Şehirde ve ulaşımda bir şeyin var ya da yok olduğunu A1 Almancasında sabit kalıp es gibt ve hemen ardından gelen belirtme hali (Akkusativ) ile söyleriz.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
Es gibt nedir ve can-do hedefi
CEFR A1 can-do hedefi şudur: Öğrenci bir yerde neyin bulunduğunu ve bulunmadığını kısa cümlelerle söyleyebilir ve sorabilir. Almanca bu işi kişiye göre çekilen bir fiille değil, değişmeyen bir kalıpla çözer: es gibt (okunuşu: es gipt). Buradaki es gerçek bir o anlamına gelmez; kalıbın sabit kilididir. Fiil geben aslında vermek demektir; bu kalıpta ise ortada şöyle bir şey bulunur anlamını taşır.
Dünyada varlık cümlesi çoğu dilde özel bir yapıdır. İngilizcedeki there is, Fransızcadaki il y a gibi Almanca da kişiye bağlanmayan bir form kullanır. Kolaylık şudur: tekil ve çoğul için biçim aynı kalır, her zaman es gibt. Bu kalıp derslerde genelde sınıf eşyalarından sonra şehir ve ulaşım ünitesinde pekiştirilir, çünkü durak, tuvalet, market veya park sormak gerçek bir ihtiyaçtır. Yer bilgisi çoğu zaman cümlenin sonunda durur: Es gibt eine Haltestelle in der Stadt. (Şehirde bir durak var.)
Örnek
Kısa diyalog: Gibt es hier einen Park? (Burada bir park var mı?) Cevap: Ja, es gibt einen Park in der Straße. (Evet, caddede bir park var.) Olumsuz: Nein, es gibt keinen Park. (Hayır, park yok.) Telaffuz ipucu: gibt (gipt), hier (hiir), Park (park), Straße (ştraase).
Es gibt plus belirtme hali
es gibt den sonra isim yalın halde durmaz; belirtme haline, yani Akkusativ e geçer. A1 kuralı üç cinsiyet ve çoğul için şöyledir: der için einen, die için eine, das için ein. Olumsuzlukta aynı sırayla keinen, keine, kein gelir. Çoğulda varlık çoğu kez articlesız veya viele ile, yoklukta ise keine ile söylenir. Örnekler A1 sözcüklerle sınırlıdır: Es gibt einen Bus. (Bir otobüs var.) Es gibt eine U-Bahn. (Bir metro var.) Es gibt ein Café. (Bir kafe var.) Es gibt Fahrräder. (Bisikletler var.)
Olumsuzluk Türkçedeki yok sözcüğüne tek tek değil, artikelin olumsuz haline bağlanır. Es gibt keinen Zug. (Tren yok.) Es gibt keine Straßenbahn. (Tramvay yok.) Es gibt kein Taxi. (Taksi yok.) Es gibt keine Fahrräder. (Bisiklet yok.) Telaffuz: einen (aynen), eine (ayne), ein (ayn), keinen (kaynen), keine (kayne), kein (kayn). Sıra kalıbı ezberle: kalıp, sonra Akkusativ nesne, sonra yer. Es gibt einen Bahnhof am Park. (Parkın yanında bir tren istasyonu var.)
Örnek
Somut liste: der Bahnhof olur Es gibt einen Bahnhof. die Haltestelle olur Es gibt eine Haltestelle. das Auto olur Es gibt ein Auto. Çoğul die Busse olur Es gibt Busse. Yokluk: Es gibt keinen Bahnhof. Es gibt keine Haltestelle. Es gibt kein Auto. Es gibt keine Busse.
Caddede neler var: şehir sözcükleri
Şehir ünitesinde A1 sözlüğü somut ve kısa tutulur: die Stadt (şehir), die Straße (cadde), der Bus (otobüs), das Auto (araba), das Fahrrad (bisiklet), das Taxi (taksi), das Café (kafe), der Supermarkt (süpermarket), die Schule (okul), das Hotel (otel). Cadde resmi tam da bu listeyi konuşturmak içindir. Öğrenci resme bakıp varlık cümlesi üretir: Es gibt viele Autos in der Straße. (Caddede çok araba var.) Es gibt einen Bus. (Bir otobüs var.) Es gibt ein Café. (Bir kafe var.)
Günlük hayatta bu cümleler fotoğraf anlatırken, arkadaşın semtini tarif ederken veya öğretmenin posterine bakarken çıkar. Sık görülen bir sahne şudur: sınıf tahtasında bir cadde resmi asılıdır, herkes sırayla bir cümle ekler. Böylece kalıp ezber değil, gördüğünü adlandırma işine dönüşür. Yer edatı A1 düzeyinde çoğu kez in der Straße, in der Stadt, hier veya dort olur. Es gibt hier viele Leute. (Burada çok insan var.) Es gibt dort ein Hotel. (Orada bir otel var.)
Örnek
Resimden mini metin: In der Straße gibt es Autos, einen Bus und ein Café. Es gibt auch Leute. Es gibt kein Museum in der Straße. (Caddede arabalar, bir otobüs ve bir kafe var. İnsanlar da var. Caddede müze yok.) Telaffuz: Leute (loyte), Museum (muzeum), viele (fiile).
Haritada güzergâh: otobüs ve bisiklet
Harita, varlık cümlesini mekân üzerinden öğretmek için dünya genelinde sık kullanılan bir araçtır. Öğrenci noktaya bakıp durak, yol ve hat sayar. A1 cümleleri kısa kalır: Es gibt eine Haltestelle am Park. (Parkın yanında bir durak var.) Es gibt einen Bus in der Stadt. (Şehirde bir otobüs var.) Es gibt Fahrräder. (Bisikletler var.) Yoksa aynı kalıp olumsuz artikel alır: Es gibt keinen Bus hier. (Burada otobüs yok.) Es gibt keine U-Bahn in der Stadt. (Şehirde metro yok.)
Bu sahne gerçek hayatta telefonla tarif verirken de çıkar. Arkadaşın Gibt es einen Bus zum Bahnhof? (İstasyona giden bir otobüs var mı?) diye sorar. Sen haritaya bakıp Ja, es gibt einen Bus. veya Nein, es gibt keinen Bus, aber es gibt Fahrräder. (Hayır, otobüs yok ama bisiklet var.) dersin. Can-do hedefi nettir: haritadaki bir çizgiyi veya noktayı es gibt ile dile dökmek. Telaffuz: Haltestelle (haltestele), zum Bahnhof (tsum bahn-hof), aber (aaber).
Örnek
Harita notu: Es gibt einen Bus und Fahrräder in der Stadt. Es gibt eine Haltestelle am Park. Es gibt keine U-Bahn. (Şehirde otobüs ve bisikletler var. Parkın yanında bir durak var. Metro yok.)
Soru kalıbı Gibt es ve bilet otomatı
Soru biçimi çok düzenlidir: Gibt es artı Akkusativ artı yer. Gibt es hier eine Fahrkarte? (Burada bir bilet var mı?) Gibt es ein Ticket für den Bus? (Otobüs için bir bilet var mı?) Evet cevapta kalıp olduğu gibi durur: Ja, es gibt eine Fahrkarte. Hayır cevapta olumsuz artikel gelir: Nein, es gibt keine Fahrkarte. İstasyon otomatı tam da bu soru-cevap döngüsünü somutlar. A1 sözlüğü burada das Ticket, die Fahrkarte, der Automat, der Bahnhof düzeyinde kalır.
Kısa bir olay: Ayşe tren istasyonundadır ve otobüs bileti arar. Otomata bakar, ekranda tren bileti görür, otobüs bileti görmez. Cümleleri şunlardır: Es gibt ein Ticket für den Zug. (Tren için bir bilet var.) Es gibt kein Ticket für den Bus. (Otobüs için bilet yok.) Sonra görevliye sorar: Gibt es hier eine Fahrkarte für den Bus? Görevli: Nein, es gibt keine Fahrkarte für den Bus. Es gibt nur ein Ticket für den Zug. (Hayır, otobüs bileti yok. Yalnızca tren bileti var.) nur (nuur) A1 için yeterlidir ve yalnızca anlamındadır.
Örnek
İstasyon diyaloğu: Guten Tag! Gibt es hier ein Ticket für den Bus? (Merhaba! Burada otobüs bileti var mı?) Nein, es gibt kein Ticket für den Bus. Es gibt eine Fahrkarte für den Zug. (Hayır, otobüs bileti yok. Tren için bir bilet var.) Telaffuz: Guten Tag (guuten taak), Fahrkarte (faar-karte), Zug (tsuuk).
Türkçe kaynaklı hatalar ve yok cümlesi
Türkçede var ve yok fiile yapışmaz; cümlenin sonuna konan bir bildiricidir. Bu yüzden birçok öğrenci Almancada da ayrı bir yok sözcüğü arar ve nicht ile yanlış bir kalıp kurar. Doğru yol, yokluğu artikelin olumsuz haliyle vermektir. Resimdeki boş bisiklet park yeri tam bu noktayı gösterir: yer vardır, nesne yoktur. Es gibt einen Fahrradplatz am Bahnhof. (İstasyonda bir bisiklet yeri var.) Es gibt keine Fahrräder. (Bisiklet yok.) İki cümle yan yana durabilir; biri mekânı, öteki eksiği söyler.
İkinci büyük kayma, Türkçedeki var cümlesini ist veya hat ile çevirmektir. Der Bahnhof ist hier istasyonun konumunu söyler, varlık listesi vermez. Die Stadt hat einen Bus A1 şehir tarifinde doğal durmaz; kalıp es gibt ister. Üçüncü kayma yalın haldir: Es gibt der Bus yanlıştır, çünkü nesne Akkusativ olmak zorundadır: Es gibt einen Bus. Dördüncü kayma soru sözcüğüdür. Türkçe var mı diye Ist es ein Bus? demek bu konuda işe yaramaz. Doğru soru Gibt es einen Bus? biçimindedir. Bu dört hatayı park yeri resmiyle sesli düzeltmek, kuralı ezberletmekten daha kalıcıdır.
Örnek
Doğru mini metin: Am Bahnhof gibt es einen Platz für Fahrräder. Es gibt keine Fahrräder. Gibt es ein Taxi? Ja, es gibt ein Taxi. (İstasyonda bisikletler için bir yer var. Bisiklet yok. Taksi var mı? Evet, bir taksi var.) Yanlışlardan kaçın: Es ist keine Fahrräder ve Es gibt nicht Fahrrad deme.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Türkçedeki var cümlesini Es ist ein Park veya Die Stadt hat einen Park diye çevirmek. Doğrusu: Şehir ve ulaşımda liste ve imkân bildirirken A1 kalıbı Es gibt einen Park. biçimidir. ist konum, hat sahiplik çağrıştırır; varlık listesi es gibt ister.
- Yanlış: Es gibt der Bahnhof veya Gibt es die Haltestelle? diye yalın hal kullanmak. Doğrusu: es gibt ve Gibt es her zaman Akkusativ ister: einen Bahnhof, eine Haltestelle, ein Café.
- Yanlış: Yok demek için Es gibt nicht ein Bus veya Es gibt nicht Fahrrad demek. Doğrusu: Yokluk nicht ein ile değil, keinen / keine / kein ile yapılır: Es gibt keinen Bus. Es gibt keine Fahrräder.
- Yanlış: Çoğulda Es gibt die Autos veya tekil artikelini çoğula taşımak. Doğrusu: Çoğul varlıkta çoğu kez articlesız veya viele kullanılır: Es gibt Autos. Es gibt viele Busse. Yoklukta keine gelir.
- Yanlış: Soru kalıbını Ist es hier ein Ticket? diye kurmak. Doğrusu: Var mı sorusu Gibt es hier ein Ticket? biçimindedir. Cevap da aynı kalıbı korur: Ja, es gibt ein Ticket. / Nein, es gibt kein Ticket.
Bir adım ileri
Bir sonraki basamakta, çoğu A2 programında aynı kalıp zamana ve niteliğe açılır. Geçmişte varlık için es gab (vardı) öğrenilir: Früher gab es hier einen Bahnhof. İsmin önüne A1 sıfatları eklenir: Es gibt einen großen Park. Nicelik sözcükleri çoğalır: viele, wenige, einige. Yol tarifinde iki yönlü edatlar ve dative yer bilgisi daha sıkı işlenir. Daha sonra es gibt nichts ve es gibt etwas gibi belirsiz zamirler gelir. Bu dersteki Akkusativ alışkanlığı o basamağın temelidir.
Özet
es gibt A1 Almancasında şehir ve ulaşımda varlık-yokluk bildiren sabit kalıptır ve nesne her zaman Akkusativ alır. Olumsuzluk nicht ile değil keinen, keine, kein ile kurulur; soru biçimi Gibt es ...? şeklindedir. Cadde, harita, otomat ve boş park yeri gibi somut sahneler kalıbı ezberden çıkarıp günlük işe çevirir.