QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Otobiyografik deneme ve söyleşi dinleme

Yabancı Diller · İngilizce C1 · Kültürlerarası Kimlik ve Aidiyet
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Kültürlerarası kimlik, birden fazla kültürün kesişiminde kendimizi nasıl anlattığımızdır; C1 düzeyinde otobiyografik deneme yazmak ve kimlik söyleşisi dinlemek bu anlatıyı hem üretmeyi hem nüanslarıyla anlamayı sağlar.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Kültürlerarası kimlik ve C1 can-do hedefleri

Öğrenciler kültürel hikâyelerini paylaşırken hangi ortak duyguları yakalıyor olabilir?

C1 öğrencisi karmaşık kimlik konularını ayrıntılı, düzenli ve nüanslı anlatabilir. Bu ünitenin can-do hedefi şöyledir: kendi kültürel kimliğini ve aidiyet duygusunu somut anılarla betimleyebilir; başkalarının kimlik söyleşilerini ima, tutum ve sözcük seçimiyle birlikte anlayabilir. identity (aydéntiti) yalnızca pasaport veya etiket değildir; dil, aile, okul, göç ve kişisel seçimlerin kesişimidir. belonging (bılónging) ise bir yere, gruba veya dile içten bağlanma hissidir ve bazen yarım, bazen çelişkili durur.

Dünyada dil sınıflarında kimlik anlatıları, ezber kültür listesi yerine öğrencinin kendi konumunu fark etmesi için kullanılır. Günlük hayatta bir genç hem mahallesine hem çevrimiçi bir topluluğa ait hissedebilir; bu çelişki hata değil, C1 malzemesidir. Beklenen, tek cümlelik slogan değil, gerilimi de taşıyan ifadedir. Kalıp: I feel at home in both places, yet fully at home in neither. Türkçesi: Her iki yerde de evimde hissediyorum, yine de hiçbirinde tam olarak evimde değilim. Telaffuz: ay fiıl et houm in bouz pleysiz, yet fúli et houm in náyır.

Sık kullanılan C1 yapıları şunlardır: Having grown up between two cultures, I... (İki kültür arasında büyümüş olarak...); What strikes me most is... (Beni en çok çarpan şey...); I would not go so far as to say that... (O kadarını söyleyecek değilim ki...). Telaffuz ipuçları: hévıng groun ap bitvín tu kálçırz; vot strayks mi moust iz. Bu yapılar denemede yansıtma, söyleşide ise tutumu yumuşatma işi görür.

Örnek

Kısa öğrenci cümlesi: People often ask me where I am really from, as if one answer could sum me up. Türkçesi: İnsanlar bana sık sık gerçekten nereli olduğumu soruyor, sanki tek bir yanıt beni özetleyebilirmiş gibi. Neden C1? Çünkü as if ile ima var, sum me up (sam mi ap) deyimi kimliği indirgemeyi eleştiriyor. Zayıf alternatif: They ask my country. Bu B1 kalır; C1, sorunun ardındaki varsayımı da yazar.

Otobiyografik denemenin iskeleti

Bu ortamda paylaşılan bir hikâye, denemenin hangi bölümüne dönüşebilir?

Otobiyografik deneme günlük değildir; seçilmiş bir anıyı, bir dönüm noktasını ve bugünden bakışın anlamını bir araya getirir. C1 iskeleti üç katmanlıdır: sahne (nerede, kim, hangi nesne), kırılma (ne değişti), yansıtma (şimdi bunu kimliğimle nasıl bağlıyorum). Açılışta özet slogan yerine sahne kurun. Kalıp: The smell of cardamom still takes me back to my grandmother’s kitchen. Türkçesi: Kakule kokusu beni hâlâ anneannemin mutfağına götürür. Telaffuz: dö smel ov kárdəməm stil teyks mi bek.

Dönüm noktası için zaman kaydıran yapılar C1’de doğaldır: It was not until I changed schools that I noticed my accent. Türkçesi: Aksanımı, ancak okul değiştirdiğimde fark ettim. Telaffuz: it voz not antíl ay çeyncıd skuulz det ay nóutist may éksınt. Yansıtma bölümünde geçmişi bugüne bağlayın: Looking back, I realise I was trying to belong by becoming invisible. Türkçesi: Geriye bakınca, görünmezleşerek ait olmaya çalıştığımı anlıyorum. Telaffuz: lúking bek, ay ríelayz.

Denemede her ayrıntı kimliğe hizmet etmelidir. Rastgele tatil listesi C1 değildir; seçilmiş bir cümle, bir suskunluk veya bir nesne yeter. Okur, sizin yerinize sonuç çıkarmasın diye son paragrafta yorumu siz yaparsınız. Güçlü kapanış kalıbı: I no longer see this in-between space as a lack; I see it as a language I am still learning. Türkçesi: Bu ara alanı artık bir eksiklik olarak görmüyorum; hâlâ öğrendiğim bir dil olarak görüyorum.

Örnek

Zayıf açılış: Culture is very important in my life. Bu genel ve boştur. Güçlü açılış: On the first day of school I unpacked a metal lunchbox that made a sound no one else’s bag made. Türkçesi: Okulun ilk günü, başka kimsenin çantasının çıkarmadığı bir ses çıkaran metal bir yemek kutusunu açtım. Çözüm: Somut ses, utanç veya gurur kapısını açar; sonraki cümlede aidiyet tartışması doğal gelir. Deneme boyunca I öznesi kaçınılmazdır ama her cümleyi I think ile şişirmeyin; sahne düşünceyi taşısın.

Söyleşi dinlerken ima, tutum ve aidiyet

Nesneler, konuşmacının kültürel geçmişini dinlerken size hangi ipuçlarını verir?

C1 dinleme, sözcükleri yakalamakla bitmez; söyleşide duraksama, düzeltme, küçümseme ve övgü de anlamdır. Konuşmacı kind of (kaynd ov), I suppose (ay sıpóuz), to be honest (tu bi ónist) dediğinde çoğu zaman kesin bilgi değil, mesafeli bir tutum duyarsınız. Kalıp: To be honest, I never really fitted in. Türkçesi: Dürüst olmak gerekirse, hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamadım. Telaffuz: névır ríili fitid in. fitted in / fit in (fit in) aidiyetin günlük fiilidir.

Dinlerken üç katman not edin: ne söylendi, nasıl söylendi, neden şimdi söylendi. Soru Where are you from? (ver ar yu from) masum görünebilir; yanıt bazen yorgunluk taşır: I get that question a lot. Türkçesi: Bu soruyu çok alıyorum. Bu cümle coğrafya değil, tekrarlanan kimlik baskısını bildirir. C1 can-do: uzun ve biraz dağınık bir söyleşiyi izleyip konuşmacının aidiyetini kendi sözcükleriyle özetleyebilir.

Nesneli bir tartışma ortamı dinlemeyi kolaylaştırır çünkü somut ayrıntı, soyut iddiayı doğrular. Konuşmacı bir tarifi, bir bileziği veya bir takım formasını anlatırken siz hem sözcük hem duygu izlersiniz. İma kalıpları: It’s not that I reject that side of me; I just don’t perform it on demand. Türkçesi: O yanımı reddettiğimden değil; yalnızca isteğe bağlı sergilemiyorum. Telaffuz: its not det ay ricékt; on dimánd. Böyle cümlelerde olumsuzluk, asıl mesajı gizler; notunuzda bunu açık yazın.

Örnek

Kısa söyleşi parçası. Host: Do you feel you belong here? Guest: Belong? That’s a big word. I function here. I have friends. But belonging feels like a door that opens only halfway. Türkçesi: Sunucu: Buraya ait olduğunu hissediyor musun? Konuk: Ait olmak mı? Büyük bir sözcük. Burada işimi görüyorum. Arkadaşlarım var. Ama aidiyet, yalnızca yarıya kadar açılan bir kapı gibi. Çözüm: Konuk soruyu tekrar ederek mesafesini gösterir; function (fánkşın) ile belong arasındaki fark C1 dinleme kazancıdır. Özet cümlesi: Konuk uyum sağlamıştır ama tam aidiyet iddiasını reddeder.

Kişisel nesnelerle kimlik söyleşisi

Samimi bir tartışmada kişisel bir nesne neden hikâyeyi güçlendirir?

Kişisel nesne, soyut identity sözcüğünü elde tutulur kılar. Bir bilezik, bir yemek tarifi kartı veya eski bir otobüs bileti, denemede sahne, söyleşide ise soru üretir. C1’de nesneyi tanımlamak yetmez; nesnenin sizi kime bağladığını ve hangi çelişkiyi taşıdığını söyleyin. Kalıp: This bracelet belonged to my grandmother. Whenever I wear it, I feel connected to a language I barely speak. Türkçesi: Bu bilezik anneannemindi. Her takışımda, zar zor konuştuğum bir dile bağlı hissediyorum. Telaffuz: dis bréyslit bilóngd tu may grénmadır; béırli spiik.

Samimi söyleşide sorular kapalı evet-hayır olmamalıdır. Güçlü soru: Could you tell me about an object that represents who you are? Türkçesi: Kim olduğunuzu temsil eden bir nesneden bahseder misiniz? Telaffuz: kúd yu tel mi ıbaut en óbcekt det reprizénts hu yu ar. Yanıtta C1 bağlaçları işe yarar: even though, whereas, in that. Örnek: I take after my grandfather in that I tell long stories, even though I tell them in another language. Türkçesi: Uzun hikâye anlatmam bakımından dedeme çekerim, oysa onları başka bir dilde anlatırım.

Nesne tartışması sınıfta güven ister; kimse kimliği kanıtlamak zorunda değildir. C1 etik kuralı: dinlediğiniz hikâyeyi sınıf dışında izinsiz dolaştırmamak, özetlerken abartmamak. Konuşurken abartılı milliyet sloganı yerine ölçülü yansıtma kullanın: I wouldn’t claim this object explains everything, but it explains why I pause before I answer. Türkçesi: Bu nesnenin her şeyi açıkladığını iddia etmem; ama neden yanıt vermeden önce duraksadığımı açıklar.

Örnek

Kısa diyalog. A: If you had to keep one object from home, what would it be? B: A scratched cassette. It sounds poor, but it is the only recording of my uncle singing. When I play it, I belong for three minutes. Türkçesi: A: Evden tek bir nesne tutmak zorunda olsan, ne olurdu? B: Çizik bir kaset. Sesi kötü, ama amcamın şarkı söylediği tek kayıt. Çalınca üç dakikalığına ait oluyorum. Telaffuz: skræçt kaset; bilóng for tri mínits. Çözüm: for three minutes aidiyeti süreye bağlar; bu, abartısız ve C1’e özgü bir nüanstır.

Türkçe kaynaklı sık dil hataları

Türkçeden bire bir çeviri, C1 metnini B2’ye düşürür. En sık hata, aidiyeti sürekli zamana çekmektir: yanlış I am belonging to two cultures. Doğrusu: I belong to two cultures veya daha doğal I feel I belong in two cultures. Türkçesi: İki kültüre aitim / İki kültürde ait hissediyorum. belong durum fiilidir; am belonging C1’de hata sayılır. Bir başka kalıp hatası: yanlış I feel myself belong here. Doğrusu: I feel I belong here veya I feel at home here.

Toplum ve hayat sözcüklerinde gereksiz the sık görülür: yanlış in the society, in the life. Doğrusu çoğu bağlamda in society, in life. Görüş bildirirken according to me Türkçe bence kalıbının izidir; C1’de in my view, as I see it, from where I stand kullanın. Telaffuz: in may vyu; ez ay si it; from ver ay stend. Söyleşi için yanlış make an interview; doğrusu duruma göre do an interview, give an interview, conduct an interview.

Denemede kalıp dolgusu da Türkçe okul yazısının izidir: As it is known, It should not be forgotten that C1 otobiyografide sahneyi öldürür. Yerine anıyı yazın. culture sözcüğü bazen sayılamaz soyut kavramdır (culture shapes us), bazen sayılabilen pratiktir (youth cultures); her yerde my cultures demek doğal durmayabilir. Daha kesin seçenekler: cultural background, heritage (héritic), upbringing (ápbringing). Yanlış bağ: I born in Ankara but I am belonging Istanbul. Doğru C1: I was born in Ankara, but I have come to belong in Istanbul as well.

Örnek

Düzeltme çalışması. Yanlış: According to me, identity is belonging to the society and also to my family, I am feeling myself in the middle. Doğru: In my view, identity is not only about my place in society; it is also about family. I often feel I am in the middle. Türkçesi: Bana kalırsa kimlik yalnızca toplumdaki yerimle ilgili değil; aileyle de ilgili. Sık sık ortada olduğumu hissediyorum. Çözüm: sürekli zaman kalktı, the society sadeleşti, feel myself düzeltildi, iki cümle netleşti.

Dünyada nasıl öğretilir ve günlük hayattaki yeri

Tartışma ortamındaki nesneler kimliği nasıl görünür kılar?

Dünyada ileri dil sınıflarında kimlik, bayram listesi ezberletmek için değil, öğrencinin kendi anlatısını yönetmesi için öğretilir. Yaygın uygulama, kişisel nesne veya kısa aile anısıyla başlayıp yazılı yansıtma ve dinleme notuna geçmektir. Amaç, tek doğru kimlik dayatmak değil; öğrencinin I öznesini kanıt, sahne ve ölçü ile kullanmasını sağlamaktır. Bu yüzden otobiyografik deneme ile söyleşi dinleme aynı ünitede yürür: biri üretimi, öbürü başkasının üretimini okumayı öğretir.

Günlük hayatta aynı beceriler başvuru mektubunda, vize veya burs söyleşisinde, yeni bir şehre taşınınca kurulan ilk sohbetlerde işe yarar. Birisi Where are you from? dediğinde C1 konuşuru tek etiket veya uzun savunma arasında bir orta yol seçebilir: I usually say I am from both places, depending on who is asking and why. Türkçesi: Genelde her iki yerden geldiğimi söylerim; kimin sorduğuna ve neden sorduğuna bağlı olarak. Telaffuz: dipénding on hu iz ásking end vay. Bu cümle hem sınır koyar hem nezaketi korur.

Sık yanlış anlama, kültürlerarası kimliğin yalnızca yurt dışında yaşayanlara ait olduğu düşüncesidir. Oysa aynı şehirde farklı diller, okullar ve mahalleler de kesişim üretir. Bir sonraki adım, bu kişisel anlatıyı başkalarının anlatısıyla karşılaştırmak ve kaynak göstererek yazmaktır; henüz o akademik katmana geçmeden, C1’de sahne, ima ve yansıtmayı sağlam kurmak yeterlidir. Unutulmaması gereken ölçü şudur: hikâyeniz sizin, dinlediğiniz hikâye ise anlatanın emanetidir.

Örnek

Günlük mini diyalog. A: You speak two languages at home. Which one is you? B: Neither language is the whole of me. I switch, and the switching is also me. Türkçesi: A: Evde iki dil konuşuyorsun. Hangisi sensin? B: Hiçbir dil benim tümüm değil. Geçiş yapıyorum ve geçiş yapmak da benim. Telaffuz: niydır léngvic iz dö houl ov mi; svíçing. Çözüm: C1 yanıtı dili yarıştırmak yerine kesişimi kabul eder; bu, hem deneme tezi hem söyleşi tutumu olabilir.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Kimlik tektir, sabittir ve bir ülke adıyla özetlenir. Doğrusu: C1’de kimlik çok katmanlı anlatılabilir; aidiyet zamanla, bağlama ve dile göre kayabilir. Tek etiket bazen pratiktir ama deneme ve söyleşide yeterli kanıt değildir.
  • Yanlış: Otobiyografik deneme, yaşanmış her şeyi sırayla yazan bir günlük veya hayat hikâyesidir. Doğrusu: Deneme seçer: bir sahne, bir kırılma, bir yansıtma. Her ayrıntı kimlik tezine hizmet etmelidir; tatil listesi C1 yazısı sayılmaz.
  • Yanlış: Söyleşi dinlemek, duyulan sözcükleri Türkçeye çevirmek demektir. Doğrusu: C1 dinlemede duraksama, küçümseme, tekrar ve to be honest gibi yumuşatmalar da anlamdır. Notunuz tutumu da yazmalıdır.
  • Yanlış: Büyük ve seyrek sözcük kullanmak metni otomatik olarak C1 yapar. Doğrusu: Doğru düzey, yerinde nüanstır. Somut sahne, net bağlaç ve doğru fiil, şişirilmiş sözcük listesinden daha C1 durur.
  • Yanlış: I am belonging ve I feel myself belong doğal İngilizcedir çünkü Türkçede aidiyet süreğen bir histir. Doğrusu: belong durum fiilidir; doğrusu I belong veya I feel I belong biçimleridir. Sürekli zaman burada hata üretir.

Bir adım ileri

Bir üst dil basamağında kişisel anı yetmez; anlatı, başkalarının tanıklığı, kısa alıntı ve daha eleştirel bir bakışla desteklenir. Öğrenci kendi aidiyetini yazmakla kalmaz, bir söyleşideki güç dengesini, sorunun varsayımını ve medyadaki kimlik klişelerini de çözümler. Yazıda akademik özet ile otobiyografik sahne daha bilinçli ayrılır; dinlemede ise uzun, dağınık ve çelişkili konuşmalar notlanır. Bu ünitedeki sahne-kırılma-yansıtma iskeleti orada da kalır, üzerine kanıt ve mesafe eklenir.

Özet

Kültürlerarası kimlik C1’de tek etiket değil, sahne, nesne, ima ve yansıtmayla kurulan bir anlatıdır. Otobiyografik deneme seçilmiş bir anıyı bugünkü aidiyete bağlar; söyleşi dinleme ise sözün ardındaki tutumu yakalar. Türkçeden gelen I am belonging türü kalıpları bırakıp ölçülü, somut ve nüanslı İngilizceye geçmek, bu ünitenin asıl kazancıdır.

Aynı ünitedeki konular

‹ Kültürlerarası karşılaşma diyalogları (I feel somewhat)Kişisel kimlik anlatısı yazma ve anlatma ›