğru cevap: Ich verstehe das nicht.
'Ich verstehe das nicht.' ifadesi 'Bunu anlamıyorum.' anlamına gelir ve ders sırasında kullanılabilir.
5. Aşağıdaki cümlelerden hangisi ders hakkında olumlu bir görüş belirtir?
  1. Der Unterricht macht Spaß.
  2. Ich finde das Thema langweilig.
  3. Ich habe das Buch vergessen.
  4. Ich brauche Hilfe.
Cevabı göster
Doğru cevap: Der Unterricht macht Spaß.
'Der Unterricht macht Spaß.' ifadesi 'Ders eğlenceli.' anlamına gelir ve olumlu bir görüş belirtir.
Testin tamamını çöz

Aynı ünitedeki konular

‹ Kelime: Dersler, öğrenme araçları ve sınıf ifadeleriOkuma-dinleme: Kurs programı ve öğrenci deneyimi ›