Geçmişteki bir andan geriye bakıp ondan önce bitmiş olayları pretérito pluscuamperfecto ile sıralamak, kültürlerarası deneyimleri net, dürüst ve inandırıcı anlatmanın anahtarıdır.
Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.
İki geçmiş, bir sıra: pluscuamperfecto ne işe yarar?
B2 can-do hedefi şudur: geçmiş bir çerçeve içinde ondan önce tamamlanmış olayları açık ve anlaşılır anlatabilirsiniz. İspanyolcada çerçeve çoğu kez pretérito indefinido veya pretérito imperfecto ile kurulur; daha önceki bitiş ise pretérito pluscuamperfecto de indicativo ile işaretlenir. Telaffuz: indefinido (in-de-fi-Nİ-do), imperfecto (im-per-FEK-to), pluscuamperfecto (plus-kuam-per-FEK-to). Adın kökeni Latince plus quam perfectum yani mükemmelden daha fazla tamamlanmış ifadesidir. Dünyada bu zaman genellikle zaman çizgisiyle öğretilir: önce A biter, sonra geçmişteki B olur; konuşmacı B anından A ya bakar.
İskelet sabittir: haber (a-BER) fiilinin geçmişte süren biçimi artı ortaç (participio, par-ti-Sİ-pio). Çekimi ezberleyin: había, habías, había, habíamos, habíais, habían. Telaffuz: había (a-Bİ-a), habías (a-Bİ-as), habíamos (a-Bİ-a-mos), habíais (a-Bİ-ays), habían (a-Bİ-an). Olumlu örnek: Yo ya había comido cuando llegaron (Onlar geldiğinde ben çoktan yemek yemiştim). Olumsuz: Todavía no había visto el mar (Denizi henüz görmemiştim). Soru: ¿Habías estado antes en España? (Daha önce İspanya da bulunmuş muydun?). Ya (YA) çoktan, todavía no (to-da-Bİ-a no) henüz değil, nunca (NUN-ka) hiç, antes (AN-tes) daha önce bu zamanla sık geçer.
Örnek
Tahta örneği: 1) otel ayırtıldı 2) Madrid e varış. Cümle: Cuando llegué a Madrid, mis amigos ya habían reservado el hotel (Madrid e vardığımda arkadaşlarım oteli çoktan ayırtmıştı). Telaffuz: habían reservado (a-Bİ-an re-ser-BA-do). Çözüm: bakış noktası varıştır (llegué); ayırtma ondan önce bittiği için habían reservado gerekir. Tek geçmiş yetmez, çünkü sıra kaybolur.
Müzede ve sofrada: kültürlerarası daha önce
Kültürlerarası bir deneyim çoğu kez şimdi olanla değil, sizin varmadan önce bitmiş olanla çarpışır. Müzede bir göç vitrini okurken sıra şöyledir: sanatçı köyünde eğitim almıştı, sonra göçtü, sonra eserler toplandı. B2 can-do: başka bir kültüre ait bir yaşam öyküsünü zaman sırasıyla betimleyebilir, kişisel anlamını belirtebilirsiniz. Somut cümle: Antes de emigrar, la artista había estudiado en su pueblo (Göç etmeden önce sanatçı köyünde okumuştu). Telaffuz: había estudiado (a-Bİ-a es-tu-DYA-do). Başka bir örnek: Cuando entré en el museo, el guía ya había empezado la visita (Müzeye girdiğimde rehber turu çoktan başlatmıştı).
Sofrada da aynı mantık vardır. Ev sahibi aile sizin alışkanlığınızı bilmez; siz onların âdetini daha önce yaşamamışsınızdır. Diyalog: ¿Por qué no probaste el pulpo? (Ahtapotu neden denemedin?) Porque nunca lo había comido en mi país (Çünkü ülkemde hiç yememiştim). Telaffuz: había comido (a-Bİ-a ko-Mİ-do), pulpo (PUL-po). Kültür şoku cümlesi: No entendí el chiste porque no había vivido esa costumbre (Şakayı anlamadım çünkü o âdeti yaşamamıştım). Telaffuz: había vivido (a-Bİ-a bi-Bİ-do), costumbre (kos-TUM-bre). Böylece yanlış anlaşılma kişisel kusur değil, eksik önceki deneyim olarak anlatılır.
Örnek
Müze kartı metni: La familia había dejado el pueblo en 1950. Más tarde llegó a Barcelona (Aile köyü 1950 de bırakmıştı. Daha sonra Barselona ya vardı). Soru: hangisi pluscuamperfecto ister? Cevap: köyü bırakmak, çünkü anlatının bakış noktası varıştan önceki tamamlanmış göçtür. había dejado (a-Bİ-a de-HA-do). 1950 sayısı yalnızca sıra içindir; önemli olan iki geçmişin artzamanlı oluşudur.
Biçim, düzensiz ortaç ve aile albümü
Düzenli ortaçlar kolaydır: -ar fiilleri -ado, -er ve -ir fiilleri -ido alır. hablar konuşmak: hablado (ab-LA-do); comer yemek: comido (ko-Mİ-do); vivir yaşamak: vivido (bi-Bİ-do). Bileşik zamanda ortaç, haber ile kullanıldığında cinsiyet ve sayı değiştirmez: Ella había escrito una carta (O bir mektup yazmıştı) doğrudur; escrita buraya uymaz. Telaffuz: había escrito (a-Bİ-a es-KRİ-to). Bu kuralı Fransızca veya İtalyanca ile karıştırmayın; İspanyolcada haber ortacı sabittir.
B2 de sık düzensiz ortaçlar: abrir açmak abierto (a-BYER-to), decir demek dicho (Dİ-ço), escribir yazmak escrito (es-KRİ-to), hacer yapmak hecho (E-ço), ver görmek visto (BİS-to), poner koymak puesto (PUE-sto), volver dönmek vuelto (BUE-lto), romper kırmak roto (RO-to), morir ölmek muerto (MUER-to), cubrir örtmek cubierto (ku-BYER-to), descubrir keşfetmek descubierto (des-ku-BYER-to). Aile albümü cümlesi: Antes de venir a la ciudad, mis abuelos ya se habían casado en el pueblo (Şehre gelmeden önce büyüklerim köyde çoktan evlenmişti). Telaffuz: se habían casado (se a-Bİ-an ka-SA-do). İki fotoğraf: düğün önce, şehir sonra; bakış noktası şehirdeki yaşamdır.
Örnek
Albüm anlatısı: En esta foto yo no había nacido todavía. Mis padres ya habían llegado de Anatolia (Bu fotoğrafta ben henüz doğmamıştım. Annemle babam Anadolu dan çoktan gelmişti). Telaffuz: no había nacido (no a-Bİ-a na-Sİ-do), habían llegado (a-Bİ-an ye-GA-do). Çözüm: doğum bakış noktasından önceki göç pluscuamperfecto ister. nacer doğmak, ortaç nacido.
İptal olan yolculuk: açıklama ve pişmanlık
Seyahat hikâyesi pluscuamperfecto için doğal bir sahne sunar. Plan geçmişte kurulmuş, sonra başka bir geçmiş olay onu bozmuştur. B2 can-do: bir aksiliği neden-sonuç ve sıra ile açıklayabilirsiniz. Çekirdek cümle: Cuando fuimos al aeropuerto, la compañía ya había cancelado el vuelo (Havaalanına gittiğimizde şirket uçuşu çoktan iptal etmişti). Telaffuz: había cancelado (a-Bİ-a kan-se-LA-do), vuelo (BUE-lo). Başka bir günlük kalıp: Habíamos reservado el hostal, pero no lo habíamos pagado todavía (Pansiyonu ayırtmıştık ama henüz ödememiştik). Telaffuz: habíamos reservado (a-Bİ-a-mos re-ser-BA-do), habíamos pagado (a-Bİ-a-mos pa-GA-do).
Kısa diyalog: ¿Por qué no fuiste a Granada? (Neden Granada ya gitmedin?) Porque el tren ya había salido cuando llegué a la estación (Çünkü istasyona vardığımda tren çoktan kalkmıştı). Telaffuz: había salido (a-Bİ-a sa-Lİ-do), estación (es-ta-SYON). Değişim programı örneği: No pude hacer el intercambio porque no me habían concedido el visado a tiempo (Vizeyi zamanında vermemişlerdi, bu yüzden değişim yapamadım). Telaffuz: habían concedido (a-Bİ-an kon-se-Dİ-do), visado (bi-SA-do). Pişmanlık da bu zamanla bağlanır: Si lo sé... ama B2 haber kipinde kalın: <en>No había leído las normas culturales y cometí un error (Kültürel kuralları okumamıştım ve bir hata yaptım). Telaffuz: había leído (a-Bİ-a le-İ-do).
Örnek
İptal öyküsü: El lunes habíamos preparado las maletas. El martes, cuando llegamos al puerto, el barco ya había zarpado (Pazartesi valizleri hazırlamıştık. Salı limana vardığımızda gemi çoktan açılmıştı). Telaffuz: habíamos preparado (a-Bİ-a-mos pre-pa-RA-do), había zarpado (a-Bİ-a sar-PA-do). Çözüm: bakış noktası limana varıştır; valiz ve kalkış ondan önceki tamamlanmış işlerdir. zarpar (geminin açılması) B2 gezi sözcüğüdür.
Çocukluk anıları: iki geçmişi karşılaştırmak
Çocukluk anlatısı kültürlerarası sınıfta güvenli bir konudur çünkü herkesin iki geçmişi vardır: taşınmadan önceki ev ve sonraki okul. B2 can-do: kendi geçmişinizi başka birinin geçmişiyle karşılaştırıp kişisel anlamını söyleyebilirsiniz. Kalıp: Antes de mudarnos a Ankara, habíamos vivido en un pueblo junto al mar (Ankara ya taşınmadan önce deniz kenarında bir köyde yaşamıştık). Telaffuz: habíamos vivido (a-Bİ-a-mos bi-Bİ-do), mudarnos (mu-DAR-nos). Karşılaştırma: En tu país ya habías empezado el instituto; yo todavía no había salido de la escuela primaria (Senin ülken de liseye çoktan başlamıştın; ben ilkokuldan henüz çıkmamıştım). Telaffuz: habías empezado (a-Bİ-as em-pe-SA-do), no había salido (no a-Bİ-a sa-Lİ-do).
Sınıf diyaloğu: ¿Qué habías aprendido antes de tu primer viaje? (İlk yolculuğundan önce ne öğrenmiştin?) Había aprendido algunas palabras, pero no había hablado con nadie (Birkaç sözcük öğrenmiştim ama kimseyle konuşmamıştım). Telaffuz: había aprendido (a-Bİ-a ap-ren-Dİ-do), no había hablado (no a-Bİ-a ab-LA-do). Ortak anı kalıbı: Nunca habíamos visto nieve hasta aquel invierno en Burgos (Burgos taki o kışa kadar hiç kar görmemiştik). Telaffuz: nunca habíamos visto (NUN-ka a-Bİ-a-mos BİS-to). Böyle cümleler övünme değil, sıra bildirir: kar görme deneyimi o kıştan önce yoktu, o kış bir bakış noktasıdır.
Örnek
İki öğrenci metni: Ali: Antes de conocer a mi familia anfitriona, no había comido tortilla de patatas (Ev sahibi ailemi tanımadan önce patatesli tortilla yememiştim). Elif: Yo sí la había probado en Estambul, pero no había visto cómo se preparaba en casa (Ben İstanbul da tatmıştım ama evde nasıl hazırlandığını görmemiştim). Telaffuz: tortilla de patatas (tor-Tİ-ya de pa-TA-tas), había probado (a-Bİ-a pro-BA-do), no había visto (no a-Bİ-a BİS-to). Çözüm: her cümlede bakış noktası İspanya daki ev anıdır; ondan önceki tatma veya tatmama pluscuamperfecto ile işaretlenir.
Türkçe konuşanların sık düştüğü tuzaklar
Türkçedeki -mişti hem duyulan geçmişi hem artmış geçmişi karşılayabilir; İspanyolca bunları ayırır. İki geçmiş referans yoksa pluscuamperfecto zorlama olur. Yanlış yön: her -mişti cümlesini había ile çevirmek. Doğru soru: bakış noktam geçmişte bir olay mı, yoksa şimdiye mi bağlı? Şimdiye bağlıysa pretérito perfecto gelir: He visitado Granada este año (Bu yıl Granada yı ziyaret ettim). Geçmişteki bir andan önceyse: Cuando tenía quince años, ya había visitado Granada (On beş yaşındayken Granada yı çoktan ziyaret etmiştim). Telaffuz: he visitado (e bi-si-TA-do) şimdiye bağlıdır; había visitado (a-Bİ-a bi-si-TA-do) daha önceki geçmiştir.
İkinci tuzak: ortacı özneye uydurmak. Las chicas habían llegado doğrudur, llegadas haber ile yanlış olur. Üçüncü tuzak: ya, nunca, todavía yerini rastgele koymak. Sık ve doğal yer yardımcıdan hemen önce veya sonra yakındır: Ya había salido, No había salido todavía, Nunca había pensado eso. Telaffuz: nunca había pensado (NUN-ka a-Bİ-a pen-SA-do). İletişim stratejisi: emin değilseniz iki kısa cümle kurun. Primero reservé. Después llegó el mensaje de cancelación (Önce ayırttım. Sonra iptal iletisi geldi). Sıra netleşince pluscuamperfecto yi ekleyin: Cuando llegó el mensaje, yo ya había reservado (İleti geldiğinde ben çoktan ayırtmıştım).
Örnek
Hata düzeltme: Yanlış Ayer había ido al mercado (tek olay, bakış noktası yok). Doğru tek geçmiş: Ayer fui al mercado (Dün pazara gittim). Pluscuamperfecto ancak şöyle durur: Cuando me llamaste ayer, ya había ido al mercado (Dün aradığında ben pazara çoktan gitmiştim). Telaffuz: había ido (a-Bİ-a İ-do). ir gitmek, ortaç ido.
Sık yapılan yanlışlar
- Yanlış: Pluscuamperfecto her geçmiş olayı anlatır. Doğrusu: Yalnızca başka bir geçmiş olaydan veya geçmişteki bir bakış noktasından önce bitmiş işler içindir. Tek bir geçmiş çerçeve varsa indefinido veya imperfecto yeter.
- Yanlış: He comido ile había comido aynı geçmişi verir. Doğrusu: Pretérito perfecto şimdiye bağlıdır; pluscuamperfecto geçmişteki bir noktadan önceki geçmiştir. Biri bu yıl, öbürü o anda çoktan bitmiş olan iştir.
- Yanlış: Ortaç özneye göre cinsiyet ve sayı alır. Doğrusu: Haber ile kurulan bileşik zamanda ortaç değişmez: Ella había escrito doğru, escrita bu yapıya uymaz.
- Yanlış: Türkçedeki her -mişti cümlesi pluscuamperfecto ister. Doğrusu: Türkçe -mişti duyum, belirsizlik veya artmış geçmişi karıştırabilir. İspanyolcada iki geçmiş referans yoksa bu zamanı kullanmayın.
- Yanlış: Fui ile había ido serbestçe değişir. Doğrusu: Fui o andaki gidişi, había ido daha önceki gidişi anlatır. Sıra yoksa fui kalır.
Bir adım ileri
Bir üst basamakta pluscuamperfecto de subjuntivo gelir: hubiera veya hubiese artı ortaç. Telaffuz: hubiera (u-BYE-ra). Bu yapı gerçekleşmemiş koşulda ve pişmanlıkta kullanılır: Si hubiera sabido, habría llamado (Bilseydim arardım). Ayrıca geçmişteki dolaylı anlatımda zaman uyumu sıkılaşır: Dijo que ya se había ido (Çoktan gittiğini söyledi) kalıbı C1 metinlerinde daha yoğun işlenir. B2 de haber kipindeki pluscuamperfecto sağlamlaşınca bu adım doğal olur.
Özet
Pretérito pluscuamperfecto, geçmişteki bir bakış noktasından önce bitmiş olayları había artı ortaç ile sıralar. Kültürlerarası gezi, müze, aile albümü ve iptal olan plan bu zamanın doğal sahnesidir. İki referans noktası yoksa bu zamanı zorlamayın; varsa ya, todavía no, nunca, antes ile netleştirin.