QuizistKonu anlatımı, test ve birebir dersTüm konular

Eleştirel düşünce sözlüğü (premise, refute, caveat, warrant)

Yabancı Diller · İngilizce C1 · Akademik Tartışma ve Eleştirel Düşünce
Bu konunun testini çözÖğretmenle dinle

Ders videosu

Konu anlatımı

Eleştirel düşünmede sağlam bir argümanı anlamak için öncülleri, iddiayı destekleyen gerekçeyi, iddia ile kanıt arasındaki bağlantıyı ve karşı görüşlere verilecek yanıtı birlikte değerlendirmek gerekir.

Ücretsiz üye ol, hemen başla

Üyeler sınırsız test çözer, dersi dinler, Bir'e Bir ders alır ve ilerlemesini görür. Üye olmadan 20 dakika deneyebilirsin.

Argümanın temeli: premise ve iddia

Öğretmen, diyagramda hangi fikirleri sonuçtan önce göstermiş olabilir?

Premise (telaffuz: “premıs”), bir argümanın dayandığı öncül veya gerekçedir. Bir argümanda genellikle bir veya daha fazla premise bulunur ve bunlar bir conclusion (sonuç) desteklemek için kullanılır. Sonuç, yazarın veya konuşmacının kabul etmemizi istediği ana fikirdir.

Örneğin All students need regular feedback cümlesi bir öncül olabilir; Therefore, teachers should give feedback every week ise sonuçtur. İlk cümle genel bir düşünce sunar, ikinci cümle ise bu düşünceden hareketle bir öneri yapar. Ancak bir öncülün bulunması, argümanın otomatik olarak doğru olduğu anlamına gelmez; öncülün güvenilirliğini de araştırmak gerekir.

Örnek

Argüman: Students who review their notes regularly remember more. Elif reviews her notes every evening. Therefore, Elif is likely to remember the topic better. Türkçesi: Düzenli olarak notlarını gözden geçiren öğrenciler daha çok hatırlar. Elif her akşam notlarını gözden geçirir. Bu nedenle Elif’in konuyu daha iyi hatırlaması olasıdır. İlk iki cümle premise, son cümle ise conclusiondır; likely sözcüğü sonucun kesin değil, olası olduğunu gösterir.

Karşı görüşü çürütmek: refute

Öğrencilerden biri, diğerinin iddiasına hangi kanıtla karşılık veriyor olabilir?

Refute (telaffuz: “rifüut”), bir iddianın yanlışlığını veya geçersizliğini kanıt ya da mantıklı gerekçeler kullanarak göstermeye çalışmak, yani çürütmek anlamına gelir. Bir görüşü refute etmek, yalnızca “Buna katılmıyorum” demek değildir; iddianın neden yanlış, yetersiz veya kanıtla desteklenmemiş olduğunu açıklamaktır. Akademik dilde daha ölçülü ifadeler tercih edilir.

Bir karşı görüşü ele alırken önce onu doğru anlamak önemlidir: Some people argue that online learning is less effective. Ardından bu görüşün hangi koşullarda geçerli olmadığını gösterebiliriz: However, recent classroom results suggest that well-designed online courses can produce similar outcomes. Burada amaç karşı tarafı küçük düşürmek değil, belirli bir iddianın dayanağını değerlendirmektir.

Örnek

İddia: School uniforms always improve student behaviour. Karşılık: This claim is too general. A study in one school found better behaviour after uniforms were introduced, but the result may also have been influenced by stricter school rules. Türkçesi: Bu iddia fazla geneldir. Bir okulda üniforma uygulamasından sonra davranışların iyileştiği görüldü; ancak sonucu daha sıkı okul kuralları da etkilemiş olabilir. Bu yanıt, iddianın kesin olarak çürütüldüğünü göstermese de kanıtın tek başına yeterli olmadığını ve başka bir açıklamanın mümkün olduğunu gösterir.

Sınır koymak: caveat

Dört karttan hangisi bir iddianın sınırını veya istisnasını belirtiyor olabilir?

Caveat (telaffuz: “keviat”), bir açıklamaya, iddiaya veya sonuca eklenen uyarı ve sınırlamadır. Bir yazar caveat kullandığında, söylediğinin her durumda geçerli olmayabileceğini dürüstçe belirtir. Türkçede bunu “ancak”, “şu koşulla”, “bu bulgu sınırlı olabilir” veya “istisna olarak” ifadeleriyle karşılayabiliriz.

Eleştirel düşünmede caveat kullanmak, kararsız olmak anlamına gelmez. Aksine, kanıtın kapsamını doğru belirlemek ve gereğinden büyük bir sonuç çıkarmamak anlamına gelir. The method appears effective, although it has not been tested with younger learners. cümlesinde ana değerlendirme olumludur; son bölüm ise önemli bir sınırlama getirir.

Örnek

İddia: Reading before sleep improves concentration. Caveat: This may be true for printed books, but the effect could be different when students read on bright screens. Türkçesi: Uyumadan önce kitap okumak dikkati artırır. Uyarı: Bu, basılı kitaplar için doğru olabilir; ancak öğrenciler parlak ekranlardan okuduğunda etki farklı olabilir. Böylece iddia tamamen reddedilmez, fakat hangi koşullarda geçerli olduğu açıklanır.

Bağlantıyı açıklamak: warrant

Canlandırmada, kanıt ile sonuç arasındaki bağlantıyı kim açıklıyor olabilir?

Warrant (telaffuz: “vorınt”), bir kanıtın bir iddiayı neden desteklediğini açıklayan örtük veya açık ilkedir. Başka bir deyişle warrant, öncül ile sonuç arasındaki köprüdür. Bir argümanda kanıt bulunabilir; fakat bu kanıtın sonuçla neden ilgili olduğu açıklanmazsa okur bağlantıyı kurmakta zorlanabilir.

Örneğin The library should stay open later because many students study after school. cümlesinde kanıt, öğrencilerin okuldan sonra çalışmasıdır. Örtük warrant ise şudur: Students need access to a quiet study place when they study after school. Bu varsayım makul görünse de kütüphanenin personel, güvenlik ve bütçe koşulları ayrıca incelenmelidir.

Örnek

Argüman: The city should build more bicycle lanes because many residents cycle to work. Türkçesi: Şehir daha fazla bisiklet yolu yapmalıdır; çünkü birçok sakin işe bisikletle gider. Evidence (kanıt), birçok kişinin işe bisikletle gitmesidir. Warrant ise People who cycle to work need safe and continuous routes. cümlesidir: İşe bisikletle giden insanların güvenli ve kesintisiz güzergâhlara ihtiyacı vardır. Bu köprü açıklanmazsa kanıt ile öneri arasındaki ilişki zayıf kalabilir.

Dört terimi birlikte kullanarak metin çözümleme

Görseldeki tanımlardan hangisi bir uyarı veya sınırlama bildiriyor?

Bir metni incelerken önce ana claim (iddia) belirlenir, sonra bu iddiayı destekleyen premise ve evidence aranır. Daha sonra kanıt ile sonuç arasındaki warrant açıklanır. Son olarak yazarın bir karşı görüşü refute edip etmediği ve caveat ekleyerek kapsamı sınırlayıp sınırlamadığı değerlendirilir.

Bu inceleme sıralı olmak zorunda değildir; yine de soruların mantıklı bir düzen içinde sorulması yararlıdır: “Yazar neyi savunuyor?”, “Hangi öncülleri kullanıyor?”, “Kanıt gerçekten ilgili mi?”, “Aradaki bağlantı açık mı?”, “Hangi istisnalar var?” Akademik bir cevapta The argument is partly convincing because... veya One limitation is that... gibi ifadeler, hem değerlendirmeyi hem de ölçülü düşünmeyi gösterir.

Örnek

Kısa metin: Many teenagers use public transport to reach school. Therefore, schools should provide travel information for new students. This proposal may be especially useful in large cities, although it may not be necessary where most students walk to school. Türkçesi: Birçok genç okula ulaşmak için toplu taşımayı kullanır. Bu nedenle okullar yeni öğrenciler için ulaşım bilgisi sağlamalıdır. Bu öneri özellikle büyük şehirlerde yararlı olabilir; ancak öğrencilerin çoğunun yürüyerek gittiği yerlerde gerekli olmayabilir. Çözümleme: İlk cümle premise, ikinci cümle claim ve sonuçtur; toplu taşıma kullanan öğrencilerin doğru ulaşım bilgisine ihtiyaç duyması warranttır. Son cümle caveat içerir; metinde doğrudan bir karşı görüşü refute etme bulunmaz.

Sık yapılan yanlışlar

  • Yanlış: Premise her zaman doğru ve kanıtlanmış bilgidir. Doğrusu: Premise yalnızca argümanın dayandığı öncüldür; doğru, yanlış, eksik veya tartışmalı olabilir. Bu yüzden her öncülün kaynağı ve güvenilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
  • Yanlış: Refute, karşı görüşü söyleyen kişiye saldırmak veya onu susturmaktır. Doğrusu: Refute, kişiyi değil iddiayı kanıt ve gerekçeyle değerlendirmektir. Kişiye saldırmak akademik tartışmayı güçlendirmez ve mantıksal bir çürütme sayılmaz.
  • Yanlış: Caveat eklemek, kişinin kendi görüşüne güvenmediğini gösterir. Doğrusu: Caveat, iddianın hangi koşullarda geçerli olduğunu dürüstçe belirtir. Sınırları açıklamak, çoğu zaman daha dikkatli ve güvenilir bir değerlendirme oluşturur.
  • Yanlış: Warrant ile evidence aynı şeydir. Doğrusu: Evidence iddiayı destekleyen veri veya örnektir; warrant ise bu verinin iddiayla neden bağlantılı olduğunu açıklayan ilkedir. İyi bir argümanda ikisi farklı işlev görür.

Bir adım ileri

Bir üst sınıfta bu konu, yalnızca terimleri tanımaktan çıkarak farklı argüman türlerini karşılaştırmaya ve kaynak güvenilirliğini değerlendirmeye ilerler. Öğrenciler, bir metinde açıkça yazılmayan warrantları bulabilir ve zayıf genellemeleri inceleyebilir. Ayrıca karşı görüşü adil biçimde sunup rebuttal (karşı yanıt) geliştirmeyi öğrenirler. Sonraki adımda kaynakların amacı, hedef kitlesi, seçtiği kanıtlar ve kullandığı dil birlikte analiz edilir.

Özet

Bir argümanda premise öncülü, refute kanıtla çürütmeyi, caveat sınırlama veya uyarıyı, warrant ise kanıt ile sonuç arasındaki bağlantıyı ifade eder. Bu dört terim, bir görüşün yalnızca ne söylediğini değil, nasıl desteklendiğini ve hangi koşullarda geçerli olduğunu anlamamızı sağlar. Eleştirel düşünürken kişiye değil iddiaya odaklanmalı, kanıtı ve bağlantıları dikkatle incelemeli, gerektiğinde ölçülü bir caveat eklemeliyiz.

Aynı ünitedeki konular

‹ İhtiyat ve epistemik kiplik (Hedging: it would appear, may well)Seminer tartışması kalıpları (I take issue with) ›