QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Davet Etme ve Plan Yapma Kalıpları

Yabancı Diller · İspanyolca B1 · Boş Zaman ve Eğlence
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Konu anlatımı

İspanyolca B1’de davet etmek ve plan yapmak, boş zamanı paylaşmak için nazik kalıplar, kabul-ret ve yer-saat uzlaşmasını kullanabilmektir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Boş zamanda davet: işlev, günlük hayat ve kafe masası

Kafedeki arkadaşlar daveti nasıl başlatıyor ve planı nasıl netleştiriyor?

CEFR B1 öğrencisi şunu yapabildiğini göstermelidir: birini boş zaman etkinliğine davet etmek ve basit bir planı birlikte kurmak. Dünyada bu konu çoğu ders kitabında dilbilgisi listesi değil, iletişimsel bir işlev olarak öğretilir; rol oynama ve bilgi boşluğu alıştırmaları yaygındır. İspanyolcada omurga fiiller invitar (in-bi-tar: davet etmek) ve quedar (ke-dar: buluşmayı ayarlamak)dır. Kafe, okul çıkışı ve telefon bu kalıpların en sık döndüğü üç yerdir.

Plan konuşması genelde dört adımda akar: önce programı yoklamak, sonra etkinliği önermek, ardından yer ve saati sabitlemek, en sonda onay almak. Türkçe konuşan öğrenci çoğu zaman hemen ‘yapalım mı’ diye atlar; İspanyolcada önce kapı açılır. ¿Tienes planes para el fin de semana? (ti-e-nes pla-nes pa-ra el fin de se-ma-na: Hafta sonu için planın var mı?) reddi kolaylaştırır ve ilişkiyi korur. Resimdeki kafe sohbeti tam bu sırayı gösterir.

Örnek

Ana: ¿Tienes planes para el sábado? (ti-e-nes pla-nes pa-ra el sa-ba-do: Cumartesi için planın var mı?) Luis: No mucho. ¿Por qué? (no mu-ço. por ke: Pek yok. Neden?) Ana: ¿Quieres tomar un café por la tarde? (ki-e-res to-mar un ka-fe por la tar-de: Öğleden sonra kahve içmek ister misin?) Luis: Sí, quedamos a las cinco en el café de la plaza. (si, ke-da-mos a las sin-ko en el ka-fe de la pla-sa: Evet, beşte meydandaki kafede buluşalım.)

Davet etme kalıpları: telefondan sinemaya

Öğrenci akıllı telefonla sinema davetini hangi kalıpla açıyor?

B1’de en işe yarar davet kalıpları sınırlı ve yeterlidir. ¿Quieres + mastar (ki-e-res: ister misin?) samimi ve doğrudandır. ¿Te apetece + mastar veya isim (te a-pe-te-se: içinden geliyor mu?) İspanya’da çok duyulur. ¿Te gustaría + mastar (te gus-ta-ri-ya: ister miydin?) biraz daha naziktir. Te invito a (te in-bi-to a: seni ...e davet ediyorum) bazen hesabı ödemeyi de ima eder; yalnızca eşlik için ¿Quieres venir? (ki-e-res be-nir: gelmek ister misin?) daha güvenlidir. ¿Qué te parece si + şimdiki zaman (ke te pa-re-se si: olsa nasıl olur?) öneriyi yumuşatır.

Telefon ve kısa mesajda cümle kısalır ama naziklik durur. ¿Vamos al cine esta noche? (ba-mos al si-ne es-ta no-çe: Bu gece sinemaya gidelim mi?) B1 için yeterlidir. Film ve saat hemen ardından gelir: Hay una película a las ocho. (ay u-na pe-li-ku-la a las o-ço: Sekizde bir film var.) Karşı tarafın programını sormadan saat dayatılmaz. Koşul cümlesi B1’de si estás libre (si es-tas li-bre: eğer boşsan) biçimindedir; si den sonra gelecek zaman kullanılmaz.

Örnek

Marta: Hola, ¿estás libre esta noche? (o-la, es-tas li-bre es-ta no-çe: Merhaba, bu gece boş musun?) Can: Sí, ¿qué pasa? (si, ke pa-sa: Evet, ne var?) Marta: ¿Te apetece ir al cine? (te a-pe-te-se ir al si-ne: Sinemaya gitmek içinden geliyor mu?) Can: ¡Claro! ¿A qué hora? (kla-ro. a ke o-ra: Tabii! Saat kaçta?) Marta: A las ocho, en el cine del centro. (a las o-ço, en el si-ne del sen-tro: Sekizde, merkezdeki sinemada.)

Yer, gün ve saat: birlikte plan kurmak

Şehir dışına hafta sonu seyahati planlayan öğrenciler saati ve buluşma yerini nasıl kilitliyor?

Davet kabul edilince asıl iş quedar (ke-dar) ile başlar. Quedamos en + yer (ke-da-mos en: ...de buluşalım) mekânı, quedamos a las + saat (ke-da-mos a las: ...te buluşalım) zamanı kilitler. Quedar con + kişi (ke-dar kon: biriyle buluşmak) kiminle olunduğunu söyler. Kısa şehir dışı için ir de viaje (ir de bi-a-he: seyahate gitmek) ve hacer una escapada (a-ser u-na es-ka-pa-da: kısa kaçamak yapmak) B1 sözcükleridir. Ulaşım sorusu yalındır: ¿Vamos en tren o en autobús? (ba-mos en tren o en au-to-bus: Trenle mi otobüsle mi gidelim?).

Gün dilimleri ezber değil, planın iskeletidir: por la mañana (por la ma-nya-na: sabahleyin), por la tarde (por la tar-de: öğleden sonra), por la noche (por la no-çe: akşamleyin), el sábado (el sa-ba-do: cumartesi), el domingo (el do-min-go: pazar), el fin de semana que viene (el fin de se-ma-na ke bi-e-ne: gelecek hafta sonu). Karmaşık gelecek zaman şart değildir. Onay için ¿Te va bien? (te ba bi-yen: sana uyar mı?) yeter. Plan kayınca ¿Podemos cambiar la hora? (po-de-mos kam-bi-ar la o-ra: saati değiştirebilir miyiz?) kullanılır.

Örnek

Ece: ¿Qué te parece si vamos a Bursa el sábado? (ke te pa-re-se si ba-mos a bur-sa el sa-ba-do: Cumartesi Bursa’ya gitsek nasıl olur?) Pablo: Me encanta. ¿A qué hora quedamos? (me en-kan-ta. a ke o-ra ke-da-mos: Harika. Saat kaçta buluşuyoruz?) Ece: Quedamos a las siete en la estación de autobuses. (ke-da-mos a las si-e-te en la es-ta-si-on de au-to-bu-ses: Yedide otogarda buluşalım.) Pablo: Perfecto. ¿Llevo algo? (per-fek-to. ye-bo al-go: Mükemmel. Bir şey getireyim mi?) Ece: Trae agua y un bocadillo. (tra-e a-gua i un bo-ka-di-yo: Su ve bir sandviç getir.)

Kabul, tereddüt ve nazik ret

Hafta sonu yürüyüş davetinde öğrenci kabul veya ret kalıplarından hangisini seçmeli?

Kabul, coşku derecesine göre seçilir. Sí, claro. (si, kla-ro: evet, tabii) sade evettir. Me encantaría. (me en-kan-ta-ri-ya: çok isterdim) güçlü ve naziktir. ¡Buena idea! (bu-e-na i-de-a: güzel fikir) öneriyi över. Cuenta conmigo. (kuen-ta kon-mi-go: bana güven, ben varım) samimi bir katılımdır. Yürüyüş için ¿Te apetece dar un paseo el domingo? (te a-pe-te-se dar un pa-se-o el do-min-go: pazar günü yürüyüşe çıkmak içinden geliyor mu?) hem kalıp hem etkinlik sözcüğünü taşır. Dar un paseo (dar un pa-se-o: yürüyüşe çıkmak) toplumsal bir plandır; yalnızca adım atmak anlamındaki caminar (ka-mi-nar: yürümek) ile aynı işi görmez.

Ret, çıplak no ile bitmez. Kalıp şudur: olumlu duygu + pero (pe-ro: ama) + gerekçe + belki başka zaman. Me encantaría, pero el domingo trabajo. (me en-kan-ta-ri-ya, pe-ro el do-min-go tra-ba-ho: çok isterdim ama pazar çalışıyorum.) Lo siento, estoy ocupado. veya estoy ocupada. (lo si-en-to, es-toy o-ku-pa-do / o-ku-pa-da: üzgünüm, meşgulüm.) Durum bildiren meşguliyet estar (es-tar) ister, ser değil. Kapıyı açık tutmak için ¿Y el sábado? (i el sa-ba-do: ya cumartesi?) yeterlidir.

Örnek

Deniz: ¿Quieres venir de paseo el sábado por la mañana? (ki-e-res be-nir de pa-se-o el sa-ba-do por la ma-nya-na: Cumartesi sabahı yürüyüşe gelmek ister misin?) Lara: Me encantaría, pero por la mañana tengo clase extra. (me en-kan-ta-ri-ya, pe-ro por la ma-nya-na ten-go kla-se eks-tra: Çok isterdim ama sabah ek dersim var.) Deniz: ¿Y por la tarde? (i por la tar-de: Ya öğleden sonra?) Lara: Por la tarde sí. Quedamos a las cinco en la puerta del parque. (por la tar-de si. ke-da-mos a las sin-ko en la pu-er-ta del par-ke: Öğleden sonra olur. Beşte park kapısında buluşalım.)

Yazılı davet, resmiyet ve okul dışı not

Kütüphane önünde uzatılan yazılı davetiye konuşma kalıplarından nasıl ayrılır?

Yüz yüze davet kısa ve esnektir; yazılı davet daha tam cümlelidir. Kart, kâğıt not veya telefon iletisinde tarih, saat, yer ve yanıt isteği bulunur. B1 öğrencisi şunu yazabilir: Te invito a mi fiesta el viernes a las siete, en mi casa. (te in-bi-to a mi fi-es-ta el bi-er-nes a las si-e-te, en mi ka-sa: Cuma yedide evimdeki partime davet ediyorum.) Yanıt istemek için Confírmame, por favor. (kon-fir-ma-me, por fa-bor: lütfen onayla) yeterlidir. Kütüphane önünde kâğıt uzatmak, okul bağlamında davet dilini görünür kılar.

Resmiyet B1’de üç basamaktır. Arkadaşa tú (tu) ve ¿Quieres...? (ki-e-res) yeter. Az tanıdığa ¿Te gustaría venir? (te gus-ta-ri-ya be-nir: gelmek ister miydin?) daha uygundur. Öğretmene usted (us-ted) ve ¿Le gustaría...? (le gus-ta-ri-ya) B1’in üst kenarıdır. Sınav yazısında kısaltma kullanılmaz. Samimi emir Ven. (ben: gel) ile yumuşak Puedes venir. (pu-e-des be-nir: gelebilirsin) aynı işi farklı tonda görür.

Örnek

Hola, Ayşe. El domingo hay un concierto en el parque a las seis. ¿Quieres venir conmigo? Quedamos a las cinco y media en la biblioteca. Confírmame, por favor. Un saludo, Emre. (o-la a-y-şe. el do-min-go ay un kon-si-er-to en el par-ke a las seis. ki-e-res be-nir kon-mi-go. ke-da-mos a las sin-ko i me-di-a en la bib-li-o-te-ka. kon-fir-ma-me por fa-bor. un sa-lu-do em-re: Merhaba Ayşe. Pazar günü parkta saat altıda konser var. Benimle gelmek ister misin? Beş buçukta kütüphanede buluşalım. Lütfen onayla. Selamlar, Emre.)

Türkçe konuşanların sık düştüğü davet ve plan tuzakları

Birinci tuzak te invito (te in-bi-to) sözüdür. Türkçede seni davet ediyorum çoğu zaman beraber gidelim demektir; birçok İspanyolca konuşur için te invito al cine (te in-bi-to al si-ne) biletini ben alırım anlamına gelebilir. Yalnızca eşlik için ¿Quieres venir al cine? (ki-e-res be-nir al si-ne: sinemaya gelmek ister misin?) daha nettir. İkinci tuzak si (si: eğer) cümlesidir. Türkçe eğer vaktin olacaksa gelecek zaman çağırır; B1 İspanyolcasında si tienes tiempo (si ti-e-nes ti-em-po: vaktin varsa) şimdiki zaman ister.

Üçüncü tuzak quedar (ke-dar) fiilinin çok anlamlılığıdır. Quedamos mañana (ke-da-mos ma-nya-na: yarın buluşuyoruz) plandır; Me quedo en casa (me ke-do en ka-sa: evde kalıyorum) kalmaktır; La camisa te queda bien (la ka-mi-sa te ke-da bi-yen: gömlek sana yakışıyor) uyumdur. Plan yerinde en, saatte a las unutulmamalıdır. Dördüncü tuzak çıplak ret ve estar ocupado yerine ser ocupado kullanmaktır. Estoy ocupada el sábado (es-toy o-ku-pa-da el sa-ba-do) doğrudur. Beşinci tuzak saat dilidir: a las cinco y media (a las sin-ko i me-di-a: beş buçukta) içinde hem çoğul las hem y vardır.

Örnek

Yanlış: Si tendrás tiempo, vamos. Doğru: Si tienes tiempo, vamos. (si ti-e-nes ti-em-po, ba-mos: vaktin varsa gidelim.) Yanlış: Te invito ir cine. Doğru: ¿Quieres ir al cine? veya ısmarlama isteniyorsa Te invito al cine. Yanlış: Quedamos a parque a cinco. Doğru: Quedamos en el parque a las cinco. (ke-da-mos en el par-ke a las sin-ko: parkta beşte buluşalım.)

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Te invito her zaman yalnızca gel demektir, hesap ayrıdır. Doğrusu: Birçok bağlamda te invito al cine ısmarlamayı da ima eder. Sadece eşlik için ¿Quieres venir? daha güvenlidir.
  • Yanlış: Eğer vaktin olacaksa demek için si tendrás tiempo kullanılır. Doğrusu: B1’de koşul si tienes tiempo ile şimdiki zamandadır; gelecek zaman bu kalıpta doğal değildir.
  • Yanlış: Quedar yalnızca buluşmak demektir; yer ve saat edatı fark etmez. Doğrusu: Plan anlamında yer için quedar en, saat için quedar a las gerekir. Aynı fiil kalmak ve yakışmak anlamlarına da gelir.
  • Yanlış: Meşgulüm demek için soy ocupado ve çıplak no yeter. Doğrusu: Durum estoy ocupado veya estoy ocupada ister. Rette olumlu duygu, pero ve gerekçe ilişkiyi korur.

Bir adım ileri

Bir üst basamakta, B2’de, öğrenci daveti dolaylı anlatır: Me invitó a su fiesta. (me in-bi-to a su fi-es-ta: beni partisine davet etti.) Henüz olmamış zamana bağlanan planlarda cuando sonrası farklı bir kip devreye girer. Plan bozulunca şikâyet, özür ve yeni öneri aynı konuşmada örülür. Daha uzun gezide bütçe, konaklama ve hava da konuşulur. Bu B1 ünitesi o kapının eşiğidir: kalıplar otomatikleşince müzakere başlar.

Özet

Davet ve plan B1’de dört adımlı bir işlevdir: yoklamak, önermek, yer-saat kilitlemek, onay almak. ¿Quieres...?, ¿Te apetece...?, quedamos en ve nazik ret günlük hayatta yeter. Türkçe kaynaklı tuzaklar te invito ısmarlama anlamı, si + gelecek ve quedar edatlarıdır; bunlar bilinince kafe, telefon ve yazılı not aynı işi görür.

Aynı ünitedeki konular

‹ Hobi, Sinema, Müzik ve Etkinlik KelimeleriEtkinlik Afişi ve Kısa Eleştiri Yazısı ›